{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2184 <br>KARAR NO: 2023/1930<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02.10.2023 D. İş <br>NUMARASI: 2023/78 E. - 2023/78 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ile 1 nolu davalı ... İnş. Ltd. Şirketi 25.07.2019 tarihinde çıplak gemi kiralama sözleşmesi yaptıklarını, kira sözleşmesine istinaden müvekkilinin, gezinti ve restoran hizmeti verecek olan geminin tersanede her tür onarım, bakım masraflarını yaptığını, geminin lüks restoran gemisi olarak faaliyet göstermesi için lazım gelen hiçbir masraftan kaçınmadığını ve gemiyi sefere hazır hale getirdiğini, ihtiyati hacze konu 3.543.555.96 TL alacaklarını ispatlar fatura ve ödeme belgelerinin olduğunu, 1 nolu davalı şirket temsilcisi ve vekilinin, gemi kira sözleşmesinin akdedildiği tarihlerde ve geminin tersane sürecinde gemi üzerinde var olan çeşitli hacizlerin süreç içerisinde kaldırılacağını vaad ve taahhüt etmişken, gemi tersaneden çıktıktan sonra; 1 numaralı davalı şirketin, borçlu olduğu bir dosyadan İİK 111/a maddesi gereğince aldığı satış yetkisi ile dava konusu gemiyi, 2 nolu davalı şirkete muvazaalı bir şekilde sattığını ve geminin davacı alacaklı müvekkilinden kaçırıldığını, bir kısım alacakların tahsili için 1 nolu davalıdan alacaklı olduğu Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 1 nolu davalının sahibi olduğu ... adlı gemiye taraflarınca kaydi haczi işlemi yapıldığını, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Talimat dosyasından yaptırdıkları kıymet takdirinde geminin 6.200.000.00 TL kıymetinde bulunduğunu, dava konusu geminin, davalılar arasındaki İİK md. 111/a satışına esas omak üzere İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından yaptırılan kıymet takdirinde ise 2.700.000.00 TL kıymetinde bulunulduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi, İİK 111/a md gereğince davalılar arasındaki satışa esas olmak üzere,  bu çok düşük bedelli raporun esas alındığını  ve 1 nolu davalı ile alıcı 2 nolu davalının anlaşmasıyla, herhangi bir ihale olmaksızın ve diğer alacaklılara bildirim yapılmaksızın İİK md. 111/a maddesi gereğince dava konusu geminin satışı gerçekleştiğini, alacaklı oldukları dosya için yaptırılan incelemede bilirkişi ...'un verdiği 6.200.000 TL bedelli 22.02.2021 tarihli raporun üzerinden tam 1 sene sonra yine aynı bilirkişi ...'un bulunduğu bilirkişi heyetinin 02.03.2022 tarihli raporunda ise geminin, davalıların tam da maksadına uygun olarak çok düşük bedelli 2.700.000 TL olarak tespit edildiğini, Şubat 2021 dönemi Covid Pandemisinin etkinliğini sürdürdüğü, kapanmaların yaşandığı ve dava konusu gezinti gemisinin çalışmadığı, piyasaların ziyadesiyle durgun olduğu bir dönem olup, pandemi sonrasında her malın kıymetinin 3-5 kat arttığını, 1 numaralı davalının, dava konusu tüm iş ve işlemlerini çok geniş kapsamlı vekaletnameler verdiği dava dışı ... adlı kişi üzerinden yürüttüğünü, 1 nolu borçlu şirketten aldığı vekaletnamelerle borçlu şirket namına tüm borç ve taahhüt işlemlerini gerçekleştirdiğini ve 1 nolu davalı borçlu şirketi adeta paravan olarak kullandığını, dava konusu geminin kiralanmasına dair kira sözleşmesinde borçlu şirket kaşesi üzerindeki imzanın ...'ye ait olduğunu, müvekkili şirketin, dava konusu gemiyi satış aşamasına getirmişken, ...'nin Şubat 2022 tarihli sulh sözleşmesi teklifinde bulunduğunu ve müvekkili şirketin dava konusu gemiye yaptığı 1 Milyon Doları aşan mertebelerindeki masraflarını ve alacaklarını, kendisi ve kızı ...'nin ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, davalılar arasındaki satışın gerçekleştiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip sayılı dosyasında , davalılar arasındaki satıştan kısa süre