{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/28 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/115<br>DAVA\t\t: Sözleşmenin iptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 12.06.2009 <br>KARAR TARİHİ\t: 23/02/2021<br><br>Mahkememizin ... tarih ve ... E, ... K sayılı kararı  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarih ve ...-... E, ... K sayılı karar ile bozulmuş, Yargıtay Hukuk Genel  Kurulu'nun ... tarih ve  ...-... E, ... K sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş olmakla mahkememizin 2021/28 Esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı arasında ... günlü anlaşma  başlıklı sözleşme ile  müvekkili şirkete ait  ... adlı yat ile şirketin %100 hissesini toplam ... Euro bedelle davalıya satımı konusunda anlaştıklarını,sözleşme ile davalının müvekkili şirkete  ...'da ... Euro, ...'da ... Euro ...'de ... Euro ve ...'de ... Euro ödemesinin kararlaştırıldığını ve 4 adet bononun davalı tarafından müvekkili şirkete verildiğini, sözleşmenin 3. Maddesinde  ilk ödemenin yapılmasından sonra şirketin %25 hissesinin davalıya verileceğinin kararlaştırıldığını ancak davalının sözleşmenin imzalanması anında ifa etmesi gereken ilk ödemeyi ... tarihinde yapmadığını, ilk ödemenin ... gününde yapıldığını, ödemenin yapılmasına takiben şirketin %25 hissesi ile birlikte yatında davalıya teslim edildiğini, davalının  ...-...-... sezonlarında yatı ticari faaliyetlerde kullandığını ve tüm karını aldığını, ancak son ödemeye kadar olan ödemelerin tümünü süresinde yapmadığını, son ödemeden de halen davalının ... Euro borcunun bulunduğunu, bu nedenlerle  davalıya ait ... şirket  hissesinin iptali ile müvekkil şirkete tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını, davaya konu yatın ... tarihinden bu yana kendilerine teslim edildiğini, ... Euro  satış bedeline karşılık  ... Euro ödeme yapıldığını, ... euru borcun global kriz nedeniyle  ötelenip ödenmesi istemlerinin davacı tarafından kabul edilmediğini, ödenmeyen söz konusu senedin davacı tarafından icraya konulmadığını, bunun yerine ... sezonunda ... ile  kiraya verilmesi  ilgili hukuka aykırı sözleşme yaptığını, müvekkilinin dava konusu ... hisseyi davacı şirketten almadığını, davacının bu miktar payı talep hak ve sıfatı bulunmadığını,bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davalı tarafa ... Euro satış bedelinin ... Euro'su ödenmiş olmasına rağmen  bu bedele karşılık gelen yeterli şirket hissesinin müvekkiline teslim edilmediğini,  davalı şirketin eylem ve tutumları karşısında müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmak istediğini, davacı şirketin tek mal varlığının dava konusu yat olduğunu, yatın  satımında ve tesliminde davalıya ... Euro para ödendiğini, dava konusu yatın satılarak  satış bedelinden yapılan ... Euro  ödemeye oranlama yapılarak  müvekkil alacağının ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından dosyamız davacısı aleyhine mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açılmıştır. Bu dosya aralarındaki irtibat nedeniyle dosyamız ile birleştirilmiştir..Birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı (davalı-karşı davacı )  vekili dava dilekçesinde  özetle; müvekkilinin ... Şti.'nin hissedarı, davalının ise adı geçen şirketin ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, davalının müdürlüğünü yaptığı şirket adına ... Siciline kayıtlı, ... isimli yatı ... tarihli satış sözleşmesi uyarınca ... Euro bedelle müvekkiline sattığını, satışı müteakip yatı müvekkiline teslim ettiğini, şatış bedelinden peşin ve taksitle olmak üzere toplam ... Euro'sunu tahsil ettiğini, bakiye alacağı olan ... Euro'nun tahsili için hiçbir yasal girişimde bulunmadığını, bu sebeple şirketi zarara uğrattığını, satışa konu edilen, gemi sicilinde şirket adına kayıtlı bulunan yatın satış sözleşmesi uyarınca alıcı taraf olan müvekkili elinden alınıp denize indirilerek ... ve ... turizm sezonu için ...