{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 03/06/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl dava dosyasında davacı vekili, davalı tarafın davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 2010 yılında yapılan olağan genel kurulunda üyelerden 6.000,00.-TL aidat toplanmasına karar verildiğini, 2012 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısında defaten denkleştirme esas alınarak 25.000,00.-TL para toplanmasına ve işbu paranın iki eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını, son yapılan 2014 yılı olağan genel kurulunda inşaat eksik işlerin bitirilmesi ve genel iskanın alınması için 4.250,00.-TL para toplanmasının oybirliğiyle kabul edildiğini, ayrıca bu paranın en son 15/02/2015 tarihine kadar ödenmesinin de kararlaştırıldığını, zamanında aidatlarını ödemeyen üyelere yasal işlemleri başlatmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, genel kurul kararlarının itiraza uğramaksızın kesinleştiğini, davalıya borcunu ödemesi hususunda ihtarlar çekildiğini, sözlü olarak da uyarıldığı halde davalının borcunu ödemediğini, davalıya Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının zaman kazanmak ve takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ve duran takibin devamı için işbu inkar tazminatı istemli itirazın iptali davasının açıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle davalının, Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe yaptığı itirazının iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, kötü niyeti nedeniyle davalının taraflarına %20 icra-inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen dosyada davacı vekili; davalı kooperatif ile müvekkili kooperatif üyesi arasında davalı kooperatiften daire satın alınması yönünde anlaşma yapıldığını, sözleşmeye göre 2010 yılında bu dairenin müvekkiline teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini, 2011 yılı Mart ayı itibariyle teslim edilmemiş olması nedeni ile her ay için 300 TL kira alacağının doğduğunu, bunun tahsili için 2. İcra Müdürlüğü'nde icra takibine girişildiğini,  itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:  Asıl dava dosyasında davalı vekili, Müvekkilinin davacı kooperatife 03/03/2010 tarihinde üyelik devri yoluyla üye olduğunu, yapılan sözleşme ile müvekkilinin 70.000,00-TL ödeyeceği, bunun dışında kendisinden her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ödeme talep edilmeyeceği, dairenin 2010 yılında teslim edileceği, 2011 yılı Mart ayı itibarı ile teslim edilmediği takdirde aylık 300,00-TL kooperatifçe müvekkile kira ödeneceği, daireye ilişkin bir takım eksik işlerin kooperatifçe yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davacı kooperatifin müvekkilinden 70.000,00-TL para tahsil ettiğini, bu parayı tahsil eden davacı kooperatifin sözleşmeden de anlaşılacağı üzere her ne ad altında olursa olsun başka para talep edemeyeceğini, bilakis müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacı kooperatif tarafından müvekkiline, kooperatif hissesi karşılığı verilecek dairenin 2010 yılında teslim edileceği, 2011 Mart ayı itibariyle teslim edilmemesi halinde aylık 300,00-TL kira ödeneceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin kira alacakları sebebiyle davacı aleyhine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını, davacı kooperatifin sözleşme gereği müvekkiline teslim edilecek dairede dış çelik kapıyı, dairenin iç boyasını, zamenlire, pvcyi, iç amerikan panel kapıları yapmayı taahhüt etmesine rağmen bu edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin bu işleri başkalarına yaptırmak zorunda kaldığını ve bu işi yapan kişilere 22.007,00-TL ödemede bulunduğunu ve bu alacağın Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icraya konulduğunu, işlemlerin devam ettiğini, asıl alacaklının müvekkili olduğunu, davacının müvekkiline olan borçlarını ödemek yerine müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla hareket ederek müvekkiline karşı haksız icra takibinde bulunduğu belirterek öncelikle davanın zaman aşımı sebebiyle reddine, davacının haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkilinin aleyhine icra takibinde bulunulması nedeniyle takip miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 18/10/2019 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:  İlk Derece Mahkemesi tarafından; 03/03/2010 tarihli sözleşmenin kooperatif yönünden geçersiz olduğu kabul edildiğinden davacının peşin ödemeli üye olmadığı, kooperatif aidatları ve genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu ve aidat borcu devam eden davalı karşı davacı üyenin bu borcu yerine getirmeden dairenin teslimini talep etme hakkı bulunmadığından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı - birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>DAİREMİZİN 09/03/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: \"... davalının davacı kooperatif tarafından peşin ödemeli üye mi yoksa normal üye mi olarak ortaklığa kabul edildiği, peşin ödemeli üye ise genel gider, alt yapı, iskan ve  tapu masraflarından sorumlu olduğu, normal üye ise genel kurullarca belirlenen aidatlardan sorumlu olduğu hususu göz önünde bulundurularak, kooperatifin yönetim kurulu karar defteri ve kooperatif defterleri incelenmek suretiyle normal bir üyenin ödemesi gereken miktar ile davacının ödediği miktar da karşılaştırılarak, konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor doğrultusunda ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının peşin ödemeli mi yoksa normal üye mi olup olmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı, birleşen davada ise; taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşme uyarınca birleşen dosya davacısı ...'