evvel ... tarafından 07.09.2021'de temlik alındığını, ... ile temlik alacaklısı ...'in samimi arkadaş olduklarını, davalılardan 2 nolu şirket yetkilisi ..., 27.04.2022 tarihinde dava konusu gemiyi satışın gerçekleştiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına İİK md. 111/a mizanseni ile satın alma müracaatında bulunduğunu, düşük bedelli rapora göre icra dosyasına ödemesini yaptıklarını, ayrıca geminin 2 nolu davalı şirkete satışı sonrasında da ..., 2 Nolu davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın , İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi gereğince ...'den 2.500.000 TL alacaklı olduğunu beyanla, davacı ile 1 nolu davalı arasındaki Gemi Kiralama Sözleşmesi gereğince, kiraya konu dava konusu gemiyle ilgili davacının, TTK md. 1352/f-l-m-p maddelerinden kaynaklanan 3.543.555.96 TL'lik Deniz Alacakları sebebiyle ve davacı müvekkilinin zilyetliğinden kaçırılarak muvazaalı olarak 2 Nolu davalının mülkiyetine ve zilyetliğine geçirilen dava konusu gemi hakkında TTK md. 1353 vd. Maddeleri ve TTK md. 1363  gereğince dosyaya ödemeye hazır oldukları 10.000 Özel Çekme Hakkı Teminat mukabilinde;  ... IMO sicil numaralı Türk Bayraklı ... adlı gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 02.10.2023  tarihli Değişik İş kararıyla; \"...Talep dilekçesinde, davacının gemi kira sözleşmesi ile kiraladığı ... isimli gemiye tersanede her türlü bakım ve onarımını yaptırdığı, geminin lüks restaurant gemisi olarak faaliyet göstermesi için lazım gelen hiçbir masraftan kaçınmadığını, bu kapsamda gemiye yapılan bakım, onarım, kumanya, personel maaş ödemeleri, tersane, liman, iskele, rıhtım masrafları ve sigorta ödemelerinden oluşan masraflar yapıldığını, ancak geminin ... Turizm Gıda A.Ş'ye muvazaalı bir şekilde satıldığını, gerçekte mevcut olmayan bu satışın müvekkilinden mal kaçırma kastı ile gerçekleştiğini, satışın icra üzerinden yapılmasının ise muvazaayı perdelemeye yönelik olduğunu, gemiye yapılan bakım-onarım hizmet bedeli ile diğer masraflar nedeniyle davacının davalı taraftan 3.543.555,96 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, söz konusu alacak nedeniyle ... gemisinin ihtiyaten haczini istemiştir. TTK'nun 1352/1 maddesi (f) bendinde; Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, geminin kullanılması veya kiralanması amacıyla yapılmış her türlü sözleşmeden kaynaklanan alacaklar deniz alacağı olarak kabul edilmiştir. Talebe konu alacak TTK'nun 1352/f bendi gereğince deniz alacağı niteliğinde sayılsa da, Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/318 Esas ve Bakırköy 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/346 Esas sayılı dosya örnekleri incelenmesinden; davacı tarafça benzer iddialara dayanılarak davalılara karşı muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davası açıldığı, dosyaların derdest olduğu, 2023/318 esas sayılı dosyada ... gemisi hakkında İİK'nun 257 ve devamı maddelerine göre verilen ihtiyati haciz kararının sonradan kaldırıldığı anlaşılmış olup, davacının alacak ve muvazaa  iddiası söz konusu dava dosyalarında yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacak olduğundan, TTK 1352 ve devamı maddelerine göre koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF BAŞVURU NEDENLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından gemi kiralama ilişkisinden kaynaklanan davaya konu alacaklarının TTK 1352 maddesi kapsamında deniz alacağı olduğu kabulüne rağmen benzer iddialarla ilgili açılan tasarrufun iptali davaları bulunduğunu, davacının alacak ve muvazaa iddiasının söz konusu dava dosyalarında yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacağı gerekçesiyle TTK 1352 vd maddelerine göre koşulları oluşmadığı belirtilen ihtiyati