{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1520 Esas<br>KARAR NO: 2023/2079 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2017/311 Esas - 2021/170 Karar<br>TARİH: 22/03/2021<br>DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirkete ait ... isimli geminin kira sözleşmesi ile davalı ... Ticaret Ltd. Şti'ne kiralandığını, kiralandıktan 2 gün sonra 28.04.2016 tarihinde, Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Yalova Liman Başkanlığı idari sahasından kaçırılmış olduğunu, kira bedelini alamadıkları gibi geminin  akıbetinin ne olduğunu da bilemediklerinden Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulundukları şikayet sonucu başlatılan soruşturma kapsamında davalı şirket tarafından verilen 19.09.2016 tarihli dilekçeden, sigortalı teknenin, kızağa çekilmek üzere Bandırma'da bulunan Tuncer Usta Tersanesi yakınlarında demirli (bağlı) bulunduğu yerden çalındığını öğrenmeleri üzerine davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, geminin kiraya verileceğinden sigorta şirketinin haberdar edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, Yalova Liman Başkanlığının, Liman Yönetmeliği hükümlerini uygulamasının yanı sıra, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyeti açısından gerekli olan her türlü tedbiri almayarak geminin kaçırılmasına/çalınmasına sebebiyet vermesi bakımından sorumluluğu bulunduğunu, davalı şirketin kira sözleşmesi ile zilyetliği altına aldığı geminin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almayarak çalınmasına sebebiyet verdiği için kira sözleşmesinin 3 md. kapsamında gemi bedelinin tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle şimdilik 1.000-TL.lik kısmının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ve sorumluluk sınırları kapsamında kalmak kaydı ile olay tarihinden itibarin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve davalı şirkete ait menkul ve gayrimenkul mallar, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/03/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, dava konusu müvekkili şirkete ait geminin çalınmasından kaynaklı tazminat alacak talebini 4441.385,74.TL arttırarak 442.35,74.TL'ye çıkartılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili sigorta şirketi arasında 12.10.2015 başlangıç tarihli ... poliçe nolu yatım Paket poliçesi ile sigortalandığını, dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı taraf, sigortalı tekneyi kiraya verdiğine ilişkin olarak müvekkiline onayı olduğuna dair yazılı bir belge sunamadığını,  bu durumda davacı şirket sahibinin Yalova Liman Başkanlığınca verilen idari para cezası ile teknenin liman başkanlığını izinsiz terkettiğini öğrendiğini Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına 30.06.2016 tarihinde ifade verdiğini ve ifadesinde teknenin 26.04.2016 tarihinde teslim edildiğini, ilk kirasından sonra kira almadığını ve teknenin nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiğini, hasar sebebinin davacı sigortalının gerekli özeni göstermemesinden kaynaklandığını ve poliçenin tehlikeler başlıklı 9.2 m. deki hükmüne göre davanın ağır ihmalinin bulunduğu ve netice itibariyle hadisenin emniyeti suistimal olarak kabul edilmesi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı Yalova Liman Başkanlığı (Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı) cevap dilekçesinde özetle; İstanbul  Liman Başkanlığının müstakil bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tüzel kişiliği içinde yer alan taşra teşkilatı olduğunu belirtilerek davanın husumet nedeniyle reddini, esas yönünden ise sistemlerindeki kayıtlara göre dava konusu gemi donatanının ... Petrol işleteninin ... olduğunu, yenilendiği iddia olunan kira sözleşmesi ile ilgili olarak Yalova Liman Başkanlığına gerekse geminin sicilinin bulunduğu  İstanbul Liman Başkanlığı'na herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ... tarafından sözleşmeye yönelik fesihnamenin Yalova Liman Başkanlığına ibraz edildiğini, ancak durumun sicil kayıtlarında düzeltilmediğinin anlaşıldığını, ... isimli geminin 28/04/2016 tarihinde  Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı takmadan idari sahayı terketmesi nedeniyle idari para cezası kesilmiş olup, diğer limanlardan çıkış izni almamasına yönelik sabıka bilgisi girilmiş olduğunu, durumun gemi ilgilisine ve diğer Liman Başkanlıklarına bildirildiğinin anlaşıldığını, davacı  şirkete  29/04/2016 tarihinde  donatanı olduğu ... isimli gemi ile ilgili yapılan tespite yönelik gereğinin   yapılması istendiği halde , müvekkiline  bu konuda herhangi bir bilginin verilmediğini, geminin kaçırıldığı iddia edilmesine karşın bu hususta Liman Başkanlığı'na yapılan bir bildirim bulunmadığı gibi geminin  Samanlıdere de bulunan balıkçı barınağında bulunduğu esnada izinsiz bulunduğunun tespit edildiğini,  balıkçı barınağının Su Ürünleri Kooperatifince işletildiğini, davacının bu kooperatifle anlaşarak teknesini buraya bağlamış olduğunun tespit edildiğini beyanla ; davanın husumetten reddine, esasa yönelik beyanları çerçevesinde müvekkili idareye kusur ve sorumluluk isnadında bulunulamayacağından haksız ve mesnetsiz davanın  reddini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Ştl. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/03/2021 tarih 2017/311 Esas 2021/170 Karar sayılı kararında; \".....Davalı sigorta şirketi tarafından davacının Enstitü Yat Klozları CL.328 (01.11.85) kapsamında Tehlikeler başlıklı 9.2 madde uyarınca davacının gerekli özeni göstermediği ve sigorta konusu acenta botunun suç duyulabilecek bir şirkete teslim edilmesinde ağır ihmali olduğu ve tazminat hakkına sahip olmadığı ileri sürülmüş ise de davalı ...'ın suç duyulabilecek bir şirket olduğuna ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı, şirket yetkilisi ...'ın Yalova Cumhuriyet Savcılığına ifade verdiği ve Yalova Cumhuriyet Savcılığı'nın 2016/5057 soruşturma no, 2016/4367 Karar no dosyası ile \"ortada suç oluşturabilecek herhangi bir eylem bulunmadığı, kira alacağına ilişkin bir husus olduğu belirtilerek\" kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının sigorta konusu botun çalınmasında ağır ihmali olduğunun hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı görülmekle, 6102 sayılı TTK nın 1409/1. maddesi gereği sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, TTK.'nun 1409/2. maddesi uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikoların tamamının veya bir kısmının sigorta teminatı dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı, TTK md. 1446 maddesi uyarınca başvuranın, gerçekleşen rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde ihbar etmekle yükümlü olduğu gibi Medeni Kanunun 2. maddesi  uyarınca herkesin haklarını objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına bağlı olarak kullanmakla yükümlü olduğu hususu gözetildiğinde ispat  yükümlülüğünün yer değiştirdiği, davalı sigorta şirketi tarafından sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin iddialarda bulunulmuş ise de bu hususun ispatlanamadığı görülmekle davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır.Limanlar Yönetmeliğinin 24. maddesi uyarınca, gemi ve kıyı tesisleri ilgilileri denizde veya gemide olan olayları 24 saat içinde Liman Başkanlığına bildirmek zorundadır. Bu bildirimin amacı Liman Başkanlığı'nın gerekli kolluk güçlerinin olay ilgili müdahalesini sağlamaktadır. Dosya kapsamı itibariyle, Liman Başkanlığı'na bu yönde bildirim yapılmadığı gibi davalı kiracı ... şirketi tarafından balıkçı limanından ayrılırken limandan çıkış izni de alınmadığı, dolayısıyla, iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili davalı İdarenin güvenlik ve emniyet ile ilgili faaliyetlerini yürütmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı tarafından sunulan 01.03.2021 havale tarihli dilekçe ile dava değerinin 442.385,74 TL. ye arttırıldığı, taleplerinin ıslah edildiği bildirilmiş ve aynı tarihte dava değeri üzerinden harç yatırılmış, davacının dilekçesinin taraflara tebliği üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacının ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.Tüm dosya kapsamı, dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi ek ve kök raporu doğrultusunda, davacının zararının 442.385,74 TL. olduğu kanaatiyle davalı ... Sigorta A.