{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1914 <br>KARAR NO: 2024/531 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) <br>TARİHİ: 28/05/2019 <br>DOSYA NUMARASI: 2016/276 Esas - 2019/264 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 17/06/2016 <br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının acenteliğini yaptığı ... vasıtası ile ... numaralı konişmento tahtında ..., ..., ..., ... ve ... numaralı toplam 5 adet 40'lık DRY tipi konteyner muhteviyatı \"Meşrubat Şişesi\" emtiasını Pakistan'ın Port Qasim Limanr'ndan İstanbul Gemlik Limanı'na denizyolu ile taşıttığını, bu taşımada davalının ithalatçı ve yük alıcısı konumunda olduğunu, davalının ithalatçısı ve alıcısı olduğu toplam 5 adet konteyner muhteviyatı emtianın 23.07.2014 tarihinde Pakistan'daki yükleme limanında gemiye yüklendiğini ve Gemlik Limanı'nda gemiden tahliye edildiğini, davalının emtiaları tahliye limanı olan Gemlik Limanı'na ulaşmadan önce davalıya \"...\" yani \"Varış İhbarnamesi\" gönderildiğini, davalının bu yükünün 19.08.2015 tarihinde Gemlik Limanı'na ulaşacağının ihbar edildiğini, davalının 7 günlük serbest ve ücretsiz süre içinde bu yükünü konteynerden boşaltmasının, aksi halde günlük değişken bazlarda demuraj ücretlerinin uygulanacağı belirtilerek tahliye limanında uygulanan demuraj tarifesinin bildirildiğini, buna göre taşıyan ...'ın tahliye limanında 40'lık konteyner için uyguladığı demuraj tarifesinin gösterildiğini, bu demuraj tarifesinin de taşıyanın internet sitesinde düzenli olarak ilan edildiğini, ticari teamül, örf ve adet olan dünyadaki davacı gibi tüm ana konteyner kumpanyalarının bu tariflerini internet sitelerinde ilan ettiğini, davalının 21.08.2014 tarihinde taşımaya ilişkin konşimentoyu cirolamak suretiyle davacıya ibraz ettiğini, yükün kendisine teslimini talep ettiğini ve bunun karşılığında davacıdan teslim ordinosunu aldığını, özünde konteyner demurajının, konvansiyonel taşımacılıkta gemilerin limanda beklemesinden kaynaklanan demuraj ücretinden farklı olarak, konteynerin fuzuli işgal edilmesinden kaynaklanan bir bedel olduğunu, her ne kadar davalının 21.08.2014 tarihinde davacıdan teslim ordinosu almış olsa da, bu tarih itibari ile de hemen konteynerini boşaltmadığını, yükünü limandan konteynerleri ile birlikte çekmek istediğini, bu hususta davacıya her türlü garantiyi ve masrafları karşılayacağına dair Taahhütname verdiğini ve yükünü konteyner ile birlikte limandan çekerek tesislerine götürdüğünü, ancak davalının ... numaralı, ... numaralı 2 adet konteyner kutularını boş olarak ancak 28.04.2015 tarihinde ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı 3 adet konteyner kutularını ise boş olarak ancak 29.04.2015 tarihinde davacıya iade ettiğini, bu yüklerin tahliye limanı olan Gemlik Limanı'na varmasını müteakip, 0-7 gün serbest sürenin sonu olan 04.09.2014 ile 2 adet konteynerin bos olarak davacıya İade edildiği 28.04.2015 tarih ve 3 adet konteynerin ise boş olarak davacıya iade edildiği tarihleri arasında davalı tarafından fuzuli işgal edildiğini, bu tarihler arasında davalı aleyhine demuraj ücretinin işletildiğini, ... ve ... numaralı 2 adet konteynerin 04.09.2014 ila 28.04.2015 tarihleri arasında fuzuli işgal edilmesi sebebi ile davalı adına 29.04.2015 tarih, Seri: AP, Sıra: ... ve 41.760 USD bedelli ..., ... ve ... numaralı 3 adet konteynerin 04.09.2014 ile 29.04.2015 tarihleri arasında fuzuli işgal edilmesi sebebi ile davalı adına30.04.2015 tarih, Seri: AP, Sıra: ... ve 62.910,- USD bedelli demuraj faturasını düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, faturaların davalı tarafından tebliğ alındığını, kabul edildiğini ve davalı adına kesinleştiğini, ancak davalının fatura bedellerini hiçbir şekilde davacıya ödemediğini, dava konusu yüklerin konişmentoya göre gönderilen sıfatını haiz davalı tarafından fiilen teslim alındığını, dava konusu navlun teferruatı hükmünde olan demuraj ücretinin de tahliye limanında oluştuğunu, 6102 s. TTK m. 1176 uyarınca gönderilen taşıyanın bildirimi üzerine gecikmeksizin eşyayı teslim almak ile yükümlü olduğunu, 6102 s. TTK m. 1174/3 uyarınca da gönderilenin (yani davalının) gecikmesi durumunda eğer boşaltma süresi (yani 0-7 gün serbest ve ücretsiz süre) geçmiş ise taşıyanın gönderilenden demuraj ücreti isteyebileceğini, 6102 s. TTK m. 1203 uyarınca da gönderilen eşyanın kendisine teslimini talep ettiği anda ödemeye yükümlü olduğu bütün alacakları navlun ve navlun teferruatlarını yani demuraj ücretlerini de taşıyana ödemekle yükümlü olduğunu, işbu davada da davalının davacıdan ordino almak, yükleri kabul etmek ile bu yüklerinin kendisine teslimini talep ettiği hatta bu yükleri de fiilen teslim aldığına göre tahliye limanında oluşmuş demuraj ücretlerinden de sorumlu hale geldiğini, keza davalının bu yükleri fiilen teslim aldığı için taşıyanın artık navlun ve navlun teferruatı olan demuraj ücretini 6102 s. TTK m. 1205 uyarınca ancak ve ancak gönderilenden yani davalıdan talep edebileceğini, dava konusu yüklerin davalıya fiilen teslim edildiğine göre, TTK m.1205 uyarınca tahliye limanında oluşan demuraj ücretinin tek ve yegane sorumlusunun davalı olduğunu, işbu davada olduğu gibi, demuraj alacağına dayanan bir başka yargılamada, İzmir Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1241 E. 2016/50 K. sayılı ilamı ile gönderilenin konişmentoyu ciro ile devralması, yükün kendisine teslimini talep etmesi ve nihayetinde yükleri de fiilen teslim almış olması nedeni ile TTK m. 1203 uyarınca gönderilenin tahliye limanında oluşmuş demuraj ücretlerinden sorumlu hale geleceğine hükmettiğini, davalının kanuni sebepler dışında aynı zamanda sözleşmesel olarak da tahliye limanında oluşmuş demuraj ücretinden sorumlu hale geldiğini, şöyle ki, davalının taşımaya ilişkin konişmentoyu ciro ile devralmakla konşimentodaki bütün şartlarla bağlı hale geldiğini, dava konusu taşımada davalının konişmentoya göre gönderilen konumunda olduğunu ve bu konişmentonun hamili olarak da taşımaya konu yükleri teslim almış olduğunu, 6102 s. TTK m. 1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili  arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağının kaide olduğunu, taşımaya ilişkin konişmentoda da navlun, navlun teferruatları, demuraj ücretleri ve sair giderlerin ödenmesi konusunda yükletenin ve gönderilenin sorumlu olacağının düzenlediğini, neticeten davacı yan ödenmemiş navlun ücretinin tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hijkmedilmesine, asıl alacağa 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederek huzurdaki davayı açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kendi adına asaleten ve taşıyan ...'ye izafeten acentesi sıfatıyla işbu davayı açan ...'nin demuraj alacağı ile hiçbir bağının bulunmadığını, zira dava konusu alacağa ilişkin faturaların taşıyan ... tarafından kesildiğini ve ödemelerin dava dışı \"...