{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1551 <br>KARAR NO: 2023/1090<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 27/04/2023 (Ek karar)<br>NUMARASI: 2023/26 D.iş, 2023/26 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati haciz<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Talep; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilen karara karşı talep eden vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Talep edenler vekili, müvekkillerinin, karşı taraf şirkete ait ... IMO numaralı Iskander isimli gemiye geminin Türkiye'de bulunduğu Nisan-Mayıs 2022 döneminde çeşitli tamirat, bakım, onarım ve malzeme tedariği faaliyetleri gerçekleştirdiğini, buna ilişkin müvekkili firmalar tarafından faturalar düzenlendiğini, faturaların davalı şirketi ve gemiyi temsile yetkili kaptana teslim edildiğini, kaptan tarafından kaşe ve imza edildiğini, yapılan işlemlere ilişkin teyit mailleri alındığını, davalı borçludan 25/05/2022 tarihli ödeme mutabakatı yazısı alındığını, tüm bunların yanı sıra bakiye alacağa ilişkin olarak toplam değeri 176.648,10 USD olan 4 adet banka çekinin teminat olarak teslim alındığını, müvekkilinin alacağına dayanak faturaların davalı tarafça tebliğ alındığını, yasal süresinde bu faturalara itiraz edilmediğini, aradan geçen süre zarfında toplam fatura alacağına ilişkin bir takım kısmi ödemeler yapılmışsa da borçlu davalı tarafından; e-mailler, kaşeli/imzalı mutabakat yazısı ve banka çekleri sunmak suretiyle açıka ikrar ve taahhüt edilen ödemelerin vadesinde yapmadığını ve müvekkilinin bakiye 176.648,10 USD cari hesap alacağının tüm çabalarına rağmen ödenmediğini, davalı şirkete ait; ... isimli ... IMO numaralı geminin halihazırda İstanbul / Tuzla Gemtiş Tersanesinde bulunduğu tespit edildiğini geminin tekrardan sefere başlaması ve dahi Türkiye'den ayrılması halinde (borçlu şirketin Tunus asıllı olması ve Türkiye sınırları içerisinde başkaca bir mal varlığının bulunmaması sebebiyle) müvekkilinin alacağının tahsilat imkanının da son derece güç yahut imkansız olacağını ileri sürekek TTK 1363. maddesi uyarınca  mahkemece takdir edilecek teminat alınmak suretiyle; tebligat ve duruşma yapılmaksızın, cari hesap alacaklarının  toplamı olan 176.648,10 USD karşılığı (14/03/2023 itibariyle 3.358.433,68 TL) borçlu şirkete ait Tunus bayraklı  Iskander isimli ve ... IMO numaralı geminin ihtiyaten haczi ile seferden men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t Mahkemece 14/03/2023 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz talep eden tarafça TTK'nın 1363/1. fıkrasına uygun şekilde 10.000,00 özel çekme hakkı tutarı karşılığı 253.337,00 TL bedelli nakit teminat talep eden tarafından mahkeme veznesine yatırıldığından, talebin mahkemece incelenebilme ön şartının yerine getirildiği,  talep dilekçesi ekinde her iki tarafın imzasını taşıyan Iskander gemisi ile ilgili talep eden tarafın düzenlediği ve her iki yanın imzasını taşıyan gemi tamir teklif formları, davalıya ait ... Gemisine yapılacak iş ve işlemlerin yapımına başlandığı, bir kısım işlemlerin tamamlandığı ve işin yapımının sürdürüldüğüne ilişkin e-posta yazışmaları ve yapılan iş ile ilgili talep edenler tarafından düzenlenen faturaların TTK 1362. maddesine göre alacaklının alacağının 1352. maddede sayılan deniz alacaklarından olduğunu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi bakımından yeterli kabul edildiği, eldeki dosyada sunulan ve tarafların imzalarını içerir 25/05/2022 tarihli Ödeme Onayı başlıklı mutabakat belgesi, davalı imza ve kaşesini içerir faturalar ile e posta yazışmalarına göre talep eden tarafların ... IMO nolu... gemisine tersanede verilen bakım onarım hizmeti ile gerekli malzeme temininden dolayı talep edilen 176.648,10 USD alacak yönünden TTK'nun 135.2 ve devamı maddelerine göre ihtiyati haciz talep etme haklarının doğduğu gerekçesiyle talep edenin talebinin kabulü ile 176.648,10 USD alacak ile sınırlı olmak üzere ... IMO numaralı Tunus Bayraklı Iskander isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Karşı taraf vekili 18/02/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile, ihtiyati haciz talep edenlerin kötüniyetli olduklarını, müvekkili ... (... Şirketi)’nin ile davacılar arasında hali hazırda Türk Mahkemelerinde görülmekte olan derdest hukuk davaları bulunduğunu, taraflarınca Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2022/551 Esas sayılı dosya ile açılan menfi tespit davasında mahkemenin 16/09/2022 tarihli ara kararı