{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t:2022/266 Esas<br>KARAR NO:2024/385<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Sebepsiz zenginleşmeye ayalı Munzam zarar)<br>DAVA TARİHİ:18/04/2022<br>KARAR TARİHİ:22/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ... İli, ... İlçesinde kain, 30.04.2009 tarih ve ... Lisans numaralı ... santralinin sahibi olduğunu,  davalı ile davacı firma arasında akt edilmiş 01.09.2015 tarihli; Gün içi Piyasası Katılım Anlaşması, Gün Öncesi Piyasası Katılım Anlaşması ve Piyasa Katılım Anlaşmalarının akt edildiğini, tüm bu süreçlerde davacı firmaya ait ... ... santralinin usule, yerleşik uygulamalara ve mevzuata uygun olarak yapıldığını,  tamamlandığını ve geçici kabullerinin yapılarak aynı ilkeler doğrultusunda devreye alındığını,  davacı firma hakkında ...- sayılı 14.10.2021 tarihli, ... Karar Sıra Nolu ve 14.10.2021 tarihli ... Karar Sıra Nolu T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının davacı firmaya tebliğ edildiğini, 14.10.2021 tarihli ... Karar Sıra Nolu T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile davacı firma hakkında  verilen karar karşı taraflarınca ... ... Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açıldığını, yürütmenin durdurulması taleplerinin reddedildiğini,  taraflarınca buna itiraz ettiklerini, 16.11.2021 tarihinde ise davalı ... tarafından  ... fatura numaralı, 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e fatura düzenlenerek  davacı firmaya gönderildiğini ve bu e - faturada  geçmişe dönük düzeltme geliri açıklamasına karşılık gelen KDV dahill olmak üzere toplam 11.748.502,09 TL, EPDK Kurul kararı doğrultusunda bedel, faiz ve KDV talep edildiğinin görüldüğünü, EPDK’ nın 14.10.2021 tarihli ... Karar Sıra Nolu kararına istinaden davalı tarafça tanzim edilen; ... fatura numaralı, 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e faturanın davacı şirkete elektronik sistem üzerinden gönderilmiş olup e faturanın geçmişe dönük düzeltme geliri açıklamasına karşılık gelen 9.956.357,70 TL + 1.792.144,39 KDV olmak üzere  11.748.502,09 TL'lik kısmının davacı firmadan 23.11.2021 tarihinde tahsil edildiğini, ... tarafından davacıdan tahsil edilen geriye dönük yekdem gelirlerinin, davacı firmadan faizi ile talep ve tahsil edildiğini, ... ... Mahkemesi' nin ... E. sayılı dosyasından yürütmenin durdurulması talebimizin reddine yönelik verilen karara itirazları üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .. Dava Dairesi ... YD İtiraz sayılı 19.01.2022 tarihli kararı ile itiraz isteminin reddine karar verildiğini, bu karar ile davalı ...' a 04.02.2022 tarihli başvuru yapılarak davacıdan tahsil edilen 11.748.502,09 TL bedelin ödeme günü olan  23.11.2021 tarihinden itibaren faizi ile davacının firmaya iadesi talep edildiğini, ... tarafından tahsilat yapılırken davacı firmaya faiz uygulanmış olmasına rağmen 24.02.2022 tarihinde davacı firmaya  11.742.231,60 TL olarak eksik ve faizsiz iade yapıldığını, bu iade bedelin, ... tarafından davacıya her ay düzenlenen ödeme kalemlerini de içeren 15.02.2022 tarihli ... fatura numaralı fatura içeriğinde gösterildiğini, ayrıca ... fatura numaralı, 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e faturanın iptali için .... İdare Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyası ile iptal davası açılmış olup davanın halen derdest olduğunu,  .... İdare Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyasından 08.04.2022 tarihinde yürütmenin durdurulması talebimizin kabulüne karar verildiğini, davacı firmanın davalıdan talep edilen 11.748.502,09 TL bedeli ödemek için kredi kullanmak zorunda kaldığını, ancak davacı firmanın bu fahiş bedeli ödeyecek miktarda kredi limiti bulunmadığından davacı firma grup firmalarından ... A.