{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2088 <br>KARAR NO: 2023/2075<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2017/431E. -  2020/179 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Tekne sigortasından kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Tuzla İstanbul Tersanelerinde ... Ticaret AŞ tarafından 2007 yılında inşa ve imal edilen 19 metrelik okyanus geçişi için planlanmış ... isimli teknenin davacılar tarafından satın alındığını ve ABD Tekne Siciline ... (334/1000 pay), ... (333/1000pay) ve ... (333/1000 pay) ortaklığının soyisimlerinden oluşan ... adı altında kaydedilerek 10 yıl boyunca kullanıldığını, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 03/03/2017 tarihinde yayınladığı Tebliğe göre teknenin Türk siciline geçişinin sağlanması için işlemler başlatıldığını, bu arada teknenin seyre çıktığını, limanlar arasında dolaşırken Haziran ayı sonlarında Bodrum Limanı Bağlama Kütüğüne tescil ettirilip, ruhsatnamesinin düzenlenmesini müteakip Türk bayrağına geçtiğini, teknenin davalı sigorta şirketinin sigorta teminatı altında bulunduğunu, en son olarak 01/09/2016-01/09/2017 dönemi için ... numaralı tekne VIP sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçede TTK'nın 1464. maddesine göre sevkedilen mutabakatlı değer üzerinden takseli olarak 450.000,00 USD  sigorta bedeli ile sigortalandığını, ancak poliçe eki olan genel ve özel şartların kendilerine teslim edilmediğini, bu konuda bilgilendirme yapılmadığını, olay tarihinde teknenin yat kaptanı ehliyetine sahip olan ... tarafından kullanıldığını, teknenin yabancı bayrak altında olduğu dönemde transit log belgesine sahip olduğunu, Türk bayrağı çekme hakkı kazandıktan sonra da bağlama kütüğü ruhsatnamesi verildiğini, sigorta poliçesine göre hiçbir teminat dışı durumun bulunmadığını, 02/08/2017 tarihinde Marmaris Bozburun mendireğinden teknenin saat 10'da hareket ettiğini, 150-200 mt açıldıktan sonra kıç tarafından su almaya başladığını, olay günü teknede toplam on bir kişi bulunduğunu, su almaya başladıktan sonra çok hızlı bir şekilde battığını, teknenin sahiplerinden ... ve beraberindeki üç kişinin boğularak hayatlarını kaybettiğini, olayın ihbarından sonra sigorta şirketinin başlangıçta işbirliği içerisinde olduğunu, haftalar süren çalışmalar sonrasında teknenin enkazının sigortacının tayin ettiği Bodrum'daki çekek yerine çekildiğini, sigorta şirketinin gıyaplarında tekne üzerinde tespit yaptırdığını, 31/10/2017 tarihli yazı ile de hasarın ödenmeyeceğini bildirdiğini, bu nedenle hasar bedelinin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden sigorta şirketi aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, sigorta şirketi tarafından iddia edildiği gibi tekne sahiplerinin ve sigorta menfaatdarlığının değişmediğini, yurtdışındaki sahiplik durumunun teknenin Türk bayrağına geçişinden sonra da devam ettiğini, yurtdışında bulunan veya yabancı bayrak çeken teknelerin Türk bayrağına geçişine ilişkin 2017/3 nolu Tebliğ uyarınca Türk bağlama kütüğüne aynı malikler adına tescil işlemi yapılarak sigortalı teknenin Türk bayrağına geçtiğini, \"özel yat/tekne\" statüsünde olan ... teknesinin yabancı bayrak altında iken transit log, Türk bayrağına geçtikten sonra da bağlama kütüğü ruhsatnamesine sahip olmasının tekne maliklerinin gerekli özeni gösterdiğini kanıtladığını, geminin batmasında kaporta kapısının açık bırakılmasının sebep olduğunu, teknenin sintinesinde fazla su bulunduğu iddiası ispat edilememekle birlikte sintinede su bulunması veya kaporta kapısının açık bırakılması hâllerinin kaptanın sevk ve idare kusurunu oluşturacağını, sigortacının her koşulda teknede meydana gelen hasar ve ziyaı teminat kapsamına aldığını, poliçeye sorumluluk tazminatının da dâhil edildiğini, bu şekilde gemi kaptanı ve gemi adamlarının kötüniyetli fiillerinin de sigorta teminatı kapsamında kaldığını, teknenin yürürlükte bulunan \"Gemilerin Teknik Yönetmeliği\"ne uygun olarak eksiksiz şekilde inşa edildiğini, teknenin inşa ve uyarı/alarm eksikliğini tartışmaya açan tespit raporunun usulsüz olduğunu, poliçede belirtilen 450.000,00 USD tekne değerinin  mutabakatlı-takseli