{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1781 <br>KARAR NO: 2023/1768<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06.01.2020<br>NUMARASI: 2017/399 E. - 2020/2 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer  olmadığına dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  233 sayılı KHK çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere Bakanlar Kurulunun 12.05.1997 tarihli ve 97/9466 sayılı Kararı ile kurulmuş, bir Kamu İktisadı Kuruluşu (KİK) olduğunu, Kuruluşun faaliyetlerinde özerk, sorumluluğunun sermayesiyle sınırlı olduğu ve tüzel kişiliğe sahip olduğunu, 233 sayılı KHK nin 35. maddesine göre, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Fiyat ve Tarifelerini, mal ve hizmet tarifelerini serbestçe tespit edebileceğini, bu kapsamla, Kuruluş Ana Statüsünün 4. Maddesinin 7.bendi ile fener, kılavuzluk, römork a) tahlisiye, deniz haberleşmesi, palamar ve balıkadam gibi hizmet ücretlerini tarifeye dayalı olarak tahakkuk ve tahsilini yapmak ; gemi kurtarma - yardım ve diğer hizmetlerin ücretini de tahsil etmek görevinin Kuruluşlarına verildiğini, ayrıca Türk Boğazlarında ve İzmir'de, Kılavuzluk ve Römorkaj hizmetlerinin Kıyı Emniyeti tarafından verilmesine dair kararın Özelleştirme Yüksek Kurulunun 04.05.2010 tarih ve 2010/29 nolu Kararı ile karar verildiğini, bu şekilde İzmir ve Türk Boğazlarında TDİ nin verdiği kılavuzluk hizmetlerinden çekildiğini, ekipman ve deniz vasıtalarının Kuruluşa devredildiğini, kılavuzluk hizmetlerinin Kuruluş tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin yürürlükteki, \"Kılavuzluk Römorkaj ve Diğer Hizmetler\" tarifesi gereğince, Panama bayraklı ve geminin donatanı ve acentesi sıfatını taşıdığını, IMO ... No.lu ... isimli geminin 05.12.2015 tarihli Çanakkale Boğaz Geçişi sırasında müvekkili Kuruluş tarafından davalının acentelik yaptığı gemiye kılavuzluk Hizmeti verildiğini, Hizmet faturasının 08.12.2015 tarihli ve H Serisi ... sıra no lu, 4 653.97 TL. Olduğunu, Kılavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesinin, Ücretlerin Ödenmesine İlişkin Esaslar Başlıklı 1.4.4.3 maddesinde verilen hizmetlere ait, ödeme süresinin, Ücretlerin Ödenmemesi, Geç Ödenmesi Başlıklı 1 4.4.5 maddesinde:işbu tarifede belirlenen süre içerisinde ücretlerin ödenmemesi halinde ücretlerin, hizmetin bittiği tarihten itibaren, ilk 30 (otuz) gün için % 25 (yirmi beş), ve takip eden her 30 gün için de % 1.40 ilaveli olarak tahsil edileceğinin düzenlendiğini, süresinde ödenmeyen fatura bedellerine, gecikme cezası uygulanarak, 27.01.2016 tarihli F Serisi ... sıra no lu, 1.228.65 TL fatura düzenlendiğini, faturalar toplamının asıl kılavuzluk ücretinin; 4.653,97 TL,1.228.65 TL gecikme cezası ile 5.885.62 TL üzerinden, fatura kesim tarihinden, 27.01.2016 tarihinden, 13.07.2017 icra takip tarihine kadar İlk 30 gün için %25, sonraki her 30 gün için % 1.40 ilave ceza 1.172,70 TL ile birlikte, 7.055.32 TL üzerinden, istanbul ... İcra Müdürlüğünün, ... E. sayılı dosyası ile ... Gemisi Donatanına izafeten, kendisine asaleten acentesi aleyhine takip yapıldığını, takip borçlusu vekilinin, ödeme emrinin muhatabının geminin donatanı olduğunu, borç varsa, sorumlusunun gemi donatanı olduğunu, müvekkili şirketin geminin acentesi ve donatanı olmadığı itirazında bulunduğunu, müvekkili aleyhine icra takibi yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nednenlerle  itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle;  faturada borçlunun ... Ticaret Ltd.