Ş  ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden davanın kabulüne, davalı Yalova Liman Başkanlığı yönünden davanın reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile, 1-Davanın Davalı ... Sigorta A.Ş  ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden  KABULÜ ile, 442.385,74 TL nin davalı ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden  28/04/2016 tarihinden davalı ... Sigorta A.Ş(Sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) yönünden dava tarihinden işleyecek yasal  faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı Yalova Liman Başkanlığı yönünden davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalılardan ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı taraf poliçe hükümleri gereği yerine getirmesi gereken kiralama ve bildirim yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkilinin dava konusu hasarın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Davacı şirket ile müvekkili sigorta şirketi arasında akdolunan 12.10.2015 başlangıç tarihli ve ... Poliçe No'lu  \"Yatım Paket Poliçesi\" ile sigortalanmış olan \"...\" adlı yatın, hırsızlık neticesinde çalınmış olduğu iddiası ile meydana gelen hasardan, davalı müvekkilin, poliçe, ilgili yat klozu hükümleri ve işbu hasarın güvence kapsamı dışında olması nedenleriyle sorumluluğu bulunmadığını, Taraflar arasında akdolunan poliçenin ilk sayfasında yer alan \"Kullanım Amacı\" başlıklı açıklamada, \"Yatın ticari amaçlar ile kullanılacağı Sigortalı tarafından beyan olunmuştur. Yatın kaptanının ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durum en seri vasıta ile Sigortacıya bildirilecektir. Aksi takdirde, işbu poliçe ile verilen teminat geçersiz olacaktır.\"  poliçenin ikinci sayfasında yer alan \" Seyrüsefer Ve Kiralama Yükümleri\"  başlıklı kısmında yer alan 3.2 maddesi \" Özellikle sigortacılarla anlaşmadıkça yalnız özel sevk ve amaçlar için kullanılması ve kiraya verilememesi veya bir hizmet karşılı (ödül) olarak kullandırılmaması yükümdür.\" şeklindeki hükümlerden de anlaşılacağı üzere, müvekkili şirket ile anlaşma olmadıkça sigortalı yatın kiraya verilmemesi yükümlülüğünün mevcut olduğunu ancak davacı taraf bu yükümlülüğe aykırı davranarak, davalı müvekkilinin onayı olmadan sigortalı yatı 26.04.2016 tarihli ve ... numaralı kira sözleşmesi ile ... Tic. Ltd. Şti'ye  kiraladığını, yargılamaya konu olayda olduğu gibi, yatın bir başka  gerçek/tüzel kişiye kiralanması durumunda, bu hususun en seri vasıta ile sigortacıya bildirilmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafın bu yükümlülüğe de aykırı davranmış, müvekkili şirketin onayı olmadan sigortalı yatı kiraya verdiği hususunun müvekkili şirkete bildirmediğini, Bilirkişi raporlarında, davacı tarafın \"en seri vasıta ile bildirim yükümlülüğünü\" davacı şirket yetkilisi ... ile sigorta şirketinden ... Hanım arasında yapılan telefon görüşmeleri gereğince yerine getirmiş olduğunun kabul edildiğini ancak, telefonda bildirim yapıldığı iddia edilen ... Hanım, müvekkili şirket çalışanı olmayıp, taraflar arasında akdedilen poliçeyi düzenleyen acentede çalışan bir kişi olduğunu, davacı tarafın beyan ettiği üzere, ... Hanım, kendisine acente botunun kiraya verileceğinin söylenmesi üzerine, denize elverişlilik ve kiralama sözleşmesinin iletilmesi halinde söz konusu belgelere istinaden ek belge ile düzenleme yapılabileceğini belirttiğini ancak davacı tarafın da dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere, istenen evraklar kendilerine ulaşmadığını ve dolayısı ile düzenlenmesi gereken ek belgenin düzenlenemediğini, poliçenin düzenlendiği tarihte, sigortalı davacı, işleten ise ...- Kaptan Gemi Ve Yat Acenteliği olduğunu, 23.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna beyan  ve itiraz dilekçemizde, raporda yer alan; \"Sigorta şirketinin bu görüşmenin yapılmadığı konusunda bir itirazı yoktur.