{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/34 <br>KARAR NO: 2024/91 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla ) <br>TARİHİ: 22/09/2023 ( Ara Karar Tarihi) <br>DOSYA NUMARASI: 2023/413 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TALEP:İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin bir kısım malların aşınması için davalılardan ... Ltd Şti ile anlaştığını ve malların taşınması için malların bu şirkete teslim edildiğini, taşımaya üstlenen şirket tarafından taşıma ücreti için faturalar düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, söz konusu taşıma faturalarının müvekkili şirket tarafından faturaları düzenleyen davalılardan ... şirketinini banka hesabına nakten ödendiğini, taşıma faturlaarının kesilmesi, bedelin ödenmesi e yükün gemiye yüklenmesinde sonra ... tarafından taşımaya konu mallar için konişmento suretlerinin müvekkili şirkete gönderildiğini, ödeme yapıldıktan sonra konişmento asıllarının müvekkili şirkete teslim edilmediğini, taşıma işlmi sonucunda malların varış limanından teslim alabilmek için konişmento asıllarının davalılardan ... şirketinden ihtar ile talep edildiğini ancak ... tarafından bu defa söz konusu malların davalı ... A.Ş ve diğerinin ise ... Tic. A.Ş. De olduğunun bilgisinin müvekkiline verildiğini, dava dışı ...'a ihtar çekilmiş akabinde navlun bedelinin yeniden ödenmesi şartı ile ... konişmento aslının iade alındığını, müvekkili şirket tarafından ... konişmento için mükerrer navlun bedelinin ödenmek durumunda kaldığını, konişmento asıllarının davalılardan ...'ta olmasının ve onun tarafından elde tutulmasının hukuki dayanağının olmadığını belirterek, müvekkilini şirketin zararının daha da büyümemesi için dava sonuna kadar navlun bedelinin teminat olarak mahkemeye yatırılması şartlı ile konişmento asıllarının tarafımıza teslimine karar verilmesinin talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/09/2023 tarih ve 2023/413 Esas sayılı Ara Kararı ile; \" HMK.nın 389/1 maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği ve HMK.nun 391.maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere \"açılacak dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde\" başka bir deyişle \"uyuşmazlığın esasını halleder şekilde\" ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Davacı vekili  konişmento asıllarının müvekkili şirkete teslim edilmediğini, taşıma sonucunda malların varış limanından teslim alabilmek için konişmento asıllarının davalılardan  talep edildiğini, ancak haksız ve hukuka aykırı olarak elde tutulduğunu belirterek  konişmento asıllarının müvekkiline teslimini,  konişmento asıllarının teslim edilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın tahsilini ve yine  dava sonuna kadar da yükün çekilebilmesi için  konişmento asıllarının teslimini talep etmiştir. Buna göre davacının, konişmentonun meşru hamili olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, aynı zamanda  uyuşmazlığı esastan çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğinden  koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı,  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin taşıma işi için davalı ... Ltd. Şti. ile anlaştığını ve anlaşma gereği navlun ücretini peşin ödediğini ve mallarını teslim etmiş olduğunu, Müvekkil şirketin, taşıtmış olduğu malların navlun bedellerini ödediğini, ödemeye ilişkin dekontların ve faturaların dosyaya ibraz edilmiş olduğunu, taşımaya konu mallara ait ... ve ... numaralı konşimento asıllarının müvekkile teslim edilmesi gerektiği halde davalılardan ... Şirketinin her nasılsa konşimento asıllarını ele geçirdiğini ve akabinde bunlara el koyduğunu ve mallarını çekemeyen müvekkil için ciddi şekilde malın günlük masraf ve demuraj masrafının oluşmaya devam etmekte olduğunu, işbu nedenle açmış oldukları davada müvekkil şirketin zararının daha da büyümemesi için tedbir talebinde bulunulduğunu, Müvekkil şirket tarafından navlun bedelinin ödendiğini ve müvekkilin navlun borcunun, taşıyan gemi şirketinin de navlun alacağı yok ise de bedeli kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin zararının daha da büyümemesi için, dava sonuna kadar  navlun bedelinin (faturada belirlenen ve ödenen miktarın) teminat olarak mahkeme veznesine depo edilmesi  şartı ile konşimento asıllarının müvekkil şirkete teslimine dair ihtiyati tedbir taleplerini 22.09.2023  tarihli ara karar ile değerlendirdiğini ve \"...  Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği ve HMK.nun 391.maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere \"açılacak dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde\" başka bir deyişle \"uyuşmazlığın esasını halleder şekilde\" ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Davacı vekili  konişmento asıllarının müvekkili şirkete teslim edilmediğini, taşıma sonucunda malların varış limanından teslim alabilmek için konişmento asıllarının davalılardan  talep edildiğini, ancak haksız ve hukuka aykırı olarak elde tutulduğunu belirterek  konişmento asıllarının müvekkiline teslimini,  konişmento asıllarının teslim edilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın tahsilini ve yine  dava sonuna kadar da yükün çekilebilmesi için  konişmento asıllarının teslimini talep etmiştir. Buna göre davacının, konişmentonun meşru hamili olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, aynı zamanda  uyuşmazlığı esastan çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğinden  koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.  ...\" gerekçesi ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş olduğunu, Yerel Mahkemenin değinilen ara kararının Yargıtay içtihatları ışığında usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davalı ...' nin söz konusu konşimentoların navlun bedelinin ödenmesi ile iade yükümlülüğünün mevcut olduğunu, TTK gereği alacağının navlun bedeli ile sınırlı olduğu gözetildiğinde işbu navlun bedelinin depo edilmesi ile konşimentoların müvekkile teslimi ve müvekkilin zararının daha da büyümesini engelleme amacı ile tedbir talep edildiğini, İhtiyati tedbir talebindeki hukuki yararın dava konusu uyuşmazlık ile alakalı telafisi zor ve imkansız durumların oluşmaması için usul gereği uzayan yargılama sürecinde dava konusu ile alakalı mevcut durumun korunması olduğunu, 6100 sayılı HMK m.389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, Müvekkilin konşimento asıllarının kısa bir süre teslim edilmemesi halinde ticari faaliyeti durma noktasına gelecek bir demuraj masrafı ile karşı karşıya kalacağını, Davalı ... şirketine Beyoğlu ... Noterliği'nin 08.05.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile konşimento asıllarının kendilerinde bulunması nedeniyle konşimento asıllarının müvekkile teslim edilmesi, konişmento asıllarının teslim edilmemesi ve malların teslim alınamaması sebebi ile malların alıcıya teslim sürelerinin geçirildiğini ve alıcı ile ticari ilişkilerin bozulması, malların teslim süresi içinde alıcıya teslim edilememiş olması sebebi ile müvekkil şirketin alıcıya gecikme cezası ödeme yükü ile karşı karşıya kaldığı ve alıcının malı teslim almaktan vazgeçme aşamasına gelindiğinin ihtar edildiğini, Davalı ... tarafından noter kanalı ile verilen cevapta, konşimento asıllarının kendilerinde olduğunun kabul edildiğini, ancak dava dışı ... İnş. Oto. Loj. Tic. Ltd. Şti.'nden 16.886.