{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/100 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1381<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.09.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/93 E. - 2021/156 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüzün Tespiti<br>KARAR TARİHİ\t: 11.07.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.07.2024<br><br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.09.2021 tarih 2020/93 E. - 2021/156 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA : Davacılar vekili, davacıların 13/12/2017 tarih 2017/06788 başvuru numaralı ... markası ile güzellik merkezi olarak faaliyette bulunduğunu, davalıya ait 2020/10894 tescil numaralı ... markasının, davacıların marka tescil tarihinden sonra 28/01/2020 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin de ... markası ile aynı logoyu taşıyan tabela ve konseptle davacı ile aynı sektör ve aynı şehirde  faaliyet gösterdiğini, ... markasının logosunun davacı şirkete ait markanın logosu ile birebir benzer şekilde internet ortamında yer alan tanıtım ve reklamlarda, işyerinde, tüm ürün ve hizmetlerde bilfiil kullanıldığını ve menfaat elde edildiğini, bu durumun iltibas oluşturduğunu, bu durumun haksız rekabet ve tecavüze neden olduğunu, ihtara rağmen sonlandırılmadığını, belirterek; markaya  tecavüzünün tespiti, önlenmesi, fillerin durdurulması, tecavüzün giderilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalının \" ... \" markasının 44. Sınıfta 2020/10894 numarası ile 28/01/2020 tarihinde TPMK nezdinde tescil edildiğini, davacılar arasındaki marka devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacıların hak sahibi olmadığını, markaların oluştuğu kelimeler arasında hiç bir benzerlik olmadığı gibi anlam açısından ve kelimelerin okunuşu dolayısıyla fonetik açısından da bir benzerliğin bulunmadığını, markaları oluşturan kelimelerin yazılımında kullanılan haf fontlarının tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacının amacının davalının ticari itibarını ve piyasa nezdinde güvenilirliğini sarsmak, pazar payını düşürmeye çalışmak olduğunu, belirterek;  davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların marka ve işaretlerinin ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren asli unsurların (...) tamemen birbirinden farklı olduğu, marka ve işarette kullanılan siyah ve beyaz renklerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, kelimelerin ve yazım stillerinin farklılık gösterdiği, taraf marka ve işaretinde yer alan ibarelerin kare geometrik şeklin içine yerleştirilmesinden ve şehir isimlerinin her iki yanında düz çizgi kullanılmasından kaynaklanan tertip yönünden kısmi benzerliğin global açıdan ortalama tüketicinin anılan marka ve işareti karıştırma ihtimali bulunmadığı, belirtilerek; davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalıya ait ... markasının logosunun davacıya ait markanın logosuna birebir benzer şekilde internet ortamında yer alan tanıtım ve reklamlarda, işyerinde tüm ürün ve hizmetlerde bilfiil kullanıldığını, davacıya ait markanın logosu ile davalının fiili olarak kullandığı logonun birbirine benzer tasarıma sahip olduğunu, görülmektedir. davalının internet ve kampanya sitelerinde benzer şekilde kullandığını, davalının kullanmakta olduğu logonun tesadüfi seçilmiş ya da oluşturulmuş bir logo olmadığını, davacının tanınırlığından faydalanmak için seçildiğini, davalının TPMK'ya tescil ettirdiği logodan farklı logo kullanması da haksız kullanımın yanı sıra aykırı kullanım  teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda  görsel açıdan benzerliğin mevcut olduğu belirtildiğini,  belirterek;  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, marka ve işaretin ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren asli unsurların  birbirinden farklı olmasına, ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi esas alındığında davacının markası ile davalının markası arasında karıştırmaya neden olacak benzerlik bulunmadığın tespit edilmesine, davalının mevcut marka kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacıların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan  59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a1b712aaa5b8785","SID":"40d99f7c766a87e3"}}