\" firmasına yapılmasının düzenlendiğini, bu nedenle ...nin kendi adına asaleten davacı sıfatına haiz olmasının mümkün olmadığını, zira demuraj faturalarının lehtarının ... A Ş. olmadığını, diğer yandan acentesi olduğu ... firmasına izafeten de dava açabilmesinin mümkün olmadığını, zira acenteliğin 03.10.2013 tarihli geçerliliği belli olmayan özel bir evrak ile acentelik ilişkisinin kanıtlanmaya çalışıldığını, bir an için kabul edilecek olsa dahi söz konusu yetkinin 31.12.2012'de sona erdiğini, dolayısıyla acentelik sıfatı olmayan bir firmanın asil adına izafeten dava ikame edebilmesinin mümkün olmadığını, ... firmasının söz konusu taşımanın taşıyanı olduğunu gösterir delillerin de mevcut olmadığını, zira demurajın deniz hukukunda taşıyan ve taşıtan arasında akdedilmiş taşıma sözleşmesi uyarınca doğan bir alacak olduğunu, davaya konu deniz taşımasında taşıyanın \"...\" İsimli geminin donatanı olduğunu, davada taşıyanın kim olduğunun bilinmemekte olduğunu, doğmuş bir demuraj alacağı olması halinde ödemenin neden davacı taraflara yapılması gerektiğini gösterir herhangi bir delilin de mevcut olmadığını, taşıyanın \"...\" isimli gemi donatanının, taşıtanın ise ... isimli Pakistan firması, yük alıcısının ... Bankası A.Ş. ve ... (...) isimli şahıs firması, davalının ise teslim ordinosu ibraz etmiş firma olduğunu, 21.08.2014 Tarihli ordinoda görüleceği üzere yük alıcısı ... Bankası A.Ş. olduğundan yükü işbu banka dışında kimsenin teslim alamayacağını, davalının yük alıcısı olmadığından, istese dahi yükü teslim atabilecek yetkisinin bulunmadığını, davalının söz konusu taşımaya şu şekilde dahil olduğunu; Uluslararası deniz taşımacılığında yükün göndereninin (... firması) yükün varma limanında belli işlemlerinin yapılabilmesi adına yerel acente atayacağını, bu nedenle de gönderici ve acente arasında ... denilen konşimentonun düzenleneceğini, bu konşimentonun gayesinin yük varma limanına geldiğinde,- yükün İhbarının yapılması olduğunu, kendisine ihbar yapılan müvekkilinin, Ara Konşimento uyarınca gerçek yük alıcısı bankaya haber vermekle yükümlü olduğunu, Akreditifli satışlarda yük alıcısının banka olduğunu, yükün esas alıcısının bankaya gerekli evrakları ibraz etmesi halinde, konşimentonun yükü satın almış olan kişiye ciro edileceğini, gerekli evrakların ibraz edilememesi durumunda bankanın ciro işlemini gerçekleştirmeyeceğini ve yükün teslim alınamayacağını, görüleceği üzere esası kıymetli evrak olan esas konşimentoda alıcının müvekkili firma olmadığından demuraj talep edilmesinin mümkün olmadığını, alacağın taşıtana yöneltilmiş olması gerektiğini, davacının, TTK 1203 uyarınca demuraj alacağının yükün teslim edileceği kişiden talep edilebileceği hususunu belirttiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının yük alıcısı olduğunun kabulü halinde dahi, TTK 1203 maddenin Türk Hukuku'nun uygulanacağı sözleşmelerde geçerli olduğunu, dava konusu taşımaya dayanak sözleşmenin Türk hukukuna tabi olup olmadığının bilinmediğini, zira davacının taşıma sözleşmesini dava dosyasına ibraz etmediğini, taşıma sözleşmesinin olmaması veya taşıma sözleşmesi olmasına rağmen konşimentoda taşıma sözleşmesine atıfta bulunmaması durumunda ise konşimentoda yer alan hükümlerin sözleşmesel hükümler olduğunun kabul edildiğini, dava konusu taşımada, konşimentoda taşıma sözleşmesine atıf yapılmadığını, bu nedenle konşimento uyarınca uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olduğunu, dolayısıyla TTK madde 1203'ün uygulanabilmesinin söz konusu olamayacağını, Türk Ticaret Kanunu 1203 maddesinin uygulanabilir olması halinde dahi davalının hiçbir sorumluluğunun mevcut olmadığını, davalı firmanın yük alıcısı olmadığını, davalı firmanın, yükün tesliminin ihbar edilecek taraf olduğunu, bu nedenle taşıma sözleşmesinden dolayı TTK 1203 uyarınca talep edilebilecek alacakların yükün alıcısından talep edilmesi gerektiğini, davalının yük alıcısı olmamakla birlikte, yükün gerçek alıcısının dahi söz konusu demuraj bedelini ödeme yükümlülüğünün olmadığını, konişmentoda taşıma sözleşmesine atıfta bulunulmaması halinde, taşıyanın navlun sözleşmesine dayanarak yük abasından talepte bulunamayacağını, fakat taşıyanın yük alıcısından yalnızca konşimentoda yer alan sözleşmesel nitelikteki şartlar uyarınca talepte bulunabilme hakkına sahip olduğunu, konşimentoda demuraj alacağına ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığını, dolayısıyla demuraj alacağının yük alıcısından talep edilemeyeceğini, navlun sözleşmesinin üçüncü kişi lehine yapılmış bir sözleşme olup, gönderilen aleyhine borç yaratılamayacağını, sözleşmede ve konişmentoda gönderilenin yükü teslim alım hakkının, yük üzerinde doğacak hapis hakkının doğumuna yol açmış olan bazı alacakların ödenmesi şartına bağlı olduğunu, bu alacakların hangilerinin olduğunun sözleşme veya konişmentoda belirtilmiş olması gerektiğini, konişmentoda demuraj alacağının yük alıcısına yükletileceğine dair düzenlemenin olmadığını, müvekkili firmanın vermiş olduğu taahhütnamede demuraj sorumluluğuna dair bir taahhüdün de bulunmadığını, navlun mukavelesine konu teşkil eden yükün tesellüm edilmiş olması, yükün zilyetliğinin