{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/64 Esas<br>KARAR NO: 2024/956 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/30 Esas - 2021/490 Karar<br>TARİHİ: 24/06/2021<br>DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2014/1428 ESAS 2015/630 KARAR SAYILI  DOSYASINDA<br>DAVA: Menfi Tespit/İstirdat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı banka ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında 21.01.2008 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kendisinin bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, ayrıca bu kredinin teminatı olarak ... İlçesi, ... Köyünde kain ve tapunun ... pafta, ... ada, 1 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerine 21/01/2008 tarihinde 1.200.000,00 TL miktarlı teminat ipoteği tesis edildiğini, yine davalı banka ile ... arasında 26.05.2008 tarihinde 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kendisinin bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, bankanın, ... Tic. Ltd. Şti. ve ... ’e kefaleti ve imzası olmayan sözleşmelere dayalı olarak krediler kullandırdığını, davalı ... Bankası T.A.0’nun Ankara .... Noterliğinden 22.12.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerini gönderdiğini, sonrasında .... Tic. Ltd. Şti. aleyhinde 02.10.2010 tarihinde araç kredileri ve diğer kredileri toplayarak İst. ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından 375.747,00 TL için ... ve ... plaka sayılı araçlar için menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatttığını, davalı bankanın aynı borç için bir de İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 375.747,00 TL’lik ilamsız takip başlattığını, takibe dayanak kredi sözleşmelerinde müteselsil kefalete ilişkin imzasının bulunmadığını, takip konusu kredilerin müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmadığını, yine davalı bankanın ... kullandırılan kredi için 26.05.2008 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 152.504,00 TL miktarlı İcra takibi başlattığını, takip konusu krediler için verilmiş çekler, menkul rehinleri ve ipoteğin bulunduğunu, ayrıca 470.000,00 TL civarında ödeme yaptıklarını, az bir borcun kaldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, bu dosyaya bir borcunun bulunmadığını, Bankomat, Kredi Kartı, Araç Kredisi ve Rotatif Kredi Sözleşmelerinde müteselsil kefaletinin ve kefalet imzasının bulunmadığını, kredi Sözleşmesinde, ferdileştirilmiş bir borç için kefalet bulunmadığından kefalet beyanının geçersiz olduğunu, ayrıca ipotekli taşınmazın cebri icrada 900.000,00 TL’ye satılarak paraya çevrildiğini beyanla müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarından borcunun bulunmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline, davalı aleyhine %40 haksız takip tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın süresi içinde açılmadığını, dava açılırken yatırılan harcın eksik yatırıldığı, aynı konuda açılmış ve reddedilmiş davalar olduğundan kesin hüküm ve derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı  ... kredi borçlusu ...Tic. Ltd. Şti. ve  ... arasında imzalanan kredi sözleşmelerini müteselsil kefil olarak imzaladığını, ... Tic. Ltd. Şti.’nin asalaten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak ... ilçesi, ... Köyünde kain ve tapunun  ... pafta, 2 ada, 1 parsel numarasında kayıtlı taşınmazı üzerine 21.01.2008 tarihinde 1.200.000.00 TL miktarlı teminat ipoteği tesis ettirdiğini,...Tic. Ltd. Şti. ve kefili hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız haciz yolu ile bu kredinin teminatı olarak ... ve ... plaka sayılı araçlar üzerinde tesis edilmiş menkul rehinlerinin paraya çevrilmesi için tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile, ...Tic. Ldt. Şti. ve ... müteselsil kefili olduğu kredi boçlusu ... ’in kullandığı krediler nedeniyle ... Tic. Ldt. Şti. ve ... hakkında İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız haciz yolu ile, bu kredinin teminatı olarak ... plakalı araç üzerinde tesis edilmiş menkul rehinlerinin paraya çevrilmesi için tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile, ...Tic. Ltd. Şti.’nin asalaten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak ... ilçesi, ... Köyünde kain ve tapunun ... pafta, ... ada, 1 parsel numarasında kayıtlı taşınmazı üzerine 21.01.2008 tarihinde 1.200.000.00 TL miktarlı ipoteğin paraya çevrilmesi için İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, ipotekli taşınmazın cebri icra yolu ile 900,000,00 TL bedelle satışının yapıldığını, ihalenin kesinleştiğini, yapılan takiplerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA Davacı şirket vekili dava dilekçesi ile; asıl davada iddia ettiği tüm hususları tekrarla bu kez; davacı şirketin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyalarından borcunun bulunmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline, davacı şirket lehine %40 haksız takip tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; asıl davada savunmaya ilişkin beyanlarını aynen tekrarla davanın reddine, lehlerine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve 2021/30 Esas - 2021/490 Karar sayılı kararında;\"Asıl ve birleşen dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tatahsili için girişilen icra takibine karşı İİK.m.72 uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.İstanbul 4. ATM'nin 2014/1428 -2015/630 E-K. Sayılı dava dosyası, taraf ve konu birliği bakımından mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkememizce 2014/1565 - 2018/210 E. K. sayılı,  22.03.2018 tarihli karar ile :''...asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine...''  karar verilmiş,  Karşı asıl davada davacı ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Mahkememiz kararı  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/368 -020/1407 E. K. Sayılı, 03.12.2020 tarihli ilamı ile :''...asıl davanın davacısı ...  (T.C. NO: ... )'in yargılama aşamasında 22/11/2016 tarihinde  vefat etmesi sebebiyle mahkemece HMK' nun 55. Maddesine göre taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle mahkeme kararının asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK'nın 355 ve 353/1-a-4 maddeleri gereğince kaldırılmasına...\" karar verilmiştir.Mahkememizce karar ilamı doğrultusunda ... mirasçıları; ..., ... , ...  ve ... 'e tebligat çıkarılmış ve taraf teşkili sağlanmıştır.Toplanan tüm delillere, iddia ve savunmaya, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişiler heyeti kök ve ek raporuna  ve tüm dosyalar kapsamına göre; asıl ve birleşen davada; gerek davacı şirketin C. Savcılığına yaptığı şikayet üzerine savcılık nazarında ve akabinde açılan dava üzerine Bakırköy 33. Asliye Ceza mahkemesinin 2015/611 E sayılı dava dosyasında ve gerek mahkememizde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında tartışmasız olan husus, davalı bankanın İSTOÇ şubesi tarafından asıl borçlu  ... Ltd. Şti. ve dahi asıl borçlu ... 21.01.2008 ve 26.05.2008 tarihlerinde ayrı ayrı Genel Kredi Sözleşmesi - Çerçeve Sözleşme kapsamında  1.000.000-YTL ve 300.000-YTL  limitli krediler açıldığı ve kredilerin  bankomat kredi, kredi kartı, araç kredisi, rotatif kredi, vs. başlığı altında kısmen peyder pey  kullandırıldığı ve diğer davacı ...'in, dava dışı şahıslarla birlikte Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, keza kredi sözleşmesi gereğince asaleten borçlu olan ... Ltd. Şti'nin,  ... kullandığı kredi sebebiyle de müteselsil kefil olduğu hususudur.  Dolayısıyla davalı ...  farklı başlıklar altında kullandırılan kredilerde imzası bulunmadığına dair itirazları haklı ve yasal değildir. Zira krediler genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılmıştır. Çok az miktar eksiğiyle kullandırılan tüm krediler davacının da kabulündedir. (01/11/2016 tarihli dilekçe) Ayrıca, başlangıçta dava açarken hiçbir şekilde kefalet sözleşmesinin şekli esaslara uymadığı yönünden itiraz yok ise de, ek bilirkişi raporuna ve esasa dair ilişkin beyanlara dair verilen dilekçede, bu kez kefalet sözleşmesinin şekil şartları oluşmadığından, yani sözleşmelerde asıl borç belli olmadığından bahisle yeni bir itiraz sebebi ileri sürüldüğü görülmektedir. Genel Kredi Sözleşmeleri ve müteselsil kefalet 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte iken bağıtlanmış olup, incelenen sözleşmelerde kefalete ilişkin şekil şartlarının var olduğu, kefaletin geçerli olduğu görülmektedir. 