değer olarak belirlendiğini, bu nedenle ödenmesi gereken sigorta tazminatının 450.000,00 USD olduğunu belirterek. davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline, takip talepnamesindeki asıl alacağa temerrüt tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren USD'ye uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili sigorta şirketinin Ümraniye İstanbul'da mukim olması dikkate alındığında İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemenin görev ve yetkisine itiraz ettiklerini, poliçede yer alan sigorta bedeli 450.000,00 USD  olmakla birlikte bu bedelin sigorta kıymeti olarak kabul edilemeyeceğini, sigorta poliçesinin \"ihtarlar\" maddesinde sigortalı teknenin herhalde teminat dışında kalması sonucunu doğuracak şart ve koşulların belirtildiğini, dava konusu batma hadisesi ile bunun sonucunda oluşan hasarın da işbu özel şartlara dayalı olarak reddedildiğini, sigortalı tekne açısından tekne sahipliğinin değişmesi sebebiyle sigorta poliçesinin iptal edilmiş sayılacağını, poliçenin ... unvanlı yabancı bir şirket adına tanzim edilmişken olaydan sonra teknenin yeni malikleri adına 16/06/2017 tarihinde transfer edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin bu değişiklikten haberdar olmadığını, dolayısıyla sigorta poliçesinin iptal edilmiş sayılacağını, olaya ilişkin yapılan ekspertiz incelemeleri geminin enkazını çıkartan ... AŞ tarafından düzenlenen raporlar, Marmaris mahkemeleri vasıtasıyla yapılan bilirkişi tespitleri sonucu düzenlenen raporlar ve tanık beyanlarına göre teknenin tahliye pompaları ve kumanda düğmelerinin olay anında kapalı olduğunu, teknenin bu durumda limandan çıkış yaptığının gerek kaptan gerekse malikler tarafından bilinebilir olduğunu, seyir esnasında kapalı olması gereken kıç aynadaki kaportanın açık olduğunu, diğer bir hususun da kıç ayna üzerindeki kaporta ağzının kıç platformun hemen üzerinde olması ve su seviyesinden gerekli yükseklikte bulunmaması halinin oluşturduğunu, tekne hareket halindeyken kaptanın dümende olmadığını, kumandada başka birinin bulunduğunu, bu durumun kaptanın tekneyi kullanma konusunda gerekli yeterliliğe sahip olmadığını gösterdiğini, kaptanın yola çıkmadan önce yapması gereken işleri yapmadığını, alması gereken tedbirleri almadığını, teknenin denize ve yola elverişli olmadığını bilmesine rağmen gemiyi yola çıkardığını, donatanın temsilcisi sıfatıyla kaptanın ağır kusurlu olduğunu, donatanın da şahsi kusurlu sayılması gerektiğini, dolayısıyla tekne denize ve yola elverişsiz şekilde limandan ayrılmış olduğundan olayın sigorta teminatı dışında kaldığını, diğer bir yönden teknenin Gezi Tekneleri  Yönetmeliği'ne aykırı inşa edildiğini, birçok hususta Yönetmeliğe aykırılıklar bulunduğunu, Yönetmelik gereğince yüzebilirlik ve batmazlık ile tekne, güverte ve üst yapıdaki açıklıklar, su alma ve azami yüke ilişkin kurallara aykırılıklar olduğunu, tekne bedeli olan 450.000,00 USD'nin fahiş olduğunu, davacının talebi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle görev ve yetki yönünden, olmadığı takdirde esas bakımından reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; sigortalı teknenin batması nedeniyle ortaya çıkan zararın sigorta poliçesi kapsamında sigortacıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, dava konusu olan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacıların 450.000,00 USD asıl alacak, 86,30 USD işlemiş faizden oluşan toplam 450.086,30 USD'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle tahsili için 07/11/2017 tarihinde icra takibi başlattığı, borçlu-davalı sigorta şirketinin süresinde borca ve fer'ilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından cevap süresi içerisinde müvekkilinin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetki sınırlarının içerisinde mukim olmasından dolayı mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğu ileri sürülmüş ise de, icra takibi tekne sigorta poliçesine dayandığından TTK'nun 5/2.maddesine göre mahkememiz görevli ve yetkili bulunduğundan yetki itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Tarafların beyanları ve sunulan delillere göre