alıcıya geçmiş olması borcun belirli şartların varlığı halinde doğduğunu, sürastarya borçlusunun gönderilen olacağına dair konşimentoda da kayıt olması, yükün teslim alınması Yükün alıcısı ... şahıs firmasının yükü teslim almadığını, TTK 1205 uyarınca yükün teslim edilmesi halinde, taşıtan yerine gönderilenden bazı alacakların talep edilebildiğini, dava konusu olayda yükün teslim alınmadığını, diğer yandan TTK 1207 uyarınca, gönderilen eşya teslim alınmamış olduğundan taşıyanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıtandan talep etmek zorunlu olduğunu, taşıtanın gerekli ödemeleri yapmaması halinde, yük alıcısının borçlu olmasa dahi taşıyanın yük üzerinde navlun ve müşterek avarya alacaklarına ilişkin hapis hakkı olduğunu, bunun için de konşimento da şerh olması gerektiğini, bunun dışında yük alıcısına karşı demuraj alacağından dolayı bir talep yapılamayacağından, davanın reddinin gerektiğini, yükün teslim alınmaması nedeniyle yükün tasfiye edildiğini, gümrük tarafından yük alıcısı dışında bir firmaya satılarak teslim edildiğini, bu durumun gümrüğe sorularak teyit edilebileceğini, tasfiye yönetmeliği uyarınca, yükün satışından elde edilen gelirin gümrük masrafları düştükten sonra yükle ilgili alacaklılara ödendiğini, taşıyanın demuraj alacağı olduğu, zira konteynerin yük satılana kadar işgal edildiğinin bilindiğini, bu durumda taşıyanın bu satıştan demuraj alacağını tahsil edilip edilmeğinin bilinmediğini, iş bu hususun davacı tarafça ortaya konulması gerektiğini, ayrıca ... Bankası'ndan orijinal yük konşimentosunun ciro edilip edilmediğinin sorulması gerektiğini, ciro edilmiş ise, yük alıcısının ... - ... firması olacağını, aksi halde yük alıcısının banka olduğunu ve işbu davanın ... Bankası'na yöneltilmesi gerektiğini, yükün gönderilen dışında başka bir şahıs/kuruma teslim edildiği anda taşıyanın yük üzerinde tüm rehin haklarının sona erdiğini, bu durumda taşıyanın oluşmuş demuraj alacağı için taşıtana başvurma hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla, taşıyanın yalnızca taşıtandan söz konusu demuraj bedelini talep etme hakkı olduğundan, taşıtan dışında 3. kişilere bu hakkı yöneltmesi mümkün olamayacağından, işbu davanın reddi gerektiğini, gümrük mevzuatı uyarınca bir yükün, mücbir bir sebep yok ise, 45 gün depolama süresi ve 30 gün de ek süre verilmesi halinde en fazla 75 günün hitamında tasfiye hükümlerine tabi olduğunu, yükün varma limanının geçici depolama yeri olduğunu, malın CİF değerinin %1 tutarı ödenerek mahrece İade veya ithal izni verilebildiğini, bunun da yalnızca malın sahibinin veya konteyner sahibinin talebiyle olabildiğini, davaya konu yükte, liman işletmesinin malın tasfiyeye kaldığını gümrük müdürlüğüne bildirmiş olmasına rağmen, neden 75 günden sonra tasfiyeye gidilmediğini ve yükün konteyner da tutulduğunu, konteyner sahibinin rızası olmadan konteynerin liman dışına çıkabilmesinin mümkün olmadığı, zamanında tasfiye işlemi başlatılmış ve yük konteynerden boşaltılmış olması halinde, söz konusu fahiş demuraj meblağının doğmayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için demurajdan sorumlu oldukları kabul edilmiş olsa dahi, işbu fahiş tutarın taşıyanın gereği gibi davranmamasından dolayı oluştuğunu, zira yükün varma limanına 21.08.2016 tarihinde gelmiş olup, konteynerin 29.04.2015 tarihinde demurajdan çıktığının ifade edildiğini, oysa bu tarihte demurajdan çıktığına dair dosyada herhangi bir delil mevcut olmamakla birlikte, bir an için bu tarihin doğru olduğu kabul edilse dahi, söz konusu malın tasfiyesinin 8 ay gibi uzun süre alması mümkün olmayacağı gibi, neden bu süre boyunca yüklerin konteynerde kaldığı sorusuna da cevap verilmesi gerektiğini, davacının, davalıya gönderilmiş olan faturalara itiraz edilmediği yönünde gerçeğe aykırı beyanda bulunmuş olduğunu, zira Bakırköy .. Noteri aracılığı ile 06.05.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturaları kabul etmediğini belirterek iade ettiğini, söz konusu iade ihtarının 08.05.2015 tarihinde davacı firmanın evrak almaya yetkili daimi çalışanına teslim edilmiş olduğunu, davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  28/05/2019 tarih ve 2016/276 Esas - 2019/264 Karar sayılı kararı ile; \" Mahkememizce aldırılan 27/04/2018 havale tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi ayrık raporunda özetle; davacının davalıdan alacağının olduğu, davacının alacaklarının yasal faizleriyle birlikte tahsilinin mümkün olduğu, davalının da davacıya ilgili tediyenin yapılması sonrası ithalatçı firmaya rücu edileceğinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan 27/04/2018 havale tarihli Bilirkişi ... ile ... tarafından sunulan bilirkişi çoğunluk raporunda özetle; Davacı firmanın taşıyan, Davalı ... ise Gönderilen sıfatlarına haiz olduğunu, konteyner demurajına yol açan gecikmenin Dava dışı ithalatçı firma tarafından emtiaların teslin alınmaması sonucu, Emtiaların tasfiyeye girerek satılması olduğunu, davacının\ttoplam demuraj alacağının, dava dosyasında mübrez tarifeye göre : 108.690,-ABD Doları olduğunu, Davacının ise teslim tarihi ve serbest süre miktarını farklı uygulaması sonucu 104 670 ABD Doları talep ettiğini, davalı firmanın, dava dışı İthalatçı firma ... ile aralarında bir taşıma sözleşmesi ve demuraj rücu konusu ite ilgili bir yaptırım var ise, bu miktarı dava dışı ... firmasına rücu edebileceği, dava konusu olmayan diğer işlemler nedeniyle, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 4 000,- TL borçlu olduğu, takip tarihinden sonra yapılan işlemler sonucunda 09.07.2015 tarihinde davacı şirket borcunun 2.685,- TLna gerilediği, bakiyenin 31,12.2015 tanh, 2770 sayılı yevmiye maddesinde 159 verilen Sipariş Avansları hesabına aktarıldığı, anılan bakiyenin ... sayılı yevmiye kapanış maddesinde davacı cari hesabı karşısında aynen yer aldığı görüldüğü belirtilmiştir. Bilirkişi ...' ün 29.12.2017 tarihli ayrık raporunda özetle, davacının davalıdan \"alacağının\" olduğu, Davacının,  alacaklarının yasal faizleriyle birlikte tahsilinin mümkün olduğu; davalının da, davacıya ilgili tediyenin yapılması sonrası, İthalatçı firmaya rücu edebileceğinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan 08.