{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2019/1490 <br>KARAR NO\t: 2022/86<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/09/2018<br>NUMARASI\t: 2017/176 E. -  2018/342 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerla davanın reddine daair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş  olan  dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; davacının, takip ve dava konusu 27.06.2016 düzenlenme tarihli, ... numaralı ve 1.275 USD bedelli faturadan dolayı davalıdan bakiye toplam 1.265,58 USD alacaklı olduğunu, söz konusu bedelin ödenmesi için Kartal .... Noterliğinin 30.12.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname için 141,57 TL masraf yapıldığını, ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalının takip meblağı kadar davacıya borçlu olduğunun ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığı taktirde tespit edileceğini belirterek; davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan %20 oranından aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının borcunu ödediğini, davalının mükerrer olarak borçlandırılmak istendiğini, dolayısıyla bu bedelin haksız olduğunu, davalıya ait konteynerin davacı tarafından taşındığını, fatura bedelinin davacıya ödendiğini, davacının aynı tarihte mükerrer fatura kesmek sureti ile davalıyı borçlandırmak ve haksız kazanç sağlamak istediğini, davacı firmanın 29.08.2016 tarihinde göndermiş olduğu cari hesap ekstresinde davalı firmanın borcu olmadığını kabul ettiğini, davacının 29.08.2017 tarihinde gönderilen elektronik postada davalının borcu olmadığını, yanlışlık yapıldığını beyan ettiğini, daha sonra ihtar çekip, takip başlatmasının yasaya aykırı olduğunu, davacı ihtarına Gebze .... Noterliğinin 25.01.2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile cevap verildiğini ve borcun kabul edilmediğini belirterek; davanın reddine, %20 oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, davacı tarafça 27.06.2016 tarihli, 12187 nolu ve 1275 Usd bedelli faturadan bakiye 1.265.58 Usd bedelin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, her iki şirkete ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, davalının ise mükerrer fatura düzenlendiğini iddia ettiği, faturanın konusunun  navlun ücreti açıklamalı olduğu,  Çin'den Ambarlı limanına 1 adet 401ık konteyner yükü taşıması bilgileri de faturada belirtildiği, dosyada varış ihbarı ve geminin yüklere ve güzergaha ilişkin bildiriminden de taşımanın gerçek ve yapılan işin ve taşımanın fatura içeriğine uygun olduğunu teyit ettiği,  Ambarlı Gümrük Müdürlüğü' nden celp edilen toplu konteyner teslimi ve liman boşaltmasına ilişkin evrak da taşımayı ve işin tamamlandığını teyit ettiği, ana ve ara konişmentolar ile ayrı ayrı verilen iki varış ihbarı ve faturalar incelendiğinde iki ayrı taşıma için ayrı faturalar düzenlendiğinin görüleceği, iki ayrı yükün aynı konteyner içinde taşındığı, davacı tarafından iki ayrı taşıma hizmeti verildiği ileri sürüldüğü, YMLU ... numaralı konteyner ile taşıma yapıldığı, taşımanın bir adet konteynere ilişkin olduğu, söz konusu 40' lık konteynerin davacı ... firması için taşındığı, ana konişmentosunun YMLUM ... numaralı olduğu, toplam 67,269 CBM ve 14.697,600 KG miktarında yükün taşımaya alındığı, konişmentoya göre navlunun varma yeri ödemeli olduğu; konteyner içeriğinde ... numaralı H-B/L konişmento içeriği 9.072 kg ve 46,769 CBM yük içerdiği,TNTJ2016050512 numaralı H-B/L numaralı konişmento içeriğinin ise 5625,60 kg ve 20,5 CBM yük içerdiği,  YMLU ... numaralı konteyner içinde tamamı davalıya ait iki farklı yükün