davacıların maliki olduğu ... isimli teknenin 01/09/2016 başlangıç tarihli bir yıl süreli ... nolu 'tekne vıp sigorta poliçesi' ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandıktan sonra 02/08/2017 tarihinde Muğla Bozburun kıyılarında battığı belirli olup,  davacı taraf sözkonusu rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı bu nedenle sigorta poliçesinde sigorta bedeli olarak kabul edilen 450.000,00 USD'nin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı vekili ise özet olarak, teknenin sahiplik bilgilerinde değişiklik olması, teknenin batması şeklinde ortaya çıkan rizikonun gemi sahibi, kaptan ve gemi adamının gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanması, teknenin denize elverişli olmaması ve gezi tekneleri yönetmeliğine aykırı olarak inşa edilmesi nedeniyle hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını savunmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınan 22/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda, teknenin batması olayının poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği, teknenin yapısal gereklere ve yasal mevzuata uygun olarak inşa edildiği, denize elverişli olduğu, tekneye ilişkin yasal belgelerin  tam ve eksiksiz olduğu, tekne maliklerinin herhangi bir ihmali bulunmadığı, batmanın tekne mürettebatının ihmali ve sorumluluğunda meydana geldiği, batmaya sebep olan mürettebat ihmalinin sigorta poliçesi kapsamında bulunduğu, Türk bayrağına geçiş nedeniyle yapılan tekne sahiplik bilgi değişikliğinin sigorta edilen menfaatin sahipliğinde bir değişikliğe neden olmadığından sigorta poliçesinin geçerli olduğu, sigorta poliçesinde sigorta bedelinin takseli/mutabakatlı değer üzerinden belirlendiği, \"agreed fixed value\" şeklinde poliçeye dercedilen kloz ile sabit olduğu üzere TTK'nun 1464/2.maddesi düzenlemesine göre ancak fahiş farklılık halinde indirim istenebileceği, teknenin takseli değeri olarak belirlenen 450.000,00 USD 'nin makul değer olarak görüldüğü, fahiş farklılık bulunmaması nedeniyle mutabakatlı değer esasına göre düzenlenen poliçe sebebiyle davalı sigorta şirketinin bu değer üzerinden sorumluluğunun doğduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olup, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirildiği 02/09/2020 tarihli ek raporda da, teknenin sovtaj bedeli dışında kök rapordaki görüş ve kanaatlerin değişmediği, davacıların uhdesine bırakılan teknenin yapılan piyasa araştırmasına göre hurda piyasa değerinin 48.859,00 TL ile 53.503,00 TL arasında olduğu ancak davacıların tekne hurdasını 75.000,00 TL bedel ile sattıkları davacılar vekili tarafından sunulan 23/05/2018 tarihli protokolden anlaşıldığından fiili duruma göre sovtaj bedelinin 75.000,00 TL olarak dikkate alınması gerektiği, sigorta şirketinin teknenin kurtarıldıktan sonra çekilen çekek yeri masraflarından ve hurda satış sebebiyle ödenen vergiden enstitü yat klozları gereğince sorumluluğu bulunduğu, bu miktarın sovtaj bedelinden mahsubunun kloz düzenlemesi gereği olduğu, buna göre alacağın USD olması gözetilerek sovtaj miktarından kalan bakiye 63.697,00 TL bedelin USD karşılığı 13.119,61 USD olduğundan bu tutarın 450.000,00 USD alacaktan mahsubu sonucu bakiye alacağın 436.880,39 USD olarak belirlendiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; 1997 yılında Tuzla'da inşa edilen ... isimli motor yatın ... isimli ... şirketi adına Amerikan siciline tescil edilerek 20/03/2007 tarihli bayrak şahadetnamesi ile Amerikan bayrağının çekildiği, ..., ... ve ...’in ... şirketinin eşit paya sahip ortakları olduğu, daha sonra yurtdışında bulunan veya yabancı bayrak çeken teknelerin Türk bayrağına geçişine ilişkin 2017/3 nolu tebliğ doğrultusunda ABD bayraklı ... teknesinin Bodrum bağlama kütüğüne kaydının yapılarak Türk bayrağı çekme hakkını elde ettiği, bu işlemlerin ortaklardan ... tarafından verilen vekalete istinaden gerçekleştirildiği, tebliğin 5.maddesine göre bu konudaki başvurunun diğer ortaklar adına da gerçekleştirilmiş sayılması gerektiği, zira bağlama kütüğü ruhsatnamesinde sahiplik bilgilerinin üç ortak adına olup, ... 334/1000, ... 333/1000 ve ... 