Şti. olduğunu, borcun sebebinin 05.12.2015 tarihli Çanakkale Boğaz geçişi olduğunu, ilgili seferde gemi acentesinin kendileri olmadığını, icra dosyasına yaptıkları itirazda da belirttikleri üzere, her ne kadar ödeme emrinin borçlu olarak ... gemisi donatanına izafeten müvekkili şirkete gönderildi ise de adı geçen geminin ve donatanının temsiline yetkili acentesi olmadıklarını, bu nedenle ödeme emrinin icra dosyasına iade edildiğini, kendilerinin de borçlu olmadığını, davacı tarafın doğrudan geminin acentesine ödeme emri göndermiş olsaydı bu tarihe kadar dosya borcunun ödenmesinin sağlanmış olacağını, ayrıca müvekkili şirketin borcun ödeneceğine dair bir taahhütü olmadığını çünkü acentesi olmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamına göre davacı kurum tarafından Kırkeholmen isimli gemiye verilen kılavuzluk hizmeti ücretinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı borçlunun itirazı ile takibin durması nedeniyle iş bu davanın açıldığı, dava tarihinden sonra, ön inceleme duruşmasından önce 20/12/2017 tarihinde icra dosyasına ödeme yapıldığı, davalı vekilince her ne kadar takibe konu borçtan sorumlu olmadıkları iddia edilmiş ise de, Klavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesi1.4.3. Maddesinde, donatan, gemi kaptanı, acenteler ile bunların temsilcileri veya namlarına hareket edenlerin tarife gereği tahakkuk edecek tüm ücretleri ödeme hususunda donatanla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiği, Çanakkale Liman Başkanlığı müzekkere cevabı ekinde yer alan gemi hareketleri raporunda \"Ship Local Agent\" olarak davalının adının yer aldığı, yine aynı müzekkere cevabı ekinde, davalının Kırkeholmen isimli geminin Sete Fransa-Tuzla seferine ilişkin \"Fener ve Tahlisiye Ücretleri ile Sağlık Resminin ve Hizmet Verilmesi Halinde Klavuzluk/Römorkaj ücretlerinin tarafımızdan yetkili/ilgili birimlere ödeneceğini beyan ve taahhüt ederiz.\" şeklinde taahhüdünün bulunduğu 04/12/2015 tarihli SP1 raporu dikkate alınarak, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Klavuzluk, Römorkaj ve Diğer Hizmetler Tarifesinde Liman Hizmetleri Ücret Tablosunun yer aldığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek... \"   gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça alacağın faturaya dayandırıldığını, alacak sebebinin 05.12.2015 tarihli Çanakkale Boğaz geçişi ücreti olduğunun anlaşıldığını, faturanın müvekkili şirkete kesilmediğini ve borçlununda müvekkili şirket olmadığının anlaşıldığını, tahakkuk servis fişinde ... Gemisinin acentesi olarak ... yazıldığını, müvekkili şirketin gemi acentesi olmadığını, kayıtlar ile sabit olduğunu, ödeme emrinde borçlu olarak Panama Adaları bayraklı geminin donatınına izafeten müvekkiline ödeme emri gönderilmiş ise de müvekkilinin adı geçen ve donatanın temsilen yetkili acentesi olmadığını, davacının iddia ettiği gibi ilgili geminin ilgili sefere ilişkin borçlarına dair hiçbir taahhüdü ve kefaletinin de bulunmadığını, müvekkili şirketin borç altına sokulmaya çalışılmasının kabul edilebilir olmadığını, faturanın adı geçen şirket adına kesilmiş bulunmasına müvekkilinin dava konusu borcun tarafı  bulunmamasına göre açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, gemi klavuzluk ücretinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı  tarafından, dava dışı gemiye verilen kılavuzluk hizmetine dair ücret alacağına istinaden takip başlatması,  yargılama aşamasında takip konusu borcun ödendiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı şirketin Panama bayraklı ... adlı gemiyi temsil etmeye yetkili acentesi olup olmadığı, husumet tevcih edilmesinin isabetli bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü Gemi Trafik ve Kılavuzluk Hizmetleri Daire Başkanlığının 14.04.2017 tarihli yazısında, Panama bayraklı Kırkeholmen isimli geminin acentesinin ... Ltd şirketi tarafından elektronik ortamda gönderilen Sete Fransa - Tuzla seferine ait 04.12.2015 tarihli SP1 raporu ile ... Ltd şirketi tarafından elektronik ortamda gönderilen Tuzla  - Nikolayev Ukrayna seferine ait 23.12.2015 tarihli SP1 raporunun sunulduğunun belirtildiği, ilgili SP1 rapor formunda, gemi adının ... olduğu, geminin Panama bayraklı olup boğaz girişine varış tarihinin 05.12.2015 tarihi olarak gösterildiği, formun içerisinde büyük puntolarla fener ve tahlisiye ücretleri ile sağlık resminin ve hizmet verilmesi halinde kılavuzluk römorkör ücretlerinin taraflarından yetkili/ilgili birimlere ödeneceğinin beyan ve taahhüt edildiğine yer verildiği, açıklamanın altında firma unvanı olarak davalı şirket  olduğu, davacı idare tarafından 05.12.2015 tarihinde dava konusu