{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/942 <br>KARAR NO\t: 2024/1094<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                 K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/42 E.  -  2021/453 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLLERİ\t:<br><br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2021 tarih ve 2021/42 E. - 2021/453 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, işlemler devam ederken davalıların kötü niyetli olarak 2020/78653 sayılı ve \"...\" ibareli markanın tescili talebinde bulunduklarını, dava konusu markanın 29 ve 30. sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin 1984 yılında Türkiye’nin ilk beyaz peynir fabrikası olarak tarihe geçtiğini ve ... tescil numarası ile \"...\" ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, davalıların 13.07.2020 başvuru tarihi itibariyle müvekkili şirketi ve markalarını bilmemelerinin mümkün olmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin ticaret unvanını da içerdiğini, davanın müflis şirket iflas masasını temsilen iflas idaresinin görevlendirmesi ile açıldığını, dava konusu edilen markanın iflas masasını ilgilendirdiğini, ortada geçerli bir devir işleminin bulunmadığını ileri sürerek, davalılar adına tescilli 2020/78653 tescil numaralı ve \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar vekili, dava konusu markanın, dava dilekçesinin müvekkillerine tebliğ edilmesinden ve markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinden önce devir işlemine konu edildiğini, bu devir talebinin sicilde gösterildiğini, bu nedenle eldeki davada, davalı sıfatını haiz olması gereken asıl tarafın dava konusu markayı 02/02/2021 tarihinde devralan \"... Şirketi\" olması gerektiğini, bu nedenle müvekkillerinin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, iflas sebebiyle tüzel kişiliği olmayan şirketin dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, davacı yanın iddialarının aksine karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle müvekkillerinin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması ve davacı yanın iflas eden bir firma olarak tüzel kişiliği bulunmamasından kaynaklı dava açma hak ve yetkisine sahip olmaması nedeniyle usulden, aksi halde taraf markalarının benzer olmaması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, görülmekte olan davanın \" ... \" adına verilen vekaletname ile açıldığı, davacı hakkında verilen iflas kararının kesinleşmediği, bu nedenle davacı hakkında verilen iflas kararı uyarınca tasfiye işlemleri tamamlanıp terkin işleminin de gerçekleşmediği, bu nedenle dava tarihi itibariyle iflas halinde olan davacı şirketi temsilen iflas idaresince verilen vekaletnameye istinaden eldeki davanın açılma olanağının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 229. maddesi uyarınca mümkün olduğu, bu nedenle davacının eldeki davayı açmasında taraf ehliyeti bulunduğu; davalılar vekili, dava konusu 2020/78653 sayılı markanın 02/02/2021 tarihinde devredildiğini ve devrin ... siciline kaydı için 17/02/2021 tarihinde veri girişi yapıldığını beyanla husumet itirazında bulunmuş ise de, mahkemece dava konusu markanın 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca markanın sicil kaydına kısıtlanma kaydı konduğu, SMK'nın 148/5. maddesi uyarınca; 115. madde hükümleri saklı kalmak üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği; davalılar ile dava dışı 3. kişi şirket arasında her ne kadar 02/02/2021 tarihli marka devir sözleşmesi yapılmışsa da, bu devir sözleşmesinin ... siciline kaydı için 17/02/2021 tarihinde talepte bulunulduğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının ise 15/02/2021 tarihli olduğu, 15/02/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar tarihi itibariyle hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, davalılar ile dava dışı üçüncü kişi arasında 02/02/2021 tarihli marka devir sözleşmesinin, ihtiyati tedbir karar tarihinden önce ... siciline işlenmediği, dava konusu marka üzerinde hali hazırda sicilde kayıtlı hak sahibi olarak davalıların bulunduğu, davalılar vekilinin pasif husumet yokluğu itirazının reddine karar verildiği; taraf markaları arasında, müşterek olarak \"...\" ibaresinin bulunmasından kaynaklı olarak görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, başvurudaki \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği sağlamadığı, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, davalı markasının iltibasa sebebiyet vereceği ve SMK'nın 25. maddesi hükmü yollaması ile uygulanması gereken SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca tescil kapsamındaki tüm emtialar bakımından hükümsüz kılınması gerektiği; davacı vekili SMK'nın 6/3,  6/5, 6/6 ve 6/9. maddesi hükümlerine dayalı olarak da hükümsüzlük iddiasında bulunmuşsa da, bu iddialarını kanıtlayacak derecede yeterli delil ibrazında bulunmadığı, davacı vekili her ne kadar hükmün ilanı isteminde bulunmuşsa da, markanın hükümsüzlüğü istemli davada verilecek hükmün, ilan edilmesine yönelik yasal bir dayanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 2020/78653 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün ilanı isteminin ise reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, husumet itirazlarının hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, marka devir sözleşmesinin dava tarihinden önce olduğunu, davanın devralan şirkete karşı açılması gerektiğini, iflas nedeniyle tüzel kişiliği olmayan şirketin dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını, dava konusu marka ile mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmadığını, ön ekin farklılaşmayı sağladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, eldeki davanın iflas masasının görevlendirmesi ile açıldığı; SMK'nın 26/3. maddesi uyarınca  marka iptal taleplerinin talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere ileri sürülebileceği, dava konusu markanın davalılar adına tescilli olduğu, her ne kadar davalılar vekili müvekkillerinin dava tarihinden  önce dava konusu markayı devrettiklerini ve devrin sicile kaydı için ... Kurumuna başvuruda bulunulduğunu savunmuş ise de, ilk derece mahkemesince dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması nedeniyle, devrin sicile kaydedilmediği, bu hali ile marka devri, devir sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olup, SMK'nın 148/5. maddesi uyarınca sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, davanın davalılara yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, taraf markalarını oluşturan ibareler arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu gibi, dava konusu markada davacı taraf markasının şekil unsurunun da kullanıldığı, markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/07/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55a0afb900b9e001","SID":"506dc4ab8ff0cb67"}}