333/1000 oranında paya sahip oldukları,   bu durumda teknenin yurtdışında donatanı olarak gözüken ... isimli ... şirketinin ortaklık yapısı ile pay oranlarının aynı olmasından dolayı TTK’nun 1470 ve enstitü yat klozları cl328 madde 8.1 kapsamında sigortalı teknenin Türk bayrağı çekme hakkını kazandıktan sonra ve riziko tarihinde menfaat değişikliği olduğundan bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Teknenin 13/06/2017 tarihinde Türk bayrağına geçiş başvurusunun yapılması ve “yurtdışında bulunan veya yabancı bayrak çeken teknelerin Türk bayrağına geçişine ilişkin 2017/3 nolu tebliğ”de bildirilen şartların yerine getirilmesi ile “özel tekne” statüsündeki tekneye 16/06/2017 tarihinde bağlama kütüğü ruhsatnamesinin düzenlendiği, denize elverişlilik belgesi anlamına gelen sözkonusu belgenin geçerliliğinin 16/06/2022 tarihine kadar devam ettiği, tebliğin 4/2.maddesine göre bağlama kütüğü ruhsatnamesi düzenlendikten sonra en geç bir yıl içinde ulusal mevzuata göre ölçüm işlemi yapılması gerektiğinden ... teknesine gemi ölçme raporunun düzenlendiği  dosya kapsamından anlaşılmış olduğundan teknenin Türk bayrağı ile seyir yaptığı süre içerisinde dolayısıyla da batma olayının gerçekleştiği 02/08/2017 tarihinde ulusal mevzuata göre denize elverişlilik belgelerinin tam ve eksiksiz olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan tekne mürettebatının kaptan ve gemi adamı yeterliliklerine sahip oldukları dosyada mevcut kaptan ve gemici belgeleri ile sabit olup tekne kaptanının tekne inşasından itibaren 10 yıl boyunca teknede görev yaptığı olay sonrasında alınan tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır. Tüm bu değerlendirmelere göre dava dosyasında sigortalı teknede denize elverişsizlik halini gösteren herhangi bir durum tespit edilememiş olup, davalı tarafın iddialarına konu olan ve denize elverişsizlik olarak gösterilen sebeplerin ise kaptan ve gemi adamının ihmal ve kusuruna dayanan kullanım hatasına işaret eden fiiller olduğu değerlendirilmiştir. Teknede inşa kusuru olarak ileri sürülen kıç ayna üzerindeki kaporta ağzının kıç platformunun hemen üzerinde olması ve su seviyesinden gerekli yükseklikte bulunmaması ileri sürülmüş ise de, teknenin yapım yılı itibariyle yürürlükte olan ve gezi teknelerinin yapım ve inşasında gerekli kuralları belirleyen 28/12/2006 tarihli gezi tekneleri yönetmeliğinin \"şahsi kullanıma özel yat statüsünde\" inşa edilen ... teknesi hakkında uygulanamayacağı, aksinin kabulü halinde yada mevzuat hükümleri emsal alındığında dahi durumun değişmeyeceği, zira teknenin gezi tekneleri yönetmeliğine uygun olarak inşa edildiği, bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere sigortalı teknenin 28/12/2006 tarihli gezi tekneleri yönetmeliği, teknenin inşasından sonra yürürlüğe giren 5/05/2017 tarihli gezi tekneleri ve kişisel deniz taşıtları yönetmeliği ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı ulaşım emniyeti inceleme merkezi tarafından düzenlenen raporda belirtilen ISO 12216 nolu kurala uygun olarak inşa edildiği, dolayısıyla teknenin inşası yapısal gereklere ve yasal mevzuata uygun olduğundan bu kapsamda da denize elverişsizliğin sözkonusu olmadığı değerlendirilmiştir. Tekne yat poliçesi özel şartlarından ziya veya hasarın sigortalı, gemi sahibi ve idarecilerinin gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanmaması koşulu getirilerek özen yükümlülüğü tekne sahipleri ve idarecilerine bırakılmıştır. Davalı sigorta şirketi özen yükümlülüğüne aykırılık gerekçesiyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürmüş ise de tekne kaptanının 10 yıl boyunca teknede görev yapması, kaptan ve gemi adamının kaptan ve gemici belgelerine sahip olmaları gözönüne alındığında tekne sahiplerinin tekneyi tecrübeli bir kaptanın yönetimine bıraktıkları, bu konuda gerekli özeni göstermiş oldukları kabul edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları ile batma olayının meydana gelmesinde kaptan ve tekne mürettebatının teknenin sevk ve idaresinde kusur ve ihmallerinin bulunduğu, mürettebat ihmali ile kıç kaporta kapağının açık bırakılmasının (fotoğraf ve video kayıtlarından anlaşıldığı üzere) teknenin