-USD alacaklarının olduğu ancak bu bedelin ödenmesi durumunda konşimento asıllarını müvekkil şirkete teslim edeceklerinin beyan edildiğini, Davalı ... Şirketi'nin, dava dışı ... şirketi ile aralarındaki cari ilişki  ve  başka taşıma işleriyle  ilgili olarak 16.886,00-USD alacakları olduğunu bu borcu tahsil edemediklerini, işbu borcu müvekkil şirketin ödemesi halinde konşimento asıllarını müvekkil şirkete teslim edeceklerine dair haksız ve kötü niyetli  beyan ve taleplerde bulunduklarını, oysa müvekkil şirket ile ... Loj. Tic. Ltd. Şti. arasında bir ticari ilişki olmadığını, söz konusu taşıma işinde müvekkil şirketin ... Ltd. Şti. ile mutabakata vardığını, bu şirket tarafından taşımaya ilişkin navlun faturaları düzenlenerek müvekkil şirkete gönderildiğini, bu fatura bedellerinin müvekkil şirket tarafından faturayı düzenleyen şirketin banka hesaplarına ödendiğini, Davalı ...'nin uzun süre konşimento asıllarını keyfen teslim etmemesi malların teslim alınamaması sebebi ile ekstra maliyetler doğduğunu ve her geçen günde şirketin konşimento asıllarını teslim etmemesi sebebi ile müvekkil şirketin uğradığı zararın artmaya başladığını, Davalı ... Şirketinin  konşimento asıllarının tesliminden kaçınması ve müvekkilin mağduriyetinin her geçen gün büyümesi üzerine hukuki haklar saklı kalmak üzere davalıya navlun bedelinin mükerrer ödenmesi bile teklif edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın dava dışı ... şirketinden olan cari hesap borcunun tamamının müvekkil şirket tarafından kapatılması halinde konşimento asıllarının teslim edileceğinin bildirilmiş olduğunu, Yapılan yazışmalar ve arabuluculuk neticelerinde davalı ... şirketinin bu defa navlun bedelinin ödenmesi halinde konşimentoların iadesini yapacağını belirtmişse de müvekkil şirketin bu keyfi uygulama nedeniyle hakkını yasal yollarla aramak istemesi ve bu navlun bedellerini tedbir kararı ile depo ettirmek istemesinin en doğal hakkı olduğunu,  Davalının hapis hakkı bulunmamakla birlikte müvekkilin navlun bedeli ile sınırlı bir sorumluluğu bulunduğunu, her ne kadar müvekkil şirket tarafından navlun bedeli ödenmiş ve müvekkilin navlun borcu, taşıyan gemi şirketinin de bir alacağı yok ise de bedeli kabul anlamına gelmemek üzere, Mahkemeden, müvekkilin şirketin zararının daha da büyümemesi için, dava sonuna kadar  navlun bedelinin (faturada belirlenen ve ödenen miktar) teminat olarak mahkemeye yatırılması şartı ile konşimento asıllarının kendilerine teslimi hususunda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/413 E sayılı dosyasından 22.09.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, <br>İhtiyati tedbirin, HMK.' da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunu, şu halde davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken işbu talebin reddedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçelerindeki tüm açıklamaları ve sundukları delillere rağmen taleplerini reddetmesinin kabul edilemeyeceğini, Koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini beyanla; Açıklanan ve re'sen tespit edilecek hususlar ışığında; İstinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının müvekkil lehine kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; dava konusu edilen konşimento asıllarının davacıya iadesine ve konşimento asıllarının iade edilmemesi sebebiyle uğranılan zararın tazminine ilişkin davada konşimento asıllarının tedbiren davacıya teslimine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut talepte; davacı vekili, dava konusu konşimentoların navlun bedelinin ödenmesine rağmen davalı ... tarafından kendisine iade edilmediğini, konşimentoların iadesi için çekilen ihtarnameye verilen cevapta ... ve ... numaralı konşimentoların diğer davalıda, ... numaralı konşimentonun dava dışı ... Nakliyat Şirketinde olduğunun bildirildiği,  ... numaralı konşimento için dava dışı şirkete mükerrer navlun ücreti ödendiğini ve iade alındığını, diğer davalıda olan konşimentoların ise henüz iade edilmediğini, bu sebeple malların teslim alınamadığını ve davacının zarara uğradığını, dava konusu konşimentoların tedbiren davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği gibi talep ve ara karar tarihi itibariyle konşimentoların meşru hamili hususunda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi, uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği ve  değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceği gözönünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9148a2ea92bf4b18","SID":"a56b39e941dc72ec"}}