Şti.'ne kiraya verildiğini, alınan kira ve bar gelirlerinin şirket kayıtlarına geçirmediğini, bu durumun halen derdest olan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında alınan mali müşavir bilirkişi raporundan öğrenildiğini iddia ederek davalıdan şirketi uğrattığı zarar bedellerinin tahsilini, dava konusu yatın şirket müdürü davalı tarafından üçüncü kişilere ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir, davalının şirketteki hisselerini üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ...Şti. ve Ticaret Sicil Memurluğundaki kaydına teminatsız olarak tedbir ve haciz konulmasını, dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Taraflar arasında imzalanan \"Anlaşma\" başlıklı adi yazılı sözleşmede,davacı şirkete ait  ...  adlı yatın davalıya ... Euro bedelle satışı ile ,bedelin tamamının ödenmesi halinde şirketin tüm hisselerinin davalıya devredilmesinin öngörüldüğü ,sözleşmenin ... maddesinde ilk ödemenin yapılmasından sonra şirket hissesinin %25 kısmının davalıya devredileceğinin belirtildiği görülmüştür.<br>Davacı tarafından davalıya satılmasına karar verilen yatın gemi sicilinde kayıtlı olduğu ,halen davacı adına kaydının  bulunduğu görülmüştür. <br>Davacı şirketin ticaret sicili kaydı getirtilmiş ,şirketin ... hisse itibariyle ... hissesinin ...'a,... hissesinin ...'a ve ... hissesinin davalı ...'e ait olduğu anlaşılmıştır.<br>Yargılama aşamasında davacı şirketin kar edip etmediği ,yatın son üç yıl davacı şirket tarafından işletilmesi nedeniyle elde edilen kar olup olmadığı ,davalıya pay düşüp düşmediği ve yatın değeri konusunda bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.<br>Mahkememizce ... tarihinde ... esas ,... karar sayı ile \"Tüm dosya kapsamı değerlendirilerek aşağıdaki kanaate ulaşılmıştır. Öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin ne olduğu ve hukuki nitelendirilmesinin ne şekilde yapılması gerektiği tartışılmalıdır. Davacı ile davalı arasında yatın satışına ilişkin anlaşmanın geçerli olup olmadığı önem arz etmektedir Bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunmıyan gemiler üzerindeki mülkiyet ve sair ayni haklar hususunda, Medeni Kanunun menkullere mütaallik hükümleri tatbik olunur..Davacı şirketin sahibi olduğu yat gemi sicilinde kayıtlı bir gemidir Ayrıca TTK'nın 866 ve 867. maddelerinde açıklandığı üzere yukarıdaki hükümlerin Türk Gemi Siciline kayıtlı olan gemiler hakkında uygulanır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1001.maddesinde de\"Mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerekir. Bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.\" Bu nedenle  taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacı davalıya teslim ettiği gemiyi ondan geri alarak sözleşmeden dönme iradesini de açıklamıştır.<br> Davalı da aralarındaki anlaşmaya göre üstlendiği edimi yerine getirmemiştir. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki gemi satışına ilişkin anlaşmanın geçerli olmadığı onucuna ulaşılmıştır. Bu  durumda herkesin aldığını iade etmesi gerekmektedir. Davalı kendisine teslim edilen gemiyi 3 sezon kullandıktan sonra davacıya iade etmiştir. Davacı gemiyi geri almasına rağmen davalıdan aldığı ... Euro bedeli iade etmemiştir. Ayrıca taraflar arasındaki anlaşmaya  bağlı olarak davacı şirketin ... hissesi davalıya devredilmiştir. Ancak davacı şirketin tek mal varlığının satışa konu gemi olması nedeniyle ,tarafların geminin mülkiyetinin davalıya geçmesi halinde şirketinde davalıya geçmesini kararlaştırdıkları ,yani şirket hisse devrinin gemi satışından bağımsız bir  devir olmadığı anlaşılmıştır. Bu şekilde  hisse devrinin gerçek anlamda bir hisse devri niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı da şirket ortaklığından  ayrılmak istediğini beyan  etmiştir.i Bu nedenle davalının da şirketteki hisseyi geri vermesi gerektiği sonucuna varılmış, böylece  şirketteki davalı hissesinin iptaline ,davacının gemi bedeli olarak aldığı bedeli iade etmesine karar verilmiştir.