818 sayılı BK'nun 487 maddesi uyarınca alacaklı tarafından asıl borçlular ile birlikte müteselsil kefiller aleyhine de takibe girişilmesi usul ve yasaya uygundur. (Takip tarihleri 01/02/2010 tarihi olmakla) Davada asıl dava konusu edilen banka alacağının tamamen ve fazlası ile ödendiğine dair iddialar doğrultusunda alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere; davalı bankanın menfi tespit davası açıldığı tarih itibariyle dahi asaleten borçlu .... Ltd. Şti.'den ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla taşınmaz satışından elde edilen 799.018,60-TL nin bu krediye tahsis edilen 682.851,23-TL'si kredi borcundan mahsup edildikten sonra bakiye   245.928,48-TL ana para olmak üzere 294.740,75-TL alacaklı olduğu  (bilirkişi raporu  sayfa 22, 7.i maddesi), asaleten borçlu ...'den ise, ek raporda tespit edildiği üzere ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla taşınmaz satışından elde edilen miktardan 116.167,37-TL si  (ek rapor sayfa 5.b maddesi) mahsup edildikten sonra 94.455,12-TL si ana para olmak üzere 127.743,01-TL (Kök raporda 10.000-Tl ödeme varsayılarak buna göre hesap yapılmış iken aslında ödemenin 6.000-TL olduğunun tespit edilmesi üzerine yeniden yapılan hesaplamada) alacaklı olduğunun hesaplandığı, ancak davalı bankanın ipotek satışından gelen meblağları asıl alacaktan mahsup etmek ve faiz borcundan indirim yapmak suretiyle kredi hesabına ilişkin kayıtlarını kapattığı, davalı yanca tüm takiplerin işlemsiz bırakıldığı, ancak bunun davalı bankanın inisiyatifinde bir husus olup, bilirkişiler raporunda da işaret edildiği üzere zamanaşımı süresi içerisinde davalı bankanın bakiye alacağını talep hakkından feragat etmiş sayılacağı anlamına gelmediği ve nihayet davacıların fazla ödeme yapmadıkları anlaşılmakla, asıl ve birleşen ve menfi tespit konulu davaların subut bulmaması sebebiyle reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. Hernekadar  asıl ve birleşen davada davacı tarafından 23.11.2015 tarihli dilekçe kapsamında asıl dava için 877.898,00-TL üzerinden, birleşen dava için 1.252.647,00-TL üzerinden  harç tamamlanmış ise de,  mevcut takiplerin  aynı borçtan kaynaklı ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla açılan menkul ve gayrimenkul ipotek takipleri ve genel haciz yoluyla takipler olduğu, dolayısıyla en yüksek alacak üzerinden girişilen  takip dosyası esas alınmak suretiyle  davalı lehine vekalet ücreti tahakkuk ettirilmesi adil ve yasal görülmekle,  İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası  alacağı üzerinden ( bu takip dosyasında alacak miktarı hem .... Ltd. Şti. nin asaleten  kullandığı, hem de  dava dışı ... asaleten kullandığı kredilerin toplamı üzerinden  açılmış olmakla) ve tarifenin 2 ve 3. Maddeleri uyarınca vekilin birleşen dava için ayrıca emek sarfetmediği  nazara alınarak davalı vekili lehine tek vekalet ücreti taktirine karar karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla; \"gerekçesi ile, \"Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Asıl ve birleşen davada davacılar vekili asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf dilekçesi ile; davalı banka ile .... Tic. Ltd. Şti. arasında 21.01.2008 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredinin teminatı olarak ... İlçesi, ... Köyünde kain ve tapunun ... pafta,... ada, 1 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerine 21/01/2008 tarihinde 1.200.000,00 TL miktarlı teminat ipoteği tesis edildiğini, davalı banka ile  ... arasında 26.05.2008 tarihinde 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ... şahsi borcunun da davalı banka tarafından .... Tic. Ltd. Şti.'nin borcu kapsamına dahil edildiğini ancak taşınmaz ipotek akdinde müteselsil kefillerin borçlarının da taşınmazla güvence altına alınan kredi kapsamında olacağına ilişkin hiçbir anlaşma ve ibare olmadığını, bilirkişilerce de bu hususta dosya kapsamında hiçbir inceleme yapılmadığını, eksik bilirkişi raporu doprultusunda hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu; Müvekkili  .... Tic. Ltd. Şti. aleyhinde 02.10.2010 tarihinde araç kredileri ve diğer kefiller tarafından kullanılan  krediler, kefillerin kredi kartı borçları dahil toplanarak davalı bankaca İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından 375.747,00 TL için ... ve ... plaka sayılı araçlar için menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, bankanın aynı borç için birde İstanbul ... icra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 375.747,00 TL’lik ilamsız takip başlattığını, takibe dayanak kredi sözleşmelerinde müteselsil kefalete ilişkin koşulların eksik olarak incelendiğini, takip konusu kredilerin müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmadığını, yine bankanın ...’e kullandırılan kredi için 26.05.2008 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 152.504,00 TL miktarlı icra takibi başlattığını;Takip konusu krediler için verilmiş çeklerin, menkul rehinleri ve ipoteğin bulunduğunu, ayrıca 470.000,00 TL civarında ödeme yapıldığını, az bir borç kaldığı halde ipoteğin paraya çevrilmesi için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, bu dosyaya ilişkin olarak bütün ödemelerin yapıldığını, daha önce mahkemeye sunulduğunu ancak taşınmaz satışının ihale yoluyla gerçekleştiğini, müvekkillerinin zarara uğradığını, Bankomat, Kredi Kartı, Araç Kredisi ve Rotatif Kredi Sözleşmelerinde müteselsil kefaletinin ve kefalet imzasının bulunmadığı gibi üst sınır ipoteğine ilişkin olarak inceleme yapılmadığını, kredi sözleşmesinde ferdileştirilmiş bir borç için kefalet bulunmadığından bahisle kefalet beyanının geçersizliğinin bilirkişilerce HMK'nın ilgili maddesi gereğince inceleme konusu olmadığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında alacaklı ... Bankası T.A.O tarafından borçlu müvekkillerin ... Ltd Şti ve ...  aleyhine 01/02/2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini,  (... olduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde kain  ... pafta, ... ada, 1 parsel numarasında kayıtlı taşınmazı ) takipte GOP .... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. sayılı  dosyasından  taşınmazın  01/03/2013 tarihinde 900.000,00 TL bedelle satıldığını, yasal kesintilerden sonra 869.698 TL'nin davalı  alacaklı banka tarafından 18/07/2014 tarihinde 799.018,60 TL olarak dosyadan tahsil edildiğini;İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; yine  davalı alacaklı ... Bankası T.A.O tarafından, borçlu ... Ltd Şti aleyhine 01/02/2010 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini, borçlu şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı kamyon ile ... plaka sayılı kamyon üzerine konulan rehinlerin paraya çevrilmesinin talep edildiğini, araçlar satılmadan alacaklı vekilinin satış avansını 15/07/2014 tarihinde geri çektiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; alacaklı ... Bankası T.A.O tarafından borçlular  .... Ltd Şti ile  ...,  ... aleyhine 01/02/2010 tarihinde genel haciz yolu ile takibe girişildiğini, alacaklının 03/02/2011 tarihinde haciz talep ettiğini, o tarihten sonra dosyada herhangi bir işlem yapılmadığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında; alacaklı ... Bankası T.A.O tarafından borçlular  .... Ltd Şti, ... aleyhine 01/02/2010 tarihinde genel haciz yoluyla takibe girişildiğini, alacaklının 03/02/2011 tarihinde haciz talebinde bulunduğunu, o tarihten sonra dosyada herhangi bir işlem yapılmadığını, Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında davalı bankanın İstoç şubesi tarafından asıl borçlu  ... Ltd Şti 'ne 6002598314 nolu kredi hesabından, ... nolu kredi hesabından, ... nolu kredi hesabından kullandırılan krediler ile, yine davalı bankanın İstoç şubesinden bu kez asıl borçlu ... kullandırılan ... numaralı ve ... numaralı kredi hesabından krediler kullandırıldığının ve takiplerin kullandırılan bu kredilere dayalı olarak açıldığının görüldüğünü, davalı bankanın usul ekonomisine aykırı olarak aynı borç için birden fazla icra takibi başlattığını ve icra takibinde rehinlerin paraya çevrilmesine ilişkin kanuni düzenlemelere de uymadığını, davalı bankanın borca yeter miktarda taşınırı rehnettiğini ancak davacı müvekkillerinin taşınmazlarının ilk olarak satıldığını, taşınır rehnine ilişkin ise dosyalarda hiçbir işlem yapılmadığını; Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1565 Esas sayılı dosyası yönünden; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarında borcun kaynağının asıl kredi borçluları  ... Ltd. Şti. ve ...’in, kullandığı; Bankomat Kredi Sözleşmesi - Kredi Kartı Sözleşmesi - Araç Kredisi (Rehin) Sözleşmesi - Rotatif  Kredi Sözleşmesi olduğunun taraflarca tartışmasız kabul edildiğini, dava konusu icra takiplerindeki borcun dayanağı olan bu sözleşmelerde davacı ...’in kefaleti ve imzası bulunmadığını, borcun konusunun 21.08.2008 ve 26.05.