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı ... Ltd. tarafından ihraç edilen bürüt 91.967 kg, net 88.817 kg emtianın dava dışı ...'e satıldığı, satış teslim şeklinin CFR-Gemlik, mal bedeli ödemesinin ise ... Bankası aracılığı ile akreditif şeklinde kararlaştırıldığı, dosyada mevcut ... konişmento - ... incelendiğinde; Mal taşımaya dava dışı ... firmasına verildiği, bu firmanın akdi taşıyan sıfatı ile taşımayı davacı ... firması ile organize ettiği, davalının ise bu süreçte Pakistan firması ... firmasının acentesi-limanda süreç yürütecek yetkilisi olduğunun konişmentodan anlaşıldığı, ANA KONİŞMENTO-master bili of lading incelendiğinde ise, dava dışı ... firmasının taşıtan ve davalının GÖNDERİLEN olarak belirtildiği; malın asıl ithalatçısının ... olarak gösterildiği» ancak davalının burada-gönderilen-malr çekmeye yetkili olduğunun sabit olduğu, davalının varışta kabul ettiği 'TAAHHÜTNAME\" içeriği incelendiğinde, konteyner demurajı oluşması halinde bundan sorumlu olduğu yönünde bir taahhüdünün bulunmadığı, ancak kendisine demuraj tarifesi ve hesaplama konusunda varış ihbarı ile bildirimde bulunulduğu, varış ihbarının .../21.08.2014 günlü özet beyan tescil edilen MASTER Konişmento kapsamı ile davalıya yapıldığı, davalının ve davacının her ikisinin de; konteynerler içerisindeki malın 45 günlük özet beyan süresi İçinde çekilmediğinden, tasfiye sürecine giren malları konteyneri erden boşaltılmasının sağlanması yönünde eylemsiz kalarak, konteynerlerlerin de tasfiye sürecine dahil olmasına göz yumduğunun anlaşıldığı, taşıma sonunda TESLİM ENGELİ ortaya çıktığı ve malın alıcısı tarafından çekilmediği için, malın TASFİYE sürecine girdiği, 45 günlük özet beyan sürecinde gümrükçe onaylanmış işlem görmeyen mal bakımından bundan sonra tasfiye edildiği, özet beyan-geçici depolamada azami 45 günlük süreden sonra tasfiye sürecine girmesi gereken mal bakımından Tasfiye İdaresinin sorumluluğu ve tasfiye sürecinde konteyner içinde yükün beklemesi veya boşaltılması sürecinden İDARE makamlarının yetkili ve  sorumlu olduğu, davalının konteynerleri tutma, bekletme ve bundan dolayı demuraj ödeme yönünde bir beyanı, en azından kendi adına ve kendi hesabına bir taahhüt olarak dosyada teyit edilmediği, ... nolu konişmentoda kayıtlı eşyalar hakkında davacı tarafından davalı adına ... sayı ve 21.08.2014 günlü özet beyan tescil edilen ... Konişmentoya binaen, Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının, mal faturalarında eşya alıcısı olarak görünen ... adına IM011448/21.08.2014 tarihli özet beyan tescili yaptığı ve yine alıcısı ... adına ... düzenlediği, bu halde eşya alıcısının/gönderilenin ... olduğu, demuraj ücretine karsı asıl sorumluluğun gönderilen sıfatı 1le ... ve taşıtan sıfatı ile ... firmasına ait olduttu. Değerlendirildiği, davaya konu istem bakımından; TTK m. 1203'ün koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir, gönderilenin TTK.m.1203 kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı olması esası dikkate alındığında, dosya kapsamı bilgi ve belgeler irdelendiğinde bu koşulların oluşmadığı tespiti ile, davalı yanın de mu rai bedeline karsı sorumlu tutulamayacağı, aksine kanaat halinde, Davacının konişmentoda asıl ithalatçıyı bildiği ve onun malı almaması-teslim engeli halinde davalının sadece temsilen-dolaylı temsilci sıfatı ile gönderilen olduğunu bilerek süreci yürüttüğü gözetilerek; 45 günlük özet beyan-geçici depolama süreci için davacının davalı yandan 11.700 USD demuraj talep edebileceği, 45 günlük süre aşıldıktan sonraki, tasfiye süreci bakımından işleyen süreçten tasfiye idaresi ve asıl ithalatçının sorumluluğunda olacağı, bu bakımdan tasfiye süreci sonrasında oluşan demuraj ücretine karsı davalının sorumluluğunun olmadığının değerlendirildiği, 45 günlük süre aşıldıktan sonra, tasfiye idaresi ve asıl ithalatçının sorumluluğunda olan tasfiye süreci bakımından davalının demuraj sorumluluğu olmayacağının değerlendirildiği, aksi kanaat halinde ise, davacının tarifesine göre 104.670 USD demuraj hesaplandığı belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  Davalı ... Lojistik'in gerek emtianın gümrükte toplam bekleme süresi olan 75 gün içerisinde, gerekse bu sürenin bitiminden sonra tasfiye yoluyla satışına kadar geçen süre içerisinde emtianın ithaline, ihracına, antrepoya alınmasına, transitine veya konteynerlerden boşaltılmasına ilişkin bir takip yetkisinin bulunmaması ve emtianın gümrük denetiminde uzun süre bekletilmesinin tamamen emtia üzerinde tasarruf yetkisi bulunan ... Bankası ve ... firmasından kaynaklanması sebebiyle davacı tarafından talep edilen Demuraj ücretinden sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Dava; deniz taşımasında kullanılan konteynerin serbest süreden sonra teslim edilmemesi nedeniyle konteyner demuraj alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; konteynerlerin tahliye limanına 21/08/2014 tarihinde gelip davaya konu takibin 02/06/2015 tarihinde başlatıldığı nazara alındığında TTK 1246. Maddesi uyarınca zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili mahkememiz yetkisine itiraz etmiş ise de uyuşmazlığın TTK 5.kitabında yer alan uyuşmazlıklardan olup mahkememizin İstanbul Mülki Hudutları dahilinde münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortalarına bakmakla görevli kılınan mahkeme olduğu nazara alınarak ayrıca yetki itirazının da usulünce de olmadığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili uygulanacak hukuk itirazında bulunarak uyuşmazlığa İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de; davaya konu uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunsa da boşaltma limanı Türkiye olup baskın hukukun Türk Hukuku olduğu anlaşılmakla uygulanacak hukuk itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, özü itibariyle birbirini teyit edip mahkememizce itibar