{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1564 <br>KARAR NO: 2022/378 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) <br>TARİHİ: 08/06/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2021/115 Esas - 2021/259 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 09/03/2022 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, önemli  paslanmaz çelik üreticisi konumunda olup davalı firmadan gemi taşımacılığı hizmeti aldığını, davalı tarafça müvekkili firmaya sunulan hizmet karşılığı ... nolu faturanın  hatalı ve fazla kesildiğinin ortaya çıkması üzerine, davalı ile mutabık kalınarak dava konusu 13/02/2017 tarihli 860 USD' lik navlun iade faturasının, e-fatura olarak kesildiğini ve davalıya gönderildiğini, söz konusu faturanın ödeneceği bildirilmesine rağmen, fatura tutarının ödenmediğini, uzun  süre ödenme yapılmaması üzerine davalı aleyhine İstanbul  Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 860,00 USD üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek, davalının  itirazının iptaline ve % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konişmentolarda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden ve zamanaşımı nedeniyle  reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından ( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) verilen 08/06/2021 tarih ve 2021/115 Esas - 2021/259 Karar sayılı kararı ile; \" ....Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun  Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve  2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 26. maddesinde düzenlenen yetki klozunun gönderilen sıfatını haiz davacıyı bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİ NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE, \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkiline kesilen toplam 1.433,85 USD'lik ... nolu faturada müvekkiline hatalı şekilde yansıtılan 860 USD için, müvekkili şirketçe 13.02.2017 tarihinde ... nolu  860 USD tutarında iade faturası kesiliğini, söz konusu tutar müvekkili şirketten bağımsız şekilde  müşavirce  ödenmiş olsa da, müvekkilinin bu tutardan sorumluluğu bulunmadığını, mail ve davalı şirketin 13/02/2017 tarihli iade faturalarından hemen sonra 14/02/2017 tarihinde düzenlediği İptal Faturalarının:...( kendilerine kesilen faturanın Sap Fatura Nosu) kaydı olan Export Credit Note belgesinden davalının da bu durumu kabul ettiğinin açıkça anlaşıldığını, dava konusu olayda müvekkili tarafından kesilen iade faturasının ödenip ödenmediği noktasında uyuşmazlık olup, esasen konişmentoya ilişkin bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığını, dolayısı ile huzurdaki ticari alacak davasında Türk Mahkemeleri'nin yetkili olup, mahkemece verilen yetkisizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, Davalı tarafça kesilen 26/12/2016 tarih ve ... nolu faturada davalının adresinin Ümraniye/ İSTANBUL olduğunu, iade faturanın ödenmesi için yazışmaların Türkiye'deki acenta ile yapıldığını, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığını, mahkemece hükme esas alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/3799 Esas 2020/3051 karar sayılı kararındaki hususlar göz önüne alınmaksızın sadece konişmento esas alınarak uyuşmazlığın bu çerçevede  değerlendirildiğini, mahkemece yetki itirazı değerlendirilirken, yetkiye ilişkin taraflar arasındaki uyuşmazlığın ne olduğu ve söz konusu Yargıtay kararının eksik değerlendirildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz yoluyla yapılan taşımada fazladan ödendiği ileri sürülen taşıma bedelinin  istirdatı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinafa başvurmuştur. Uyuşmazlığın dayanağını teşkil eden, İsveç Norrkoeping Limanından - Türkiye Gebze Limanına yapılan taşımanın, davalı taşıyan ... ya ait ... numaralı konşimento uyarınca  yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ... adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, davacının gönderilen, davalının taşıyan sıfatını haiz olduğu, ...'ın, Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, konişmentonun 26. maddesindeki yetki klozu ile, \" ...işbu konşimento İngiliz Kanunlarına tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra'daki Yüksek İngiliz Adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacak..\" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmektedir. 5718 sayılı MÖHUK'un \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan  bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin  mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK'nın 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilenin eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. Gönderilen konşimentoyu ciro ile alıp, bunu ibrazla yükü teslim almada kullandığı anda, konşimentonun şartları ile de bağlanmış olur ve tahkim şartının taşıyanla yükleten arasında kararlaştırılmış olduğunu, kendisinin 3 ncü şahıs durumunda bulunduğunu ve bu nedenle konşimentoda kararlaştırılan tahkim şartı ile bağlı tutulamayacağını iddia edemez.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/01/2017 tarih ve 2015/12971 Esas, 2017/240 Karar) Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davalı taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) davacı arasındaki ilişkide konişmentonun esas alınması gerektiği, söz konusu konişmentonun ... adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, davalı ...'nin, merkezi Danimarka'da bulunan uluslararası yabancı firma olması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu bir konuya ilişkin bulunmadığı ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan yazılı şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, uyuşmazlığın çözümünde Londra'daki Yüksek İngiliz Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun  açıkça kararlaştırıldığı görülmekle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırılık içermediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 .TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,4 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/03/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"719d156e20474da0","SID":"a73d3af22812ccf8"}}