{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1164 Esas<br>KARAR NO: 2023/1591 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2020/50 Esas - 2021/65 Karar<br>TARİHİ: 15/02/2021 (Gerekçeli Karar)<br>26/03/2021 (Ek karar)<br>DAVA: İtirazın İptali (Kaptanın Yetki Ve Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... İşletmeciliği A.Ş nezdinde doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklarının ferileri ve teminatları ile birlikte dosyaya kül olarak ekli temlikname ile 13/05/2019 tarihi itibariyle devir/temlik aldığını, davalının müvekkili şirkete 01/10/2017 ve 01/102018 tarihleri arasında doğmuş olan borcunu ödememesi nedeni ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyasından başlatılan icra takibine itirazda bulunulması üzerine dosyanın yetkisizlikle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasına kaydedilerek davalıya ödeme emrinin gönderildiğini, ancak davalı/borçlunun borcunu ödemediğini, kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan hizmet anlaşmalarına göre davalıya ait ... isimli tekneye müvekkili şirket tarafından işletilmekte bulunan marinada bağlama hizmeti verildiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin meblağının 8.750 TL olduğunu, bu değerin Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılması gereken sınır dahilinde olduğunu, müvekkili aleyhine tüketici hakem heyeti nezdinde bir başvuru yapılmadan direkt icra takibi açılmasının kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibine ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığından açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında 01.10.2017-01.10.2018 tarihleri arası için bağlama hizmet sözleşmesi imzalandığını,  mezkur tarihler arasında teknenin satılma amaçlı limandan çıkarıldığını, çıkarken davacı liman çalışanlarına \"Sayın yetkili ... isimli tekne marinanızdan 27.05.2018 tarihinde ayrılmıştır, ofis yetkililerine bilgi verilmiştir.\" şeklinde bildirimde bulunulduğunu, buna karşılık \"Merhaba Bilgilendirme için teşekkür eder, ilerleyen dönemlerde sizleri yeniden marinamızda misafir etmekten memnuniyet duyacağımızı bildirmek isteriz\" cevabı verildiğini, davacı ile ilişkinin bu şekilde karşılıklı mutabakatla sona erdirildiğini, satış işleminin gerçekleşememesinden kaynaklı tekneyi tekrar marinaya çekmek istediğini ve sözleşmede bulunan Nisan 2018 tarihi itibariyle dondurma hakkını kullanmak istediğini varsayıp sözleşmenin kaldığı yerden devam etme isteğini davacıya bildirdiğini, davacının buna olumsuz yanıt verdiğini, bağlama hizmeti alamadığını, müvekkilinin yat limanından faydalanmasına engel olunduğunu, sözleşmenin feshi iradesini kabul etmesine rağmen kötü niyetli şekilde davacının ücret talep ettiğini, bu sebeple müvekkilinin yalnızca 01.10.2017-27.05.2018 tarihleri arasında bağlama hizmeti aldığını, bu döneme ilişkin 6 ayık 8.750 TL'nin davacı şirkete ödendiğini, ödeme yapması gereken başkaca bir tutar bulunmadığını iddia ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2020/50 Esas - 2021/65 Karar sayılı kararında; \"Uyuşmazlığın davalıya ait ... isimli tekneye verilen bağlama hizmeti nedeniyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı  noktasında  toplandığı anlaşılmış, her ne kadar davalı tarafından öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiği iddia edilmiş ise de uyuşmazlığın  6102 sayılı kanunun 5. Kitabından düzenlenmiş olması ve TTK 1352/1-l bendi gereğince deniz alacağından kaynaklanması nedeniyle davalı tarafın itirazının reddine karar verilmiştir. Dava dışı ... Ltd. şirketine ait ... isimli tekne için  davacı ile marina bağlama hizmet sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre hizmet süresinin 01.10.2017 - 01.10.2018 tarihleri arası, sözleşme bedelinin ise 17.500 TL olarak belirlendiği, sözleşme üzerinde 25.07.2017 tarih ve ... nolu fatura bilgileri yer aldığı, açıklamalar kısmında \"17.500 TL özel fiyat ve tek sefer kullanabileceği ücretsiz çekme ve kara park hakkı verilmiştir. (Kullanıldı). Nisan 2018 itibariyle marina dışında olacağı dönem için 6 aya kadar süre dondurma hakkı bulunmaktadır\" şeklinde ifadelerin bulunduğu, 25.07.2017 tarihinde kalan borç olan 8750 TL için ... Ltd. şirketi adına davalı ...'in garantörlük sözleşmesi imzaladığı, 6 aylık hizmet bedeli olan 8750 TL nin davacı şirkete ödendiği, taraflar arasında bu konuda husumet bulunmadığı, davacı tarafından kalan 6 aylık hizmet bedelinin ödenmediği iddia edilirken davalı tarafından teknenin satılma amaçlı marinadan çıkartılarak dondurma hakkının kullanıldığı, bu