{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: *** Esas - ***<br>\t        T.C.<br>\t           KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>BAŞKAN\t: ***<br>ÜYE\t: ***<br>ÜYE\t: ***<br>KATİP\t: ***<br><br>DAVACILAR \t: 1- ***<br>\t  2- ***<br>\t  3- ***<br>\t  4- ***<br>\t  5- ***<br>VEKİLİ\t: ***<br>DAVALI \t: *** Melikgazi/ KAYSERİ<br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br>\t  Av. <br><br>DAVA\t:Şirket Genel Kurul Kararının Batıl Olduğunun Tespiti Ve İptali<br>DAVA TARİHİ\t:***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... San. Tic. A.Ş.'nde müvekkillerinden ...'ın %0226, ...'ın %0272, ...'ın %0280, ...'ın %0219, ...'ın %0282 ve ...'ın ise %0246 oranında hissedar olduklarını, Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliği'nce ... A.Ş.'ne CMK'nun 133. maddesi kapsamında kayyım atandığını, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ise verilen kayyım kararı genişletilerek ... A.Ş.'nin %50'den fazla ortağı olduğu şirketlere de CMK'nun 133. maddesi uyarınca kayyım atandığını, ... San. Tic. A.Ş.'nde ... A.Ş.'nin %70 hissesi olması nedeniyle bu şirket yönetiminin de CMK'nun 133. maddesi uyarınca kayyımlara devredildiğini, CMK'nun 133. maddesi uyarınca kayyımların yapmış oldukları işlemlere karşı Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemede dava açılabileceğinin düzenlenmiş olduğunu, 675 sayılı Ohal KHK madde 9 uyarınca ... San. Tic. A.Ş.'nin kayyımlık görevinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Mevduatı'na geçtiğini, TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerde genel kurul yetkisinini ilgili Bakanlığa devredildiğini, yeni şirket kurulmasına izin verildiği, bununla birlikte yeni şirket kurulurken şirket ortaklarının yeni kurulacak şirkette de aynı pay oranı ile ortak olması şartının getirildiğini, ayrıca yeni düzenlemede Bakanın sahip olduğu yetkilerin bir kısmını TMSF'ye devrebileceği düzenlenmişken yeni kurulacak şirket yönünden böyle bir yetki devrinin düzenlenmediği, kanun maddesinin açık olduğu, yeni kurulacak şirketin onayının doğrudan ilgili Bakan tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu, TMSF'nin 20/06/2019 tarih ...sayılı kararı ile ... San. Tic. AŞ.'nin TTK'nun 159. ve devamı maddelerinde düzenlenen bölünme yolu ile bir yavru şirket kurulması kararı alındığı ve bu kararın onaylandığını, yeni kurulan yavru şirketin Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ... San. Tic. A.Ş. olduğunu, TMSF'nin yapmış olduğu bu işlemden 23/07/2019 tarihinde müvekkillerinin haberi olduğunu, bölünme yoluyla kurulan yeni şirkette ... San. Tic. A.Ş.'nin %100 oranında pay sahibi olduğunu, ancak kanunun açık düzenlemesi uyarınca yeni kurulan şirkette de müvekkil ve diğer pay sahiplerine aynı oranda pay verilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, açıkça kanuna aykırı hareket edildiğini, ayrıca onaylama işleminin de Bakan tarafından yapılmadığını, doğrudan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapıldığını, genel kurulun bu sebeple kanuna aykırı olduğunu belirterek ***sayılı genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti ile iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda *** sayılı genel kurul kararlarının uygulanmasının dava sonucuna kadar tedbiren durdurulmasına, ... San. Tic. A.Ş.'nin bölünme yolu ile kurulan yavru şirket olan *** San. Tic. A.Ş'ye dava sonuna kadar tedbiren kayyım atanmasına, mahkemece ileri sürülecek gerekçeler ile 680 sayılı Ohal KHK'sının  81. maddesi ve 694 sayılı Ohal KHK 'sının 180. maddeleri ile 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 19. maddesinin 3, 8, 9, 10. fıkralarının açıkça Anayasa'nın başlangıç hükümlerine, 5, 13, 15, 35, 38, 40. maddelerine aykırı olması nedeniyle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca iptali amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılması yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... San. Ve Tic. A.Ş., bir kısmı davacıların olduğu hissedar ve eski yöneticilerinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu/yöneticisi oldukları gerekçesi ile başlatılan soruşturma neticesinde, davalı müvekkili şirketin ve ... A.Ş. bünyesinde bulunan ve çoğunluk hisselerine haklarında soruşturma yürütülen şahısların çoğunluk hissesine sahip olduğu (bir kısmının davacılar olduğu) şirketlere, öncelikle Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin CMK.m.133. hükmü gereğince kayyım atamış olduğu ve daha sonra çıkarılan Olağanüstü Hal Kararnamaleri gereğince, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun mahkemeler tarafından kayyım olarak atanması cihetine gidildiği, bu kapsamda, davalı şirket ve ... A.