{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2021<br>NUMARASI\t\t:...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2021 tarih ve 2021/189 E. - 2021/442 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin dünya çapındaki tüm ünlü otomobil üreticilerine ve büyük yedek parça ticaret şirketlerine hizmet verdiğini, müvekkilinin otomotiv parça tedariki ile iştigal etmekte olduğunu ve alanında dünya pazarında lider konumda olduğunu, müvekkilinin \"... ... ... + şekil\" markasının tescili için yaptığı başvurunun davalı ... Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla SMK'nın 5/1. maddesinin (b) ve (c) bentleri gerekçe gösterilerek reddedildiği, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa markanın hem görsel hem de işitsel olarak ayırt edici olduğunu, herhangi bir üçüncü şahsın hakkını ihlal etmediğini, markanın Türkiye dahil kullanım neticesinde ayırt edici hale geldiğini, YİDK kararının iptali için yeterli gerekçe mevcut olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-3587 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve davaya konu \"...; (Araç tekerlekleri için denge ağırlıkları.)\" mallarının toplumun her kesimine hitap etmeyen, spesifikleşmiş, gündelik kullanıma uygun olmayan, sıklıkla tüketilmeyen, özellikle motorlu araç tekerlekleri bakımından uygulama alanı bulan, araçların tekerlekleri üzerinde dengeli ve güvenli olarak seyretmesine yardımcı olan, araç imalatı ya da araç bakım işi ile iştigal eden kimselere hitap ettiği, bu nedenle söz konusu malların hitap ettiği tüketici kesiminin profesyonel meslekleri icabı bu mallardan yararlanmaları nedeniyle dikkat seviyelerinin genel halk kesimine nazaran daha yüksek olduğu, aynı zamanda bu tüketici kesiminin ilgili piyasada yer alan sair teşebbüslerin imal ettiği davaya konu emtialara ve dolayısıyla bu emtialara yönelik çeşitli markalara da aşina oldukları; dava konusu marka başvurusunun kelime ve şekil unsurlarından mürekkep karma bir marka olduğu, markanın başlangıcında bulunan ve markanın genel görünümüne etki eden ve stilize edilmiş bir şekil unsurunu da içinde barındırdığı, bu şekil unsurunun davaya konu malları doğrudan tanımlamadığı, davaya konu mallar ile ilişkili piyasada herkes tarafından kullanılan ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olmadığı, dolayısıyla; markanın genel görünümü içinde markanın genel görünümüne kattığı ayırt edicilik ile dava konusu marka başvurusunun bir bütün olarak davaya konu emtialar bakımından asgari düzeyde somut ayırt edici niteliğin sağlandığı, başka bir deyişle; davaya konu markayı gören davaya konu emtiaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bunu ayırt edici bir işaret olarak algılayacağı; eldeki davada da davacının seçmiş olduğu marka başvurusunu oluşturan işaretin, ayırt etme gücü düşük ancak tescil edilmek istendiği hizmetlerin ortalama tüketicisi nezdinde marka algısı oluşturan ve dolayısıyla somut ayırt etme gücünü haiz bir işaret olduğu, “vasıf belirten ibare” ile “zayıf marka” olgusunun birbirinden farklı kavramlar oldukları, zayıf markaların vasıf belirtmediği, ancak koruma kapsamlarının sınırlı olduğu hususunun öğretide de savunulduğu, bu hale göre somut olayda davaya konu marka başvurusunun tescil başvurusuna konu edildiği mallar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, ayrıca davaya konu malları doğrudan tanımlamadığı, bu nedenle tasviri niteliğinin de bulunmadığı; markasal fonksiyonları icra etme kabiliyetini haiz bir işaret olduğu, nitekim; İngilizce'nin ana dil olarak konuşulduğu ...... nezdinde, dava konusu marka başvurusunun, davaya konu emtialar bakımından \"...\" marka numarası ile tescilli olduğu, aynı şekilde bu ibarenin .... nezdinde de 22.11.2021 tarihinde tescil edildiği, dava konusu marka başvurusunun bir bütün halinde SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri uyarınca mutlak tescil engeli içermeyen bir işaret olduğu anlaşıldığından, SMK'nın 5/2 maddesi hükmü uyarınca dava konusu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığı iddiasının ayrıca değerlendirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, ....sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu ibarenin \"mükemmel ekipman\" anlamına geldiğini, tescili istenen mallar bakımından marka algısı bulunmadığını, doğrudan tanımlayıcı olduğunu, tüketicinin markayı ayırt edici bir işaret olarak algılamayacağını, kimsenin tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın, içerdiği dava konusu mallar yönünden ayırt ediciliği haiz şekil unsuru ve tertip tarzı itibariyle tescile konu malların ticari kaynağını belirtme niteliğini haiz olduğu, tüketicilerin bur bütün olarak davaya konu işareti bir marka olarak algılayabilecekleri, SMK'nın 5/1-b bendi kapsamında tescil engeli bulunmadığı, öte yandan marka kompozisyonunda \"...\" ibaresinin \"...\" kelimesinin üzerinde ve daha koyu harflerle yazıldığı ve markasal algıyı üzerinde topladığı, bu hali ile SMK'nın 5/1-c maddesi anlamında ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite belirtir veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirtir şekilde bir kullanımı bulunmayıp, zayıf marka vasfında bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a97b27f1408a2c6","SID":"f788f6f38b1e7dcb"}}