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri olmayıp, özel kredi sözleşmeleri (  Bankomat Kredi Sözleşmesi - Kredi Kartı Sözleşmesi - Araç Kredisi (Rehin) Sözleşmesi - Rotatif Kredi Sözleşmesi) olan bu dosyalardan ...’in borcunun bulunmadığını, Yerel mahkemenin delil olarak sundukları bu özel kredi sözleşmelerini davalı ... Bankası T.A.O değişik tarihli ara kararları ile talebi olmasına rağmen davalı bankanın bu sözleşmeleri mahkemeye ibraz etmekten kaçınarak ibraz etmediğini, Yerel mahkemenin delil olarak sundukları özel kredi sözleşmelerini incelemeden ret kararı vermesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu;Davacı ... Ltd. Şti.nin kullandığı kredilerle ilgili (Bankomat Kredi Sözleşmesi - Kredi Kartı Sözleşmesi - Araç Kredisi (Rehin) Sözleşmesi - Rotatif Kredi Sözleşmesi) İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ( menkul rehininin paraya çevrilmesi) - İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (ilamsız) sayılı dosyalarından mükerrer icra takibi yapıldığını, yine müvekkili ...’in kullandığı kredilerle ilgili İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (menkul rehininin paraya çevrilmesi) İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ( ilamsız ) sayılı dosyalarından mükerrer icra takibi yapıldığını, bilirkişilerce de bu hususun dava dosyası kapsamında değerlendirilmediğini, hiç bir incelemeye konu olmadığını, Yerel mahkemenin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasını bütün alacakların toplandığı kök dosya olarak tespit edip kabul etmesine rağmen; icra takibinden sonra, davalı banka hesaplarına icra takiplerine mahsuben yapılan ödemeleri tarihleri ve miktarları ile bildirip bilirkişilerden veya İstanbul ... İcra Müdürlüğünden dosya kapak hesabı yaptırmadığını, icra takibinden sonra icra takiplerine mahsuben yapılan ödemelerin dosyaya sunulan banka dekontları ve yine dosya içinde mevcut Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/611 Esas sayılı dosyası içinde bulunan 02.07.2015 tarihli ... Bankası T.A.O. Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda mevcut olduğunu, bu ödemelerin 02.07.2015 tarihli ... Bankası T.A.O. Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunun 7. ve 9. sayfasında yer alan tablodaki; 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 40. 41. 42. 43. 44. 45. sıra noda belirtilen davalı ... Bankası T.A.O.  tarafından da kabul edilen ödemeler olduğunu; İcra takibinden sonra yapılan bu ödemelerin toplamının 190.359,00 TL olduğunu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra satışı nedeni ile 900.000,00 TL tahsilat göz önüne alındığında; kök dosya İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ve diğer mükerrer icra takipleri; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından dava tarihi itibariyle davalıya herhangi bir alacağının bulunmadığının görüleceğini, Yerel mahkeme kararında konusu aynı olan alacağın birden fazla icra dosyası ile takip edilmesini kararında seçimlik hak olarak kabul ettiğini, Yerel mahkemenin bu kararının dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması anlamında olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılması halinde alacağın kolayca tahsil edilebilme imkânına sahip olunmasına rağmen; ayrıca 2 ayrı icra takibine girişilmesinin seçimlik hakkın kullanılması ile açıklanamayacağını, uygulanması gereken faiz oranı yönünden Genel Kredi sözleşmelerinin değişken faizli olduğunu, imzalandığı tarihte sözleşmenin 19. maddesinin boş bırakıldığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 19. maddesindeki bu boşluk faiz oranının  %26 ve temerrüt halinde %50 artırılarak %39 faiz oranının uygulanacağının sonradan anlaşmaya aykırı ve kanuna karşı hile yoluna başvurularak