{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/84 <br>KARAR NO: 2024/981<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 23/03/2021<br>NUMARASI: 2016/167 Esas - 2021/279 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 01/03/2006 tarihinde müvekkili ... babası olan ...  kendi aracı ile seyir halindeyken direksiyon hâkimiyetini kaybederek yoldan çıktığını ve tek taraflı trafik kazasında olay yerinde vefat ettiğini, trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. Şirketi’nden ZMMS kapsamında sigortalı bulunduğunu, her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak üzere tahkikat sonucunda müvekkilinin destekten yoksun kaldığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere  5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 01/03/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 21/07/2017 tarihli beyan dilekçesi ile; açılan dava nezdinde davacı taraflar ile uzlaşma sağlandığını, sunulan \"İbraname, Feragatname ve Makbuz\" uyarınca müvekkili şirket tarafından davacı vekili Avukat ...  45.974,00-TL anapara ve 6.307,00-TL fer'iler olmak üzere toplam 52.281,00 TL ödendiğini, söz konusu vefata ilişkin olmak üzere tüm sorumluluğun yerine getirildiğini beyan ederek, davanın esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kabulüne; ıslah dilekçesi doğrultusunda 14.505,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının  (sigorta poliçesi limiti dahilinde olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından düzenlenen ZMMS poliçe limitinin kişi başına 57.500,00 TL olduğunu, mahkemece hükmedilen tazminat tutarı, bu limitin garameten paylaştırılmasıyla bulunsa da bakiye poliçe limiti göz önünde bulundurulmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın dava dışı anne ve babasına daha önce sulhen 45.974,00 TL ana para ödenmiş olup bakiye poliçe limitinin 11.526,00 TL olduğunu, müteveffanın anne-babası ve davacı kızı dışında hak sahibi bulunmadığını, mahkemece alınan hesap raporunda seçenekli olarak hesaplama yapıldığını, ilk seçenekte bakiye poliçe limiti dikkate alınmaksızın yapılan garameten paylaştırma neticesinde davacının talep edebileceği maddi tazminatın 14.505,87 TL olduğu, ikinci seçenekte bakiye teminat limiti 11.526,00 TL olduğundan davacı ...’ın talep edebileceği maddi tazminatın 11.526,00 TL olduğunun belirlendiğini, Mahkemece bakiye poliçe limiti dikkate alınmaksızın 14.505,87 TL talebin kabulüne karar verilmesinin  hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda ve başvurularda tazminatın doğru hesaplanması amacıyla Hazine Müsteşarlığı’na kayıtlı Aktüerya uzmanı hesap bilirkişine dosyanın tevzi edilmesi gerektiğini,  aleyhe yapılma ihtimali olan hesaplamada 2918 Sayılı Kanun md.90/1-b bendi uyarınca tespit edilen hususlara göre hesaplanması gerektiğini, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 01/03/2006 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı müteveffa ...'ın  malik ve sürücüsü olduğu  ... plakalı  aracı ile seyir halindeyken direksiyon hâkimiyetini kaybederek yoldan çıkması ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiği, davacının ... kızı olduğu destekten yoksun kalma  tazminatı talep ettiği anlaşılmıştır. Aktüerya hesabını yapan bilirkişinin  65.01 no ile aktüerya (iş göremezlik /destekten yoksun kalma) uzmanlığı bulunduğu, hesaplamanın mutlaka Hazine Müsteşarlığı’na kayıtlı aktüerya uzmanı tarafından yapılma zorunluluğu da bulunmadığından bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar verilmiştir. Bu nedenle iptal kararı gereğince tazminat hesaplarında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Ekleri uygulanmayacağından bu yöne değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta  müteveffanın kızı olan davacının üniversitede (... Üniversitesi 1. sınıf) öğrenci olduğu anlaşıldığından tazminatın 25 yaşına kadar hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK 96/2 maddesine göre \"...başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyi niyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş olur...\" hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketine, dava dışı anne ve babaya ödeme tarihinden önce dava dilekçesinin tebliğ edildiği anlaşılmakla, açılan davadan haberdar olmasına rağmen sigorta şirketinin yaptığı ödemenin iyi niyetli ödeme olamayacağından borçtan kurtulmuş olduğunun kabulü de  mümkün değildir. Somut olayda kaza tarihinde ZMMS poliçe limiti kişi başına ölüm için 57.500,00 TL'dir. Bir kişinin ölümü ile gerçekleşen kazada ölen müteveffa yönünden davalı sigorta şirketi  kişi başı teminat limiti ile sorumlu olacaktır. Davalı sigorta şirketi desteğin anne ve babasına eldeki  davanın açılış  ve dava dilekçesi tebliğ tarihi olan 14/04/2016  tarihinden sonra  17/05/2016 tarihinde  sulh olarak  45.974,00 TL  ödemiştir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin bu davayı bildiği halde dava dışı olan desteğin anne ve babasına ödeme yapmış olmasında  kusuru bulunduğundan 2918 sayılı KTK'nın 96/2. maddesi gereğince, davacıya karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen \"başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme\" ve \"iyiniyetle ödeme yapma\" şeklindeki şartları sağlayamadığından sorumluluktan kurtulduğu kabul edilemeyecektir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki  davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının garameten 14.505,87 TL olduğu kabul edilerek bu miktara hükmedilmiş olup garame hesabı da yapıldığından verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 990,89 TL harçtan peşin alınan 248,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 742,89‬ TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f491e4c1f16ab694","SID":"47df0be12c8e46d2"}}