olunan 27/04/2018 havale tarihli ve 28.01.2019 tarihli bilirkişi çoğunluk raporları birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut uyuşmazlığın çözümüne ilişkin belgelerden ... nolu konişmento kayıtları incelendiğinde, Shipper -Yükleten: ... Limited Consignee gönderilen: ... Bankası Notify Party- ihbar olunan; ..., delivery Agent -Teslim Acentesi; ... (... Tic. Ltd. Şti.; Konteyner No: ..., ..., ..., ... ; teslim Şekli: Konişmentonun orta hanesinde CFR Gemlik ibaresi yer aldığı, ... nolu Konişmento Shipper yükleten: ... (...) Ltd.; Consignee [Gönderilen]: ... Dış Tic. Ltd.; Notify Party -İhbar Olunan: ... Turizm İnş. ve Dış Tic Ltd. olduğu, 16/8/2014 tarihli varış ihbarının ... tarafından ... nolu konişmentonun notify party -ihhar olunan hanesinde yer alan ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ye yapıldığı, yük teslim alma formu uyarınca ... nolu konişmento tahtında yapılan taşıma bakımından eşyanın ...'e teslim edilmesi yolunda talimatın ...'a izafeten ... A Ş. tarafından verildiği, ... Lojistik antetli ... nolu konişmento için düzenlenen tahhütnamede ... Lojistik şirketinin kaşesi ve üzerinde imza yer aldığı ve ''...teslim alınan konteynerleri tarafınızca belirtilecek stok sahasına veya limanlara mesai süreleri içinde boş, temiz ve hasarsız olarak teslim edeceğimizi...konteynerde ve mallarda oluşabilecek hasarlar dahil her türlü sorumluluğun tarafımıza ait olduğunu.. .taahhüt ederiz.\" ibarelerinin yer aldığı, konişmentonun arka yüzünün 16. Maddesinde, tacirin konteyner gecikme ücretinin ödenmesinden sorumlu tutulduğunun ifade olunduğu görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlıkta, satış ilişkisinde teslim şekli olarak CFR kararlaştırıldığı, satış ilişkisinde yer alan bu kaydın anlamı taşıma sözleşmesinin satış sözleşmesinin satıcısı tarafından kurulacağı anlamına geldiği, ... nolu konşimento uyarınca satış sözleşmesinin satıcısının ... Limited; alıcı tarafın ise ... olduğu,  konişmentonun gönderilen hanesinde ... Bankasının bulunduğu, ... nolu konşimento uyarınca taşıma taahhüdünde bulunan taşıyan ... Ltd. Şti olduğu, CFR kaydı ile birlikte değerlendirme yapıldığında konişmentonun shipper-yükleten hanesinde yer alan ... Limited ile ... (...) Ltd. arasında bir navlun sözleşmesi kurulduğu,  sözleşme uyarınca ... Limited taşıtan, ... (...) Ltd. ise taşıma taahhüdünde bulunan taşıyan olduğu,  ... nolu konşimento uyarınca ... Ltd, şirketi taşıma işini  kendisi yerine getirmediği ve 2. Konişmento uyarınca taşıyan sıfatını sahip ... ile alt navlun sözleşmesi kurduğu, ... nolu konşimentoda ... nolu konişmentonun taşıyanı ... şirketinin ... nolu konişmentonun shipperı olduğu, bu konişmentonun gönderilen hanesinde ise davalının yer aldığı, böylece ...'e karşı taşıtan sıfatının ... Ltd.'ye gönderilen sıfatının ise davalıya ait olduğu,  konişmentoda nihai ithalatçı olarak ...' in yazılı olması sonucu değiştirmeyeceği, ...' nin eşyayı konişmentonun ibrazı uyarınca senette hak sahibi olarak gözüken kişiye teslim edeceği, ... tıolu konişmento uyarınca eşyanın boşaltma limanında teslimini isteme hakkının davalıda olacağı, ...' in ... nolu konişmento ile eşyanın teslimini isteyemeyeceği ve davalı tarafça verilen taahhütname de göz önüne alınarak sorumluluğun davalıda olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının sorumlu olduğu miktar açısından yapılan değerlendirmede, teknik bilirkişilerce yapılan hesaplamaların birbiri ile ve de dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, buna göre davalının 104.670 USD demuraj alacağından sorumlu olduğu, ancak doktrinde ve ... tarafından yapılan  çalışmada konteyner taşıma ücretinin hukuki niteliği değerlendirildiği ve Borçlar Hukuku anlamında bir ceza koşulu niteliğinde olduğu görüşüne varıldığı, BK nın 182/son  maddesinde  \" Hakim  faiş gördüğü cezayı  tenkis ile  mükelleftir \"  hükmü kabul edilmiş olup, söz konusu yasa maddesinin kamu düzeninden sayıldığından resen nazara alınması gerektiği, davalı vekilinin aşamalarda sunduğu yazılı ve sözlü beyanlarda hesaplanan tutarın fahiş olduğunu ifade etmesi ve döviz kurundaki artış da göz önüne alınarak hesaplanan demurajın 1/2 oranında tenkisine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Demuraj alacağının yargılama sonucunda ortaya çıkması göz önüne alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile Küçükçekmece ... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 52.335 USD üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, 2-Koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İşbu davanın demuraj ücreti alacağına ilişkin olduğunu, dava konusu taşımada davalı yanın müvekkili tarafından düzenlemiş konişmento üzerinde yük alıcısı gönderilen olarak yer almakta olduğunu, dava konusu yüklerin tahliye limanına ulaşıp gemiden tahliye edilmesinden sonra davalı yanın yük alıcısı olarak elindeki konişmentoyu ciroladığını, bu konişmentoyu müvekkiline ibraz ederek yükleri kabul ettiğini müvekkiline taahhütname verdiğini ve imzası karşılığında müvekkilinden eski adı ile ordino, yeni adı ile yük teslim talimatı aldığını, Genel kural olarak TTK m.1171/4 uyarınca tahliye limanında oluşan demuraj ücretlerinin borçlusunun “Taşıtan” olduğunu, TTK m.1200 uyarınca da \" Taşıtan \" ın navlun borçlusu olduğunu, ancak bu maddenin istisnası olarak, TTK m.1203 uyarınca “Gönderilenin” yükü kabul etmesi üzerine bu sefer “Gönderilen” in tahliye limanında oluşmuş bütün masraflardan ve demuraj ücretlerinden sorumlu hale geleceğini, bu vesile ile TTK m.1203 uyarınca davalı yanın tahliye limanında meydana gelmiş demuraj ücretlerinden sorumlu olacağını, Yerel mahkemenin yapılan yargılama neticesinde yukarıda anılan nedenlerle davalının toplamda (aynı talepleri gibi) 104.670 USD demuraj alacağından sorumlu olduğunu tespit ettikten sonra gerekçeli kararının son paragrafında; \"...buna göre davalının 104.670 USD demuraj alacağından sorumlu olduğu, ancak doktrinde ve ... tarafından yapılan  çalışmada konteyner taşıma ücretinin hukuki