ün davalı kooperatif yönetim kurulundan 70.000,00 TL bedelle üyelik devraldığına göre, üyeliğe bağlı bağımsız bölümün tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı üyenin davalı kooperatiften kira alacağı doğup doğmadığı hususu tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı \" belirtilerek asıl davada davalı, birleşen dosyada davacı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece: \".. somut olayda da taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşme, davacı karşı davalı kooperatif açısından geçersiz olup davalı karşı davacının tek ve sabit ödemeli üye olmadığı, üyeliğe kabul edildiği 03/03/2010 tarihinden itibaren kooperatif aidatlarından genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu, birleşen dava bakımından ise; Mahkememizce 03/03/2010 tarihli sözleşmenin kooperatif yönünden geçersiz olduğu kabul edildiğinden ve aidat borcu devam eden davalı karşı davacı üyenin bu borcu yerine getirmeden dairenin teslimini talep etme hakkı bulunmadığından davalı karşı davacı tarafın açtığı birleşen davanın reddine karar verildiği, davacı karşı davalı kooperatifin süresinde sunulduğu herhangi bir cevap dilekçesinin bulunmaması sebebiyle sonradan ileri sürdüğü tazminat talebi de reddedilerek Asıl dava yönünden; Davanın kısmen kabulü ile Antalya 16. İcra müdürlüğününün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 29.250,00-TL asıl alacak, 14.326,77-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 43.576,77-TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Haksız itiraz edildiği anlaşılan asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanacak olan icra inkar tazminatının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, Birleşen dosya yönünden; Davanın reddine, Davacı karşı davalı kooperatifin süresinde yapılmayan tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl davada davacı ve davalı, birleşen davada davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ( Kooperatif ) vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme ve araştırma ile karar verdiğini, davalı - karşı davacının tek ve sabit ödemeli üye olmadığını, üyeliğe kabul edildiği 03/03/2010 tarihinden itibaren kooperatif aidatlarından genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin hiçbir üyesine anahtar teslimi daire vaat etmediğini, tüm genel kurullarda istikrarlı bir şekilde her bir üyenin kendi imkanları ile dairesinin içini yaptıracağı ve eksikliği gidereceğinin yazılı olduğunu, alınan kararların iptal edilinceye veya değiştirilinceye kadar geçerli olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı borçlunun süresinde zamanaşımı itirazında bulunmadığını, resen dikkate alınamayacağını, karşı dava yönünden tarafları lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının doğru olmadığını, delillerinin takdirinde isabetsiz davranıldığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının öncelikle lehlerine düzeltilerek onanmasına, olmadığı takdirde lehlerine kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Asıl davada davalı - birleşen davada davacı ( ... ) vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imza edilen sözleşmenin geçersiz olduğuna karar verdiği halde bu sözleşme dayanılarak müvekkilinin üye olduğunun kabul edildiğini ve müvekkilinin (geçersiz) sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya borçlu olduğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira sözleşme geçersiz olursa müvekkilinin üyeliğinin de olmayacağı aşikar olduğundan davanın rededilmesi gerektiğini, müvekkilinin inşaat için yapılması gereken ödemeyi yaptığı halde davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilinden mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını,  müvekkili ve kooperatif yetkililerinin sözleşme imzaladığını, sözleşmenin geçersizliğini gerektiren bir durum bulunmadığı gibi sözleşme ve işlemlere karşı yapılmış bir itiraz, iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı halde yerel mahkemece varılan sonucun hatalı olduğunu, davacı kooperatifin ticari defterlerinde dava konusu edilen aidatlar veya başka bir aidatın ödeneceği ile ilgili olarak davalı adına herhangi bir aidat borcunun tahakkuk ettirilmediğinin görüldüğünü, taraflar arasında akdedilen 03/03/2010 tarihli sözleşmede, daire ve üyelik devrinden dolayı sonradan hiçbir nam ve ad altında kooperatif yönetimince başka para istenmeyeceği konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının talep konusu ettiği alacağın yönetim gideri veya aidat olmayıp inşaat yapımı, inşaatın tamamlanması için olduğunu, müvekkilinin peşin ödeme yaptığı konusunda uyuşmazlık olmadığını, davacının 2012 yılına ilişkin aidat talep ettiği taşınmazı 2010 yılında teslim edeceğini taahhüt ettiği halde taşınmazın halen teslim edilmediğini, davacının teslim etmediği taşınmaz için mükerrer tahsilat amacı güttüğünü, kooperatif edimlerini yerine getirmediğinden müvekkilinin mağdur olduğunu, tüm bu sebeplerle yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde verilen kararın kaldırılmasına, davacının davasının öncelikle zaman aşımı sebebiyle, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, birleşen dava bakımından eksik hususların giderilmesi için bilirkişiden rapor aldırılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava, kooperatif alacağının tahsiline ilişkin başlatılan itirazın iptali, birleşen dava ise davacı ...'