haciz taleplerinin  reddedildiğini, yaklaşık ispat şartının dava dilekçesindeki eklerle ortada olduğunu, somut delillerin dikkate alınmadığını, ciddi mağduriyete sebebiyet verecek olan kararın kaldırılmasını gerektiğini, gerekçede belirtilen Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/318 Esas sayılı dosyanın  taraflarının iş bu dava dosyası ile aynı olduğunu, icra takibi sonucunda kesinleşen alacakları için İİK 277 vd maddeleri gereğince tasarrufun iptali davasında İİK 281/2 maddesi gereğince dava konusu gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, haciz  kararının 1 nolu davalı tarafından yapılan ödemeler sonrasında kaldırıldığını, söz konusu dosyanın gereği gibi incelenmediğini, diğer taraftan ret gerekçesindeki belirtilen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/346 Esas sayılı dosyasının taraflarınında dava dosyasıyla aynı olmadığını, mahkeme tarafından inceleme yapılmadığını, bu hususun tespit edilmediğini, söz konusu dosyadaki davacının ..., davalının ise ... ve huzurdaki davalılar olduğunu, mahkemenin yanıldığı konunun tasarrufun iptali davasında asliye hakiminin yapacağı yargılama sonunda yapacağı muvazaa tespitinin huzurdaki dava için kuvvetli bir delil olarak telakki edilse bile huzurdaki dava için bağlayıcı nitelikte mutlak bir  delil olmayacağını, ayrıca henüz açtıkları tasarrufun iptali davasının yargılamasının senelerce süreceği dikkate alındığında sırf maddi hakikatı ortaya çıkarmak adına  o davanın neticesini ihtiyati haciz talebinin ret sebebine bağlamanın hadiseye uygun düşmediğini, devam eden bir başka davanın neticesinde ortaya çıkacak muvazaa iddiasının ihtiyati haciz talebinin önünde bir engel oluşturması gibi bir düzenlemenin olmadığını, aksi kabulün ihtiyati haciz kurumunun etkinliğini zayıflatacağını, devletten beklenen etkin hukuki koruma hakkının mahkeme eliyle gasp edilmiş olduğunu, geçici bir hukuki koruma istenen ihtiyati haciz taleplerinde bir başka mahkemede devam eden davadan çıkacak karara göre ret kararı verilemeyeceğini, çünkü ihtiyati haciz kararının alacaklının sunduğu delillere göre yaklaşık ispat kurallarına göre inceleceğini ve karara bağlanacağını, emsal yargı kararlarında bu hususun açıkça belirtildiğini, ihtiyati haciz davalarında muvazaa iddiasının incelemeyeceği şeklinde kanuni bir düzenleme olmadığını, davalılar arasında İİK 111/A maddesi gereğince yapılmış olan satışın muvazalı olduğunu,  dava dilekçenin ekinde sunmuş oldukları dosya için yaptırılan incelemede bilirkişi ...'un verdiği 22.02.2021 tarihli raporun üzerinden tam 1 yıl geçtikten sonra bilirkişi heyetinden davalıların maksadına uygun olarak çok küçük bedelli tespit yapıldığını, 2 bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin fahiş bir şekilde adeta sırıttığını, 1 numaralı davalının dava konusu tüm iş ve işlemlerini çok geniş kapsamda vekaletnameler verdiği dava dışı ... kişi üzerinden yürüttüğünü, borçlu şirketin yetkilisinin yurt dışında ABD'de yaşadığını, gemi ve denizcilikle hiçbir ilgisinin olmadığını, geminin davacı müvekkiline kiralanması aşamalarında gerekli görüşme ve pazarlıkları ... yaptığını, sözleşmedeki kaşe üzerindeki imzanın adı geçen kişiye ait olduğunu, müvekkilinin davaya konu gemiyi satış aşamasına getirmişken dava dışı kişinin sulh sözleşmesi teklifinde bulunduğunu, dava konusu gemiye müvekkili şirketin yaptığı masrafların ve alacakların kendisi ve kızının ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ...'nin müvekkili şirket yetkilisi ...'