{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1324 <br>KARAR NO: 2022/24<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2021<br>NUMARASI: 2020/452 Esas - 2021/203  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/01/2022<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... AŞ’ye ait “...” cinsi emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısı, Güney Kore'de mukim ... adlı firmadan satın aldığı emtianın \"...” gemisine hasarsız bir şekilde yüklenerek, Güney Kore/Busan limanından İstanbul-Ambarlı/Türkiye'ye taşındığını, emtiaların Ambarlı/İstanbul Limanında tahliye edildiğini, 20 konteynerden ... numaralı konteynerde ağır fiziki deformasyon olduğunu, konteynerin sağ sacının dışarı doğru bombe yaptığını ve bu yüzeyde 3 noktada 3-5 cm arasında yırtıklar olduğunu ve muhtemelen içindeki emtianın ambalajının da yırtılıp hava ile temas edildiğinin, ... numaralı konteynerde ise sağ tarafta fiziki deformasyon olduğu ve konteyner yüzeyinin dışa bombe yaptığının tespit edildiğini, taşınan emtia kimyasal olup, hava ile temas ettiği zaman kullanılamaz duruma geldiğini, bu nedenle her iki konteyner alıcı tarafından reddedildiğini, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen emtianın taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalı taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup,  6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, ödemenin rücuen tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibinin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, uyuşmazlığın taraflar arasında yetki anlaşması ile yetkilendirilmiş Londra’ da bulunan İngiliz Adalet Mahkemesi’nde görülmesi ve uyuşmazlıkta İngiliz Hukuku’nun uygulanması gerektiğinden, tahkim itirazının bulunduğunu, süresinde bir ihbarın yapılmadığını, her iki tarafın da katıldığı bir tespitin de  bulunmadığını, müvekkili şirketin konteynerin yüklenmesinden, lashıngten, ambalaj ve sağlamlaştırma işlemlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı sigorta şirketinin talep ettiği bedelin, sigortalının iddia edilen zararından %10 daha fazla olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince, somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun  Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, deniz taşımasından kaynaklanan uyuşmazlıkta, konişmentonun 10..maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalının milletlerarası yetki itizarının kabulü ile, mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; ... her ne kadar İsviçre merkezli bir firma olsa da,  Türkiye'de ve neredeyse dünyanın her yerinde acentesinin bulunduğunu, alıcı firmanın adresinin Türkiye olması, yükleme ve boşaltma limanları acentelerinin de ... Acenteleri olması ve dava dışı sigortalının bütün bu organizasyonu Türkiye'den İsviçre ile direkt ilişki kurarak ayarlamasının hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğu ve msc gemi acenteliği ile bu sürecin yönetildiği izahtan vareste olduğundan, mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin sonut olaya uygun düşmediğini, tahkim itirazının ileri sürülmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, yetki şartını içeren klozun geçerli olduğu düşünülse dahi söz konusu klozun, TBK m.20 ve 21 gereği genel işlem şartlarına aykırı olduğundan \"yazılmamış sayılması\" gerektiğini, konşimentonun arka yüzünün taşıma işinin görülmesi esnasında 3.kişilere sunulmadığını, Türk Mahkemelerinin \"Yargılama Yetkisinin\" sözleşmelerle kaldırılamayağını, davacı ve davalı taraflar arasında karşılıklı rızaya dayalı bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davalının süresi içinde ileri sürdüğü milletlerarası yetki itirazı yerinde görülerek davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.HMK.'nın 355. maddesi uyarınca, kararı istinaf eden davacı vekilinin  istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme yapılmıştır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinde kalıp kalmadığı ve konişmentodaki yetki şartının geçerli olup olmadığı noktasındadır. Dosyaya orijinal örneği ve hem de Türkçe tercümesi sunulan ... Bankası emrine düzenlenmiş konişmentoda, yükleten/gönderen ..., ihbar olunanın ... AŞ, yükleme limanının Busen /Kore, tahliye limanının Ambarlı/İstanbul olduğu ve taşıyanın ... olup, acentesi ... Ltd tarafından konişmentonun imzalandığı, geminin (\"...) yabancı bayraklı olduğu, dolayısıyla dava konusu ihtilafta yabancılık unsurunun bulunduğu ihtilafsızdır. Bu nedenle davalı tarafın ileri sürdüğü yetki itirazı, milletlerarası yetki itirazı niteliğinde olup, milletlerarası yetki itirazı ve milletlerarası yetki anlaşmasının dayanağı MÖHUK’tur. 5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre,sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun  \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan  bir uyuşmazlığın yabancı  bir devletin  mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Dosyada sunulu bulunan 24/05/2019 tarih ve ... nolu konişmento ekinde ... Hüküm ve koşulları'nın 10.3 maddesinde, tüccarın açacağı herhangi bir davada Londra Yüksek Mahkemesinin inhisari yetkisinde olduğu; Amerika bağlantılı taşımalarda ise münhasıran New York güney bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde dava açılabileceği hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise  navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, a.g.e, s.193). TTK'nın 1228 Maddesine göre; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun  ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdiği, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan ... hüküm ve koşullarına itiraz etmemiş olması nedeniyle, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken  navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak ve ... adına acente olarak ... Ltd tarafından imzalanan konişmentoda yer alan yetki şartı geçerlidir. Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirleneceğinden gönderilen, konişmentoyu ciro ile alıp bunu ibrazla yükü teslim almada kullandığı vakit konişmentonun şartları ile bağlanmış olur ve bu kapsamda dava doğrudan acentenin şahsına da açılmadığından konişmentodaki yetki şartının teslim alan /gönderilen ve onun halefi olan sigorta şirketi için bağlayıcıdır. Dosya kapsamı ile tarafların beyanlarından, yükün alıcısına yani gönderilene teslim edildiği belirli olup  konişimentoda yükün alıcısı olan ... San.AŞ'nin cirosunun bulunduğu görülmüştür. Bu durumda konişmentodaki tahkim klozu yükü teslim alan sigortalı- gönderilen açısından geçerli hale gelmiş olup halefiyet hükümlerine göre de  davacı sigorta şirketini bağlayacağı izahtan varestedir. Davaya konu taşımaya ilişkin konişmento MSC ... adına acente olarak ... Ltd tarafından düzenlenmiştir. Dolayısıyla konişmentonun davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmediğine ve taşıma sözleşmesi yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. 6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın  \"taşıma şart ve koşullarını\" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi genel işlem koşulları ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden hazırlanmış sözleşme hükümleri olup, bu özellikleri itibariyle bu sözleşmeler genellikle ilgili firmalar tarafından İnternet sitelerinde paylaşılmaktadır. Aksi yönde bir iddia ve ispat dosya kapsamında mevcut değildir. Taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve  taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar tahtında taşıma da tamamlandığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, uyuşmazlık konusu taşımada, davalı taşıyan ... firmasının Türkiye Ticaret sicilinde kayıtlı olmayan yabancı (İsviçre) menşeli bir şirket olduğundan Türk mahkemelerinin yetkisine itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiası yerinde değildir. Açıklanan bu nedenlerle, konişmentodaki münhasır yetki şartı nedeniyle mahkemenin, davalının milletlerarası yetki itirazını kabul edip bu nedenle davanın reddine karar vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak  yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/01/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ae863b079c36333","SID":"513fe5aeb2122576"}}