\" şeklindeki beyana karşı, dosyada mübrez dilekçelerimizde, birçok defa, usulüne uygun bildirim yapılmadığını ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini  beyan edip,  mahkeme tarafından gerekli görülmesi halinde davacı tarafça var olduğu iddia edilen telefon görüşmesinin kaydının istenmesini talep edilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme bu talebi dikkate almadığını, sadece davacı tarafça var olduğu iddia edilen ve ispatlanamayan sözde bir telefon görüşmesine istinaden, bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğine kanaat getirdiğini, işbu telefon görüşmesinin var olduğu kabul edilse dahi, davacı tarafça temin edilmesi gereken belgelerin temin edilemediğini, Davacı tarafın, poliçe yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu hasar, poliçe teminatı kapsamı dışında kalmakta ve müvekkili şirketin, yargılamaya konu olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Davacı tarafça özen yükümlülüğüne aykırı davranılması nedeniyle talep konusu hasar poliçe teminatı dışında kaldığını, Davacı taraf, dava dilekçesinde; sigortalı teknenin, diğer davalılardan ... Tic. Ltd. Şti.'ye kiralandıktan 2 gün sonra 28.04.2016 tarihinde, Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Yalova Liman Başkanlığı idari sahasından kaçırılmış olduğunu, kira bedelini alamadıkları gibi teknenin akıbetinin ne olduğunu Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulundukları şikayet sonucu başlatılan soruşturma  kapsamında ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından verilen 19.09.2016 tarihli dilekçeden, sigortalı teknenin, kızağa çekilmek üzere Bandırma'da bulunan Tuncer Usta Tersanesi yakınlarında bağlı bulunduğu yerden çalındığını öğrenmeleri üzerine müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunduklarını beyan ettiklerini, Müvekkili şirket tarafından hırsızlık olayının öğrenildiği tarihin sorulması üzerine verilen cevapta davacı şirketin, teknenin, Yalova Liman Başkanlığı idari sahasını terk ettiğini bu konuda Liman Başkanlığı'nca verilen idari para cezasının teblig edildiği 06.08.2016 tarihinde, çalındığını ise ... Tic. Ltd. Şti'nin 19.09.2016 tarihli beyanını gördüğü 23.09.2016 tarihi olduğu belirtildiğini, davacı şirketin yetkilisi olduğu iddia edilen ... isimli kişinin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadenin tarihinin 30.06.2016 olduğu görüldüğünü, söz konusu ifade tutanağında; 26.04.2016 tarihli sözleşme gereğince teknenin teslim edildiğini, anlaşmaya göre İstanbul İl sınırları içerisinden Marmara Denizi'ne yanaşan gemilere yük getirip götürme işinde kullanılacak olduğunu, bunun için önce İstanbul Liman Başkanlığı'na kiracı olarak tescilinin yapılacak olmasına rağmen yapılmamış olduğu, ilk ay kirasından sonra başka kira alınamadığı gibi teknenin nerede olduğunun bilinmediği beyan edildiğini,  davacı şirket sahibinin 30.06.2016 tarihinde hırsızlık olayından haberdar olduğunu, buna rağmen davacı taraf, varlığını iddia ettiği zararı, müvekkili şirkete, 23.09.2016 tarihinde ihbar ettiğini, Davacı tarafın, kiraya vermiş olduğu teknenin suç teşkil edebilecek yük taşıma işlerinde kullanacağı şüphesi ile suç duyurusunda bulunması, Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Liman Başkanlığı idari sahasından çıkış yapan ... Tic. Ltd. Şti.'nin kötü niyetli olduğunu gösterdiği gibi, davacı tarafın üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve basiretli tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın, teknenin suç teşkil edebilecek yük taşıma işlerinde kullanılabileceği şüphesine rağmen, tekneyi kiraya vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Dürüstlük kuralı  ve hakkaniyet gereği, göstermesi gereken özeni göstermeyen ve gerekli önlemleri almayan davacı yanın, meydana gelen hasarı müvekkili şirketten talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın, meydana geldiğini iddia ettiği hırsızlık olayında, ağır ihmali bulunduğunu, dava konusu olayın emniyeti suistimal olarak nitelendirdiğini ve teminat kapsamı dışında kaldığını, Hırsızlık olayının teminat kapsamında kabul edilmesi için dahi tüm önlemlerin alınması şartı varken, teknenin, herhangi bir şirkete hatta, davacı şirket sahibinin ifadesinde belirtmiş olduğu gibi tekneyi suç teşkil edecek işlerde kullanmasından şüphe duyulabilecek bir şirkete teslim edilmesi ancak ağır ihmal olarak nitelendirilebileceğini, Dava konusu hasarın, tekne ilgililerinin gerekli özeni göstermemiş olmalarından kaynaklanmış olduğu hasar dosyası kapsamı ile sabit olup davacının müvekkili şirketten tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, Dosya kapsamı itibariyle ... Akaryakıt'ın veya temsile yetkili olan ...'