Ş.  ... Bankası A.Ş. Nezdinde 4394-1001434 borçlu cari hesabı ile kredi kullandığını, davacı firmaya ödediğini ve ...'a ödemenin bu kredi ile ödenebildiğini, kredi ödemelerinin davacı firma tarafından yapılmadığını, ... Bankası tarafından 11.748.502,09 TL bedelin ödenebilmesi amacıyla çekilen kredi için; 23.11.2021-13.12.2021 tarihleri arasında  % 18,50, 14.12.2021-26.12.2021 tarihleri arasında % 19,25, 27.12.2021-30.12.2021 tarihleri arasında % 21,25, 31.12.2021-03.01.2022 tarihleri arasında % 23,25, 04.01.2022 tarihinden itibaren % 29 faiz ödemek zorunda bırakıldığını, davacı firmanın söz konusu haksız ödeme için hem ...'a hem de kredi ödemeleri için ... Bankası A.Ş.'ye fahiş faiz ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, firmanın haksız ödemek zorunda bırakıldığı 11.748.502,09 TL' yi ödeyebilmek için büyük maddi kayıplar yaşadığını, ... tarafından davacı firmaya 24.02.2022 tarihinde iade edilen bedelin 11.742.231,60 TL olduğunu, ... tarafından davacının ödediği bedelin 6.270,49 TL eksik olarak iade  edildiğini, bedelin eksik ve faizler eklenmeksizin iade edilmesi sebebi ile davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası ile icra takibin başladığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, icra  takibinden önce davalı ...' a gönderilen ihtarname ile alacağın faizi ile iade edilmesinin talep edildiğini  ve ...'ın temerrüte düştüğünü, takibe konu alacak likit olup davacı firma lehine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek  .... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkil firma lehine % 20' den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:  Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin dinlenebilir nitelikte olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zarar iddiasının idari yargıda iptal davalarına konu olmuş işlemlerden kaynaklanmadığını ve yargılama süreçlerinin halen devam ettiğini,  davacının idari işlemden kaynaklandığını ifade ettiği zarar talebini idari yargıda tam yargı davası açarak ileri sürmesi gerekirken davacı şirkete karşı icra takibi yapmış olmasının hukuka aykırı olduğunu,  davacının alacak talebinin konusunu oluşturan faiz zararı iddiasının dava dışı EPDK'nın Kurul kararına dayandığını, davalı şirketin Elektrik Piyasasında Faaliyette bulunan lisans sahibi şirketleri yani piyasa katılımcılarını buluşturan platformu işleten aracı bir tüzel kişilik, bir borsa olduğunu, elektrik alıp satmadığını, davacı gibi piyasa katılımcılarının ticaretinin bir tarafı olmadığını, taraflar arasındaki piyasa katılım anlaşmasında davacı elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği ve yekdem yönetmelik hükümleri başta olmak üzere tüm yasal prosedür ve kurallara EPDK kurul kararlarına uymayı kabul ettiğini, EPDK kurul kararlarının gerek davalı şirket gerekse davacı açısından bağlayıcı idari işlemler olup, davalı şirketin bu kararlardan ayrı ve bağımsız hareket etme hak ve yetkisinin bulunmadığını,  davacı şirket işleminin bir idari işlem olan EPDK Kurul kararının uygulanmasından ibaret bir işlem olup davacının uğradığını iddia ettiği faiz zararında davalı şirkete bir kusur isnadının hukuken mümkün  olmadığını, çünkü 14/10/2021 tarih ve ... sayılı EPDK Kurul kararının alınmasına davacının lisans hükümlerine aykırı davranarak kendisi sebebiyet verdiğini, davacı lisansında izin verilenin üzerinde, hukuka aykırı olarak üretim yaptığını ve bunu avantajlı fiyatların olduğu <br>yekdem mekanizmasından satarak haksız menfaat elde ettiğini, davacının