{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2178 <br>KARAR NO\t: 2022/7<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/09/2021<br>NUMARASI\t: 2020/122 E. -  2021/351 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak-  Konteyner demurajı alacağı- deniz yoluyla yük taşıma.<br>Taraflar arasında görülen davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; müvekkili şirketin deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı konularında hizmet verdiğini, davalı şirketin söz konusu emtianın Evyap/ KOCAELİ'den Jebel Ali/ Birleşik Arap Emirliklerine'ne taşınmasını müvekkilinden talep ettiğini, taşıma işinin ... tarafından yerine getirilmesi için gerekli aksiyonların alındığını, müvekkili şirket tarafından 17.01.2017 tarihinde davalı firmaya \"navlun, ihracat terminal hizmeti, tahliye ücreti, yükleme ücreti\" içerikli faturanın tanzim edildiğini,  ... numaralı konşimento muvacehesinde Evyap Limanı'ndan Jebel Ali Limanı'na taşıma işinin gerçekleştirildiğini, söz konusu emtianın 26.07.2016 tarihinde varacağı bilgisinin davalı firmaya verildiğini, ancak davalı firmanın ... mukim alıcının konteyneri çekmek istemediğini müvekkili şirkete ilettiğini, alıcı tarafından orjinal konşimento nüshası Jebel Ali'de bulunan acenteye teslim edilmeyince mahrece iade sürecinin uzadığını, limanda bekleyen konteyner nedeniyle fiili taşıyan Maersk Line'ın beklemeden kaynaklı demuraj alacağının doğduğunu 18.12.2016 tarihinde ... tarafından ... numaralı konteynerin beklemesinden kaynaklı oluşan masraf ve zararlardan  davalı şirketin haberdar edildiğini, 03/01/2017 tarihinde ... numaralı konteyner Evyap Limanı'na geldiğini ve davalı tarafa varış bildiriminin yapıldığını, müvekkili şirketin bu ana kadar tüm sorumluluklarını anlaşmaya uygun olarak eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı şirketin  ve gerçek yükletenin malını Evyap Limanı'nda teslim aldığını, taşıtanın davalı şirket sorumluluğu dahilinde olan yük Evyap Limanı'nda çekilmediği için malların konteyner içinde kalmaya devam ettiğini, ... tarafından müvekkili şirket aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 7.228,86 USD talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibi açıldıktan sonra yük Evyap Limanı'nda çekilmediği için demuraj ücretinin işlemeye devam ettiğini, Maersk Line'a demuraj bedelinin müvekkil şirketçe ödendiğini ve müvekkili şirketin  zarara uğradığını,  davacı müvekkilininin fiili taşıyan ile yaptığı pazarlık sonucu bedelin 20.000,00 USD 'ye indirildiğini ve ... tarafından davacı müvekkili adına bu miktara ilişkin 11.11.2016 tarihli, ... numaralı ve 7.228,86  USD tutarlı ve 26.12.2019 tarihli, ... numaralı ve 12.771,00 USD tutarlı iki adet fatura tanzim edildiğini,  demuraj bedelinin daha fazla artmaması için müteaddit defalar davalı ile iletişime geçilmiş olsa da davalının gerekli işlemleri yapmaktan imtina ettiğini ve davalının kusurlu hareketi nedeniyle demuraj bedelinin daha da arttığını, en sonunda talep miktarı demuraj alacağının 20.000,00 USD olduğunu belirterek,  20.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren Amerikan doları cinsinde mevduata uygulanan en yüksek faizin fiili ödeme tarihinden hesaplanacak kur üzerinden davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  TTK'nın 1246. maddesi gereğince iş bu davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusu taşıma faaliyetinde müvekkilinin  gönderen ... Tic. Ltd. Şti. 'nin acentesi olduğunu, konşimentonun ... adına düzenlendiğini,  fiili taşımanın organizasyonu, gümrük, boşaltma ve gerekli diğer tüm işlemlerin davacı tarafından organize edildiğini,  acente konumundaki müvekkili şirkete doğrudan dava açılamayacağını, müvekkil şirkete karşı ancak gönderen ...'a izafeten acentesi sıfatıyla dava açılabileceğini,  müvekkili şirketin aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacı tarafın  İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takip dosyasına ödemiş olduğu bedelin iadesi talebi ile eldeki davayı açtığını, bu şekilde davacının usul ekonomisi ilkesine aykırı hareket ettiğini,   uyuşmazlık konusu yükün Jebel Ali limanına vardığının davacı tarafından davalıya bildirildiğini, müvekkilinin de zaman kaybetmeden bu durumu dava dışı Uzaykona bildirdiğini belirterek,  davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ  İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...TTK 1246. Madde uyarınca navlun sözleşmelerinden ,konişmentodan veya konişmentonun düzenlenmesinden kaynaklanan bütün alacaklar 1 yılda zamanaşımına uğrar.Dava konusu alacak navlun teferruatı mahiyetinde olan konteyner demurajı olup 1 yıllık zamanaşımına tabidir ve  alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar. Konteyner demuraj bedeli de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Demuraj alacağı bakımından muacceliyet tarihi ise mahkememzin, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda konteynerin fiili taşıyana boş olarak iade edildiği tarih olarak kabul edilmektedir. Davacı vekilince dava açılmasına yönelik olarak arabuluculuk sürecinin ise 17/02/2020 tarihinde başlatıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.  