doldurulduğunu, bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 21.10.2010 tarihli yapılandırma protokolünde faiz oranının; yıllık %15 ve %5 BSMV kabul edildiğini, bu protokolle GKS 19. maddesinde sonradan yazılan faiz oranının geçersiz hale geldiğini, bu nedenlerden dolayı Yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılması zorunluluğunun doğduğunu beyanla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/30 E. 2021/490 K. sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmelerinden doğan alacakların tahsili talebi ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi, taşınır rehinin paraya çevrilmesi ve genel haciz yolu ile takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Asıl davada davacı taraf, davalı banka ile birleşen davanın davacısı ...Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, ayrıca kredi borcuna teminat olmak üzere maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1.200.000 TL limitli ipotek tesis ettiğini, yine davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 300.000 TL limitli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, davalı banka tarafından adı geçenlere çeşitli kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, bu kredilerde ise herhangi bir kefaletinin bulunmadığını, genel kredi sözleşmelerindeki kefaletlerinin geçersiz olduğunu, buna istinaden verilen ipoteğin de geçersiz sayılacağını, davalı banka tarafından aynı alacak için hem rehnin paraya çevrilmesi, hem ipoteğin paraya çevrilmesi, hem de genel haciz yolu ile mükerrer şekilde takip yapıldığını, icra takip dosyalarına konu borçların ödendiğini beyanla İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı banka davanın reddini savunmuştur.Birleşen davada davacı taraf, davalı banka ile aralarında 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi dava dışı ... müteselsil kefil olarak imzaladığını, ... tarafından ayrıca kredi borcuna teminat olmak üzere maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1.200.000 TL limitli ipotek tesis edildiğini, yine davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 300.000 TL limitli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, davalı banka tarafından değişik tarihlerde kullandırılan kredilerden doğan borçların tahsili için birden fazla farklı türde takip başlatıldığını, icra takiplerinden sonra ayrı ayrı tahsilatlar yapıldığını, kredilerden doğan tüm borçların yapılandırıldığını ve yapılandırma sözleşmesinde faiz oranının yıllık %15 olarak belirlendiğini, genel kredi sözleşmelerinde ise faiz oranının belirtilmediğini, buna rağmen icra takip dosyalarında yıllık %39 oranında faiz talep edildiğini, bu faizin yasaya aykırı olduğunu, davalı bankaya takipten önce ve sonra ödemeler yapıldığını, ayrıca ipotekli taşınmazın paraya çevrildiğini, bu nedenle davalıya herhangi bir borcun kalmadığını beyan ederek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas, ... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı banka davanın reddini savunmuştur.Dosya kapsamında; davalı banka ile birleşen davada davacı ... Ltd. Şti. ile arasında 21.01.2008 tarihli ve 1.000.000 TL limitli, dava dışı ... ile arasında 26.05.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, asıl davada müteveffa davacı ...'in her iki kredi sözleşmesini aynı bedelle müteselsil kefil olarak imzaladığı, aynı zamanda müteveffa davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde, birleşen davada davacı şirketin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçları için 1.200.000 TL limitli ipotek tesis edildiği, davalı banka tarafından birleşen davada davacı şirket ile dava dışı ... akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden çeşitli adlar altında krediler kullandırıldığı, söz konusu kredilerin ödemelerinde yaşanan aksamalar nedeniyle her iki borçlu ile yapılandırma sözleşmesi imzalandığı, asıl davada müteveffa davacının her iki yapılandırma sözleşmesini ve birleşen davada davacı şirketin ... ile imzalanan yapılandırma sözleşmesini kefil olarak imzaladığı, yapılandırma sözleşmeleri uyarınca taksitlerin ödenmemesi nedeniyle davalı banka tarafından hesapların kat edildiği ve her iki davanın davacıları ile dava dışı borçlulara hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, bundan sonra 29.01.2010 tarihinde asıl davada müteveffa davacı ... ile birleşen davada davacı şirket aleyhine, davacı şirkete kullandırılan krediler nedeniyle doğan 375.747,36 TL alacağın tahsilini teminen İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip, bu alacak için birleşen davada davacı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip, dava dışı ... kullandırılan kredilerden doğan 152.504,01 TL alacağın tahsili için asıl ve birleşen davada davacılar ile ... karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip, hem birleşen davada davacı şirkete, hem de dava dışı ...  kullandırılan kredilerden doğan toplam 528.251,34 TL alacağın tahsili için her iki davanın davacısı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı sabittir. Asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından sunulan 23.11.2015 tarihli dilekçede; asıl davada dava değeri İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacak miktarı 375.747 TL, ... Esas sayılı dosyasındaki alacak miktarı 152.504 TL ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacak miktarı (taşınmazın paraya çevrilerek kapak hesabına göre tahsil edilen bedelin mahsubu ile) 349.647 TL olmak üzere toplam 877.898 TL, birleşen davada ise İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas, ... Esas ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yönünden toplam 1.252,647 TL olarak açıklanarak harç ikmal edilmiş ve bu miktarlar üzerinden dava tarihi itibariyle ve her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı menfi tespit talep edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; davalı banka tarafından birleşen davada davacı şirket ile dava dışı ... kullandırılan kredi türleri ve miktarları, hesap kat ve temerrüt tarihleri, takipten önce ve sonra yapılan tahsilatlar ve tarihleri tespit edilerek öncelikle takip tarihi itibariyle, ardından ise asıl dava tarihi itibariyle alacak miktarı tespit edilmiş, davalı banka kayıtlarında her iki borçlunun kredi hesaplarının 18.07.2014 tarihinde yapılan tahsilatlar ile kapatıldığı tespit edilmiş, davalı banka tarafından ek bilirkişi raporuna karşı sunulan dilekçede davalı borçlulardan banka alacağının tahsil edildiği beyan edilmiş olup Mahkemece; asıl ve birleşen davada davaya konu icra takip dosyalarının akıbetleri sorularak, davalı banka kayıtlarında kredilerin kapatılmış görünmesine binaen icra dosyalarının infazen kapatılıp kapatılmadıkları, davalı banka tarafından dosyalara ödeme ile ilgili bir bildirim yapılıp yapılmadığı, buna göre asıl ve birleşen davada davacıların talebi takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğundan, davacıların dava açmakta herhangi bir hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı, icra dosyalarının davalardan sonra kapatılması halinde ise davaların konusuz kalıp kalmadıkları değerlendirilmediği gibi, her iki davada davaya konu takiplerin türleri ve talep edilen alacak miktarları nazara alınarak, aynı tarihte yapılıp yapılamayacakları, önce rehne müracaat kuralı gereği usulüne uygun olup olmadıkları, derdest takip bulunup bulunmadığı da değerlendirilmemiş, son olarak her iki dosyada açıklanan dava değerine göre dava tarihleri itibariyle, her bir icra takip dosyası yönünden kapak hesabı yaptırılarak, yapılan ödemelerin TBK'nın 100. maddesi gereği mahsubu ile her bir davada, her bir takip dosyası için borçlu olunmayan miktarın belirlenmesi için bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği ve verilen kararın hatalı olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin her iki davaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmeyesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacıların asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının KISMEN KABULÜ ile;  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve 2021/30 Esas - 2021/490 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından asıl ve birleşen davalara yönelik olarak ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde davacılara iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/05/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2904e2654a8d3742","SID":"1df332ee632c90d2"}}