{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2163 <br>KARAR NO\t: 2022/477<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/01/2019<br>NUMARASI\t: 2018/203 Esas - 2019/43 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2022<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Müvekkili .... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ile olan ticari ilişkisinden alacağı olduğunu,16.753,66-euro tutarındaki alacak tahsil edilemediğinden İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 16.753,66-euro asıl alacak ve 45,44-euro işlemiş faiz alacağı ile toplam 16.799,10-euro icra takibi başlatıldığını, davalının ise borcun sadece 5.491,88-euro kısmını kabul ederek kalanı için  takibe itiraz ettiğini, davalının icra takibinden sonra 5.900-euro haricen ve icra dosyasına da 5.491,88-euro kısmi ödeme yaptığını, ilgili icra dosyasından 5.407,22-Euro borcunun kaldığını belirterek davalının kısmi itirazının iptaline, bu talebin kabul edilmemesi durumunda davanın alacak davası olarak devamına, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;müvekkilinin taşımak üzere anlaştığı yüklerin müvekkilinin araçlarının yeterli gelmemesi üzerine davacının araçları ile taşındığını, müvekkili ile davacı taraf arasındaki ihtilafın asıl sebebinin davacı tarafça düzenlenen 10.04.2017 tarihli fatura olduğunu, bu faturanın davalıya aylar sonra 16.08.2017 tarihinde ulaştığını, davalının bu durumu davacıya e-posta yoluyla izah ettiğini ve faturanın hatalı düzenlendiğini, anlaşmanın DAP teslim olması sebebiyle faturanın düzeltilmesi gerektiğini davacıya bildirildiğini, düzenlenen faturada navlun bedelinin 1.900-Euro, taşıma şeklinin faturada yazıldığı gibi DAP şekli taşıma olduğunu, ancak anlaşmazlık konusu faturada masraflar kısmını oluşturan 3.461,78-Euro bedelin olmaması gerektiğinin davacı tarafça da kabul edildiğininin e-posta ile bildirildiğini, buna rağmen faturayı iptal etmeyerek icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin taşıma navlun bedeli olarak davacıya borcunun 1.900-Euro olduğunu, bu bedelin davalı tarafından kabul edilmeyen faturada da bu şekilde düzenlendiğini, davalı temerrüde düşürülmediği için yapılan icra takibinde faiz talep edilemeyeceğini, faiz başlangıcının icra takibinin başladığı tarih olduğunu, davacının icra başlangıcına kadar istemiş olduğu faize itiraz edildiğini belirterek davanın reddine, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, taraflar arasında ihtilafın, bir adet 5.361,78 euro bedelli faturada yer alan 1.900 euro navlun alacağına eklenen 3.461,78 euronun talep edilmesinden kaynaklandığı, ancak davalı tarafın fatura bedelinin tamamına itiraz ederek ödemediği, davalı tarafın, cevap dilekçesinde bakiyeye itiraz ettiği, fatura incelendiğinde 1.900-Euro navlun için, 3.461,78 Euro varış yeri vergi ve masraflar için düzenlenen 10.04.2017 tarihli 5.361,78 Euro bedelli fatura olduğu, taşıma işinin görülmesi hususunda ihtilaf bulunmadığı, malın satıcısı  tarafından yükün DAP teslim şekli ile satılmış olması  satıcının tüm masraflardan sorumlu olduğu anlamına geldiği, taşıyıcının DAP teslim için gereken masrafları açıkça gerek taşıma sözleşmesi sırasında ve gerekse konişmento kaydında ya da ilerleyen ticari ilişki sürecinde üstlenmiş olması gerekeceği, somut olayda, davalının 29.03.2017 tarihli e-posta yazışmasında 1.900-Euro All-In şeklinde fiyatı teyit ettiği, açık DAP teslim şekliyle yükümlülükler dahil 1.900-Euro konusunda bir anlaşma teyit edilemediği, All-In ifadesinin tek başına navluna ek olarak varma yerine kadar süreç ve masrafları dahil olduğu anlamına gelmeyeceği, yük, taşıma şekli ve varma yerine teslim taşıma bedeli olarak 1.900-euro navlun yanında, sırf vergi ödemesi şeklinde gerçekleşen 3.461,79-euro ödeme-sarfiyat navlun içinde