Panama bandıralı gemi için hizmet fişi düzenlendiği, yargılama aşamasında TC Ulaştırma Ve Altyapı  Bakanlığı Çanakkale Liman Başkanlığının 09.10.2018 tarihli ... isimli gemiyle ilgili olarak 05.12.2015 tarihli Çanakkale Boğazı geçişine ilişkin yapılan araştırma neticesinde adı geçen geminin Fransa/ Sete limanından hareket ederek Tuzla limanına gittiği, Çanakkale Boğazından uğraksız geçiş yaptığının tespit edildiği, Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğünden alınan belgelerin ibraz edilmiş olduğunun belirtildiği, belgeler arasında davacı vekilinin dava dilekçesine eklemiş olduğu SP1 rapor formunun yer aldığı, söz konusu formun aynı olduğu ve acente olarak davalı şirketin yer aldığı, davacı vekili tarafından davalı şirket hakkında Panama bayraklı ... adlı geminin donatanına izafeten kendisine asaleten davalı şirket hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 4.653,97 TL kılavuzluk ücreti ve 2.401,35 TL ek ücret olmak üzere 7.055,32 TLnin tahsili amacıyla 13.07.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin takibe ve borca itiraz ettiği, davacı şirketin İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 23.11.2017 tarihinde itirazın iptali davasını açtığı, dava tarihinden sonra davalı firma tarafından 20.12.2017 tarihinde dosyaya ödeme yapıldığı, bu hususun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 06.01.2020 tarihli cevabı yazısı ile mahkemeye bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. 29.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda; meri mevzuat tahtında yürürlükte olan Kılavuzluk ve Römorkaj ve Diğer Hizmetler tarifesine dayalı olarak, davacının vermiş olduğu05.12.2015 tarihli kılavuzluk hizmeti nedeniyle, ... nolu ... \" Gemisinin Çanakkale Boğazından  geçişi ile ilgili olarak, İcra takip tarih itibariyle, 4.653.97 TL kılavuzluk hizmeti asıl alacağı, 2.401.35 TL Gecikme zamrnı ve Ek ücret olmak üzere toplam 7.055.32 TL alacağının bulunduğu; bu alacaktan ... Gemisi acentesi dâvalı ... Ltd. Şti. nin sorumlu ve borçlu olduğu, takip tarihinden İtibaren, 4.653.97 TL asıl alacağa aylık %1.40 (dönemlere göre tespit ile değişen oranlarda) ek ücret uygulanabileceği belirtilmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek  davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkeme ara kararı gereğince icra dosyasındaki yapılan ödemeye ilişkin açıklamada bulunularak, davalı tarafça icra dosyasına itiraz edilerek davanın açılmasına sebebiyet verildiği belirtilerek davalı aleyhine  yargılama giderleri ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme tarafından icra müdürlüğünün takip konusu ödemenin yapıldığına dair cevaba yazısı üzerine yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden davanın konusuz kalması gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleriyle sorumlu tutulması ile birlikte icra takibine itirazının haksız olması değerlendirilerek icra inkar tazminatına karar verilmiştir. TTK'nın 105. maddesinde acentenin yetkileri düzenlenmiştir. TTK'nın 105/2. fıkrasında bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan bu hükme aykırı şartların geçersiz olduğu belirtilmiştir. Söz konusu maddedeki düzenleme; acentelik sözleşmelerine, müvekkili aleyhine açılan davalarda acentenin temsil yetkisinin olmadığına dair konulacak şartlarla ilgilidir.Bu yasal düzenleme ışığında, acente davalı şirkete acente sıfatıyla takip başlatılması ve  dava yöneltilmesi hukuka uygundur. Davalı şirket tarafından her ne kadar dava dışı Panama bandıralı geminin acentesi olmadığını savunmuş ise de dosyaya ibraz edilen SP1 raporlarından  davalı şirketin dava dışı şirketin acentesi olarak hareket ettiği ve SP1 formunda kılavuzluk/römorkörlük ücretlerinin ödeneceğini beyan taahhüt etmiş olması nedeniyle acentenin de bu borçtan sorumlu olacağı kanaatine varıldığından davalı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,85 TL  istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02.11.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19d98781fb30ee75","SID":"335dbea87630fd10"}}