faiz talebinin bir zarar talebi olup, bu zarar iddiasının davalı şirketin eylem ve işleminden değil EPDK'nın  14/10/2021 tarih ve ... sayılı kurul kararından kaynaklandığını, illiyet bağının bulunmamasından ötürü, davacı taleplerinin muhatabının davalı şirket olmadığını,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla ifade etmek gerekir ki davacının zarar talep ve iddialarını 14/10/2021 tarih ve ... sayılı kararı tesis eden idareye yöneltmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenmiş 15.02.2022 tarihli faturada açıkça görüleceği üzere davacının EPDK Kurul kararı sonucu ödediği 11.748.502,09 TL  GDDK Kalemi tutarının kendisine geri ödendiğini,  davalı şirketin davacının iddia ettiği gibi bir temerrüt halinin söz konusu olmadığını, davalı şirketin itirazında haklı olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ortada bir zarar varsa bu zarara davacı lisans hükümlerine aykırı faaliyeti ile kendisinin sebebiyet verdiğini, ve davacının dilekçesinde zararına sebep olarak gösterdiği  idari işlemin EPDK'nın işlemi olduğunu, davalı şirketin davacının uğradığını iddia ettiği faiz zararından mesul tutulayacağını,  davacı şirkete karşı takip başlatmakta haksız olduğundan İcra İflas Kanunu m.67/2 hükmü uyarınca davalı şirket lehine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazmınatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının alacağının likit olduğu iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davanın konusunun davacının faiz zararının tazmini iddiasına dayanan bir alacak talebine ilişkin olup, alacağın gerçekliği ve miktarı tartışmalı ve belirsiz olduğunu, bu koşullarda likit bir alacaktan bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek dava dilekçesi ekinde sundukları Yargıtay içtihadları dikkate alınarak dava konusu talep dinlenebilir nitelikte olmadığından davanın reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise  Hukuk Muhakameleri Kanunu madde 165/f.1 hükmü uyarınca ... ... Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile .... İdare Mahkemesi'nde görülen iptal davalarının bekletici mesele yapılmasına, ispat olunamayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın  reddine, davacının davalı şirkete karşı takip başlatmakta haksız olduğundan İcra İflas Kanunu m.67/2 hükmü uyarınca davacının davalı şirkete % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Dava, 6098 sayılı TBK'nın 77 ve devamı madelerine göre sebepsiz zenginleşmeye bağlı munzam zararın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine baki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebidir.<br>.... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı davaya konu icra dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, EPDK'nın 14.10.2021 tarih ve ... karar sıra nolu ve aynı tarihli ... karar  sıra numaralı işlemleri gereği davalıya 23.11.2021 tarihinde ödenen 11.748.502,09 TL'nin kademeli faiz BSMV bedeli olarak belirtilen 856.233,28 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalının bu takibe süresinde itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın buna istinaden açılmış itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından, anılan bu EPDK kararlarına istinaden 11.748.502,09 TL'nin 23.11.2021 tarihinde davalıya ödendiği, bilahere ... BİM 8. İdari Dava Dairesi'nin 19.01.2022 tarih ve ... YD kararı ile bu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu yürütmeyi durdurma kararına istinaden tahsil edilen paranın 11.742.231,60 TL'lik kısmının 24.02.2022 tarihinde davalı tarafından davacıya iade edildiği hususlarında ihtilaf yoktur. <br>Bilahere eldeki davamız devam ederken idari yargı sürecinin derecattan geçerek,  Danıştay 13. Dairesi'nin 2023/2002 E ver 2023/3701 K sayılı kararı ile de onanarak kesinleştiği üzere, davacıdan yapılan bu tahsilatın haksız olduğu sabit hale gelmiştir.