{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/208 <br>KARAR NO: 2022/434<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2021<br>NUMARASI: 2020/422 2021/385<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/02/2022<br>İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 30/09/2021 tarihli ve 2020/422 Esas,  2021/385 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesin özetle; ... ımo no'lu ... Gemisi donatanı ...'a izafeten kendi adına asaleten işleteni/ işvereni ... Tic. A.Ş  aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkillinin alacaklarını tahsili amacıyla menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak borca itiraz ettiğini, her ne kadar borçlu ... Turizm Nakliyat Tic AŞ vekilince yapılan itirazda ... gemisi donatanı ...'u temsil etme yetkisi olmadığını, geminin işleteni-işvereni olmadıklarını iddia etmekte ise de kayıtlardan anılan şirketin geminin hem ISM Manageri hem de gemi yöneticisi olarak göründüğünü, müvekkilinin gemide makine lostromosu olarak aylık 1.600 USD maaş karşılığı çalıştığını, müvekkiline ödenmeyen alacaklarının gemi adamı alacağı niteliğinde olduğunu, hizmet sözleşmesinin altı ay olarak belirlendiğini, 30/12/2013 -05/02/2014 tarihleri arasında müvekkilinin fiili çalışması olduğunu, hizmet akdinin davalı tarafından tek taraflı feshedildiğini, müvekkilinin doğmuş ve tarafına ödenmemiş alacak kalemlerinin ödenmeyen maaş alacakları, prim ve izin alacakları ile tek taraflı ve haksız fesih nedeniyle doğan bakiye süre alacağı olduğunu, belirli süreli hizmet akdinin işveren sıfatı ile ... Denizcilik ile imzalandığını, ayrılış ordinosunu  da imza altına aldığını, Shıp Management sözleşmesinin temsile yönelik bir acentalık sözleşmesi olduğunu, bu nedenle donatana karşı izafeten husumet yöneltilebileceğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde hizmet akdinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin alacağı gemi adamı alacağı olduğu için gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunduğunu, TBK'nun 393. Maddesinde hizmet sözleşmesinin düzenlendiğini, aynı Kanunun 438. Maddesinde ise haksız fesih halinin düzenlendiğini, bu maddeler kapsamında müvekkilinin sözleşme süresine uyulmuş olsa idi  kazanabileceği alacağa hak kazandığını belirterek ilgili takip dosyasına itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürcü süre içerisinde açılmadığını, tebligatın usulsüz yapıldığını, davanın müvekkiline değil takip tarihinde gemi maliki olan tüzel kişiye karşı yöneltilmesi gerektiğini, davacının kendi ağır kusuru ve gemi mürettabatına zarar verici eylemleri nedeni ile haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, dava konusu geminin Malta bayraklı ve Malta Valetta limanına bağlı bir gemi olduğunu, müvekkilinin ... şirketini temsil yetkisinin bulunmadığını, Türk Gemi Siciline kayıtlı olmayan bir gemi hakkında TTK gemi rehni hükümlerinin uygulanamayacağını, davacı tarafa çalıştığı dönemden doğan hak ve alacaklarının ödendiğini, fazlaya dair olan tüm taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekte ağır kusurlu davrandığını, kaptanın emir ve talimatlarının dışına çıktığını, davacının kendisine verilen talimatların aksine davranışlar sergilediğini, davacının keyfi hareket etmesi sonucu 300 Litre Fuel Oil'in taşarak ... gemisinin baca içerisine tazyikli olarak aktığını, tazyik nedeniyle bu maddenin makina dairesine kadar indiğini, gerek gemi gerekse gemi mürettebatının tümünü tehlikeye attığını, müvekkilinin yaşanan vurdumduymazlıklar sonucunda iş akdini tek taraflı, tazminatsız ve bildirimsiz fesih hakkına dayanarak feshettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 30/09/2021 tarih, 2020/422 Esas, 2021/385 Karar sayılı red kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, daha önce görevsizlik kararı nedeniyle dosyanın Yargıtaya gönderildiğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın da Yargıtayın ilgili dairesine gönderilmesi gerektiğini, yargılama sırasında davalı tarafın savunmasını değiştirdiğini ve genişlettiğini, bu belgelerin dikkate alınmaması gerektiğini, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını, bilirkişi raporlarının birbirleriyle çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi için mahkemece resen 3. Rapor alınması gerektiğini, bu nedenle hatalı olan mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, gemi adamı olan davacı ile davalı firma arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı ücret alacağı ve tazminatın tahsili için davacının başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece taraf delilleri toplanıldığı, bilirkişi incelemesi yapıldığı ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda  ''...karar gerekçesinde davalı tarafından gemide meydana gelen olaya ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, kaptan raporu bulunmadığı, davacının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı bu nedenle iş akdinin feshinin haksız olduğu nedenine dayanılarak ücret alacağı ve bakiye sözleşme süresi ücret alacağına davacının hak kazandığı belirtilmiştir. Davalının istinaf dilekçesinde belirttiği gibi davacının ağır kusurunun ispatı açısından davalı tarafça cevap dilekçesiyle birlikte kaptan raporu baş makinist raporu kaptanın davacıya yaptığı ihtara ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davalının iddiası davacıya gemiye yakıt ikmali sırasında alarm çaldığında amirine bildirmesi talimatı verildiği, davacının bunu amirine bildirmemesi nedeniyle yakıtın taşıp makine dairesine ilerlediği, gemi çalışanlarının hayatını riske attığı ve gemide kirlenmeye sebebiyet verdiği hususundadır. Mahkemece dosyada bulunan kaptan raporu baş makinist raporu ve kaptanın davacıya yaptığı ihtar değerlendirerek gerekirse tarafların kusurları hususunda yeniden uzman bilirkişiden rapor alınarak taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 16/3 maddesindeki hususlar da göz önüne alınarak hizmet akdinin feshinin haklı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre alacağın oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir...'' gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış, mahkemece dairemiz kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya kapsamı birlikte değerlendirilip davacı gemi adamının kusur ve sorumluluğunun bulunduğu tespit edilerek hizmet akdinin feshinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olup,  ayrıca alınan bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu,  mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harcın mahsubuyla eksik 21,40 TL'nin davacıdan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar,  açıkça okundu.25/02/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24dc9f8bed47e800","SID":"8a4431994f8bb302"}}