ile 229.180,40 TL teminat mukabilinde lehlerine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin 229.180,40 TL miktarında teminatı yatırdığını, Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/551 Esas sayılı dosya ile lehlerine verilen  tedbir kararı  varken aleyhlerinde ihtiyati haciz talep edilmesinin de, takip yapılmasının da açıkça  hukuka aykırı olduğunu, buna ek olarak, taraflar arasında yine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde alacak davası görüldüğünü, bu davanın da İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan dava ile birleşmesi taleplerinin bulunduğunu, davacı tarafın, Türkiye sınırları dışında, Italya’da Ragusa Mahkemesi’nden de ... isimli gemi için yakalama kararı almaya çalıştıklarını, İtalya’da tarafların açtığı dava sonucu, İtalyan Mahkemesine’de müvekkili şirketin 200.000,00 Amerikan Doları civarında bir miktarı teminat yatırarak o kararı da kaldırdığını, İtalyan Mahkemesi'nin, taraflar ile İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan davayı bekletici mesele yaptığını ve İstanbul Anadolu Mahkemesi’nin kararını beklediğini, şu anda aynı taraflar ile İstanbul Anadolu 11. Ticaret Mahkemesi’nde 2022/551 Esas  sayılı dosyanın da görüldüğünü, İstanbul Anadolu 11. Asliye Mahkemesi’nden bu ihtiyati haciz ve seferden men tedbirini talep edebilecekken eldeki dosyadan ihtiyati haciz kararı alınmasının ve takip yapılmasının karşı tarafların kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece duruşma açılmak suretiyle 27/04/2023 tarihli ara karar ile, davalı tarafın itiraz dilekçesindeki beyanları ile dilekçe ekinde sunulan karar örneğinden haciz kararına konu alacak bakımından ... Şirketi'nce İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/551 Esas sayılı dosyası üzerinden ...ve ... Ticaret Limited Şirketi aleyhinde 04/08/2022 tarihinde menfi tespit davası açıldığının anlaşıldığı, mahkemenin 16/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu faturalardan dolayı başlatılacak icra takibinin İİK'nın 72/2. maddesine göre tedbiren durdurulmasına karar verildiği, bu durumda ihtiyati haciz kararına konu alacağın yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ... IMO numaralı Tunus Bayraklı ... İsimli gemi üzerine 16/03/2023 tarihinde konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Talep eden vekili istinaf dilekçesiyle,  alacağın yargılamayı gerektirmesinin ihtiyati haciz kararına engel olmadığı gibi yerel mahkeme tarafından ihtiyati haciz öncesi teminat alınmasının başlıca sebeplerinden birinin de bu olduğunu, ihtiyati haciz talep tarihi ile haczin kaldırılmasına karar verildiği tarih arasında alacağın esasına ve delillere dair değişen bir husus olmamasına rağmen bu şekilde bir gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılmasının hatalı olduğunu, ihtiyati haciz yargılamasında tam ispatın aranmayacağını, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, somut olayda talep dilekçesi ile sunmuş oldukları alacaklarını ispata elverişli belge ve delillerin yaklaşık ispatın çok ötesinde olduğunu, kaldı ki dosya kapsamında 253.337,00 TL'nin teminat olarak alındığını, alacağın yargılamayı gerektirmesinin zaten olağan olup, bu sebeple teminat alındığını, karışı tarafça İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan menfi tespit davasında İİK'nın 71/2. maddesi gereğince verilen tedbir kararının ihtiyati haciz kararlarının icrası yönünden her hangi bir etkisinin bulunmadığını, ihtiyati haciz ve icra takibinin ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması üzerine müvekkilinin alacağına kavuşamadığı gibi karşı tarafın haksız ihtiyati haciz sebebiyle tazminat iddialarının da muhatabı haline geldiğini, bu süreçte davalı gemisinin de karasularımızı terk ettiğini ve müvekkilinin alacağına kavuşabilme ihtimalinin ciddi manada azaldığını, yine müvekkilince yatırılmış olan teminatın da geri alınamadığını, bu suretle müvekkilinin zararının katlandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Talep eden yüklenici, karşı taraf ise iş sahibidir. Dosya kapsamından taraflar arasında karşı taraf şirkete ait ... IMO numaralı Iskander isimli gemiye geminin Türkiye'de bulunduğu Nisan-Mayıs 2022 döneminde çeşitli tamirat, bakım, onarım ve malzeme tedariği faaliyetlerinin talep eden tarafça gerçekleştirilmesi konusunda anlaşma sağlanmıştır. Yanlar arasında imzalanan mutabakat yazısına göre; bakiye borcun Anka'ya olan kısmına ilişkin olarak 96.000,00 USD  tutarlı bölümün karşı taraf firmanın