{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Daire  2023/763 Esas - 2024/1788 Karar                      <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/763 <br>KARAR NO\t: 2024/1788<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN \t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 23/11/2022<br>NUMARASI\t: 2022/4 Esas - 2022/808 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2024<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t: <br><br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI     :<br>Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... İli ... İlçesinde termal tesis satışına başladığını, davalı bankanın ... Şubesi ile çalışma kararı alıp tüm hesapları bu bankada topladığını, davalı banka ile 13.06.2013 tarihinde ... üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirketin müşterileri tarafından yapılan ödemelerin davalı banka şubesince tahsil edildiğini, davalı banka ile 02.07.2013-13.08.2013 tarihleri arasında 595 müşteriden toplam 621 adet işlemde 1.849.486,00 TL tahsilat sağlandığını, davalı bankanın yaklaşık olarak %10 civarında müşterinin itirazı üzerine, müvekkilin hesaplarının tamamına bloke koyduğunu, müvekkil hesaplarına bloke konulmasıyla yeni tahsilatlar yapılamadığı gibi mevcut paraları da kullanamadığı için kilitlendiğini, diğer bankalarda da sırf bu bloke işlemi nedeniyle Üye işyeri ... anlaşması yapamadığını, müvekkilin bu süreçte tüm çeklerinin yazıldığını, takipler açıldığını, müvekkilinin davalı bankanın bloke işlemi nedeniyle ağır maddi zarara maruz kaldığını, maruz kalınan zarar hesaplanarak (munzam zarar ve diğer haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 10.000,00 TL alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkil bankanın dışında davacının diğer bankalarla da çalıştığının bilindiğini, davacı yaptığı devre mülk satışlarında mail order sistemini kullandığını, müvekkil ile davacı arasında 13.06.2013 tarihli üye işyeri ve bonus imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında tahsis edilen  ... cihazı davacı müşterilerinde gelen yoğun şikayet üzerine 07/08/2013 tarihinde kullanıma kapatıldığını, gelen itirazlar karşısında gelebilecek ... talepleri nedeniyle müvekkil bankanın ödeyeceği tazminatlar nedeniyle hesapları üzerine tedbiren bloke konulduğunu, uluslararası ... ve ... kuralları uyarınca ürün hizmet satışlarında satış tarihinden itibaren 540 gün boyunca, kart hamili bankalarınca üye işyeri bankasına ... talebinde bulunma hakkı bulunduğunu, işte bu nedenle mail order yoluyla davacı hesabına geçen satış bedellerinin üzerine bloke uygulanarak davacının tasarrufuna kapatıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI     :<br>Mahkemece; davalı banka tarafından davacıya ait hesaplarda mail order sisteminden gelen iptal taleplerine istinaden davacının tüm hesapları üzerine bloke konulduğu, oysa davacının mail order sisteminden iptali istenilen işlemler nedeniyle bloke konulacak hesap hareketlerinin sınırlı olduğu, davalı bankanın mail order sisteminden iptali istenilen tutarlar kadar bloke koyup, bu tutarları bekletmesinin basiretli iş adamından beklenilecek özen yükümlülüğü olduğu, zarar ile bloke işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu anlaşılmakla, Davanın KABULÜNE, 257.491,29-TL tutarındaki alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ     :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, değer artırım dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, buna rağmen talep edilen miktar üzerinden hüküm kurulduğunu, zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacı yaptığı devre mülk satışlarında mail order sistemini kullandığını, müvekkil ile davacı arasında 13.06.2013 tarihli üye işyeri ve bonus imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında tahsis edilen  ... cihazı davacı müşterilerinde gelen yoğun şikayet üzerine 07/08/2013 tarihinde kullanıma kapatıldığını, gelen itirazlar karşısında gelebilecek ... talepleri nedeniyle müvekkil bankanın ödeyeceği tazminatlar nedeniyle hesapları üzerine tedbiren bloke konulduğunu, uluslararası ... ve ... kuralları uyarınca ürün hizmet satışlarında satış tarihinden itibaren 540 gün boyunca, kart hamili bankalarınca üye işyeri bankasına ... talebinde bulunma hakkı bulunduğunu belirterek, verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE     :<br>Dava, taraflar arasında imzalanmış olan üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.  Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dava dilekçesinde davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 10.000,00 TL istemiş, yargılama sırasında ve Dairemizin kaldırma kararı sonrasında verdiği dilekçeyle talebini 257.491,29 TL olarak arttırmıştır. Davacı tarafça talep miktarının arttırımına yönelik verilen dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmeksizin arttırılan tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. <br> 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 176 ncı maddede taraflardan her birinin, yargılama usulüyle ilgili yapmış olduğu usul işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği; 177/1 inci  maddesinde ise, ıslahın tahkikata tâbi olan davalarda tahkikatın bitimine (sona ermesine) kadar yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. <br>Bilindiği üzere ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Türk Hukuk Lûgatında da; “İddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının istisnası olan ıslah, taraflardan her birinin, davada yapmış oldukları usul işlemlerini bir defaya özgü olmak üzere, kısmen ya da tamamen değiştirmesi ya da düzeltmesi” şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I,  Ankara 2021, s. 515). <br>Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan, yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir. Islahın konusu tarafların yaptıkları kendi usul işlemleridir. Taraflar ıslahla, dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu, talep sonucunu değiştirebilirler (Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2021 tarihli ve 2018/(15)6-984 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararı).<br>Islahla istem sonucunun arttırılması halinde bu talep karşı tarafa tebliğ edilmeli ve davacının yeni talebine karşı davalıya cevap verme hakkı tanınmalıdır. Islah dilekçesinin karşı tarafa tebliğinden itibaren esasa cevap süresi işletilmeli, cevap süresi geçtikten sonra varılacak sonuca göre istem konusunda hüküm kurulmalıdır (HMK'nın 317/2 maddesi).<br>Buna göre, Mahkemece davacının ibraz ettiği ıslah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilip, yasal süre içerisinde davalıya dilekçeye karşı beyanlarını sunmak için süre verildikten sonra, esasa yönelik bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, tarafların  iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden (sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin) davalının istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM     : <br>Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf talebinin KABULÜNE,<br>2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih ve 2022/4 Esas - 2022/808 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,<br>3-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine,<br>4-Davalıdan alınan 4.889,31-TL istinaf harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>5-Davalı istinaf gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>7-Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br>Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih: 11/07/2024<br><br>Başkan                         Üye                      Üye                    Katip  <br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6e2fd2784b2c780","SID":"657d967ab0e5b3c6"}}