Ş. grubuna bağlı şirketlere, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kayyım olarak TMSF’nin atanmasına karar verildiğini, karar gereğince, TMSF'nin dönem içinde değişiklikler yapmak suretiyle, Kanun Hükmünde Kararname ile tanınan yetki çerçevesinde davalı şirkete yönetim kayyımları atandığını, davalı şirket yönetimi, Kanun Hükmünde Kararname gereğince verilen yetki çerçevesinde, TMSF Fon Kurulu tarafından atanan kayyım yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiğini, davacıların da içinde bulunduğu, davalı şirketin eski yönetici ve ortakları ile ilgili, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde, davacılara FETÖ/PDY suç örgütü yönetici/üyesi olmaları sebebiyle hapis cezaları verildiği ve davalı şirkette sahip oldukları hisseler de dahil olmak üzere, *** A.Ş. bünyesine dahil olan ve mahkeme kararında yazılı olan şirketlerdeki hisselerinin müsaderesine karar verildiği, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile ilgili olarak, istinaf başvurusu yapılmış olması sebebiyle, dava dosyası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf incelemesi için bulunduğunu, yönetimine TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin yönetiminin, şirketlerin genel kurul kararlarının alınması, ortakların genel kurullarda temsili gibi bir kısım hususlarla ilgili, olağanüstü kanun hükmünde kararnamelerle düzenlemeler yapıldığını, doğaldır ki, kanun hükmünde kararname ile düzenleme yapılmayan hususlarla ilgili olarak, yürürlükteki mevzuat uygulanmaya devam edilmekte olduğunu, bu açıdan, ticari faaliyetine devam eden şirketlerin yönetimi ve faaliyetleri ile, yönetimine TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin yönetimi ve faaliyetleri açısından hiçbir farklılık bulunmadığını, davalı şirket yönünden yapılan bölünme, pay ve payda oranların korunmasına gerek olmayan “Asimetrik bölünme” olduğunu, asimetrik bölünmede karar nisabı %90 olup, 674 sayılı KHK.m.19/9 gereği genel kurul yetkisine sahip fon kurulu tarafından alınan bölünme kararı %100 nisabı ile alındığını, bu nedenle, yapılan asimetrik bölünme nisabı hukuka uygun olarak uygulandığını, dava konusu yapılan işlemin 674 sayılı KHK.19/8 hükmü gereğince yeni şirket kurulumu olmadığı hususu, “Yeni kurulan şirkette kayyımlık yetkisi mahkeme veya hakim kararına gerek olmaksızın Fona devredilmiş sayılır.” hükmünün yeni kurulan şirket açısından  uygulanmamış olması ile de sabit olduğunu, TTK.m.448 hükmü gereğince, iptal davası açan davacıların teminat göstermesi gerektiğini, davalı şirketin ekonomik büyüklüğü ve dava açmada davacıların gerçek amaçlarının dikkate alınması halinde, teminat tutarının şirket sermayesinin %20’sinin altında olması gerektiğini, açılmış bulunan davanın gerçek amacının, davalı şirketin piyasa şöhretine ve bunun sonucu olarak finansal piyasalardaki üst düzey itibarına zarar verdiğini, bu nedenle, davalı şirketin sermayesinin %20'si oranında davacıların teminat göstermesine karar verilmesi gerektiğini, davacıların 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa’ya aykırı olması sebebiyle, iptali istemi ile mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması doğrultusundaki beyanları ve beyanları dayandırdıkları  iddiaları samimi olmayıp, talebin doğrudan reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davacıların davada davacı taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın esasına girilmeksizin usulden reddine, TTK.m.448/3 gereğince, davacıların şirket sermayesinin %20 sinden az olmayacak şekilde nakit veya banka teminat mektubu teminat göstermelerinin istenmesine, bu teminat tutarının dava şartı olarak öngörülmesine, dava şartı teminatın yatırılmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, davacıların KHK hükümleri ile KHK hükümlerinin uygun bulunmasına ilişkin Kanun hükümlerinin Anayasaya aykırılık iddialarının samimi olmaması sebebiyle, Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması taleplerinin reddine, Davacıların açtıkları davanın kötü niyetli olarak açılmış olması sebebiyle, TTK.m 451 gereğince, müspet, menfi ve manevi zararların müteselsilen tazminini isteme hakkının saklı tutulmasına, açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. <br>Davalı şirketin ticaret sicil dosyasındaki tüm belgelerin birer örneklerinin ve davalı şirketin 21/06/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ile bu toplantıya ilişkin hazirun listesi ve ilgili diğer tüm belgelerin ve dava dışı *** Tic A.Ş.'nin ticaret sicil dosyasındaki tüm belgelerin birer örneklerinin gönderilmesi için Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. Yazılan yazılara 18/09/2019 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.<br> Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya akıbeti ve bu dosyadan verilen kararın istinaf incelemesinden dönüp dönmediği, kesinleşip kesinleşmediği sorulmuştur. Bu mahkemenin 05/03/2020 tarihli cevabi yazısı dosya arasına alınmıştır.<br>TMSF'na müzekkere yazılarak dava konusu ... A.