{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/88 Esas<br>KARAR NO: 2022/150 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2021/148 D.İş - 2021/150 Karar<br>TARİH: 10/12/2021<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 02/02/2022<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı ticari işler kapsamında ... LTD.'den  satın aldığı ürünlerin, taşıyanı tarafından alıcı müvekkili adına  ... numaralı  konşimento tahtında taşınılıp  11.03.2021'de Gümrük İdaresine teslim edildiğini ve malların GDY İşletmesinin  Gümrük İdaresi adına işlettiği ... Kod No.lu gümrük ambarına geçici olarak konulduğunu, eşyanın tesliminin muaccel olduğu 12.03.2021 tarihinde acenteye bir borç olmadığı halde, mahkemenin 2021/44 Değişik İş dosyasına bu acentenin sunmuş olduğu 02.06.2021 tarihli dilekçelerindeki beyanında “ … lokal masrafların ödenmediği, orijinal konşimentonun kendisine verilmediği”  şeklinde beyan ve iddiasının bulunmakta olduğunu, gerçekte ise  ilgili acente ile yapılan muhasebe hesap mutabakatında müvekkil şirkete borç olmadığının bildirildiğini, 45 gün sonra 28.04.2021 tarihinde 1.709 USD tutarlı fatura düzenlendiğini ancak kaynağı belirtilmediğinden müvekkilince iade edildiğini, 35 gün sonra  acentenin söz konusu masrafı  325 USD a indirdiğini ve aynı gün karşılığı müvekkil şirket tarafından ödenmiş olup orijinal konişmentonun yönetmelik uyarınca eşyanın teslim için gümrük idaresine verildiğini, aynı gün  kendi  talebi üzerine   gümrükte işlem gördüğü için hükümsüz kalan konşimentonun hükümsüz bir nüshası üzerine “TCGB tescil bilgileri ile  hükümsüzdür”  şerhi  düşülerek  kargo ile kendisine iletildiğini, /// müvekkilinin mallarını teslim almak için gümrük ambarına gittiğini, malların aracına yüklenmesini talep edip Gümrük Yönetmeliği  uyarınca gümrük belgeleri ile ekindeki ve konşimento gümrük ambar memuruna verildiğini, memurun belgeler ile yükü kontrol ettiğini ve uygun bularak TCDD İşletmesinin adı, ambar KOD numarası yazılı devletin resmi teslim belgesi olan ...  Sıra Numaralı T.C. Çıkış Kontrol Fişini bilgi sistem üzerinde döküp düzenlendiğini, bu belgenin aynı zamanda ambarın GDY işletme memuruna “yükü teslim etmesi” talimatı olduğunu, ancak ilgili işletmenin talep konusu yüklerin teslim edilebilmesi için mahkemeden kararı getirilmesini veya Yük Teslim Talimat Formu ( eş  anlamlı ordino  ya da acente onaylı konşimento diye de bilinmektedir ) ibraz edilmesi gerektiğinin sözlü olarak beyan edilerek malların teslimine engel olunduğunu, müvekkilinin  tüm yükümlülüklerini mevzuata uygun ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına ve eşyayı temsil eden gümrük beyannamesi ve ekindeki konşimentoya rağmen kendisine ait olan malları teslim alamamakta olduğunu ileri sürerek,  Hukuk Muhakemeleri Kanununun çekişmesiz yargı isleri başlıklı 382/2-d-4 maddesi uyarınca mahkemenin takdirinde olmak üzere teminatsız olarak ya da Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir miktarda teminatın mahkeme veznesine veya tayin edilecek bir yere depo edilmesinin akabinde Haydarpaşa Gümrüğüne tescilli 11.03.2021 tarih IM004711 Sayılı TCGB, 12.03.2021 tarih ve ...  Sayılı T.C. Çıkış Kontrol Fişi muhtevası, tüm işlemleri tamamlanmış vergileri ve liman masrafları ödenmiş, gümrükten teslimi 12.03.2021 tarihinde muaccel hale gelmiş müvekkile ait yükün teslimi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece talep uygun görülerek 08/07/2021 tarih 2021/90 D.İş. 2021/93 K. sayılı kararı ile, talebin kabulü ile 3.465,61 USD teminatın TL karşılığı olan 30.204,52 TL' nin mahkeme veznesine yatırılması halinde Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü’nün 11/03/2021 tarih ... no.lu beyanname ve ... Sıra No. T.C. Çıkış Kontrol Fişi nolu malların teslim için gerekli masraflar talep eden tarafça karşılanmak üzere talep edene teslimine, teminat yatırıldığında kararın ifası için malların bulunduğu Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü'ne ve TCDD Haydarpaşa Liman İşletmesi' müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; TCDD Haydarpaşa Liman İşletmesinin ayrı bir tüzelkişiliği olmadığından husumet itirazında bulunduklarını, teslime konu mallarım bozulabilecek türde olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olmadığını, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığından görev itirazları olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan Ankara