batmasına sebebiyet verdiği, teknenin boyut ve tonajı gözönüne alındığında dışarıdan su almadıkça sintine suyu ile batmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Sigorta poliçesinin ikinci sayfasından enstitü yat klozları cl 328'e atıf yapılmış olduğundan uyuşmazlığın çözümünde ve sigorta teminatı kapsamının belirlenmesinde enstitü yat klozunun dikkate alınması gerekmektedir. Kloz metninin 10.maddesinde istisna haller sayılmış olup, davalı sigorta şirketinin savunmasını dayandırdığı tekne mürettebatının ihmal ve kusuru ise teminat dışı haller arasında sayılmamıştır. TTK'nun 1429.maddesinde  yer alan \"sigortacı aksine düzenleme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez\" hükmü ile kast dışındaki ihmal ve kusur ile meydana gelen hasarlar sigorta kapsamına dahil edilmiştir. Dolayısıyla sigorta poliçesi, enstitü yat klozu ve TTK'nun 1429.maddesine göre teknenin batması şeklinde gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. <br>TTK'nun 1464.maddesinde sigorta bedelinin poliçede aynı zamanda sigorta değeri olarak kabul edileceği hükmü sevkedilmiş olup, taraflararasında tanzim edilen tekne poliçesinin üçüncü sayfasında yer alan özel şart düzenlemesinde agreed fixed value (tekne tam ziya olduğundan poliçede yazılı değerin ödenmesi) şeklindeki açıklamadan poliçede tekne bedeli olarak belirlenen 450.000,00 USD'nin aynı zamanda sigorta değeri olarak mutabakatlı kararlaştırıldığı şeklindeki bilirkişi görüşü mahkememizce de benimsenmiştir.  Bu durumda, sigorta şirketi TTK'nun 1464.maddesi 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre ancak fahiş farklılık halinde indirim isteyebilecektir. Bilirkişi heyetinde yer alan teknik bilirkişilerce tekne değerinin 450.000,00 USD olarak  belirlenmesinde fahişlik bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiş olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede kabul edilen tekne bedeli tutarınca yani 450.000,00 USD olduğu kabul edilmiştir.Sigorta mevzuatına göre sigortacı gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğundan sovtaj bedelinin ödenecek sigorta tazminatından mahsup edilmesi gerekmektedir. Tarafların beyanlarından batık teknenin denizden çıkartıldıktan sonra davacı sigortalıların uhdesinde kaldığı, davacı vekili tarafından sunulan 23/05/2018 tarihli protokolden anlaşıldığı üzere tekne hurdasının 75.000,00 TL bedelle satıldığı, bilirkişi raporunda teknenin tonajına göre hurda değerinin 48.859,00 TL ile 53.503,00 TL aralığında olduğu belirtildiğinden sovtaj değerinin 75.000,00 TL olarak kabul edilmiştir. Öte yandan, hurda satışı nedeniyle davacıların ödediği 1.863,00 TL vergi tutarı ile 9.440,00 TL tekne çekek yeri kirasından da sigorta şirketi sorumludur. 75.000,00 TL sovtaj bedelinden sigortacının sorumlu olduğu 11.303,00 TL düşüldüğünde 450.000,00 USD sigorta tazminatından indirim yapılması gereken tutar 63.697,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davacıların talebinin USD olması nedeniyle 63.697,00 TL mahsubu gereken 63.697,00 TL (poliçenin 8.sayfasında yer alan döviz klozu gereği) 13.119,61 USD'ye tekabül etmektedir. Sonuç olarak 450.000,00 USD sigorta değerinden 13.119,61 USD mahsup edildiğinde davalının sorumlu olduğu tazminat miktarı 436.880,39 USD olarak tespit edilmiştir. Ekspertiz raporunda ihbar tarihinin 21/09/2017 olarak belirtildiğinden TTK'nun 1427.maddesindeki düzenlemeye göre bu tarihten 45 gün sonrası olan 06/11/2017 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek 436.880,39 USD sigorta tazminatının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ki işleyen faizi 83,78 USD olarak tespit edildiğinden, tüm bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde davanın kısmen kabulü ile icra takibinde  436.880,39 USD asıl alacak ile 83,78 USD işlemiş faizine ilişkin davalının itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince yıllık dolar faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, 436.880,39 USD asıl alacak, 83,78 USD işlemiş faizden oluşan toplam 436.964,17 USD'nin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince yıllık dolar faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olay