ın suç duyulabilecek bir şirket olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığını, Yalova Cumhuriyet Savcılığı'nın 2016/5057 soruşturma no, 2016/4367 karar nolu dosyası ile olayın, kira alacağına ilişkin bir husus olduğu belirtilerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu gerekçeleri ile ağır ihmalin varlığının ispatlanamamış olduğu sonucuna varmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yalova Cumhuriyet Savcılığı'nın 2016/5057 soruşturma no, 2016/4367 karar nolu dosyası kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması sigortalının ağır ihmali olmadığı şeklinde yorumlanamayacağını, sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuk sisteminde bu şekilde bir karar verilmiş olmasının son derece doğal olduğunu, herkesin istediği kişi ile sözleşme yapabilme hakkı mevcut olup sözleşmenin ihlalinden kaynaklanacak sonuçların ancak özel hukuk konusu olacağını, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyadan ayırma kararı verilerek teknenin çalınması iddiası ile ilgili olarak evrak Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/7615 Soruşturma ve 2017/4702 Karar numaralı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararının dosyada mübrez olduğunu,Çalındığı iddia edilen sigortalı botun, liman çıkış belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Yalova Liman Başkanlığı idari sahasından çıkarılmış olduğunun da dikkate alınmadığını, bu şekilde hareket etmiş olan ... Akaryakıt'ın iyi niyetli olduğunun söylenmesinin mümkün olmadığını, sigortalı firma yetkilisi tarafından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ifadede aynen; \"...anlaşmamıza göre bu tekneyi İstanbul il sınırları içerisinden Marmara Denizine yanaşan gemilere yük getirip götürmek için hizmet işinde kullanacaklardı. Bunun için de öncelikle İstanbul Liman Başkanlığı'na kiracı olarak tescilini yapacaklardı, tekneyi teslim ettikten sonra ilk ayın kirasını aldım sonra kira alamadım, ayrıca teknemin de tescilinin yapılmadığını öğrendim, ancak teknemin nerede olduğuna ilişkin bilgim yok., suç teşkil edecek yük taşıma işinde kullanacaklarından çekiniyorum. ben geminin iadesi ve kira alacağım konusunda müracaatta bulunmadım, direk savcılığa müracaat etmeyi uygun buldum...\" şeklinde beyanlar yer aldığını, Sigortalı davacı taraf, kiraya vermiş olduğu teknenin suç teşkil edecek yük taşıma işinde kullanılacağı şüphesi ile suç duyurusunda bulunmuş iken yerel mahkemenin ... hakkında herhangi olumsuz bir fikre sahip olamamasını anlamak ve kabul etmenin mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ...'ın, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olması, izinsiz liman sahasından ayrılması gibi şüpheli hareketleri hiçbir şekilde dikkate alınmamış ve değerlendirilmediğini, Dosyada mübrez bilirkişi raporlarının eksik, hukuka aykırı ve çelişkili olduğunu, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/7615 Sor. No 2017/4702 Karar numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı, 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda ve 07.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda dikkate dahi alınmadığını, her iki raporda da \"davacının acenta botunun çalınması nedeniyle uğradığı zarar\" hesaplandığını ancak soruşturma makamının dahi hırsızlık olarak nitelendirmediği ve yeterli delilin olmadığı bir hadiseyi hırsızlık olarak nitelendirip, \"çalınma nedeniyle hasar\" miktarı hesapladıklarını, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının  uğradığı zarar 290.000 TL olarak tespit edilmişken, 07.