mahkemeleri olduğunu, mal bedelinin tamamı üzerinden teminat alınması gerektiğini, malın firmanın acente onaylı konişmentonun alıcı nüshasının müvekkiline ibraz edilmemesi nedeniyle teslim edilmediğini, liman idarelerinin taşıyanın talimatına göre hareket etmesi gerektiğini belirterek, tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden üçüncü kişi vekili itiraz dilekçesinde özetle; iş bu tedbir talebinde karşı taraf olarak taşıyanın veya acentesi olarak müvekkilinin gösterilmesi gerektiğini, talep eden tarafından üzerinde oynama yapılmış ve üzerinde açıkça “hükümsüzdür “ ibaresi yazılmış konişmento örneğinin müvekkiline 10.06.2021 tarihinde kargo ile gönderildiğini, konişmento üzerinde teslim şerhinin de düşülmediğini,  talep edenin müvekkilinden TCDD Liman İşletmesine yüklerin teslimi için talimat verilmemesini özellikle istediğini,  talep edenin amacının konişmento ibraz edilmeden teslim alınabileceği yolunda piyasada bir algı yaratmaya çalışmak ve taşıyanın bazı alacaklarını ödememek olduğunu, taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceğini,  TTK nın çok açık olan 1236 maddesine göre 1 orijinal konişmentonun Taşıyana tesliminin şart olduğunu, Gümrük İdaresi veya Liman İşletmesinin kendisine sunulan bir konşimentonun orijinal veya sahte olduğunu bilemeyeceğini, ayrıca taşıyanın müşterek avarya, kurtarma veya sair alacakları da olabileceğini ve bu alacaklar için yük üzerinde hapis hakkını kullanabileceğini, gümrük idaresinin veya liman antrepolarının bunları kontrol etme imkânı ve görevinin olamayacağını, Gümrük mevzuatının TTK’nun açık hükümlerini ortadan kaldırmamakta olduğunu,  TTK 1178. maddesinin talep eden tarafça tamamen yanlış yorumlanmakta olduğunu, maddenin taşıyanın sorumluluğunun bittiği anı tespit eden bir kural koymakta olduğunu, yoksa taşıyanın yük üzerindeki haklarının sona erdiği anı tespit etmemekte olduğunu,  aksinin kabulünün taşıyana bahşedilmiş kanuni hapis hakkı düzenlemelerine de aykırı olacağını, ayrıca müvekkilinin taşıyan acentesi olarak 15.06.2021 tarihli noter vasıtasıyla gönderilmiş ihbarnamesinde alacaklarının ödendiğini, üzerinde tahrifat yapılmamış orijinal konşimentonun ibraz edilmesi ve yüklerin tesliminin istenmesi üzerine yüklerin talep edene teslimine bir engel olmadığını açık ve net olarak bildirdiğini, dolayısıyla TTK 1202 maddesinin de uygulama alanı olmadığını, mahkeme orijinal konişmento taşıyana ibraz edilmeden yükün teslimine karar verecek idiyse de, bu durumda taşıyan açısından ortada olan risk, yük bedeli ve ek masraflar ve konişmentonun olası yetkili hamillerine ödenebilecek diğer tazminatları olduğunu, bu halde, alınacak teminatın da, en az yük bedeli ve onun üzerine taşıyan tarafından yapılan masrafları ve hak sahibi olabilecek zararlarını karşılayacak miktarda olması gerektiğini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI: Dairemizin 17/11/2021 tarih 2021/2072 E., 2021/1636 K. sayılı kararı ile; “Talep, ithal edilip navlun bedeli ve her türlü masraf ve harçları ödendiği ileri sürülen malların, acente onaylı konişmento ibraz edilmesi gerekmeksizin liman işletmesince teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbire itirazın reddine reddine karar verilmiştir. HMK'nın \"İhtiyati Tedbiri Tamamlayan İşlemler\" başlıklı 397/1 m. \"İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.\" şeklinde düzenlenmiştir. İhtiyati tedbirden etkilenen 3.kişi konumunda olan ... LTD'ye izafeten ... A.Ş. vekili gerek itiraz duruşmasından önce sunduğu 10/08/2021 tarihli beyan dilekçesinde, gerekse 24/08/2021 tarihli itiraz duruşmasında, ihtiyati tedbir talep eden tarafça HMK 397.m. uyarınca yasal sürede esas hakkında dava açılmadığını ileri sürdüğü halde, ilk derece mahkemesince bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan sadece itiraz nedenleri incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince öncelikle açıklanan bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılması için ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili ve 3.kişi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” şeklindedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/12/2021 tarih ve 2021/148 D.İş. 2021/150 K. Kararı ile; \" ... Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğünün 24/07/2020 tarihli yazısında \"Deniz yolu ile ithal edilerek geçici depo ve antrepolara teslim edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak  hususlar belirlenerek yük teslim talimat formu uygulamasının yürürlüğe konulduğu, sözkonusu yazısının iptali istemi ile açılan davada Danıştay 10.Dairesi tarafından verilen red kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile bozulduğu, karar düzeltme isteminin de red edildiği, bu itibarla bahse konu deniz yolu ile ithal edilecek geçici depo ve antrepolara teslim edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak hususlar ile yük teslim talimat formu uygulamasının söz konusu mahkeme kararına istinaden yürürlükten kaldırıldığı\" belirtilmiştir. İdarenin  bahse konu yazısına göre, gümrük işlemleri tamamlanan malın alıcısına teslimi için gümrük beyannamesi ve ekindeki konişmento haricinde alıcıdan ayrıca yük teslim talimat formu istenmesinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.  Kaldı ki talep eden taraf elinde bulunan orjinal konişmentoyu mahkememizin 2021/44 d.iş sayılı dosyasına ibraz etmiştir. Öte yandan,  talebe konu mal bedelinin talep eden tarafça ödendiği,  navlununda tahsil edildiği dosya kapsamına göre sabittir.  TTK'nın 1202. Maddesine göre belirlenen ve Mahkeme veznesine depo ettirilin para ile, taşıyanın navlun dışında olası ek masrafları ile ilgili TTK'nun 1201.maddesinden kaynaklanan hapis hakkı teminat altına alınmıştır. Üçüncü kişi konumundaki ... vekili tarafından itiraz dilekçesinde talep eden tarafça HMK'nun  397.maddesi uyarınca yasal süre içerisinde esas davanın açılmadığı ileri sürülmüş ise de, mahkememiz tarafından verilen tedbir kararı HMK'nun 397 ve devamı maddelerinde düzenlenen mahiyette bir tedbir kararı olmayıp  TTK'nın 1202. Maddesine göre verilmiştir. TTK'nın 1202. Maddesindeki düzenleme deniz taşımaları için getirilen özel bir hükümdür. Burada amaçlanan taşıyanın hapis hakkının hapis hakkını güvence altına alacak bir teminat ile malın alıcısına tesliminin sağlanmasıdır. Dolayısıyla TTK'nın 1202. Maddesinde, HMK'nun 397.maddesine göre verilen ihtiyati tedbir kararında olduğu gibi talep eden taraf için belli bir süre içerisinde dava açma yükümlülüğü getirilmemiştir. Ancak Karşı tarafın yani taşıyanın söz konusu taşımadan kaynaklanan bir alacağı bulunuyor ise, hapis hakkı kapsamında  alacağını yatırılan teminattan tahsil etme yoluna gidebilecektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, talep eden tarafın ithal ettiği ve Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünde bulunan malların TTK'nın 1202.maddesine göre, takdir edilen teminatın depo edilmesi koşulu ile  talep eden tarafa teslimine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, sözkonusu  karara yönelik itirazların reddine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \"Mahkememiz kararına itiraz edenlerin itirazların reddine, \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili ile 3.kişi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; Teslime konu malların bozulabilecek türde olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olmadığını, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığından görev itirazları olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan Ankara mahkemeleri olduğunu, mal bedelinin tamamı üzerinden teminat alınması gerektiğini, malın firmanın acente onaylı konişmentonun alıcı nüshasının müvekkiline ibraz edilmemesi nedeniyle teslim edilmediğini, liman idarelerinin taşıyanın talimatına göre hareket etmesi gerektiğini belirterek kararın ve tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. Üçüncü kişi vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK 1202. m. şartlarının mevcut olmadığını,  ayrıca TTK 1202. m. uyarınca çekişmeli alacağın tamamının deposuna karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki çekişmeli bir tutarın da bulunmadığını, verilen kararın bir ihtiyati tedbir kararı olduğunu, buna göre harçlandırıldığını ve isimlendirildiğini, ilk derece mahkemesinin görüşünün aksine, TTK 1202 maddede talep eden tarafından dava açılması için bir süre öngörülmemiş olmasının burada talep eden tarafın esasa ilişkin dava  açma süresinin olmadığı anlamına gelmeyeceğini, ihtiyati tedbirin herhangi bir konuda herhangi bir kanun maddesine göre de verilebileceğini, her kanunun maddesinin altına talep edenin dava açması için ayrıca bir süre eklenmesinin kanun tekniği açısından söz konusu dahi olamayacağını, ihtiyati tedbir kararlarının HMK 397. maddeye genel kurala tabi olduğunun açık olduğunu, tedbir