tarihinde dava konusu teknenin malikinin değiştiğini, tekne sahipliğinin değişmiş olması ve herhangi bir menfaatin devamı söz konusu ise dahi bunun davalı sigorta şirketine bildirilmemiş olması nedeniyle sigorta poliçesinin, sahipliğin değiştirildiği 16/06/2017 tarihi itibari ile geçersiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, hissedarların aynı kalmasının poliçe istisnasını ortadan kaldırmadığını, İ.Y.C madde 8 uyarınca, sahipliğin transfer edildiği tarih itibariyle, sigorta poliçesinin iptal olmuş sayıldığını, ortaklık payları esas alınarak bir değerlendirme yapılmış ise de esasen teknenin 16/06/2017 tarihinde yeni bir malikliğe transfer edilmesi hususu inceleme dışında bırakıldığını,  somut olayda açıkça bir menfaat değişikliği olması ve TTK madde 1470 gereğince sigorta ilişkisinin sona erdiğinin kabul edilmesi gerekir iken aksi yönde hüküm kurulması isabetli olmadığını, teknenin, batma hadisesi esnasında ve hatta öncesinde denize ve yola elverişsiz durumda olduğunu, teknenin, tekne sahibinin kontrol ve idaresindeyken denize ve yola elverişsiz şekilde sefere çıkarıldığını, batma hadisesindeki kusurun tekne sahibinin sorumluluğunda bulunan personel ve kaptanın kasta varan ağır kusuru neticesinde gerçekleştiğini, bu hususların ... Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti. vasıtasıyla yapılan ekspertiz incelemeleri, dalgıç incelemesi ve akabinde tekneyi bulunduğu yerden çıkartan ... AŞ tarafından düzenlenen raporlar ile Marmaris Mahkemeleri vasıtasıyla yapılan bilirkişi tespitleri sonucu düzenlenen raporlar ile tutulan zabıt, tutanak ve şahit beyanları ile tespit edildiğini, dosyadaki  bilirkişi raporunda da  yer verildiğini,  gerekçeli kararda da hüküm altına alındığını, zira sefere başlamadan önce teknenin kıç ayna kaportası bilerek açık bırakıldığını  ve bu konuda yapılan uyarılar dikkate alınmaksızın sefere başlandığını, teknenin sintinesinde yaklaşık 3,5 tonluk su ve ayrıca 1 ton kadar da yakıt ve yolcular ile eşyaları bulunduğu halde, mevcut ağırlık ile sintinede olan yaklaşık 3,5 ton önceki suyun serbest satıh oluşturacağı riski de bilinebilir olmasına rağmen ve ayrıca tanklara yeni temiz su da alınmış olarak yola çıkılmış ve geminin sürat kazanması ile birikme yapan su açık olan kapağa da hücum ettirilerek batmaya neden olduğunu, teknede bulunan sintine suyunu otomatik olarak boşaltacak olan sintine pompalarının batma hadisesi esnasında kapalı durumda olduğunu, söz konusu pompaların kapalı tutulmuş olmasının batma hadisesinin esaslı nedenleri olduğunu, pompaların kapalı olduğunun bilinmesine rağmen sefere çıkılmasının kasta varan ağır bir kusur olarak kabul edilmesi gerektiğini,  teknenin hadise öncesinde sancak tarafına doğru yatık bir halde  olduğunu, teknenin arka kaportasının hadise esnasında açık durumda  olduğunu, bu kaportanın açık olduğuna ilişkin uyarı sisteminin bozuk değil kapatılmış olduğunu, batma hadisesi esnasında çalışmadığını, tekne sigorta poliçesinin düzenlenmesi tarihinde yabancı bayraklı olan teknenin  bu kapsamda tabi olması gereken kurallara ve Gezinti Tekneleri Yönetmeliği’ne uyumlu şekilde inşa edilmediğini,  ancak teknenin yabancı bayraklı yatların tabi olduğu kurallara uygun olup olmadığının gerek raporda  gerek mahkeme kararında değerlendirmeye alınmadığını, hadiseye ilişkin olarak gemi kaptanı ve gemi adamının şüpheli olarak yer aldığı Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2017/4240 Soruşturma dosyası kapsamında soruşturma başlatıldığını, henüz kovuşturma aşamasına geçilmemiş ve ceza dosyası karara bağlanmamış olduğunu,  bu dosyanın bekletici mesele yapılmaksızın hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını, tüm bunlara rağmen haksız bir şekilde rizikonun teminat dahilinde olduğu yönünde hüküm tesis edildiğini, somut olayda kaptanın ihmalinden bahsetmekten ziyade, yola çıkmadan önce yapması gereken işleri yapmadığı ve alması gereken tedbirleri almadığı, teknenin denize ve yola elverişli olmadığını bilmesine rağmen gemiyi yola çıkarmış olması sebebiyle de Donatanın yasal temsilcisi sıfatıyla Kaptan'ın bu ağır kusur ve asli görevlerini yerine