{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/11/2022<br>NUMARASI\t\t<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/07/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.06.2020 tarihinde kızı ...'in kullanmış olduğu ve müvekkili adına kayıtlı bulunan araç ile seyir halinde iken sağ şeritte bulunan davalı tarafından ZMMS ile sigortalı ticari aracın kendilerine doğru çok hızlı bir şekilde gelmesiyle çift taraflı maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkili ... ... ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve davalının zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ağır şekilde yaralanması, geçici, kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı ( refakatçi) gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsilini istemiştir.<br>Davacı vekili; 18/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde, 700,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı talep ettiklerini belirtmiş, 07/04/2022 tarihli talep artırım dilekçesinde, sürekli iş göremezlik tazminatını 54.532,20 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 300,00 TL ve bakıcı giderlerini 1.324,35 TL olmak üzere artırarak  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 56.156,55 TL üzerinden avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili 18/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatını 72.472,22 TL üzerinden, geçici iş göremezlik tazminatını 300,00 TL, bakıcı giderlerini 1.324,35 TL üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, toplam 74.096,57 TL  olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, dosyaya Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmiş sürekli engel oranını bildirir bir rapor sunulmamış olduğundan Zorunlu Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince eksik evrak ile başvuru yapılmış olduğunu ve bu nedenle temerrüt oluşmamış olması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, sigorta şirketinin tazminat hesabını yapabilmesi için kati maluliyet oranının belirlenmiş olmasının zorunlu olduğunu, bu durumda davaya devam edilmesinin müvekkili şirket açısından haksız olarak dava masraflarına ve diğer giderlere katlanma kültefine sebep olacağını, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan (eksik belge) nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde ise, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, maluliyeti ve zararını kanıtlması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın, 22/06/2020 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davalı Sigorta Şirketi'nden ZMMS poliçesi kapsamında geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava konusu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan alınan 29/12/2021 tarihli raporda, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücü ...’in %85 oranında, davalı nezdinde sigortalı araç sürücü Sezai Güleç’in %15(yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının ...... Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre düzenlenen raporunda, 22/06/2020 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının % 26 (yirmi altı) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, 27/03/2022 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu sonrasında güncel verilere göre alınan ek raporda, devlet memuru olan davacı için geçici iş göremez halde kaldığı dönemlerde maaşını aldığı kabul edilerek Yargıtay içtihatları gereğince, geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığı, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak, ancak iskonto (teknik faiz) kullanılmadan hesaplama yapılarak davacı lehine, kusur oranı da nazara alındığında, davacının davalı sigorta şirketinden 72.472,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.324,35-TL geçici bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığının belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, belirsiz alacak davası olarak açılan davada, davacının bir kez talep artırım, bir kezde ıslah hakkı bulunduğundan, ıslah gereğince sürekli iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise kanıtlanmadığından reddi gerektiği gerekçeyle; “72.472,22-TL sürekli iş görememezlik ve 1.324,35-TL bakıcı gideri tazminatının 30/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, bu nedenle dosyanın yeniden incelemeye alınarak gerekçeli kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, faize kaza tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, dolayısı ile davalının faiz ve faizin işletilmesine yönelik taleplerine karşı sunduğu beyanların reddi gerektiğini belirterek, kararın katılma yolu ile istinaf talepleri çerçevesinde kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının eksik evrak ile müracaat ettiğinden usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun da karar vermeye elverişli olmadığını, raporun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, ayrıca maluliyet oranının da yüksek belirlendiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, mahkemece müterafik kusurun da değerlendirilmediğini, davacının meydana gelen arazlarına göre emniyet kemerinin takılı olmadığının açık olduğunu, aktüer hesaplamanın da TRH2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik faize göre yapılması gerektiğini, bu nedenle hesaplamanın da uygun olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararlarının teminat kapsamında olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, mahkemece uzlaşma olup olmadığının değerlendirmediğini, faizin de davacının usulüne uygun başvurusu olmaması nedeniyle davalı temerrüte düşmediğinden, ancak maluliyet raporunun alındığı 24/08/2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece geçici iş göremezlik zararı kanıtlanamadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine yönelik taleplerin kabulüne karar verilmiş karar, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>1- Davalı vekili tarafından, davacının eksik evrak ile müracaat ettiği ileri sürülmüş ise de, davacının KTK'nın 97. maddesine uygun başvurusunun bulunmasına ve davanın yasal süresi içerisinde açılmış olmasına göre davalı vekilinin eksik evrak ile müracaat ediliğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>2-Davalı vekili tarafından, alınan maluliyet raporunun yeterli olmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, ....... Başkanlığından alınan raporun, davacının tüm tedavi evrakları, Devlet Hastanesinden alınan ve davalıya daha önce sunulan Engelli Sağlık Kurulu Raporu incelenerek, son durum raporları değerlendirilmek suretiyle, muayenesi de yapılarak tanzim edilmiş olmasına, alınan raporun mevcut yaralanması ile uyumlu olmasına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uyuşmazlıklarda uygulanması gerektiği kabul edilen \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri\" çerçevesinde tanzim edilmiş olmasına, psikiyatrik rahatsızlıklar yönünden değerlendirme yapılmamış ise de, davacının bu yönde rapora itirazının olmaması ve bu durumun da davalı lehine olmasına göre, kaza neticesinde meydana gelen kemik kırıkları omurga sisteminde meydana gelen araz çerçevesinde tespit edilen engel oranının olaya uygun ve karar vermeye elverişli olmasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından engel raporlarının Adli Tıp Kurumu yanı sıra Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından da alınabileceğinin kabul edilmiş olmasına göre davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>3-Davalı vekili tarafından hesap raporuna itiraz edilmiş ise de, davalının TBK ve KTK'nın 90. maddesi gereğince \"gerçek zarardan\" teminat limiti ile sorumlu olmasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından da gerçek zarar hesaplanmasında muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde TRH2010 Yaşam Tablosunun uygulanması benimsenerek, bilinmeyen dönem hesaplamasında ise \"progresif rant yöntemi\" uygulanması gerektiği kabul edilmiş olmasına göre, bu çerçevede yapılan hesaplamanın uygun olması yanı sıra, davalının iddiasının aksine geçici iş göremezlik zararına hükmedilmemiş olması, ayrıca geçici bakıcı giderininde de KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumluluğunda olan tedavi giderlerinden olmaması ve KTK'nın 92. maddesinde de teminat dışı zararlardan olmaması nedeniyle geçici bakıcı gideri hesaplanmış olması ve mahkemece de bu talebin kabul edilmiş olması da isabetli olmuştur. <br>4-Davacı vekili tarafından genel ifadelerle ile karar istinaf edilmiş ise de, İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık durumları hariç istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık bulunmamasına, davacının hükme esas alınan raporlara somut bir itirazının bulunmamasına, mahkemece talepleri değerlendirilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmiş olmasına, sigorta şirketinin temerrüdünün KTK'nın 99. maddesine göre tespit edilecek olmasına göre tüm istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir. <br>Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının mevcut yaralanmasına göre davacının müterafik kusurunun kanıtlanamamış olmasına, mahkemece KTK'nın 99. maddesine uygun şekilde faiz başlangıcının tespit edilmiş olmasına ve davalı tarafından sigortalı aracın ticari kullanım durumu nazara alındığında avans faizi ile tazminata hükmedilmiş olmasının kanuna ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına uygun olmasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar  verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalıdan alınması gereken 5.041,04 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1261,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.779,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6aeb1f819bec4ad9","SID":"fb5bb34f4853a083"}}