Ş.'nin 674 sayılı KHK'nın 19. maddesine göre bölünmesine ilişkin 21/06/2019 tarihli karar ve bu karar uyarınca yapılan işlemler varsa bunlara ilişkin özelliklede şirket bölünmesine ilişkin karar ve belge örnekleri, 674 sayılı KHK'nın 19/10 maddesi gereğince ilgili bakana ait yetkilerin TMSF'na devrine ait karar ve belge örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize 06/02/2020 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.<br>YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket genel kurul kararının yokluk ve butlanla mamul olduğunun tespiti ile bu talebin uygun görülmemesi halinde ise iptali istemlerine ilişkindir. <br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. <br>6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile mahkememiz heyeti  tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak eldeki dava sonuçlandırılmıştır.<br>Davacıların davalı şirkette hissedar olduklarının tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıların taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı şirketin bölünmesi yolu ile yen şirket kurulmasına dair  21/06/2019 tarihli *** sayılı genel kurul kararının kurucu ve şekli unsurlarının eksik olup olmadığı, genel kurul kararının davalı şirketin temel yapısını bozup bozmadığı, kanuna aykırı olup olmadığı, yokluk ve butlan ile malul olup olmadığı veya iptalinin gerekip gerekmediği, davacıların Anayasa Mahkemesi'ne başvuru talebinin kabul edilebilir olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.<br> Davacıların Anayasa Mahkemesi'ne başvuru talebi ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş ve bu talebin reddine  karar verilmiştir.<br>25/11/2019 tarihli duruşmada  davalı şirketin teminat istemi nazara alınarak TTK'nun 448/3. maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline ilişkin olarak davalı şirkette sonradan ortaya çıkabilecek olası zararlara karşılık teminat talep edilmiş olduğundan Uyap sistemi üzerinden davacıların Takbis malvarlığı sorgulaması yapıldığında adlarına kayıtlı taşınmazları olduğu görülmekle, HMK'nun 85/1-b maddesi hükmüne göre teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 09/03/2020 tarihli celsede davalı vekilinin 23/01/2020 tarihli dilekçesi üzerine mahkememizce yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda gelen yazı cevapları içeriğine göre Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacıların mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiği ve halen bu tedbirin devam ettiği görülmekle yukarıda bahsi geçen ara kararından dönülmesine karar verilmiştir.<br>Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak işbu davanın açıldığı, 31/07/2019 tarihi itibariyle davalı ... San. Tic. A.Ş.'nin sermayesinin kaç TL olduğu sorulmuş ve sermaye miktarını gösterir kayıt örneğininin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 18/03/2020 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.<br>Mahkememizce 06/07/2020 tarihli celsede 6102 sayılı TTK'nun 448/3 maddesi uyarınca davalı şirketin teminat alınması yönünde talebi bulunduğundan dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tüm davacılar yönünden dava tarihi itibari ile şirket sermayesi olan 150.000.000,00-TL'nin takdiren %5'i olan 7.500.000,00-TL nakdi teminatın veya aynı miktarlı süresiz banka teminat mektubunu mahkememize sunmaları için davacılara gelecek celseye kadar kesin süre verilmiş ve kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 114/1-ğ, 88/1 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verileceği  davacılar vekiline ihtar edilmiştir. <br> Davacılar tarafından adli yardım talep edildiğinden 05/10/2020 tarihli celsede davacıların adli yardım taleplerinin reddine, bu hususta gerekçeli ara karar yazılarak taraflara tebliğine karar verilmiş ve bu ara kararı doğrultusunda işlem yapılmıştır. Davacıların adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkememizce verilen karara davacıların itirazı uyarınca itirazların değerlendirilmesi amacıyla dava dosyasının gönderildiği Kayseri  2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bu konuda inceleme yapılmış ve 13/10/2020 tarihinde ... D. İş Esas, ... D. İş Karar sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak  karar verilmiştir. <br>Mahkememizce  02/11/2020 tarihli celsede bu gelişmeler üzerine, 07/07/2020 tarihli celse (1) nolu ara karar gereğince verilen süre içerisinde davacıların adli yardım talebinde bulundukları verilen kesin süreden sonra adli yardımın reddi kararına itiraz ile ilgili sürecin tamamlandığı anlaşılmakla 6102 sayılı TTK'nun 448/3. maddesi uyarınca davalı şirketin teminat alınması yönünde talebi bulunduğundan dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tüm davacılar yönünden dava tarihi itibari ile şirket sermayesi olan 150.000.000,00-TL'nin takdiren %5'i olan 7.500.000,00-TL nakdi teminatın veya aynı miktarlı süresiz banka teminat mektubunu mahkememize sunmaları için davacılara gelecek celseden bir hafta önceye kadar kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 88/1, 114/1-ğ. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verileceği  davacılar vekiline ihtar edilmiştir. Kesin süreye rağmen davacılar tarafından teminat verilmemiştir.  <br>Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 28/12/2020 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli kararı ile  davalı şirketin, davacı yanca 6102 sayılı Kanun’un 448. maddesinin üçüncü fıkrasına göre teminat göstermesini talep ettiği, iptali istenilen genel kurul kararının niteliği ve işbu davanın açılması sebebiyle davalı şirketin uğrayabileceği muhtemel zararlar gözetilerek bu talebin uygun görüldüğü ve aynı Yasa hükmünün mahkemeye verdiği takdir yetkisi ve somut olayın özellikleri gözetilerek davacılardan verilen kesin süre içerisinde  davalı şirketin sermayesinin %5’ine tekabül eden 7.500.000,00-TL tutarında teminat göstermelerinin istenildiği ancak davacı yanca karar gereğinin yerine getirilmediği, belirtilen hususun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.  <br>Bu karara karşı davacılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce icra edilen istinaf incelemesi sonunda 24/05/2021 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile  mahkememizin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2021 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamına karşı davacılar vekilince yasal süresinde temyiz yoluna başvurulmuştur.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi neticesinde 07/02/2023  tarihli, *** Karar sayılı ilamı ile \"Dava, davalı şirketin bölünmesi suretiyle yeni bir şirket kurulmasına ilişkin 20/06/2019 tarihli genel kurul kararının yokluk ve butlanla malul olduğunun tespiti, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise iptali istemine ilişkindir. Bu dava türü Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 447 inci vd. maddeleri ile 622 nci maddesi ve Kooperatifler Kanunu (Koop.K.)'nun 53 maddesi ile düzenlenen genel iptal davasından farklı olarak TTK'nun 192. maddesinde düzenlenen özel bir dava türü olup, TTK md. 445 hükmünden farklı, değişikliklerin niteliklerine uygun iptal hükümleri öngörmektedir. (bkz. ***, (Poray/ Çamoğlu), Ortaklıklar I, s.204 vd.) İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen ve mahkemece takdir olunan teminatın verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir. Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptali ve eksiklerinin sonuçları 6100 sayılı Kanun’un 192 inci maddesiyle özel olarak düzenlenmiş olup anılan madde, \"(1) 134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar. (2) Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir. (3) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı hâlinde, mahkeme taraflara bunun giderilmesi için süre verir. Hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır.\" hükmünü haizdir. Diğer taraftan aynı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, tescilin kurucu etkisi gözetilerek anonim şirketin yokluğuna veya butlanına karar verilemeyeceği kesin olarak düzenlemiştir. Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı şirketin 20.06.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararla, bölünme suretiyle sermeyesinin tamamı davalı şirkete ait olan ... San. ve Tic. A.Ş. isimli yeni bir şirket kurulmuş, adı geçen şirket ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanmıştır.  Bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca anonim şirketin yokluk ve butlanının istenilemeyeceği gözetilerek yokluk ve butlan talebinin reddine karar verilmesi, iptal talebi bakımından ise, davanın 192 nci maddede öngörülen 2 aylık süre içerisinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilmesi ve anılan Yasa hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunmayan ve TTK md. 447 nci madde 622 nci Koop K. md. 53 ile düzenlenen genel iptal davalarına özgü aynı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.<br>\" nedeni ile  temyiz olunan, mahkememizin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve mahkememizin 28/12/2020 tarihli, *** Karar gerekçeli kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>İade edilen dava dosyası mahkememizin ...Esas sırasına kaydedilmiştir.<br> Yapılan duruşmada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  *** Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.<br>Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Karar sayılı ilamlarında sanık olarak yargılanan davacılar hakkında TMSF'na devredilen tüm şirketlerdeki  ve bu arada davamıza konu ... San. Tic. A.