alacağını temlik etmek suretiyle 25/05/2022 tarihinde,  kalan 135.000,00 USD 'nin ise 3 eşit taksitte (taksitlerden her biri 45.000 USD olacak şekilde) sırasıyla 29/06/2022, 29/07/2022 ve 29/08/2022 vade tarihlerinde ödeneceği, ... Gemi borcuna ilişkin olarak ise 41.648,10 USD borcun 30/06/2022 tarihine kadar ödeneceği taahhüt edilmiştir. Dosya kapsamındaki evraklardan davalı şirkete ait ... IMO numaralı ... isimli Tunus bandralı geminin muhtelif tamir, bakım ve malzeme tedariği işlemleri için  taraflar arasında varılan mutabakat gereği geminin 30/04/2022 tarihinde İstanbul Tuzla'da Gemtiş tersanesine yanaştırıldığı, bu tarihten 25/05/2022 tarihine kadar muhtelif tamir ve bakım işlemleri yapılarak geminin ihtiyacı olan malzemelerin temin edilmesi akabinde malzeme tedariki faaliyetlerinin talep eden ... tarafından, tamir ve bakım işlerinin ise talep eden diğer şirket olan ... tarafından sağlandığı ve eldeki davaya konu faturaların düzenlendiği, yine bu bakiye borç ve ödeme planının 24/05/2022 ve 25/05/2022 tarihli karşı taraf firma yetkilisi tarafından e-mail ortamında da ayrıca teyit edildiği, mutabık kalınan söz konusu alacağın teminatı olmak üzere karşı tarafça tarafça ... Geminin alacağının teminatı olmak üzere; lehdarı ... olan ... Bankası'nın 30/06/2022 tarihli ve ... nolu 41.648,10 USD bedelli çeki, ...'nın alacağının teminatı olmak üzere; lehdarı ... olan ... Bankası'nın 29/07/2022 tarihli ve ... nolu 45.000,00 USD bedelli çeki, lehdarı ... olan ... Bankası'nın 29/08/2022 tarihli ve ... nolu 45.000,00 USD bedelli çeki ve lehdarı ... olan ... Bankası'nın 29/09/2022 tarihli ve ... nolu 45.000,00 USD bedelli çeki keşide edilerek  talep edene teslim edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekçesi olarak taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/551  Esas sayılı dosyasından  verilen tedbir kararı ile icra takibinin İİK 72/2. maddesine göre tedbiren durdurulmasına karar verildiği gösterilmiştir. Oysa konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23/02/2000 gün,  2000/12-49 Esas, 2000/94 Karar sayılı kararında; ihtiyati haciz işleminin İİK 257. vd maddelerinde düzenlenmiş tedbir niteliginde bir işlem olduğu, ihtiyati haciz ve icra takibinin ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurmakta olduğu dile getirilmiştir. Yine kararda; ihtiyati haczin bir icra takip islemi olmadığı, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ve HMK 101. ve bunu izleyen maddelerde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri daha etkili bir tedbir islemi olduğu ve bu itibarla İİK 72. maddesinde öngörülen takip yasağından sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Gerçekten de İİK.'nun 264. maddesindeki ihtiyati haczi yaptıran alacaklının yedi gün içerisinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecbur olduğuna ilişkin hükümden de anlaşılacağı üzere; ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.'nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlem olduğundan bir takip muamelesi sayılamaz. Dolayısıyla, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, icra takibinin durdurulması ihtiyati haczin infazına mani teşkil etmez. Öte yandan, ihtiyati tedbir kararında, tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı açıkça belirtilmediğinden; söz konusu tedbir kararı, ihtiyati haczin uygulanmasını engeller mahiyette değildir. Ancak İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, karşı tarafça talep eden aleyhinde İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/551 Esas sayılı dosyası üzerinden  gerçekte yapılan işlemleri yansıtmayacak ölçüde büyük miktarlarda masraf çıkarıldığı, iş bitimindeki faturalandırılmada, yalnızca yapılması halinde ücret talep edileceği bildirilen hususların yapılmamış olmasına rağmen faturalandırıldığından bahisle menfi tespit davası açıldığı ve dava dosyasının henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak delillerin tam olarak toplanmadığı anlaşılmaktadır. O halde yapılan bu açıklamalar ışığında, mahkemece, İİK'nın 257. ve devamı maddelerinde aranan koşullar yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle talep eden vekilinin ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik ara karara itirazın reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih, 2023/26 D.iş, 2023/26 Esas sayılı Ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Talep edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f86c9da32a792788","SID":"204a1c8c641104b9"}}