ın cep telefonuna watsap üzerinden dilekçe ekindeki yazıyı gönderdiğini, HMK 199  maddesi gereğince watsap yazışmalarının delil olduğunu iddia ederek, dava konusu alacaklarının vadesi gelmiş bir alacak olduğunu, bir nolu davalı şirket temsilcisi ...'nin dava dilekçesinde ekindeki ödeme ve sulh sözleşmesi teklifinin olduğunu, alacağın muaccel olduğunu iddia ederek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın ortadan kaldırılmasını, yeniden hüküm tesis edilerek, talebin kabulüyle 3.543.555,96 TL deniz alacakları için 10.000,00  Özel çekme hakkı miktarlı teminat mektubununda sunulduğunun dikkate alınarak Türk bayraklı ... adlı gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 1352 vd maddeleri gereğince geminin ihtiyati haczine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden tarafça dilekçede, davalı ile müvekkili arasında gemi kiralama sözleşmesi kapsamında kiraya konu Türk Bayraklı ... adlı gemiyle ilgili müvekkilinin TTK'nın 1352 maddesinden kaynaklanan deniz alacaklarının bulunduğunu  ve davaya konu geminin muvazaalı olarak müvekkilinin zilyetliğinden kaçırılmış olduğunu, 2 nolu davalının mülkiyetine ve zilyetliğine geçtiğini iddia ederek, dava konusu gemi hakkında TTK'nın 1353 vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep etmiştir. Dosya kapsamından, talep eden şirket ile karşı taraf ... Ltd. Şirketi'nin malik olduğu, Türk Bayraklı feribot/gezinti gemisi olan ... adlı feribotun çıplak feribot kiralama sözleşmesinin 25.07.2019 tarihinde gerçekleştirildiği, talep eden şirketin kiralayan olarak sözleşmede yer aldığı, dosya içerisindeki vekaletname örneğinden talep eden şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ... tarafından dava dışı ... aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 2.500.000,00 TL miktarlı bir adet senet için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip neticesinde haciz işlemlerine başlandığı, takip borçlusu tarafından dava dışı gerçek kişi ile kıymet takdirine ilişkin watsap yazışmalarının mevcut olduğu, alacaklı talep eden şirket ile karşı taraf ... Ltd şirketi arasında 2022 yılının 2.ayında protokol düzenlendiği, protokolde ..., ..., ..., ...'ün birlikte borçlu olarak gösterildiği, talep eden şirketin ise alacaklı şeklinde yer aldığı, konunun 2.maddede, ... Tekstilin gezinti gemisinin maliki olduğu, 2.2 maddede, protokol ile ... Tekstile ait gemi sebebiyle ... Tekstil'in Orion ... Ltd şirketine olan bakiye borcuna istinaden mutabık kalınan sulh bedeli ödeme planı vb olduğunun belirtildiği, devamı maddelerinde taksit ödemelerine yer verildiği, taksit tarihlerinin 20.05.2022 tarihinden itibaren başlatılarak 20.12.2024 tarihi dahil  belirlendiği, 3.6 maddede, protokol hükümleri uyarınca alacaklının sulh bedeli ile diğer ödemeleri eksiksiz ve zamanında ödenmesi halinde tarafların bahsi geçen alacakla ilgili olarak birbirini ibra edecekleri, alacaklı tarafından başlatılan icra takiplerinden ve bunlarla sınırlı kalmak kaydıyla ... Tekstil ve ... Tekstil aleyhine açılan tüm dava ve başlatılan takiplerden feragat edileceği, gemi üzerindeki ipoteğin tüm taksitler ödendikten sonra derhal fek edileceği, icra dosyalarında başlatılan icrayı satış hazırlık işlemleri, geminin kıymetinin takdiri ve akabinde icrai satış işlemlerinin tamamlanması ile ilgili hiçbir müdahalede bulunulmayacağı, itiraz öne sürmeyeceği, protokolün imzalanmasıyla alacak ile ... Tekstilin arasında imzalanan 25.07.2019 tarihli gemi kira sözleşmesinin sona ereceği, protokol hükümlerinin geçersiz olacağının belirtildiği, ancak dosya içerisindeki protokol örneğinde ilgililerin imzalarının mevcut olmadığı, davacının dava dışı ... ve ... Ltd Şirketi hakkında İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/227 Esas sayılı dosyasında kıymet takdirine itiraz davasının mevcut olduğu, bilirkişi incelemesinin dava konusu geminin değerinin tespitine ilişkin olduğu, rapor tarihinin ise 02.03.2022 tarihli olduğu, aynı bilirkişilerden birinin daha