<br>Bu durumda davacıdan yapılan 23.11.2021 tarihli 11.748.502,09 TL'nin TBK 6098 sayılı TBK'nın 77 ve devamı maddelerine göre sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olduğu kuşkusuzdur. Bununla beraber itirazın iptali davalarında mahkeme, ödeme emrinde talep edilen alacağın niteliği ve miktarı ile bağlıdır. Ödeme emrinde alacaklı davacı, iade edilmeyen (11.748.502,09 TL-11.742.231,60 TL = 6.270,49 TL) kısmı takibe konu etmemiş, sadece \"11.748.502,09 TL'nin ödeme gününden itibaren kademeli faiz BSMV bedelini\" talep etmiştir. Esasen bu talep TBK 77 ver 122. maddelerinin birlikte uygulanmasını gerektiren sebepsiz zenginleşme sebebiyle faiz ve  aşkın zarar talebidir. Yani davacı, bu parayı ödemek için bankadan kredi çektiğini ve kredinin bir maliyeti olduğunu, bunun temerrüt faiziyle karşılanması mümkün olmadığını ileri sürerek, faize ek olarak bankadan çektiği kredinin maliyetini aşkın zarar olarak talep etmektedir.<br>Mahkememizce bu hususta detaylı bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştır. Ne var ki davacının uğradığı bu aşkın zararı davalıdan isteyemeyeceği kanaatine varılmıştır. Şöyle ki;<br>Bilindiği üzere gerek sözleşmeden kaynaklanan, gerek haksız fiilden kaynaklanan ve gerekse de sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan zararlarda, kural olarak zarardan, zarara sebebiyet veren kimse sorumludur. Somut olayda, davacı 11.748.502,09 TL ödemeyi, davalının bir tasarrufu, kararı, işlemi sebebiyle yapmamıştır. Ayrı bir tüzel kişiliği olan dava dışı EPDK'nın aldığı karar sebebiyle davalıya ödeme yapmıştır. Dolayısı ile eldeki talepler, ancak EPDK'ya karşı açılacak bir davada tartışılabilecek hususlardır.<br>Öte yandan, davacı davalıya gönderdiği 04.02.2022 tarihli dilekçesi ile 30 gün içerisinde ödeme yapmasını talep etmiş, davalı taraf da bu süre dolmadan 24.02.2022 günü (takip konusu yapılmayan 11.748.502,09 TL-11.742.231,60 TL = 6.270,49 TL hariç)  iade yapmıştır. Sebepsiz zenginleşmede iadenin kapsamını düzenleyen TBK  79/2. maddesi, iade yükümlülüğü altındaki kimsenin iyi niyetli olmaması durumunda elden çıkanın tamamını iade etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. O halde kanuna göre, iyi niyetli olan borçlunun, elden çıkan kısımdan dahi sorumluluğu yoktur. Bu durumda, iyi niyetli iade yükümlüsü, elden çıkan kısımdan dahi sorumlu tutulamadığına göre, faizden ve aşkın zarardan haydi haydi sorumlu tutulamaz. <br>Somut olayda, davacı, davalının bir tasarrufu, kararı, işlemi sebebiyle ödeme yapmamıştır. Ayrı bir tüzel kişiliği olan dava dışı EPDK'nın aldığı karar sebebiyle davalıya ödeme yapmıştır. Alınan bu karar davalının değil, dava dışı EPDK'nın bir kararı olduğuna göre, davalı tahsilat yapmakta iyi niyetlidir. TBL 79/2. maddesi kıyasen uygulandığında, iyi niyetli davalının faiz ve zarar ödeme yükümü yoktur. Dava konusu takipte istenen 856.233,28 TL faiz ve zarara münhasır olduğundan, takiple bağlılık ilkesi gereği ve yukarıda izah edilen gerekçe ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının davasının REDDİNE,<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.913,56-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 124.186,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından sarf edilen 4.300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren  2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec697b1f4646359e","SID":"ba4e1ad47d80a906"}}