ün kooperatiften kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Uyuşmazlık ise, asıl dava yönünden davacı kooperatifin başlattığı takibe davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davalının peşin ödemeli üye olup olmadığı, birleşen dava yönünden birleşen dosyada davacı ...'ün kooperatiften kira alacağı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden reddine  karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı asıl davada peşin ödemeli üye olduğunu savunmaktadır. Mahkemece ise; davacının tek ve peşin ödemeli üye olarak kayıt edilmesine ilişkin genel kurul tarafından alınan herhangi  bir karar ve yönetim kuruluna bu yönde verilmiş herhangi bir yetki olmadığı, taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşmenin, kooperatif açısından geçersiz olup davalı - birleşen dosya davacısının tek ve sabit ödemeli üye olmadığı, bu sebeple üyeliğe kabul edildiği 03/03/2010 tarihinden itibaren kooperatif aidatlarından, genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.<br>Genel kurulca önceden ya da sonradan açıkça alınan bir karar ile davalının peşin bedelli ortak olarak kabul edilmediğinin belirlenmesi halinde; davacı üyeden inşaat finansmanı için uzunca bir süre aidat istenilmemişse ya da bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, davalının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılması gerekir.<br>Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacının tek ve peşin ödemeli üye olarak kayıt edilmesine ilişkin genel kurul tarafından alınan herhangi  bir karar  ve yönetim kuruluna bu yönde verilmiş herhangi bir yetki olmadığı kooperatif defterleri üzerinde yapılan bilirkişi  incelemesi sonucunda anlaşılmış ise de davalı - birleşen dosya davacısı üyenin üyeliği karşılığında 14/05/2010 tarihinde 20.000 TL, 05/06/2010 tarihinde ise 50.000 TL olmak üzere toplam 70.000 TL para ödediği, davacı kooperatifin ticari defterlerinde dava konusu edilen aidatlar veya başkaca bir aidatın ödeneceği ile ilgili olarak davalı adına herhangi bir aidat borcunun tahakkuk ettirilmediği, böylelikle davalının peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece asıl dava davalısı ...'ün kooperatifin peşin ödemeli üyesi olduğu halde normal üyesi olarak kabul edilerek hüküm tesisi Dairemizce doğru görülmemiştir.<br>Birleşen davada davacı üye ... peşin üyelik iddiasına dayalı olarak devraldığı konutun zamanında teslim edilmemesi nedeniyle kira kaybı alacağını talep  etmektedir. Dairemizin 09/03/2021 tarihli kaldırma kararında belirtildiği üzere, taraflar arasındaki 03/03/2010 tarihli sözleşme uyarınca birleşen dosya davacısı ... davalı kooperatif yönetim kurulundan 70.000,00TL bedelle üyelik devraldığına göre, üyeliğe bağlı bağımsız bölümün tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı üyenin davalı kooperatiften kira alacağı doğup doğmadığı hususu tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkemece aidat borcu devam eden davacı üyenin bu borcu yerine getirmeden dairenin teslimini talep etme hakkı bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. <br>O halde mahkemece yapılacak iş; asıl davada davalı ...'ün davacı kooperatif  tarafından peşin ödemeli üye olarak ortaklığa kabul edildiği, peşin ödemeli üye olduğu için sadece genel gider, alt yapı, iskan ve tapu masraflarından sorumlu olduğu hususu göz önünde bulundurularak, birleşen dava bakımından ise üyeliğe bağlı bağımsız bölümün tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı üyenin davalı kooperatiften kira alacağı doğup doğmadığı hususu tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.<br>Sonuç olarak, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne,   kaldırma sebebine göre davacı kooperatif vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, kaldırma sebebine göre davalı kooperatif vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından asıl davada davacı kooperatif vekilinin, birleşen davada davalı kooperatif vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu, 577,93 TL nispi ve 166,25 TL nispi harç olmak üzere toplam 803,48 TL istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde asıl davada davalı, birleşen davada davacı\t...'e İADESİNE, <br>6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde asıl davada davacı, birleşen davada davalı\tKooperatife İADESİNE, <br>7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>9-Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün 28/10/2021 tarih ve ... nolu mehil belgesine sunulan 28/10/2021 tarihli nakden yatırılan 107.436,59 TL<br> teminatın talebi halinde İcra Müdürlüğü'nce  ilgilisine İADESİNE, <br>10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>11-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.03/06/2024<br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"939d373dbe0841f3","SID":"d5172220a8b7d58b"}}