{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1415 <br>KARAR NO: 2023/1928<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ <br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br>ESAS NO: 2022/511 Esas<br>KARAR NO: 2023/226<br>KARAR TARİHİ: 24/05/2023<br>DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Dava dışı ... A.Ş'nin poliçede belirtilen riziko adresleri ve diğer taşeron adreslerinde gerçekleştirdiği gemi onarım faaliyetine bağlı olarak muhafaza, nezaret ve kontrolü altındaki üçüncü şahıslara ait su araçlarında meydana gelecek hasarlar sonrası doğacak hukuki sorumluluğu, müvekkili şirket tarafından ... numaralı Gemi Onarımcısı Yasal Sorumluluk Sigorta  Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirket sigortalısı ile ... Makine Adi Ortaklığı arasında 10/07/2021 tarihinde akdedilmiş olan sözleşme uyarınca, A... İnşa Şirketine ait işyeri sahaları ile rıhtım ve iskelelerinde bulunan her türlü yüzer vasıtada yapılacak olan keşif, inceleme, bakım, onarım ve tadilat işlemlerinin yüklenici tarafından yapılacağı kararlaştırıldığını, işbu sözleşme kapsamında 21/08/2021 tarihinde ... gemisinin üçüncü 5 yıllık sörvey işlemleri dahilinde yapılan pervane şaft bakım işi sırasında şaftın kıç tarafındaki vince bağlı olan sapanın kopması üzerine şaft ve bulunduğu yatak bölgesi zarar gördüğünü, yüklenici ... Adi Ortaklığının ortakları olan davalılar kusurları oranında meydana gelen zarardan birlikte sorumlu olduğunu, yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda müvekkili şirket tarafından sigortalısına 461.468,00 USD tazminat ödenmesi yapıldığını, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin davalılara rücu hakkının doğduğunu, müvekkili şirket tarafından inceleme sonucunda uzman görüşünde yüklenici firmaya %10 oranında kusur izafe edildiğini beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik %10 kusur oranına isabet eden 46.146,80 USD rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 05/09/2022 tarihinde itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davacı ... Ticareti veya ... Sigortası'ndan kaynaklanan bir talepte bulunmadığını, Gemi Onarımcısı Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapmasında sigortalısına ödemiş olduğu bedelden müvekkiline kanuna ve usule aykırı olacak şekilde kusur izafe etmeye çalışarak rücu talebinde bulunduğunu, Deniz Ticaretine dair hükümlerle ilgili olmayan bu talepler karşısında İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığından davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesini, İstanbul Mahkemeleri her durumda yetkisiz olduğunu, müvekkillerinin ikametgah adresleri Tuzla/İstanbul ve Gebze/Kocaeli olduğundan işbu davada müvekkilleri yönünden İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri veya Gebze Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı taraf müvekkilleri ve ... Adi Ortaklığı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında toplam 46.870,11 Euro bedelli takip başlattığını, icra dosyasına müvekkillerinin itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, İcra Müdürlüğünün durdurma kararı sonrasında davacı İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... Dosya No, ... Başvuru Dosya Numarasında kayıtlı başvuru yaptığını, davacı bu dosyada anlaşmama son tutanağı düzenlendikten sonra bu kez müvekkiller aleyhine İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... dosya no, ... başvuru dosya numarasına kayıtlı icra takibinde belirttiği talebiyle aynı olacak şekilde yeni bir başvuru yaptığını, davacı bu şekilde hem icra takibi başlattığını hem de bu icra takibinden bağımsız bir alacak davacı açmış olması nedeniyle yani aynı alacak iddiası için hem derdest bir icra takibi varken hem de aynı zamanda aynı alacak iddiası için bir alacak davası açması hukuka aykırı olduğunu, davacı huzurdaki alacak iddiası için ilk TL üzerinden talepte bulunduktan sonra bu tercihini değiştirmesi hukuken mümkün olmadığını, ... Makine Adi Ortaklığı, ... Hizmetleri A.Ş ile imzaladığı sözleşme kapsamında tersanede çalışmaya başladığını, dava konusu olayda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, ... Adi Ortaklığı tarafından yapılan işlerin tamamı tersane/işveren talimatlarıyla yapıldığını, müvekkilleri ve adi ortaklık çalışanları tersane yetkilileri/mühendisleri tarafından bir talimat almadan ve gözetim altında olmadan herhangi bir zamanda herhangi bir iş yapmadığını, hem geminin çalışanları hem armatör tarafından yetkilendirilen ... Ltd firmasının hem de tersanenin uzman çalışanları tarafından yapılan bir işte sadece işvereninin talimat ve emirlerini yerine getiren adi ortaklığın herhangi bir kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"davacının