niteliği değerlendirildiği ve Borçlar Hukuku anlamında bir ceza koşulu niteliğinde olduğu görüşüne varıldığı, BK nın 182/son  maddesinde  \"Hakim  faiş gördüğü cezayı  tenkis ile  mükelleftir \"  hükmü kabul edilmiş olup, söz konusu yasa maddesinin kamu düzeninden sayıldığından resen nazara alınması gerektiği, davalı vekilinin aşamalarda sunduğu yazılı ve sözlü beyanlarda hesaplanan tutarın fahiş olduğunu ifade etmesi ve döviz kurundaki artış da göz önüne alınarak hesaplanan demurajın 1/2 oranında tenkisine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde gerekçe göstererek, davalının sorumlu olduğu demuraj ücretlerinden döviz kurundaki artışları da nazara alarak 1/2 oranında takdiri indirim yaparak davalının 52.335 USD demuraj ücreti ödemesine hükmetmiş olduğunu, Özünde konteyner demuraj ücreti davalarının teknik bir hesaplama davası olduğunu, eğer davalının demuraj ücretinden sorumlu olduğu tespit edilir ise, demuraj ücretinin miktarı için sadece tarihler dikkate alınacak demuraj miktarının hesaplanacağını, şöyle ki; Davalıya gönderilen varış ihbarnamesinde geminin hangi tarihte tahliye limanına geleceği ve gemiden indirileceğinin bildirilmiş olduğunu, yine davalıya gönderilen varış ihbarnamesinde demuraj ücretleri ve demuraj tarifesinin yer almakta olduğunu, yükün tahliye limanında gemiden indiği tarihin belli olduğunu, ... (...) olarak adlandırılan serbest ve ücretsiz 7 günlük sürenin yükün gemiden indirilmesi ile başlayacağını (TTK m.1169) ve bu 7 günlük serbest ve ücretsiz sürenin takvime göre aralıksız olarak hesap edileceğini (TTK m.1172/1), genel kural olarak kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında gönderilenin, yani davalının gecikmeden eşyayı teslim almakla yükümlü olduğunu (TTK m.1176/1), davalıya verilen 7 günlük serbest ve ücretsiz süre olan starya süresi bittikten sonra herhangi bir bildirime gerek olmaksızın sürestarya olarak adlandırılan demuraj süresinin işlemeye başlayacağını (TTK m.1170/3)  ve sürestarya yani demuraj süresi içinde taşıyana yani müvekkile demuraj ücreti ödeneceğini (TTK m.1171/1), konteyner taşımalarında demuraj süresinin, yükün alıcısına verilen serbest ve ücretsiz sürenin bitmesi ile işlemeye başlayacağını ve boş konteyner taşıyana geri iade edilene kadar işlemeye devam edeceğini, taşıyan boş konteyneri geri aldıktan sonra bunu başka yük ilgililerine tahsis edeceğini ve ticaretini sürdüreceğini, şu durumda dava konusu konteynerlerin gemiden indirildiği tarih belli olduğuna göre, davalıya verilen 7 günlük serbest ve ücretsiz sürenin de hesap edileceğini, bu serbest ve ücretsiz starya süresinden sonra demuraj süresinin işlemeye başlayacağını ve boş konteynerlar taşıyana iade edilene kadar demuraj süresinin aralıksız olarak devam edeceğini, bu tarihler arasında da demuraj ücretlerinin tarifedeki miktara göre hesap edileceğini, buna göre de yerel mahkemenin davalının toplamda aynı talepleri gibi 104.670 USD demuraj alacağından sorumlu olduğunu tespit ettiğini, Yerel mahkemenin, davalının toplamda aynı talepleri gibi 104.670 USD demuraj alacağından sorumlu olduğunu tespit ettikten sonra bu miktar üzerinden döviz kurundaki artış nedeniyle 1/2 oranında takdiri indirim yaptığını, bu yönde indirim yapılmasının mümkün olmadığını, demuraj ücretlerinin oluşmasında müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davalı yan serbest ve ücretsiz starya süresi içinde konteynerleri boşaltıp boş konteynerleri müvekkiline iade etmiş olsaydı, herhangi bir demuraj ücreti ödemeyecek olduğunu, ancak bunu yerine getirmeyenin davalı olduğunu, bu kadar uzun sürelerde de konteynerleri fuzuli işgal eden ve konteynerlerden boşaltmayıp boş konteynerleri de müvekkiline iade etmeyenin davalı olduğunu, o halde davalı yanın tüm demuraj ücretlerinden sorumlu olduğunu, talep etmiş oldukları rakamın 104.670 USD olmasının yegane sebebinin 5 adet konteyneri fuzuli işgal etmesi olduğunu, yani konteyner başına 04.09.2014 ile 28.04.2015 tarihleri arasında (yaklaşık 7 aylık süre için) 20.934 USD demuraj ücreti işlemiş olduğunu, ki yaklaşık 7 aylık süre içinde konteyner başına 20.934 USD demuraj ücreti işlemesinin gayet makul olduğunu (Hatta karar tarihinden bugüne dünya denizciliğinde navlun ve demuraj ücretleri neredeyse 3 - 4 katı artmıştır ve karar tarihinden bu güne kadar da döviz kurları hayli yükselmiştir), dolayısıyla yerel mahkemenin döviz kurlarındaki artışı gerekçe göstererek böyle bir demuraj alacağından 1/2 oranında indirim yapabilmesinin mümkün olmadığını, çünkü böyle bir indirim yapmak için ortada tartışılabilir ya da tam aydınlatılamamış bir durum olmadığını, Eğer davalı yan konteynerlerin millileştiğini ve tasfiyeye tabi tutulduğunu iddia ediyorsa da, konteyner taşımacılığında millileşmiş ve tasfiyeye tabi tutulmuş yükler için de bu süreler içinde demuraj ücreti istenebileceğini ve demuraj ücretinin boş konteynerler taşıyana iade edilene kadar işlemeye devam edeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 22.05.2003 tarih ve 2002/12712 E. ve 2003/5314 K. sayılı ilamı ile yükün millileşmesi ve devlet tarafından el konularak tasifyeye tabi tutulmasında taşıyanın bir kusurunun bulunmaması durumda demuraj ücretlerinin istenebileceğine hükmetmiş olduğunu, hal böyle olunca, dava konusu demuraj ücretinin oluşmasında müvekkiline atfolunabilecek herhangi bir kusuru bulunmadığından davalının oluşmuş ve 104.670 USD 'ye tekabül eden tüm demuraj ücretlerinde sorumluluğu bulunmakta olduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; İstinaf taleplerinin kabulüne, Yerel Mahkemenin 2016/276 Esas - 2019/264 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, Yerel mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere davalının toplamda 104.670USD demuraj alacağından sorumlu olduğu keyfiyeti karşısında davalı aleyhine 104.670 USD demuraj ücreti yönünden hüküm kurulmasına ve buna dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Dava konusu yükün alıcısının, dava dışı ithalatçı firma olan ... firması olduğunu, Dava konusu yükün taşınması için, davacı taşıyan ile Pakistan' da mukim firma arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, bu taşıma sözleşmesi uyarınca, Pakistan' dan alınan yükün Türkiye' de ithalatçısına (... firması ) teslim edilmesi gerektiğini, fakat uluslararası satışlarda, mal bedelinin teslimden önce güvence altına alınabilmesi için akreditifli satış yapılmakta olduğunu, işbu sistem sayesinde dünyanın birçok değişik ülkelerinin tacirlerinin birbirleri ile alım- satım işlemi yapabilmekte olduğunu, bu sisteme göre mal varma limanına geldiğinde, bankanın yükün yurda geldiğini çekilebilecek olduğunu gördüğünde ödemeyi ihracat yapan firmaya yapacağını ve bunun akabinde yükün ithalatçısı bankanın konişmentoyu cirolaması ile yükünü teslim alacağını, böylece bankanın bir yeddi emin görevi ifa etmiş olacağını, bu nedenle ara konşimentonun ... Bankası A.