konsolide edilerek taşındığı, varış ihbarnamelerin de ayrı ayrı her iki yük için ayrı düzenlendiği, iki ayrı navlun sözleşmesi ve iki ayrı taşıma işi olduğu, faturaların mükerrer olmadığı, bir konteynerdeki iki farklı kırkambar yükü içir ayn ayrı düzenlenmiş iki ayrı alacak iddiasını ve görülen taşıma işini yansıtmak için düzenlendiği, ancak bu husus, davacının 1 adet konteyner için 1,275 USD ÇİN-AMBARLI arasında iki farklı yük için de olsa; bir adet konteyner gözetilerek bir adet navluna hak kazanmasına engel olmadığı,  davacının toplam 1 konteyner taşıması yaptığı, ve içinde iki farklı yük olduğu, iki farklı ara konişmento konusu yükler için iki ayrı navlun kararlaştırılması hususunun davacı yanca ispat edilmesi gerektiği kanaatiyle davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Önceki beyanlarını tekrarlamış ve taşımaya ilişkin ana ve ara (hbl) konşimentoların, varış ihbarnamelerinin ve faturalaron incelenmesinde açıkça görüleceğe üzere, göndericileri ve ara konşimentoları farklı olan iki ayrı yükün taşındığını ve iki ayrı yük için taşıma hizmeti verildiğini, bu şekilde  göndericileri ve ara konşimentoları farklı, iki ayrı yükün aynı konteynerle taşındığını, ancak yüklerin aynı konteynerle taşınmış olmasının bir öneminin olmadığını,  Müvekkili tarafından söz konusu taşımaya ilişkin olarak her iki yük için ayrı ayrı açıklama kısmında “1.275,00 USD. navlun ücreti” yazılı olan “Varış İhbarı” düzenlenip  gönderildiğini, varış ihbarnamelerine ve ihbarnamelerdeki kayıtlara davalının itirazı olmadığını, bilirkişi raporunda  varış ihbarnamelerinin ve ihbarnamelerdeki kayıtların incelenmediğini, davalının bunlara  itirazı olmadığının dikkate alınmadığını,  Dava konusu faturaların mükerrer olmadığını, aynı konteynerle taşınan ara konşimentoları ve göndericileri farklı olan davalının iki ayrı yüküne ilişkin ayrı hizmet verildiği için söz konusu faturaların düzenlendiğini,<br> Cevaba cevap dilekçesi ile davalı vekilinin sunmuş olduğu e-mail yazışmasını ve cari hesap ekstresini kabul etmediklerini belirtmiş olduklarını ve dilekçe ekine davalı ile yapılan e-mail yazışması ile  cari hesap ekstresinin ibraz edildiği halde bilirkişilerce incelenmediğini, kaldı ki önemli olanın ticari defterlerdeki kayıtlar olup usulüne uygun tutulan defterlerde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun ve müvekkilin düzenlediği faturalar nedeniyle 2.500 USD navlun bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun tespit edildiğini, söz konusu taşıma nedeniyle armatör tarafından müvekkili adına 1.700,00 USD ve 408,46 USD olmak üzere toplam 2.108,46 USD bedelli faturalar düzenlendiğini, bu fatura toplamından  aşağı olan bir ücrete davalıya hizmet verilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan bakiye navlun alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya esas İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş., borçlunun ... Ltd.Şti. olduğu, takibe konu toplam alacağın 1.265,58 USD asıl alacak, 141,57 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 1.265,58 USD olduğu, takip sebebi olarak ise Kartal .... Noterliğinin 30.12.2016 tarihli, ... yevmiye numarası ile talep edilen 1.265,58 USD bedelli, 27.06.2016 tarihli, 12187 numaralı faturanın gösterildiği anlaşılmaktadır. Takip çıktısına ekli Kartal .... Noterliğine ait 30.12.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin incelenmesinde; ihtar edenin ... Lojistik ve Uluslararası .... A.