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda 442.385,74 TL olduğu tespit edildiğini, İki farklı bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarı arasında fark olduğunu, işbu bilirkişi raporları çelişkili olup, mahkemece karara esas alınmadan önce bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, tekne sigortasında sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortacı tarafından \"gerçek zarar miktarının\" ödenmesi gerektiğini, TTK 1299/2 gereğince sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini, Davacı tarafın ıslah dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu talep zamanaşımına uğradığını, bu talebin reddi gerektiğini, 6100 Sayılı HMK md. 107 gereği, belirsiz alacak davası, davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde açılabildiğini, Yargılamaya konu olayda ise davacı tarafça müvekkili şirketin teminat limiti ile sorumlu olacağı ve teminat miktarı bilinmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde sigortalı teknenin çalınmış olduğunu iddia ederek sigorta bedelinin 300,000,00 TL. olduğunu ve bu bedelin karşılanması için müvekkili şirketten talepte bulunulduğunu beyan ettiğini, davacı taraf, sigorta bedelinin 300,000,00 TL. olduğunu beyan etmiş iken dava konusu alacağın \"belirsiz alacak\" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını, Ayrıca davacının sahip olduğu yatın değerini bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  davacının dava dilekçesinde talep ettiği kısım için işbu dava ancak kısmi dava sayılabileceğini, Dava konusu olayda, meydana geldiği iddia edilen hasar tarihi 28.04.2016 olup, zamanaşımı süresi 28.04.2018 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile talebini arttırma hakkı bulunmadığını, taleple bağlılık gereği, yerel mahkemece davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu miktardan fazlasına hükmedilmemesi gerektiğini, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/4-824 K. 2013/305 T. 6.3.2013 kararı)  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacıya ait yatın çalındığı iddiasıyla yat bedelinin davalılardan tahsili istemi ile açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, 1-) Davanın Davalı ... Sigorta A.Ş  ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden  kabulüne, 2-) Davalı Yalova Liman Başkanlığı yönünden davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalılardan ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda,  davacı şirkete ait 12.10.2015- 12.10.2016 tarih aralığında ... poliçe numaralı Yatım Paket Poliçesi tahtında sigortalı ... isimli yatın, Yalova ... Noterliğince düzenlenen 26/04/ 2016 tarih ve ... yevmiye numaralı “Kira Sözleşmesi” ile davalılardan ... İhracat ve Ticaret Ltd. Şti. ne kiralandığı, kiralandıktan 2 gün sonra 28.04.2016 tarihinde LÇB (Liman Çıkış belgesi) almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Yalova Liman Başkanlığı idari sahasından kaçırıldığı belirtilerek,  yatın çalınmasından kaynaklı zararın ... Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ve sorumluluk sınırları kapsamında kalmak kaydı ile olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebiyle istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketi vekilinin iki farklı bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarı arasında fark olduğu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, Mahkemece, 22/10/2018 tarihli duruşmanın ara kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden kök rapor alındığı, 08/07/2019 tarihli duruşmanın ara kararı  doğrultusunda ek rapor alınmak suretiyle ek bilirkişi raporundaki tesbitler doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporundaki tesbit ve değerlendirmelere göre davalı sigorta vekilinin geminin değerinin yanlış hesaplandığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı sigorta şirketi vekilinin, eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesindeki \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemesi gözetildiğinde; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek rapor içeriğindeki tespitler ışığında  mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin zamanaşımı, mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 30.219,36.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 7.554,84.TL harcın mahsubu ile bakiye 22.664,52.TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b33674e4316e4293","SID":"68e28e94e7ba4ba5"}}