Ş.'ndeki hisselerin müsaderesine ilişkin gerekçeli kararın (K) bendinin kesinleşip kesinleşmediği sorularak, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli gerekçeli kararın ve Yargıtay kararının birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 15/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Verilen cevapta müsadere kararının kesinleştiği bildirilmiştir. Gerekçeli karar ve kesinleşme şerhlerinin örneği, 02/03/2023 tarihli ve *** sayılı müsadere kararlarının bildirilmesi yazısının örneği ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin onama ilamı örneği gönderilmiştir.<br>Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacı ...'ın TMSF'ye devredilen tüm şirketlerdeki  ve bu arada davamıza konu ... San. Tic. A.Ş.'ndeki hisselerin müsaderesine ilişkin gerekçeli kararın (K) bendinin kesinleşip kesinleşmediğinin sorularak, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli gerekçeli kararın ve Yargıtay kararının birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 15/11/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Verilen cevapta mahkemenin ... Esas sayılı dosyasının halen istinaf incelemesinde olduğu ve verilen hükmün henüz kesinleşmediği bildirilmiştir.<br>Davacıların T.C. kimlik numaraları belirtilerek Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davamıza konu ... San. Tic. A.Ş.'ndeki davacılara ait hisselerin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi ilamı ile müsadere edilmesinin ticaret sicile bildirilip bildirilmediği, bu konuda ticaret sicil kayıtlarında işlem yapılıp yapılmadığı, anılan şirkette davacıların en son tarih itibari ile hisse sahibi olup olmadıklarının, hisse sahibi iseler hisse pay ve miktarı sorulmuş ve ilgili sicil kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 17/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. <br>Gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin  ... Karar sayılı ilamı ile adı geçen dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacılar ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının kesinleştiği, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile bu dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacı ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının henüz kesinleşmediği, müsadere kararlarının infazının yapıldığı, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce müsadere kararının ticaret sicili kayıtlarına işlendiği ve davacıların davalı şirketteki ortaklığının sona erdiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. <br>Eldeki dava ile davacılar, davalı şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti istemektedirler. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davada, sadece dava tarihi itibariyle ortaklık sıfatının bulunması yeterli olmayıp, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususlar mahkemece re'sen göz önüne alınır (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamları).<br>Dosya kapsamına göre; Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile bu dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacı ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının henüz kesinleşmediği tespit olunduğundan HMK'nun 167. maddesi uyarınca yargılamanın daha iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için davacı ... tarafından açılan davanın tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kayıt edilmesine karar verilmiş ve adı geçen bu davacı yönünden davaya devam edilmek üzere mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>Yargılama sonunda toplanan delillere göre; Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile bu dava dosyasında sanık olarak yargılanan davacılar ...'ın davalı şirketteki hisselerinin müsadere edildiği ve müsadere kararının kesinleştiği, müsadere kararlarının infazının yapıldığı, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce müsadere kararının ticaret sicili kayıtlarına işlendiği ve davacıların davalı şirketteki ortaklığının sona erdiğinin bildirildiği görülmüştür. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu tür davalarda davacıların davanın başından sonuna kadar bu sıfatının mevcut olması gerekmektedir. Davanın açıldığı tarihte davalı şirket ortak sıfatını haiz olan davacılar ...'ın yargılama sırasında çıkarma yoluyla ortaklık sıfatının sona erdiği, artık eldeki davayı takip ve sonuçlandırmakta güncel ve korunmaya değer hukuki yararlarının kalmadığı dikkate alınarak davacılar ...'ın davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacılar ...'ın davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alınan 44,40-TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20-TL'nın davacılar ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacıların üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>6-Kararın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılar ...'dan alınarak davalıya  verilmesine, <br>8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2024<br><br>Başkan ***<br>  E-imzalıdır<br>Üye ***<br> E-imzalıdır <br>Üye ***<br>  E-imzalıdır<br>Katip ***<br> E-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"642f354c0392d539","SID":"8181f343f656c220"}}