görülmesinin somut olaya uygun olmadığı, DAP'ın satış teslim şekli olduğu ve vergiden dava dışı gönderenin sorumlu olduğu, öte yandan, davacı yanın 12 Ekim 2017 tarihli e-posta yazışmasında \"faturanın hatalı düzenlendiğini, alıp iade faturası düzenlenmesini, tamamı iade edilirse, 1.900 euro bedelli yeni fatura düzenleyerek hatanın düzeltileceğini beyan ettiği, bu beyana itibar edilerek davacının ancak 1.900-Euro navlun alacağı olduğu, bakiye masraf kalemini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline takibin 1.900-Euro asıl alacak üzerinden devamına, alacağın yargılama ile belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavacı vekili; davalı tarafça 5.361,78- euro olarak düzenlenen faturanın 1900-euroluk navlun alacağını kabul etmekle birlikte 3.461,78-euroluk kısmının haksız olarak düzenlendiği ileri sürülmekte ise de alacağın tümüne itiraz ettiklerini, konşimentoda dava tarafları arasında herhangi bir şekilde teslim şekli olarak bir ıncoterms atfı olmadığı gibi taşıma işinin görülmesi hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça DAP şeklinde taşıma yapılması hususunda anlaştıkları iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, malın satıcısı - asıl gönderen tarafından yükün DAP teslim şekli ile satılmış olmasının taşıyıcının tüm taşıma sürecinde gerçekleşecek masraflardan sorumlu olduğu anlamına değil; satıcının tüm masraflardan sorumlu olduğu anlamına geleceğini, somut olayda davalı ile anlaşan kişinin satıcı olduğunu ve DAP teslim şartı için gereken tüm masrafları karşılaması gerektiğini, yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, vergiden dava dışı gönderenin sorumlu olduğunu, bu durumda dava konusu olayda davacı karşısında da gönderen için yükü organize eden davalının sorumlu olduğunu, söz konusu  ...'a ait e-posta mesajının delil niteliği bulunmadığını,adı geçenin muhasabe bölümünde çalışan bir kimse olduğunu,  temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE \t:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Alt taşıyıcı davacı tarafından akdi taşıyıcı davalı hakkında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 16.753,66-Euro asıl alacak ve 45,44-Euro işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 16.799,10-Euro alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından 5.491,88-Euro kısmına itiraz edilmiştir. Davalı tarafından yapılan ödemenin düşülmesi ile davacı tarafından davalı borçlunun itirazının 5.407,22-euro bakımından iptali talep edilmektedir.Yargılama aşamasında ise davalı; 1.900-euro navlun için, 3.461,78-euro varış yeri vergi- masraflar için düzenlenen 10.04.2017 tarihli toplam 5.361,78 euro bedelli faturanın, taşımada DAP teslim öngörüldüğü ve masraflardan kendilerinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle 3.461,78 -euro kısmına itiraz etmektedir. Taşımanın gerçekleştiği ve 1.900-Euro navlun bedeli ihtilaf dışı olup; uyuşmazlık, 10.04.2017 tarihli 5.361,78 -euro bedelli faturanın 3.461,78 -euro varış yeri vergi ve masrafları yine icra takibinde talep edilen 45,44-euro işlemiş faiz noktasında toplanmaktadır.Gönderen ile alıcı arasında taşınan emtianın DAP teslimi kararlaştırılmıştır. Dap teslimde mallar, satıcı tarafından, alıcının ülkesinde belirlenen yerde nakil aracından boşaltılmadan alıcıya teslim edilmektedir. Malların, alıcının ülkesinde belirlenen yere kadar taşınması için sözleşmeyi satıcı yapmaktadır. Alıcının ülkesinde belirlenen yer kadar malların taşınmasına ilişkin masraflar ile bu ana kadar mallarda meydana gelebilecek hasar ve zararlara satıcı katlanır. Satıcı, alıcının ülkesinde belirlenen yerde malları nakil aracından boşaltmadan alıcıya teslim eder. Malların nakil aracından boşaltılması ve boşaltmaya bağlı olarak hasar ve zararlar alıcıya aittir. Bu teslim şeklinde