<br>Davalının birleşen dava ile şirketin geminin işletilmesi nedeniyle elde ettiği bedelden pay istemesine gelince ,davalıda gemiyi ... yıl süre işleterek kazanç sağlamıştır. Daha sonra sözleşmede kararlaştırılan ödemeleri yapamayınca gemi davacı şirketçe geri alınmıştır. Dolaysıyla davalının geminin geri alındığı dönem için şirket ortaklığına dayanarak talepte bulunması yerinde değildir. Kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere ortaklık gerçek anlamda bir ortaklık olarak değerlendirilemeyecek  bir ortaklıktır. Bu şekilde bir ortaklığa dayanılarak kar payı talep etmesi de iyiniyetli bulunmamıştır.\" gerekçesi ile karar  verilmiştir.<br>Mahkememizden verilen karar Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... Esas, ... karar sayılı ilamı \" Davacı şirket, asıl davanın tarafları arasında düzenlenen ... tarihli sözleşme gereğince davalıya verilen ... adet hissenin devrine ilişkin sözleşmenin iptali ile şirket adına tescilini, karşı dava davacısı ise kendisinin şirketten çıkmasına ve yatın satışına karar verilerek, satış bedelinden yaptığı ... Euro ödemeye göre oranlama yapılarak alacağının ödenmesini talep etmiştir. Asıl davanın davalısı ...'e satılan payların şirkete ait olmayıp, ...'a ait olması nedeni ile hisselerin devrine ilişkin sözleşmenin iptalini ancak ... isteyebilir ise de; mahkemece bu yön gözetilmeksizin asıl davada hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesi ve asıl davanın davalısının da bu kararı temyiz etmemesi nedeni ile asıl davanın davalısı ...'in şirkette ortak olmadığı kesinleşmiş bulunmaktadır. Hal böyle iken mahkemece, ancak şirket ortakları tarafından açılabilecek çıkma davasında, davalı ...'in asıl davada verilen karar ile ortak olmadığı hususu gözden kaçırılarak karşı davanın kabulü doğru olmamış ve karşı davanın kabulüne ilişkin kararın şirket yararına bozulması gerekmiştir.\"  gerekçesi ile bozulmuştur.davalı- karşı davacının karar düzeltme talebi aynı dairenin  ... tarihli, ...-... karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.<br>Mahkememizce  önceki kararda direnilerek, \" Asıl dava ve birleştirilen dava birleştirilerek aynı anda görülmüştür. Mahkememizce asıl dava ve birleştirilen davada verilen kararda aynı anda verilmiştir. Dolaysıyla asıl dava da verilen karar sanki daha önce verilerek kesinleşmiş ,bu nedenle birleşen davada davacının ortalık sıfatı kalmamış şeklindeki değerlendirme doğru bulunmamıştır. Karar tarihinde birleştirilen davanın davacısı da şirket ortağıdır. Dolaysıyla  mahkeme bu durumu nazara alarak karar vermiştir. Asıl davanın temyiz edilmeden kesinleşmesi davacı aleyhine yorumlanarak ,davacının hakkını almasının önü kapatılamaz. Bu nedenle bu değerlendirme yerinde görülmemiştir. Ayrıca mahkemenin birleşen davadaki gerekçesi hisse devrinin gerçek bir hisse devri olmadığı yönündedir. Dolaysıyla hisse devri gemi satışına bağlı bir devir olup ,gerçek anlamda bir hisse devri ve şirket ortaklığından bahsetmek mümkün değildir. Mahkeme olayın özelliğine uygun ve taraflar arasında son bulan ilişki nedeniyle tarafların haklarını zedelemeyen bir çözüm üretmiş ve karar vermiştir. Gerçek manada devir ve buna bağlı hissedarlık olarak kabul etmediği bir hususta verilen kararın sırf kağıt üzerinde şeklen var olan hissedarlığa  bakılarak bozulmuş olması doğru bulunmamıştır.  Ayrıca aslında davanın esasını oluşturan davacının  ödediği ... Euro nun ne olacağı hususunda  bir çözüm üretilmemiştir. Davanın asıl konusu bu bedeldir. Bu duruma göre davacı sebepsiz kalan  ...Euro'sunu isteyemeyecek midir ? Taraflar  arasındaki ilişkinin hakkaniyete uygun çözümünü içeren kararın şeklen var olan hissedarlığa hukuken geçerlilik verilerek bozulması doğru olmadığından mahkememizce önceki kararda direnilmiş ,ilk karardaki gerekçelerle aynı hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile verilen ... tarih ve ... E, ... K sayılı karar  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... E, ... K sayılı kararı ile ;....Direnme Kararı:<br>...  Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile; önceki gerekçelere ek olarak, asıl dava ile karşı davanın aynı anda görüldüğü ve aynı anda karar verildiği, dolayısıyla asıl davada verilen kararın sanki daha önce verilerek kesinleşmiş gibi karşı davada davacının ortaklık sıfatı kalmadığı şeklindeki değerlendirmenin doğru olmadığı, karar tarihinde karşı davanın davacısının da şirket ortağı olduğu, dolayısıyla mahkemenin bu durumu nazara alarak karar verdiği, asıl davanın temyiz edilmeden kesinleşmesinin karşı davada davacı aleyhine yorumlanarak hakkını almasının önünün kapatılamayacağı, ayrıca mahkemenin karşı davadaki gerekçesi hisse devrinin gerçek bir hisse devri olmadığı şeklinde olduğu, dolayısıyla hisse devrinin gemi satışına bağlı bir devir olup, gerçek anlamda bir hisse devri ve şirket ortaklığından bahsetmenin mümkün olmadığı, mahkemenin olayın özelliğine uygun ve taraflar arasında son bulan ilişki nedeniyle tarafların haklarını zedelemeyen bir karar verdiği, gerçek manada devir ve buna bağlı hissedarlık olarak kabul etmediği bir hususta verilen kararın sırf kağıt üzerinde şeklen var olan hissedarlığa bakılarak bozulmuş olmasının doğru olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hakkaniyete uygun çözümünü içeren kararın şeklen var olan hissedarlığa hukuken geçerlilik verilerek bozulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.<br>Direnme Kararının Temyizi:<br>12.  Direnme kararı süresi içinde karşı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>II.   UYUŞMAZLIK<br>13.  Somut olay bakımından dosyanın geldiği aşama itibariyle karşı davada davacının açtığı limited ortaklıktan çıkma davasında, ödediğini iddia ettiği bedeli ayrılma akçesi olarak karşı davada davalı şirketten isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>III.   GEREKÇE<br>14. Asıl dava, davalının limited şirketteki hisselerinin iptali ile şirket adına tescili, karşı dava, şirketten çıkma ile ayrılma akçesinin tahsili, birleşen dava ise şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>15. Mahkemece asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleşmiştir. Bu nedenle uyuşmazlık sadece karşı davaya yöneliktir.<br>16. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “limited şirketlerde çıkma” kavramı üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.<br>17. Limited şirketlerde ortakların ortaklıktan doğan şahsi ve mali hakları söz konusudur. Ortakların pay hakkı, şirket kârına katılma hakkı gibi mali haklarının yanı sıra, oy kullanma hakkı, ortaklığı yönetim ve idare hakkı gibi şahsi hakları mevcuttur. <br>18. Limited şirketlerde ortağın şahsi haklarından biri de dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 551. (6102 sayılı TTK’nın 638.) maddesinde düzenlenen, ortağın ortaklıktan çıkma hakkıdır. Çıkma hakkı, ortağın özgür iradesi ile ortaklıktan çıkma istemini içerir. Çıkma hakkını kullanarak ortaklıktan ayrılan ortağın, ortaklığa ait bütün hak ve mükellefiyetleri sona ererek şirketle arasındaki bütün ilişkisi kesilmiş olacaktır.<br>19. Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6762 sayılı TTK’nin 551. (6102 sayılı TTK’nin 638.) maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir.<br>20. 6762 sayılı TTK’nin 551/1. (6102 sayılı TTK’nin 638/1.) maddesi “şirket mukavelesiyle ortaklara şirketten çıkma hakkı verilebileceği gibi bu hakkın kullanılması muayyen şartlara da tabi tutulabilir” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, limited şirket sözleşmesi ile ortaklara şirketten çıkma hakkının tanınması veya bu hakkın kullanılmasının belirli şartlara bağlanması mümkündür. Ayrıca bu hakkın kullanılması için sözleşme özgürlüğü kapsamı içinde bazı şartların varlığı da gerekli kılınabilir.<br>21. Şirket sözleşmesi ile ortaklara tanınan çıkma hakkı, hukuki açıdan onlara tanınmış bozucu yenilik doğuran bir haktır. Ortak bu hakkını kullanıp çıkma iradesini ortaklığa ulaştırdığında çıkma gerçekleşir, ayrıca bu beyanın şirket tarafından kabulüne gerek yoktur. <br>22. Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6762 sayılı TTK’nin 551/2. (6102 sayılı TTK’nin 638/2.) maddesinde yer alan “Her ortak, muhik sebeplere dayanmak suretiyle şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebilir” şeklindeki düzenlemedir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir.<br>23. Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur. <br>24. Hemen belirtilmelidir ki, ortak tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davasında davacının ortaklık sıfatının kararın kesinleştiği tarihe kadar devam etmesi gerekmektedir. Zira haklı sebebe dayalı çıkma davasında verilen çıkma kararı, sonuçlarını kararın kesinleştiği tarih itibariyle doğuracağından davacının bu tarihte ortak olması gerekmektedir. <br>25. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; karşı dava tarihi itibariyle davalı şirketin ... hissesinin ...’a, ... hissesinin ...’a ve ... hissesinin davacı ...’e ait olduğu, ...’e bu hisselerin ... tarafından devredildiği, ancak şirket tarafından açılan asıl davada ...’ün şirketteki hisselerinin iptaline karar verildiği ve taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte ... tarafından ...’e yapılan hisse devirlerinin, şirkete ait olan yatın ...’e satılması ve satış bedelinin ödenen kısmına karşılık yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.<br>26. Karşı davada davacının istemi, şirketten çıkma ve ayrılma akçesi istemine ilişkin olduğundan, dava tarihi itibariyle var olan ortak sıfatının karar kesinleşene kadar devam etmesi gerekmektedir. Asıl davanın davalısı ...'e devredilen hisselerin ... tarafından devredilmesi karşısında hisselerin devrine ilişkin sözleşmenin iptali talebini içeren asıl davanın ... tarafından açılması gerekmekte ise de asıl dava, şirket tarafından açılmış, mahkemece bu husus gözetilmeksizin ...'e ait hisselerin iptaline karar verilmiştir. Mahkemenin asıl davada verdiği karar, taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleşmiştir. Buna göre, karşı davada davacı ...’ün artık şirkette ortak sıfatının kalmadığı aşikârdır. <br>27. Hâl böyle olunca mahkemece, ancak şirket ortakları tarafından açılabilecek çıkma davasında, ...’ün asıl davada verilen karar ile ortak olmadığı hususunun kesinleştiği gözden kaçırılarak karşı davanın kabulü doğru olmamıştır. Ayrıca, kesinleşen asıl davada yat satış sözleşmesinin geçersiz olduğuna karar veren mahkemece değerlendirilmesi gereken ödenen satış bedeli hakkında işbu çıkma davasında ayrılma akçesi olarak karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.<br>28. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; asıl davanın hisseleri devreden ... tarafından açılması gerektiği, ayrıca asıl davada verilen kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı, bu nedenle sonuç doğurmayacağı için kararın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği ve resen asıl davanın temyiz incelemesinin yapılarak bozulabileceği, bu nedenle direnme kararının bu değişik gerekçeyle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.<br>29.  O hâlde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.\" gerekçesi ile bozulmuş Yargıtay Hukuk Genel  Kurulu'nun ... tarih ve  ... E, ... K sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine\" karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun direnme kararının bozulmasına yönelik gerekçecine göre, Mahkememizce araştırılacak  başka bir husus ve toplanacak delil bulunmadığından,  Genel Kurul kararı uyarınca asıl davada açılan karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl davada açılan KARŞI DAVANIN REDDİNE,<br>2-Asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleşmiş olmakla bu davalar hakkında yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA, <br>3-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karşı davacıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına,<br>4-Davalı - karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-A.A.Ü.T. uyarınca (dava tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru olan  ... üzerinden yapılan hesaplama ile) ... TL vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine,<br>6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.23/02/2021  <br><br><br>Katip ...<br>¸e-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalı <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac0ea70be5512068","SID":"f2111798c80d9b5b"}}