önceden 22.02.2021 tarihli bilirkişi rapor örneğinin dosya içerisinde mevcut olduğu, söz konusu raporun ise İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki başlatılan takip neticesinde düzenlenmiş  olduğu, talep eden vekili tarafından  25.09.2023 tarihli dilekçeyle gemi kiralama sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından geminin her türlü bakım masraflarının yapıldığı, lüks restoran gemisi olarak faaliyet göstermesi için masraftan kaçınmadığı, sefere hazır hale getirildiği, vb ödemeler yapıldığı, gemi nedeniyle alacaklarının olduğunu belirterek geminin tersaneye çıktıktan sonra malik olan karşı taraf şirketin borçlu olduğu bir dosyadan dolayı İİK 111/A maddesi gereğince aldığı satış yetkisi ile dava konusu gemiyi 2 nolu şirkete muvazaalı  sattığını ve talep eden müvekkilinden kaçırıldığını iddia ederek, iş bu talepte bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. Dosya ekli olan Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/318 Esas sayılı dosyasının UYAP çıktısının incelenmesinde, ilgili davanın TBK 19 muvazaa ve İİK 277 maddeleri gereğince tasarrufun iptaline dair olarak talep eden şirket temsilcisi dava dışı ... tarafından yine davalı ... Tekstil ve ... AŞ ile ... hakkında 16.08.2023 tarihinde ihtiyati haciz talepli açıldığı, davada alacaklı olunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kesinleşen alacak miktarının 2.500.000,00 TL olduğunun belirtildiği, söz konusu davanın ihtiyati haciz talebinden daha önce açılmış olduğu, ilgili mahkeme tarafından 21.08.2023 tarihinde ...  adlı geminin üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, haciz kararının 23.08.2023 tarihinde gemi siciline işlendiği, mahkemenin 11.09.2023 tarihli kararı ile, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/318 Esas sayılı dosya ile söz konusu dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle HMK 166 maddesi gereğince 11.09.2023 tarihinde birleştirme kararı verilmiş olduğu, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/318 esas sayılı dosyasının ise davalılara karşı muvazaaya dayalı tasarrufun iptali  davası olarak açıldığı, 2023/318 Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati haciz kararının daha sonra aşamalarda kaldırılmış olduğu anlaşılmıştır. Alacaklı iddiasını, müvekikli şirket ile ... Ltd şirketi arasında gerçekleştirilen çıplak feribot kiralama sözleşmesine ve diğer şirket ile gemi maliki şirket arasında gerçekleştiği iddia edilen muvazaalı işleme dayandırmıştır. TTK'nın 1352. maddesi kapsamında deniz alacakları düzenlenmiştir. Mahkemece, TTK'nın 1352/1-f maddesi kapsamında alacağın, deniz alacağı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Dayanak sözleşmede tarafların edimlerini belirlendiği anlaşılmıştır. Geminin ihtiyati haczini, sadece bir deniz alacağının alacaklısı talep edebilir. TTK'nın 1362. maddesine göre, alacaklının, alacağının 1352. maddede sayılan deniz alacaklarından olduğu ve bununla birlikte alacağın parasal miktarı  hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi yeterlidir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eder alacaklı, alacağının varlığı ve miktarı konusunda mahkemeye kanaat getirecek delil sunmadığı gibi yukarıda yer verildiği üzere  taraflar veya  taraf şirket yetkilileri arasında devam eden derdest dava dosyaları ve iddialar  dikkate alındığında yaklaşık ispat ölçüsünde iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle  ilk derece mahkemesinin ret kararı sonucu itibariyle isabetli olup, alacaklı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden   vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 30.11.2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e3fcacf63f6df3c","SID":"bf1270d472a9f53b"}}