düzenlediği sigorta sözleşmesinin konusu, tersanenin bakım onarım faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak zararlarla ilgili sorumluluk sigortasıdır. Sigorta teminatı eser sözleşmesi kapsamında tersanenin yaptığı iş ve işlemlerden dolayı meydana gelen zararlarla ilgilidir. Dolayısıyla burada bir deniz sigortasından bahsedilmesi söz konusu değildir. Sigorta poliçesi ile tersanenin üçüncü şahıslara verdiği zararlar teminat altına alınmış olduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu\" gerekçesiyle Mahkememizin Görevsizliğine, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna karar  verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; konusu uyuşmazlığın da Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini,  zira, geminin bakım ve onarımından kaynaklı alacaklar TTK'nın 1352/1. maddesi kapsamında açıkça sayıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, “ Gemi Onarımcı Yasal Sorumluluk Sigortası Poliçesi “ kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindin Uyuşmazlık; davada Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102  sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.  Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken  sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı  dava hakkı  varsa  bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği,  sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden  devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir. Somut olayda; dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile davalıların oluşturduğu ... Makina Adi Ortaklığı arasında,  işveren dava dışı sigortalının, yurt içi ve yurt dışı tüm birim, şirket, iştirak ve işyeri sahalarında, rıhtım ve iskelelerinde, hissedarı bulunduğu şirketlere ait işyeri sahalarında, rıhtım ve iskelelerinde, yapılmış/yapılacak olan yazılı veya şifahi sözleşmelerle iş vermiş veya iş almış olduğu veya proje ortaklığı yapmış olduğu üçüncü kişi veya şirketlere ait  işyeri sahalarında, rıhtım ve iskelelerinde bulunan her türlü yüzer vasıtada yapılacak olan keşif, inceleme, bakım, onarım ve tadilat işlerinin yüklenici ... Makina Ortaklığı tarafından yapılması konusunda 10/07/2021 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında 21/08/2021 tarihinde \"...\" gemisinin pervane şaft bakım işi sırasında şaftın kıç tarafındaki vince bağlı olan sapanın kopması üzerine şaft ve bulunduğu yatak bölgesinin hasar görmesi nedeniyle uğranılan zararın,  davadışı işverin ... A.Ş. 'nin belirtilen riziko adreslerinde ve diğer taşeron  adreslerinde gerçekleştirdiği gemi onarım faaliyetine bağlı olarak  (tamir, bakım, montaj, retrofitting vb) muhafaza, nezaret ve kontrolü altındaki üçüncü şahıslara ait su araçlarında meydana gelecek hasarlar sonrası doğacak hukuki sorumluluğa ilişkin düzenlenen \"Gemi Onarımcı Sorumluluk Sigorta  Poliçesi\"  kapsamında ödendiği, hasarın meydana gelmesinde yüklenici adi ortaklığının kusurlu olduğu iddiası ile ödenen bedelin  rücuen tahsili amacı ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere dava dışı işveren sigortalı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasındaki uyuşmazlık; sigortalının tersanesinde bulunan  geminin, bakım ve onarımı yapılması hususunda imzalandığı iddia olunan  10/07/2021 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup, somut olayda ihtilaf; dava dışı sigortalının tersanesinde bulunan geminin, bakım ve onarımı sırasında meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup bu haliyle taraflar arasındaki ihtilâf Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. ( Emsal Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2017 tarih 2016/2840 esas, 2017/2126 karar; 05/10/2015 tarih,  2015/3948 esas, 2015/4790 karar; 09/11/2015 tarih, 2014/6962 esas, 2015/5607 karar sayılı kararları; ayrıca Dairemizin 02/06/2020 tarih, 2020/767 esas, 2020/523 karar; 27/03/2019 tarih, 2019/540 esas, 2019/398 karar;  27/04/2018 tarih ve 2018/587 Esas, 2018/479 Karar ; 04/12/2020 tarih ve 2020/1706 esas, 2020/1442 karar sayılı kararları) O halde, davadaki her iki taraf da tacir olup, uyuşmazlık da ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğduğundan davaya bakmakla asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Ancak, dava deniz ticaretinden kaynaklanmayıp, taraflar arasındaki geminin tamir, bakım ve onarımının yapılmasına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davaya bakma görevi denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevlendirilmiş asliye ticaret mahkemesine ait olmayıp, genel mahkeme olarak görevli asliye ticaret mahkemelerine aittir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a183010c0a01a59d","SID":"4d271130e2a52d69"}}