{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/124 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1377<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06.10.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/286 Esas 2021/555 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 11.07.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.07.2024<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2021 tarih 2019/286 Esas 2021/555 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, tarafların dava dışı ... A.Ş.'nin hissedarları olduklarını, taraflar arasında hisse devri ve sonuçlarını düzenleyen protokol düzenlendiğini, protokol kapsamında davacının bir kısım hissesini 3.000.000,00-TL karşılığında davalıya satmak için anlaştıklarını, belirlenen miktarın 28 ay içerisinde ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen bu süre içerisinde davalı tarafından  rağmen davalının halen 900.000,00-TL bakiye hisse bedeli alacağı bulunduğunu, ihtara rağmen bedelin ödenmediği, bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacı ile bilgi verilen borçlar dışında bir borç olmaması karşılığında şirket hisselerinin devralınmasına ilişkin anlaşma sağlandığını, protokolün imzalanmasının ardından şirketin protokolde belirtilenden çok daha fazla borcu olduğunun ortaya çıktığını, bunun yanında şirket aleyhine açılmış olan milyonlarca lira değerinde bir çok derdest dava olduğunu, davacı davalıyı yanıltığını, davacının asli edimini protokolde belirtilenler dışında borçsuz bir şirket devretmek olduğunu, şirkete ait bildirilmeyen borçların, davacı tarafından ödenerek şirketin bu miktar üzerinden borç yükünden kurtuluncaya kadar ödemezlik definde bulunduğunu, belirterek; davanın reddine,  kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen sözleşmee öngörülen ödemeye ilişkin asli borcun büyük oranda yerine getirildiği, ancak dava ve takip konusu 900.000,00 TL hisse bedelinin sözleşmenin tanzim tarihinden itibaren 28 ay süre geçmesine rağmen ödenmediği, sözleşme ile  davacı satıcının sonradan ortaya çıkan borçlardan dolayı davalı alıcıya karşı sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesi akdedildiği anda gözükmediği halde devirden önceki döneme ilişkin olarak Akhisar Vergi Dairesine 767.060,00-TL, SGK'ya 379.484,00 TL, ...'e178.756,00-TL, ...'a 251.280,64-TL, ...'ya 60.000,00-TL, ...'ın 35.871,71-TL işçilik alacağı olmak üzere sözleşmede belirtilen rakam dışında şirkete ait toplam 1.572.452,73-TL borcun bulunduğu, sözleşmeye konu % 25 hisseye isabet eden tutarın 393.113,17-TL olduğu, bu borç tutarından sözleşme gereği davalının değil davacının sorumlu olduğu, bu durumda davacı satıcının davalı alıcıdan bakiye hisse bedeli alacağının 900.000,00-393.113,17=506.886,83-TL, davalının tespit edilen borç yönünden 30/04/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, takip talebine konu işlemiş faizin 2 günlük süreye ilişkin olduğu, taleple bağlı kalınarak 2 gün için 541,60 TL işlemiş faiz alacağı oluştuğu, belirtilerek; davanın kssımen kabulü ile 506.886,83-TL bakiye hisse bedeli alacağı, 541,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 507.428,43-TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle reddedilen bölüm yönünden kötü niyetli olarak icra takibinin yapılmaması nedeniyle icra inkar ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ve katılma yolu ile davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, raporun hükme esas alınamayacağını, rapora itirazların karşılanmadığını, tanıkların dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, taraflar arasında  hisse devri ve sonuçlarını düzenleyen protokol ile davacının bir kısım hissesini 3.000.000-TL karşılığında davalıya satmak için anlaştığını, protokol dahilinde anlaşılan miktarın 28 ay içerisinde ödeneceği belirtilmesine rağmen bu süre geçtiği halde bakiye 900.000-TL'lik hisse bedelinin ödenmediğini, davacının bilgisi ve sorumluluğu dahilinde olmayan ve sonrada vergi dairesi tarafından yapılan inceleme ile dört yıl öncesine ait vergi borcu tespit edilmiş olmasının yükümlüsü kabul edilemeyeceğini, hisse devir sözleşmesi akedilirken uzun süre şirketin tüm kayıtları davalı ve mali müşavirleri tarafından incelendiğini, davalının şirketin tüm işleyişini bilerek ve tüm alacak ve borçları da bizzat tespit edip kabul ederek hisse alındığını, devir tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra borcun kısmen ödenmesi üzerine açılan davada şirket borçlarının olduğunun ileri sürülmesi, tamamen borcunu ödememeye yönelik kötüniyetli bir hareket olduğunu,  SGK tarafından kesilmiş olan 379.484-TL bedelli cezaya karşı da iptal davası açıldığını, dava dosyası şirket kayıtlarında olduğu halde incelemede ibraz edilmeyerek kötüniyetli hareket edildiğini, ..., ..., ... ve ...'in işçilik alacak davaları asılsız davalar olduğunu, bu kişilerin şirketi yönetirken şirketi zarara uğratıp haksız çıkar elde ettikleri gerekçesi ile yönetimden uzaklaştırılıp haklarında dava açılmış ve sonradan yönetime tekrar gelerek tüm davaları geri çektiklerini, basiretli bir tacir olan ve bir çok şirketi bulunan davalının anonim şirket hissesi satın alırken şirketin SGK, Vergi dairesi gibi kurumlardaki borcu olup olmadığını, bilançosunu, ara bilançoyu, aktif ve pasifleri, dava ve icra dosyalarını bilerek satın aldığını, davacının davalıya şirketin tüm borç ve alacaklarını izah etmeyip gizlemesi söz konusu olmadığı gibi bu hususta güvencede verilmediğini, kabul edilen miktar yönünden icra inkar tazminatı koşulların oluştuğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de tamamen reddedilmesi gerektiğini, ödemezlik defi öne sürüldüğünü, protokolde belirtilmeyen borçların bulunduğunu, davacı ...’ın asli edimi protokolde belirtilen borçlar dışında borcu olmayan bir şirketin hissesini devretmek olduğunu, davacının protokolde belirtilenler dışındaki şirketin diğer borçlarını kötü niyetli olarak sakladığını, şirkete ait bildirilmeyen borçların, davacı ... tarafından ödenerek şirketin bu miktar üzerinden borç yükünden kurtuluncaya kadar ödemezlik definde bulunulduğunu, öne sürülen ödemezlik defi sonucunda davanın tamamen reddedilmesi gerektiğini, belirterek;  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, hisse satış sizleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, <br>duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t\t\t\t\t\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Tarafların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 34.662,43-TL'den peşin alınan 8.667,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 25.995,43-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09b763fc0b2649da","SID":"4097a427266262f4"}}