Buna göre konteynerin fiili taşıyana boş olarak iade edildiği 27/07/2018 tarihinde başlayan zamanaşımı sürecinin 1 yıl sonra 27/07/2019 tarihinde dolmasına karşın alacağın 17/02/2020 tarihinde dava konusu edildiği hususu karşısında davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davacı vekilince her ne kadar, müvekkilleri tarafından dava dışı fiili taşıyana demuraj ödemesinin 27/12/2019 tarihinde yapıldığından bahisle, ödenen tutarın rücu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve  zamanaşımı def'isinin yerinde olmadığı savunulmuşsa da, mahkemece bu savunma yerinde bulunmamıştır. Zira TKTK 1246 maddesi açık olup, konteynerin iade edildiği  27/07/2018 tarihi davacının da bilgisi ve kabulü dahilinde olup, bu tarih itibarı ile ödenmesi lazım gelen demuraj bedeli de davacı tarafça tespit edilebilir durumdadır...\" gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada mübrez belgeler doğrultusunda ve ana konşimentoda görüleceği üzere müvekkili şirketin işbu davaya konu taşımada fiili taşıyan sıfatını haiz olmadığını ve bu kapsamda işleyen demurajın asıl alacaklısının da müvekkili olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin konteynerlerin maliki olmadığını,  konteynerin boşaltma limanında beklemesinden ve kullanılamamasından dolayı zarara uğrayan tarafın da müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin ancak ve ancak fiili taşıyan ... ödeme yaptığında  rücu davası açma hakkının doğabileceğini, müvekkili şirketin ise asıl demuraj alacaklısı fiili taşıyana ödeme yapıp zarara uğradığı tarihin 27.12.2019 tarih olduğunu,  bu durumun dosyada mübrez ödeme dekontu ile sabit olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket için bir yıllık zamanaşımının, davalıdan alacağını talep edebileceği gün itibariyle başlayacağını,  müvekkilinin fiili taşıyana ödeme yaptığı tarih 27.12.2019 olduğundan, zamanaşımının başlangıcı yönünden bu tarihin esas alınması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararı kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE  GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, konteyner demurajından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da açıkça belirtildiği üzere; davadaki temel uyuşmazlıklardan birincisi olan ve öncelikle karara bağlanması gereken husus, tarafların aktif ve pasif taraf ehliyetlerinin bulunup bulunmadığıdır. Mahkeme bu hususu gerekçeli kararında belirttiği halde, öncelikle karara bağlanması gereken pasif husumet ehliyetinin mahkemece hiç değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Zamanaşımı defi davanın esasıyla ilgili bir husus olup, ancak doğru hasma yöneltilmiş bir dava içinde karara bağlanabilecek bir husustur. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; kendisinin taşıtan sıfatının bulunmadığını, konşimentoya göre taşıtan sıfatının ... Tic. Ltd. Şirketi'ne ait olduğunu, kendisinin bu şirketin acentesi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunduğu halde mahkemece bu husus hiç değerlendirilmeden işin esasına girilip zamanaşımı definin kabulü suretiyle davanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece öncelikle davalının husumet itirazı ön sorun (hadise) şeklinde incelenip bir sonuca ulaşılmalı, eğer bu sorun aşılırsa işin esası incelenmelidir. Kabule göre de; TTK'nın 1246/2. maddesinde, zamanaşımı süresinin, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı açıkça hükme bağlanmış olup, mahkemece davacının alacağının hangi tarihte muaccel olduğu değerlendirilip ortaya konulmadan, davacının muhtemel zararı öğrendiği tarih esas alınarak sonuca gidilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince davanın çözümünde önemli hususları tartışmadan, bu konulardaki delilleri toplayıp değerlendirmeden ve önemli itirazlar hakkında karar vermeden sonuca gitmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 06.01.2022<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d7fba22dff14e56","SID":"ecd9e55335c74087"}}