taşıma sözleşmesini ihracatçı yapar ve taşıma ücretini öder. Malların ithalatçının ülkesinde belirlenen yere kadar teslim edilmesine kadar olan bütün masraflar ihracatçıya aittir. (Nuray Ekşi, Milletlerarası Ticaret Hukuku, 4. Baskı, İstanbul 2020, s.212)Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, malın DAP teslim şekli ile satılması, taşıyıcının taşıma sürecindeki tüm masraflardan sorumlu olduğu anlamına değil, satıcının tüm masraflardan sorumlu olduğu anlamına gelmektedir. Somut olayda ihracatçı  bakımından davacı alt; davalı ise akdi taşıyıcıdır. Satıcı ile anlaşması bulunan davalı akdi taşıyıcıdır. Davalı tarafça 29/03/2017 tarihli e-posta ile 1.900-euro \"All-in\" fiyat teyit edilmiştir. Buna karşılık All-in ifadesi tek başına navluna ek olarak varma yerine kadarki  süreçte oluşan masrafların dahil olduğu anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla taşıma bedeli olarak 1.900-euro navlun yanında, vergi ödemesi şeklinde gerçekleşen 3.461,79-euro masrafın navlun içinde kabul edilmesi mümkün değildir. Bahse konu vergi ödemesinden gönderen, davacı karşısında ise taşımayı gönderen adına organize eden davalı sorumludur. Diğer taraftan davacı şirket çalışanı ... tarafından 12/10/2017 tarihli e-posta yazışmasında faturanın hatalı düzenlendiği, 1900-Euro bedelli yeni bir fatura düzenlenmesi halinde hatanın düzeltileceği beyan edilmiş ise de  ... isimli çalışanın davacı şirketi temsile yetkili olmadığı, davacı şirket adına yapılan sözleşme şartlarında değişiklik yapamayacağı ve bu nedenle somut olay için davacının masrafları üstlendiği sonucuna varılamayacağı anlaşıldığından 3.461,79-Euro'nun da davalıdan tahsili gerekirken 12/10/2017 tarihli e-posta nedeniyle yanılgılı olarak masraflardan davacı alt taşıyıcı sorumlu tutularak sadece 1.900-Euro navluna hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle mahkemece davacının 3.461,79-Euro vergi ödemesi masrafı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahse geçen yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının itirazının 5.361,78-Euro bakımından iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının önceden temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından 45,44-Euro işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine, alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/203 Esas - 2019/43 Karar sayılı 31/01/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2  gereği KALDIRILMASINA; \"İtirazın kısmen iptaline; 5.361,78- euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacaklı talebi olan %2.75 oranını aşmamak üzere 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının  euro   cinsinden 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, fazla istemin reddine,%20 oranında hesaplanan 4.247,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, \" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 1.908,23-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 481,11-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.427,12‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen toplam 481,11-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.700-TL bilirkişi ücreti, 64,90-TL teb-müz masrafı olmak üzere toplam 1.764,90-TL yargı giderinden davanın kabul edilen kısmına göre hesaplanan 1.755-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için davanın reddedilen kısmı için takdir olunan 236,74-TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine\"Alınması gereken 1.908,23-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 129,40‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.778,83-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi. 24/03/2022<br><br>       <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd50cb5ee80e7523","SID":"511b993f1d519a10"}}