getirmeme halinden dolayı donatanın şahsi kusurlu sayılması gerekmekte olup; kaptanın teknede çalıştığı süreler esas alınarak bir değerlendirme yapılması hayatın ve somut olayın gereklerine ve olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın talep konusu ettiği meblağın fahiş olduğunu, uygulanması tavsiye edilen faiz oranının fahiş ve gerçek olduğunu, Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/70 Değişik iş tespit raporunda yer aldığı üzere teknenin değerinin 290.000 EURO olarak tespit edildiğini,  davacı iddialarının aksine, teknenin takseli sigorta bedeli olan 450.000 USD tutarında dava ikame edilmiş olmasının fahiş bir istem olduğunu, davacının talep ettiği likit olmayan bu talebin reddedilmesi ve tüm beyan ve savunmaları  saklı kalmak ve zararın teminat dahilinde kaldığını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her halde teknenin inşa yeri, yaşı ve kondisyonu dikkate alınarak sigortalanabilir kıymetinin  290.000 EURO olduğunun kabulü gerektiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak ve bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazları incelenmeksizin yok sayılarak ve farklı bir heyetten rapor alınması imkanı dahi kullanılmaksızın, hükme esas alınmaya elverişsiz ve taraflı şekilde tanzim edilmiş olan bir bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesinin  herhalde \"silahların eşitliği\" ilkesine kati şekilde aykırı düştüğünü, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.Davacılar vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabul edilmesine rağmen hükmedilen sigorta tazminatından tekne batık sovtaj bedelinin düşülmesine karar verildiğini, mahkemenin bu şekilde davayı kısmen kabul etmesi sebebiyle davalı sigorta şirketinin kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine izin vermediğini, sovtaj indiriminin derdest davada ele alınması hukuki açıdan yasaya aykırı olduğu gibi sigortacının kendi iradesiyle davacılara terk ettiği batık sovtajını talep hakkı da bulunmadığını, hukuki açıdan sigortacının sovtaj indirim hakkı ancak tazminatın ödenmesiyle doğacağını, iş bu davanın, sigortacının tazminatı ödemeyi külliyen reddetmesi sebebiyle açıldığını,  davanın konusunun sigorta tazminatın ödenip ödenmeyeceği olduğunu, hukuki açıdan bakıldığında sigortacının sovtaj talep ya da sigorta tazminatından indirim talep hakkı ancak ve ancak sigorta tazminatını ödemeyi kabulü ile doğacağını, hakkın doğum anının sigorta tazminatının ödenmesi olduğunu, sigortacının sigorta tazminatını ödemeyi reddettiği süre boyunca sovtaj indirimine hak kazanamayacağını, sovtaj indirimine hükmedilmesinin  yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, mahkemenin sovtaj indirim kararının kaldırılması ve davanın tam kabulü gerektiğini, sigortacının derdest dava içinde sovtaj indirim talebinde bulunmasının usule de aykırı olduğunu, usul  hukuku bakımından karşı talebin ya takas mahsup ya da karşı dava ile ileri sürülmesi gerektiğini, davalının  dava başında takas mahsup talebi olmadığı gibi, karşı dava konusu da olmadığını, müvekkillerin, sigorta tazminatı ödemesi gündeme getirilseydi ödeme üzerinden sovtaj indirimi talebine kayıtsız kalmayacağının açık olduğunu, nitekim, çekek yerinde masraf yarattığı anlaşılan tekne enkazının hurdaya verilmesi müvekkiller tarafından gündeme getirildiğini, sigortacıya tekne enkazının akıbetini sorulduğunu,  enkazı çıkaran sigortacının, enkazı kendi uhdesinde yine kendi seçtiği çekek yerine aldırdığını, bu süreçte sigortacı ile yapılan yazışmaların müvekkillerinin iyi niyetini apaçık ortaya koyduğunu, müvekkillerinin bu yazışmalarda sigortacıya açıkça tekne enkazı üzerinde herhangi bir hak talepleri olup olmadığını sorduğunu, sigortacının ise açıkça herhangi bir talepleri olmadığını belirterek bu haklarından feragat ettiğini,  30.01.2018 tarihli  yazının bu yönde olduğunu,  mahkemenin sovtaj indirimi kararının kaldırılması ile sigortacının yargılamanın bütünündeki ve istinaf aşamasındaki kötüniyetinin tespitini ve bu suretle icra inkar tazminatına mahkum edilmesini  talep ettiklerini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, tekne vip sigorta