Ş. adına düzenlenmiş olduğunu, yükün ... Bankası veya onun belirleyeceği bir kişi dışında başka firmaya teslim edilebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin hiçbir surette yük alıcısı, gönderilen sıfatının mevcut olmadığını, dolayısıyla TTK 1203 uyarınca kendisinin demurajdan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, Müvekkil firmanın bir gümrük komisyoncusu olduğunu, Pakistanlı firma yükün ithalatçısı tarafından çekilmeden önce gümrük işlemlerinin yapılabilmesi için, müvekkili ile anlaştığını, müvekkilinin söz konusu taşımaya bu şekilde müdahil olduğunu, Davacı davaya konu yükü teslim aldığında,  Pakistanlı firmaya aşağıda yer alan hususları taahhüt ettiğini; \" a) Yük Gemlik limanına taşınacaktır. b) Yükün satış bedelinin ithalatçı firmadan alınabilmesi için aracı bankanın yükün alıcısı olduğu ve yükün başka kimseye teslim edilemeyeceği c) Yükün gümrük işlemlerinin yapılabilmesi için ana konşimentoda davalı ... Lojistik'in ihbar edilen yer alacağı ve buna rağmen hiçbir surette yükün ... Lojistik'e teslim edilmeyeceği \" Davacı taşıyanın bu taahhütlerini yerine getirmek için, Türkiye gümrüğüne vermiş olduğu özet beyanını GRUPAJ özet beyan olarak yaptığını, bunun da ... Lojistik'e hiçbir surette yük teslim edilmeyeceği, diğer bir ifade ile davalı müvekkil ... Lojiktik' in yük üzerinde hiçbir tasarruf hakkı bulunmadığı, bu nedenle ... Lojistik yük alıcısı sıfatına haiz olmadığından davada davalı sıfatının da olmasının mümkün olmadığı anlamına gelmekte olduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında bu hususa ilişkin gerekçeli bir açıklamaya yer vermediğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararını TTK 1203 maddesine dayandırdığını ve maddenin amacına ve kanunun ruhuna inemediğini, TTK 1203'ün  \" Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi navlun sözleşmesinin veya konişmenteo ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın - teslimini - istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle .... yükümlü olur.” şeklinde olduğunu, Bu maddenin amacının yük alıcısının, yükün teslimi iradesini göstermesi halinde, taşıma sözleşmesinin tarafı haline gelerek taşıyana karşı taşımadan doğan borçlardan sorumlu olmasını sağlamak olduğunu, Kanun maddesinin, “eşyanın teslim edilecek kişisinin yükün teslimini istemesi” halini düzenlemiş olduğunu, Yerel mahkemenin tüm taleplerine rağmen davalı müvekkilin eşyanın teslim edilecek kişi olup olmadığını incelemediğini, \" Davacı ... LOJİSTİK BU YÜKÜ TESLİM ALMA YETKİSİNE HAİZ MİDİR, DEĞİL MİDİR? \" sorusunun cevabının verilmediğini, bu yetkiye haiz olmadığının tüm belgelerle ispat edilmiş olduğunu, Bir gümrük komisyoncusunun parasını ödemediği ve hiçbir hakkı olmadığı yükün taşıma senedinde neden ihbar oluna olarak adının yer aldığının dahi incelenmediğini, müvekkiline yükü çekebilme yetkisi verilebilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun uluslararası ticaretin yapılmasını büyük bir tehlikeye sokacağını, bir an için müvekkilin yükü teslim alma yetkisi haiz olduğu düşünülürse, parasını ödemediği bir yüke kötü niyetli olarak sahip olabileceği anlamına gelmekte olduğunu, sırf konşimentoda ihbar olunan olarak adı yer alıyor diye yükü teslim alabilecek olsa, bu durumda dünyada ithalat ve ihracat yapılamayacağını, Mahkemenin müvekkilinin yükü teslim alabilme yetkisi olmamasına rağmen neden yükün ithalatçısı gibi demurajdan sorumlu olması gerektiğini gerekçelendiremediğini, Davada, adeta TTK 1203 dışında başka kanun maddesi ve Ticaret Kanunu' ndan başka da kanun yokmuş gibi hüküm kurulduğunu, 1203 maddesinin yükün alıcısının (ithalatçısının) yükün teslimini istemesi halini düzenlemiş olduğunu, müvekkilinin yükün ithalatçısı olmadığını ve fakat bu ithalatçı adına yükün teslimini istediğini, bu iradeyi acente sıfatı ile gösterdiğini, yük alıcısı sıfatı ile yapmadığını, Yerel Mahkemenin konişmentoya ilişkin Ticaret Kanunu Maddelerini ve Gümrük Kanununu birlikte ele alamadığını, Yerel mahkemenin, müvekkilin konişmentoda ihbar olunan olarak yer almasını yeterli bulduğunu ve demurajdan sorumlu bulduğunu, yük alıcısının ise neden taşıyanın gümrüğe yükün ... Lojistik'e teslim edilmemesi gerektiğine dair beyanda bulunduğunu, yükün alcısı olmadıklarını bildiği için kendilerinden taahhüt istediğini, Yerel mahkemenin konişmentonun işlevlerini ve uluslararası ticaretin zaruri uygulamalarını adeta yok saydığını, a) ... (Ana Konişmento) : İhracatçının verdiği bilgilere alıcı veya ihbar edilen olarak düzenlenen kıymetli evrak olduğunu, malın gümrükten bu konişmento ile çekileceğini, müvekkil firmanın ana konişmentoda ihbar olunan olarak yer almakta olduğunu, ana konişmentoda ihbar olunan olmalarına rağmen yükü neden çekemedikleri hususunun davada gündeme daha getirilmediğini, ayrıca ana konişmentoda yükün ithalatçısının ... olduğunun da açıkça yer almakta olduğunu, b) ... (Ara Konişmeto) : Ara konişmentonun yükün gerçek alıcısını yani ithalatçısını gösteren evrak olduğunu, uluslararası deniz yolu ile taşımalarda, amacın yükün gerçek alıcısına (ithalatçısına) ulaştırılması olduğunu, bu işlem yapılırken de yükün