Ş., muhattabın   ... Ltd. Şti. olduğu, ihtarname konusunun 27.06.2016 düzenleme tarihli, ... numaralı, 1.275 USD bedelli faturadan dolayı toplam bakiye 1.265,58 USD tutarındaki alacağın ve 141,57 TL ihtarname masrafının tebliğ tarihinden itibaren  iki gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır.Dosya içerisindeki konşimentoların incelenmesinde; ...503 nolu konşimentonun incelenmesinde, göndericisinin .... Ltd. olduğu,  yükleme yerinin Çin, yükün gönderildiği yerin ise İstanbul şeklinde gösterildiği,  diğer bir ana konşimentonun ise ...512 nolu göndericisinin ....Ltd olduğu, yükleme yerinin Çin, yükün gönderildiği yerin ise İstanbul olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde iki adet  e-fatura sureti olduğu anlaşılmakta olup, .. nolu 27.06.2016 tarihli e-faturanın ... A.Ş. tarafından  ...rn adına keşide edildiği, ürün hizmeti olarak bir adet deniz ithalat navlunu şeklinde ibarenin bulunduğu, ödenecek tutarın 1.700,00 USD olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Diğer e-fatura suretinin incelenmesinde ise ... A.Ş. tarafından ... adına keşide edildiği, fatura numarasının ...916, fatura tarihinin 27.06.2016, fatura bedelinin ise 408,46 USD olduğu anlaşılmaktadır.<br>İlk derece mahkemesince yargılama aşamasında alınan 26.03.2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacının davalı ile olan taşıma ilişkisinde bir sefer için iki ayrı fatura keşide ettiği ve her iki faturanın tarihlerinin aynı olduğu, karşı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu neticesi  davacının davalıdan toplam alacağının 2.550,00 USD olduğu, davalının iddiasını bir sefer için bir adet navlun faturası düzenlenmesi gerektiğine ilişkin bulunduğu, davacının söz konusu taşıma için 1.175,00 USD veya 2.550,00 USD taşıma bedeli kararlaştırılmış olabileceği, davacının taşımaya esas olmak üzere 2.550,00 USD taşıma ücreti alınacağı yani bir taşımaya esas olmak üzere iki ayrı fatura keşide edilebileceği hususunda  mutabık kalındığına dair herhangi bir belge ibraz edemediği, sonuç olarak ikinci faturanın mükerrer olduğu yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmaktadır. Aynı bilirkişilerce hazırlanan ek raporda; her ne kadar iki ayrı varış ihbarı ve iki ayrı konşimento düzenlenmiş olsa da ancak bu yönde anlaşma olduğunun davacı tarafından ispatlaması durumunda davacının iki ayrı taşımadan kaynaklı iki ayrı navluna hak kazanabileceğinin, somut olayda bu şekilde bir ispat olmadığı taktirde ancak bir adet taşıma için iki ayrı fatura düzenlenmiş olduğu sonucuna varılarak kök rapordan uzaklaşılmasını gerektirir bir durum görülmediğine dair görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme sonucunda; taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin bir tek konteynerin taşınması için kurulduğu, parsiyel yük taşıma anlaşması şeklinde ayrı ayrı yüklerin her biri için ayrı taşıma sözleşmesi kurulmuş olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Zira somut olayda, tek bir konteynerin taşınması konusunda sözleşme ilişkisi kurulmuş olup, konteyner içinde iki ayrı yük olmasının ve her bir yük için  iki ayrı varış ihbarı ve iki ayrı konşimento düzenlenmiş olmasının  ve yüklerin alıcılarının farklı olmasının, söz konusu konteynerin içindeki iki ayrı emtianın, iki ayrı taşımaya konu edildiğini tek başına ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında her bir yük için ayrı taşıma sözleşmesi kurulduğuna dair bir anlaşmanın varlığı kanıtlanmamıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince  davanın reddi yönünde kurulan hüküm isabetli olup davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.03.02.2022<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68d2fba1effed9c6","SID":"2b13a385d8e88099"}}