poliçesi ile sigortalanan davacılara ait teknenin batması nedeniyle sigorta tazminatının sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tazmini için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekili ile  davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar, kendilerine ait ... isimli teknenin davalı şirket tarafında tekne vip sigorta poliçesi ile sigortalandığını, teknenin 02.08.2017 tarihinde battığını, teknede bulunan on bir kişiden üç kişinin de boğularak vefat ettiğini, sigortanın takseli olarak düzenlendiğini, sigorta bedelinin davalıdan talep edilmesine rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibi başatlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini  istemiş; davalı ise 16.04.2017 tarihinde tekne sahiplerinin değişmiş olması nedeniyle  poliçenin geçersiz hâle geldiğini,  tazminat talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu, tekne sahipleri ile tekneyi idare ve kontrol edenlerin ağır kusurlu olduklarını, talep edilen meblağın ve faizin fahiş olduğunu  belirterek davanın reddi gerektiğini  savunmuş; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 450.000,00 USD  (1.724.850,00 TL) asıl alacak ve  86,30 USD (330,79 TL) işlemiş faiz olmak üzere  toplam 450.086,30 USD ( 1.725.180,79 TL) (1 USD = 3,8330) alacak yönünden 07.11.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ... numaralı poliçe tahtında sigortalanan ve tam ziyaya uğrayan ... isimli motoryata ilişkin sigorta tazminatının gösterildiği, ödeme emrinin 09.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı  tarafından 15.11.20417 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince, teknenin malikinin 16.06.2017 tarihinde değiştiği, bu nedenle  TTK'nın 1470. maddesi uyarınca  sigorta ilişkisinin sona erdiğini  ileri sürülmüştür.Bodrum Liman Başkanlığınca davacılara verilen 244408 seri numaralı bağlama kütüğü ruhsatnamesine göre ... isimli teknenin davacılar ... (333/100), ... (334/100)  ve  ... (333/100)  adlarına bu paylarla   kayıtlı olduğu,  teknenin  01.09.2016-01.09.2017 tarihleri arasında,  bir yıl süreli şekilde 22616394-Y-3 nolu tekne VIP sigorta poliçesi ile  tekne bedeli için 450.000 USD teminatla  sigorta örtüsü altına alındığı, ancak poliçede sigortalının ''...'' olarak belirtildiği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece, davalı vekilinin teknenin malikinin 16.06.2017 tarihinde değiştiği,  bu nedenle  TTK'nın 1470. maddesi uyarınca  sigorta ilişkisinin son bulduğu yönündeki savunma ve itirazı; bağlama kütüğü ruhsatnamesinde teknede ...'nun 334/1000, ...'in 333/1000 ve ...'un 333/1000 oranında pay sahibi oldukları, teknenin yurtdışında donatanı olarak gözüken ... isimli Amerikan şirketinin ortaklık yapısı ile ruhsatnamedeki pay oranlarının aynı olduğu, menfaat değişikliği olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.Şöyle ki; mahkemece öncelikle Bodrum Liman Başkanlığına müzekkere yazılarak teknenin Türk bayrağına geçişine ve bağleme kütüğüne davacılar adına kaydedilmesine ilişkin dayanak tüm belgelerin istenmesi, ''...'' adlı şirketin hukuki statüsüne dair  davacı taraftan  izahat istenmesi, bu şekilde  adı geçen şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının, adi ortaklık veya başka bir statüsünün bulunup bulunmadığının, mülkiyetin davacı gerçek kişiler adına ne şekilde geçtiğinin belirlenmesi, Amerika'daki gemi sicilinde davacı gerçek kişilerin de gemi maliki olarak kayıtlı olup olmadıklarının araştırılması, bu araştırma sonucuna göre ve yukarıda bahsi geçen Tebliğ hükümleri de göz önünde bulundurularak TTK'nın 1470. maddesi ile sigorta poliçesindeki hüküm uyarınca sigorta menfaat sahibi değişikliği olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi, bu tespit ve değerlendirme yapılırken poliçedeki menfaattar değişikliğine ilişkin hüküm de gözetilmek suretiyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edip etmediğinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, her iki taraf vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.20.12.2023 <br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05e5ba103113bd48","SID":"98f4f8c168a2eb70"}}