göndereninin de (ihracatçısı) güvence altına alınması gerektiğini, zira mal teslim edilmeden ödemesini alması gerektiğini, bir tarafın malı teslim almadan parayı ödeme riskini yaşamak istemeyeceğini, diğer tarafın parasını almadan malın teslim edilmesi riskini yaşamak istemeyeceğini, bu nedenle de akreditifli satış sistemi mevcut olduğunu, bankalar kurumsal yapılar olduğu için ara konişmentolarda yük alıcısı olarak yer alacaklarını, <br>Gümrük işlemleri için de ana konişmentolarda acentenin yük alıcısı olarak gösterilebileceğini, fakat her halükarda malın gerçek alıcısına ulaşabilmesi için, aracı firmalarında kötü niyetli davranmasının önüne geçilmesi için malın teslim alınması hususunda tasarruf yetkisinin elinden alınacağını, çok kıymetli bir malı acentenin, ana konişmentoda alıcı olarak gözüküyor diye bedelsiz sahip olabileceğini, bu durumun taşıyan tarafından da bilineceğini, zira gönderen tarafından bu talimatın kendisine verileceğini, Davacının Grupaj özet beyan vererek yük alıcısının davalı olmadığını da beyan etmiş olduğunu, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu' nun 35/B-4 maddesi uyarınca özet beyanın eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getiren veya eşyanın gümrük bölgesine taşıma sorumluluğunu üstlenen kişi tarafından verileceğini, Müvekkilinin bir acente olup, yükün doğru kişiye gereken koşullarda teslimi için görev aldığını, Yükün gerçek alıcısının davalı müvekkil olmadığı tüm belgelerle ispat edilmiş olmasına rağmen ve yük üzerinde tasarruf yetkisinin olmadığı da ispat edilmiş olmasına rağmen, yükün alıcısı gibi demurajdan sorumlu tutulmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/276 E- 2019/264 K sayılı kararının ortadan kaldırılarak, davanın davacının talepleri yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; konteyner demuraj ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili, davalının yükün alıcısı olmayıp, sadece yükün göndereni adına gümrük komisyoncusu olmasına ve demuraj ücretinden sorumlu olmamasına rağmen Mahkemece davalı aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili tarafından ileri sürülen iş bu istinaf sebebi yargılama aşamasında cevap dilekçesinde, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde, yazılı ve sözlü beyanlarında ileri sürülmüş olup, Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, Mahkemece hükme esas alınan usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına, davalının gönderilen olduğu konşimentoya, konişmentoda demuraj ücretinin ödeneceğinin ve sorumlu olanların yazılmasına, konşimentonun davalı adına cirolanmasına, teslim ordinosunun davalı adına düzenlenerek teslim edilmesine, davalı tarafından konteynerlerin teslim edilmemesine ilişkin vermiş olduğu taahhütnameye ve gönderilen olarak demuraj ücretinden sorumlu olmasına, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, Mahkemece demuraj ücretinin ceza koşulu olduğu kabul edilerek fahiş olduğu gerekçesi ile indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Konşimentoda konteyner demuraj ücreti ödeneceğinin yazılı olduğu, davalıya varış ihbarnamesinin gönderildiği, demuraj tarifesinin varış ihbarnamesi ile birlikte davalıya gönderildiği, davacının internet sitesinde yayımlandığı, davalının 21/08/2014 tarihinde ordino aldığı, ancak konteynerlerden ikisinin fiilen 28/04/2015 tarihinde, üçünün fiilen 29/04/2015 tarihinde davacıya teslim edildiği, iki adet konteyner için 27/08/2014-28/04/2015 tarihleri arasında 43.260,00 USD, üç adet konteyner için 27/08/2014-29/04/2015 tarihleri arasında 65.430,00 USD olmak üzere toplam 108.690,00 USD demuraj ücreti talep edilebileceği, ancak ordino veriliş tarihinin başlangıç sayılması ve davacının 7 gün olan serbest süreyi 15 gün olarak uygulaması sebebiyle 104.670,00 USD demuraj ücreti alacağı talebinde bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmesine ve Mahkeme gerekçeli kararında da davacının 104.670,00 USD demuraj ücreti alacağı olduğu tespit edilmesine rağmen Mahkemece doktrinde cezai şart olup olmadığı halen tartışmalı olan demuraj ücretinin cezai şart olarak kabul edilerek ve sadece fahiş iddiasının yeterli olmamasına ve davalının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermediğine ilişkin bir tespit ve savunma olmamasına rağmen sadece davalı vekili tarafından fahiş olduğunun beyan edilmesi ve döviz kurundaki artış gerekçe gösterilmek suretiyle yetersiz ve soyut gerekçe ile davacının demuraj ücreti alacağından tenkis yapılması isabetli olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) 28/05/2019 tarih ve 2016/276 Esas - 2019/264 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; Davanın KABULÜ İLE; Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin  104.670,00 USD asıl alacak ve asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca 1 yıllık vadeli  USD mevduata uygulanan en yüksek mevduata uygulanan oranda faiz işletilmek suretiyle devamına, Koşullar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar alınması gereken 20.320,11 TL nispi karar ve ilam harcından, dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.080,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.240,08‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 5.109,23‬ TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 297,9 TL posta/ tebligat gideri ile 5.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere; toplam 5.997,9‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 46.620,33 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 51,50TL tebligat gideri ile 162,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere; toplam 213,6‬0 TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 10.160,05 TL nispi ilam harcından davalı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 2.399,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.760,15‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına, 14-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aae5dad4b3de73a2","SID":"56cbdd26674daeda"}}