{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2410 <br>KARAR NO: 2024/936<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2018/248 Esas - 2021/615 Karar  <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/10/2015 tarihinde sigortalı ... plakalı araç ile ... sayılı forkliftin yapmış olduğu kazada yolcu ... yaralandığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 06/07/2015-06/07/2016 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, yaralanan ... tarafından, müvekkili şirket aleyhine, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/897 Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ...  kaza sebebiyle uğramış olduğu sürekli ve geçici iş göremezlik zararının; 359.901,93TL olarak tespit edildiğini, 2015 yılı itibariyle poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğundan, söz konusu bilirkişi raporuna istinaden davacı vekiline 290.000,00 TL ana alacak, faiz ve fer'ileri ile birlikte 15/09/2017 tarihinde 363.199,05 TL ödenerek davacının zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, hem yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları hem de ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında sigortalı araç sürücüsü ... % 25, 0103005121 nolu forklift sürücüsü ...'a ise % 75 oranında kusur atfedildiğini, müvekkili şirket tarafından zararın tamamı ödendiğinden ve kazaya karışan forkliftin Trafik Sigorta poliçesi bulunmadığından davalı ...na dava açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere; 272.399,29TL'nin ödeme tarihi olan 15/09/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ve kusuru oranında müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunduğu iddia edilen iş makinasının “forklift” olduğunu,  bu aracın daha çok sanayi alanında depolama, stoklama amacı için kullanıldığını, amacı sadece yük taşıma olan bu araçların, toprak alanda kullanılmasının zor ve trafiğe çıkması yasak olduğunu, bu sebeple trafik poliçesi yaptırılması zorunluluğu bulunmadığını, davanın forklift’in kusurlu sürücüsü ...’a ihbarını talep ettiklerini, dava dışı kazazedenin yaralanmasına ilişkin olarak Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/897 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava açıldığını, davada alınan kusur raporu ve aktüer rapor doğrultusunda kazazede ile uzlaşma yoluna gidilerek ibraname mukabilinde anlaşma sağlanarak kazazedeye ödeme yapıldığını, poliçelerden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 290.000,00TL ile sınırlı olduğunu, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/897 Esas sayılı  dosyasında alınan kusur, maluliyet raporu ve aktüer raporların kabulünün mümkün olmadığını, kaza tarihi itibarı ile 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda ZMMS yeni genel şartlarının uygulanması gerektiğini, dava dışı ...’un yaralanması sebebiyle açılan davada Adli Tıp Uzmanı tarafından verilen 22/02/2017 tarihli raporun kabulünün mümkün olmadığını, 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin indirim yapılması gerektiğini, kazazedenin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun dava dosyası içerisindeki belgelerden açıkça anlaşıldığını, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde rapor alınması, kusur durumunun tespiti açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini belirterek, poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile, 240.299,26 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...’nın forkliften dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, yargılama aşamasında karayolları tarafından forkliftin yüklemeye ve istiflemeye yarayan araç olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunda güvence hesabı'nın sorumluluğunun bulunmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen, mahkeme kararının hatalı olduğunu, trafik poliçesi yaptırma zorunluluğu bulunmayan araçlardan dolayı ...nın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, amacı sadece yük taşımak olan araçların toprak alanda kullanılmasının zor ve trafiğe çıkmasının yasak makineler olduğunu, trafik poliçesi yaptırılması zorunluluğunun bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasında TRH 2010 tablosunun ve iskonto oranının (teknik faiz) %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, erişkin için engellilik yönetmeliği çervesinde yeniden maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, kazazedeye ilişkin dosyaya her hangi bir ücret bordrosu sunulmadığından, hesaplamanın kaza tarihindeki asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiğini, ZMMS genel şartları ve eki düzenlemelerde belgelendirilmiş olması durumunda, hesaplamalarda kişinin vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınacağını, vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulmaması durumunda, hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapılacağının düzenlendiğini, bilirkişi raporunda kazazedenin maluliyetine ilişkin hesaplama yapılmasının yanında ilam vekalet ücreti, faiz ve yargılama gideri hesaplamasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, davacı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı araca 18/10/2015 tarihinde ... sayılı forkliftin çarpması sonucu araçta bulunan ...'un yaralanması nedeniyle yapılan ödemenin, kazaya karışan forkliftin ZMMS poliçesi  bulunmadığından sürücünün kusuru oranında davalı ...ndan rücuen tahsili talebine ilişkindir.2918 sayılı Trafik Kanununda iş makineleri \"Yol inşaat makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık, milli savunma ile çeşitli kuruluşların iş ve hizmetlerinde kullanılan iş amacına göre üzerine çeşitli ekipmanlar monte edilmiş, karayolunda insan, hayvan, yük taşımasında kullanılamayan motorlu araçlardır\" şeklinde tanımlanmıştır. Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğinin  20/a-3. bendinde \"Bu araçlarla karayoluna çıkılmasının gerekli olduğu hallerde, tescilini yapan kuruluşça iş makinası tescil belgesinin trafiğe çıkış iznine ait bölüm doldurularak tasdik edilir\" hükmü ile 4. maddesinde \"Bu şekilde karayoluna çıkacak araçların zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmış olmaları zorunludur.\" hükmüne yer verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kazaya karışan iş matinesinin tescile tabii olup olmadığının  tespiti için  Karayolları Genel Müdürlüğüne,  İstanbul Trafik Tescil Büro Amirliği'ne yazı yazılmış, gelen yazı cevaplarına göre forkliftin trafik poliçesi yaptırma zorunluluğu bulunan araçlardan olup olmadığı ve  davalının husumet tartışılmadan karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kazaya karışan forklifte ait malik ve tescil bilgileri de belirtilerek bahsi geçen folklifin Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 20-a/3 bendi gereğince işlem yapılıp yapılmadığı araştırılması, buna göre ZMMS yaptırılmasının zorunlu olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Trafik sigortacısı tarafından sigorta sözleşmesi uyarınca sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarında, sigortalının sorumlu olduğu miktar yapılan ödeme miktarı olmayıp gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlere yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.Bu bağlamda dava rücuen tazminata ilişkin olduğundan ilamdaki  vekalet ücreti, faiz ve yargılama gideri de sorumlu olması halinde kusuru oranında davalıdan  talep edilebileceğinden aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir.Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/897 Esas - 2017/621 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından davalı  ... A.Ş. aleyhine trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığından geçici iş göremezlik süresinde uğradığı kazanç kaybı ile çalışma gücünün azalmasında doğan maddi zararının tazmini için dava açtığı, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, kazazede ...'un geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı toplam zararının 359.901,93 TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin 18/09/2017 tarihli dilekçesi ile 15/09/2017 tarihinde zararın davalı tarafından ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verildiği görülmüştür.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K., sayılı kararları).  Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce2d13a058aec394","SID":"9cf9266d121b2360"}}