{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/660 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1207<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27.02.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/173 Esas 2024/166 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali)<br>KARAR TARİHİ\t: 13.06.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13.06.2024<br>\t <br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.02.2024 tarih 2024/173 Esas 2024/166 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :  Davacı vekili, davacının hamili olduğu ...bank Bayburt Şubesine ait, keşidecisi ..., 904582181820 Seri Numaralı, 28.02.2024 keşide tarihli, 86.000-TL bedelli çekin kaybolduğunu, belirterek; kıymetli evrakın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre,  çekin ciro zincirinde, davacıdan sonra ... A.Ş. isimli başka bir şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu, bu durumda davacının çekin yetkili hamili olduğu kanaati oluşmadığı, belirterek; davanın  reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davaya konu çekte davacıdan sonra başka bir firmanın kaşe ve imzası bulunduğundan davacının yetkili hamil olmadığını belirtilmiş ise de çekin arka yüzünde  ... Tic. Ve San. A.Ş tarafından .... A.Ş Emrine ödeyiniz ibaresinin bulunduğunu,  çekin ... Tic. ve San A.Ş tarafından davacı şirkete ciro edildiğini, davacı tarafından bu hususta düzenlenen çek tahsilat makbuzun da çekin  ... Tic. ve San A.Ş'den ciro alındığının anlaşıldığını, davacının son yetkili hamil olduğunu, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.  <br>\tGEREKÇE\t: Dava, kıymetli evrak iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için iptal talebinde bulunanın yetkiki hamil olması ve senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesi gerekir. 6102 sayılı TTK’nun 790. maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı öngörülmüştür. Davacı tarafından, dava konusu çekin elinde iken kaybolduğu ileri sürülmüş ve anılan çek içeriği hakkında bilgi sunulmuştur. Kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. <br>\t3. Kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devri ancak ciro ve teslim yolu ile mümkündür. Kambiyo senedini elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerekir. Senette ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Ancak lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar. İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Kişi, kendisine özgü belli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, ad ve soyadını bizzat el yazısı ile yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak borçlu, ad ve soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir. (Yargıtay 12. HD'nin 26.2.2015 tarih ve  2014/32833 E. -  2015/4052 K. )<br>\t4. Eldeki davaya konu emre yazılı çeke ilişkin davacı tarafından sunulan çek suretinden söz konusu çekin keşidecisinin ... lehtarının ise ... A.Ş. olduğu, ilk lehtar tarafından ... A.Ş.'ye ciro edildiği, çeki ciro ile edinen bu cirantanın çeki ... A.Ş.'ye ciro ettiği, bu ciranta tarafından da davacıya ciro edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının ... A.Ş. ile ... A.Ş. tarafından yapılan ciroların arasına girdiği, davacıdan sonra başkaca bir ciro yapıldığı İDM tarafından kabul edilmiş ise de davacının cirosuna ilişkin unvanının yazılı olduğu kısımda her hangi bir imza bulunmadığı gibi son ciroyu yapan ... A.Ş.'nin ciro için kullandığı şirket kaşesinin bütünlüğüne bakıldığında çekin bu ciranta tarafından davacı emrine ödenmek üzere ciro edildiği ve bu hali ile davacının TTK'nın 790. maddesi kapsamında yetkili hamil olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br>\t5. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; dava konusu çek bakımından davacının yetkili hamil olduğu gözetilip yargılamaya devam edilmek suretiyle davanın esasıyla ilgili diğer delillerde irdelenerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde davacının yetkili hamil olmadığından bahsile  davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>\tBu itibarla; ilk derece mahkemesince dava şartı hakkında hatalı şekilde  karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.02.2024 gün ve 2024/173 Esas 2024/166 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea9dbcf03f8dbf95","SID":"dce5aae727a863c1"}}