kararının TTK 1236.maddesine de aykırı olduğunu, olayın esasını çözecek biçimde tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek kararın ve tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, ithal edilip navlun bedeli ve her türlü masraf ve harçları ödendiği ileri sürülen malların, acente onaylı konişmentosu ibraz edilmesi gerekmeksizin liman işletmesince teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince TTK 1202.m. uyarınca verilen tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbire itirazların reddine  karar verilmiştir. TTK'nın Hapis Hakkını düzenleyen TTK 1201/1 m. uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için TMK’nun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir. Aynı Yasanın Çekişmeli Tutarın Yatırılması ve Teminat başlıklı 1202. maddesi hükmüne göre ise, taşıyanın alacakları hakkında uyuşmazlık çıkarsa, çekişmeli tutar, mahkemece belirlenecek yere yatırılır yatırılmaz, taşıyan, eşyayı teslim etmek zorunda olup, söz konusu madde uyarınca eşyanın teslimine ilişkin verilecek kararın bir ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olduğu açıktır. Maddenin devamında söz konusu tedbir kararına itiraz, kararın uygulanması prosedürü, kararı tamamlayan işlemlerin ne şekilde olacağı hususları özel olarak düzenlenmediğine göre, bu hususlarda HMK 389. ve devamı maddeleri hükümlerine tabi olduğu kabul edilmelidir, dolayısıyla mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi haklı görülmemiştir. Öte yandan taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıyanın alacaklarına ilişkin olmayıp, malların  acente onaylı konişmento ibraz edilmeksizin liman işletmesince teslim edilip edilemeyeceği hususunda olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde özellikle TTK 1236 m. hükmü dikkate alınması gerektiği halde, mahkemece, sadece taşıyanın alacaklarına ilişkin uyuşmazlık halinde uygulama alanı bulan TTK 1202.m. uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemenin kabulüne göre ise, TTK 1202.m. uyarınca ihtiyati tedbir talebinin çekişmenin tarafı olan taşıyana da yöneltilmesi gerektiği dikkate alınmamıştır. Bununla birlikte tedbire itiraz eden 3.şahıs vekili, ihtiyati tedbir kararı sonrasında yasal sürede esas hakkında dava açılmadığını ileri sürmüştür. HMK'nın \"İhtiyati Tedbiri Tamamlayan İşlemler\" başlıklı 397/1 m. \"İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.\" şeklinde düzenlenmiştir. Dosya incelendiğinde tedbir isteyen tarafça 13/07/2021 tarihinde teminat yatırılarak gümrük müdürlüğüne ve liman işletmesine tedbirin uygulanması yönünde yazı yazılması talep edilmek suretiyle 08/07/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmiş  tir.  Ne var ki dosya kapsamında bu tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davanın açıldığına dair herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmamış olup, bu durumda ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkmış, ihtiyati tedbire itirazlar da konusuz kalmıştır. HMK 331/1.m. davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedecek ise de, istinafa konu  08/07/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararında ve 10/12/2021 tarihli ek kararda taraflar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş ve bu hususta bir istinaf nedeni de ileri sürülmemiş olmakla, bu hususta bir değerlendirmede bulunulmamıştır. O halde mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili ve 3.kişi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK 353/1-b2 m. uyarınca ek kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan itirazlar hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili ve 3. kişi vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 10/12/2021 tarih ve 2021/148 D.İş - 2021/150 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak sureti ile; 2-Konusu kalmayan itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harç peşin alındığından yeniden  alınmasına yer olmadığına, 4-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf ve 3. kişi  tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 7-İhtiyati tedbire itiraz edenlerce yapılan istinaf giderlerinin takdiren üzerlerinde bırakılmasına,8-Bakiye gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,9-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/02/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c729755864d4e03c","SID":"b26600c4275b8156"}}