konuda davacı marinaya bilgi verildiği ve karşılıklı mutabakat ile sözleşmenin sona erdirildiği, 01/10/2017-27/05/2018 tarihleri arasında tekne bağlama hizmeti alındığı, buna ilişkin ücretin ödendiği, davacıya başka borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiğine dair davalı tarafından dosyaya delil sunulmadığı, sunulan elektronik posta mesajının teknenin satılması nedeniyle yeni dönemde marinada bulunmayacağına ilişkin olduğu değerlendirildiğinde her ne kadar bilirkişi raporunda aksi kanaat belirtilmiş ise de hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olması nedeniyle, sözleşmenin süresi sona ermeden davalının tek taraflı iradesi ile sona erdirildiği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın faturaya dayalı likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasındaki ihtilaf hizmet ilişkisinden doğmakta olup; miktar itibariyle öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiğini, davacının imzalanan sözleşmeden doğan alacağı olduğundan bahisle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, dava konusu edilen alacak hizmet ilişkisinden kaynaklanmakta olup öncelikle Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılması gerektiğini, Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatlarında da belirtildiği üzere, heyete başvurmadan dava açılması, ilamsız icra takibine girişilmesi durumunda, dava şartı noksanlığının gündeme geldiğini, işbu dava nezdinde bu durumu belirtmelerine rağmen Yerel Mahkemece itirazları reddedilse de aşağıda sundukları Yargıtay kararları ışığında işbu Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğinin anlaşılacağını; Müvekkilinin tüketici olduğundan bahisle; tekne hizmet sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin görevsiz olduğu halde esasa dair inceleme yaparak karar vermesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, dava şartlarından mahkemenin görevli olması hususu her aşamada ileri sürülebilen bir itiraz olup; görev itirazında bulunulduğunu; Müvekkilinin davacı yana hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yandan 01.10.2017-27.05.2018 tarihleri arasında hizmet almış olup 6 aylık döneme ilişkin 8.750,00 TL hizmet bedelini davacıya ödediğini, 27.05.2018 tarihinde ise müvekkiline ait ... isimli teknenin satış işlemleri için limandan ayrıldığını ve davacı işletmeye konuyla ilgili bilgilendirme yapıldığını, davacı yan ile müvekkili arasında işbu hususta anlaşmazlık çıkmadığını, 27.05.2018 tarihinde müvekkiline ait tekne limandan ayrılmış olup dosyada mübrez olan mail yazışmalarından da görüleceği üzere; teknenin limandan ayrılması ile sözleşmenin karşılıklı mutabakat ile sonlandığını, Mahkemenin, bu maile itibar etmemesinin kabul edilemeyeceğini; Zaman zaman tekne vasıtasıyla seyahatlere çıkılmakta olup; müvekkilinin limandan her ayrıldığında davacıya haber verme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, yani; mailde yer alan içeriğin alelade bir bildirim gibi kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin feshi iradesi taşıdığı, davacının da teşekkür ederiz beyanı ile sözleşmenin feshi konusunda icazet verdiğinin açık olduğunu, müvekkiline ait teknenin satışının gerçekleşmemesi üzerine; müvekkili tarafından davacı ile iletişime geçtiğini, sözleşmenin devamlılığı ile dondurma hakkının kullanılmasının mümkün olup/olmaması yönünde soru yönelttiğini, davacının ise sözleşmenin sona ermiş olmasından ötürü donma hakkının kullanılamayacağını ifade ettiğini; Tüm bu hususlar nezdinde davacının sözleşme hükümlerini dilediği gibi uygulama yönünde keyfi davrandığını, yargılama neticesinde gerekli tüm delillerin toplanmaması suretiyle hüküm kurulduğundan bahisle müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, müvekkilinin hizmet aldığı süre boyunca gerekli ödemeleri yaptığını ve davacı ile karşılıklı mutabakat ile sözleşmenin sona erdiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamen ödenmesi talebinin haksız ve mesnetsiz olduğundan bahisle ilk derece mahkemesinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken; anılan şekilde hüküm kurulmasının adalete duyulan inancı sarstığını, Yerel mahkemece talep edilen 11/12/2020 tarihli bilirkişi rapor haklılıklarını ortaya koymakta olup işbu rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında tanzim edilen 11/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Marina Bağlama Sözleşmesinin hükümlerinin davacı Marina tarafından tam olarak uygulanmadığı, tekne sahibinin dondurma hakkının Nisan 2018 tarihi itibariyle kendiliğinden geçerli olduğu, bu hakkın hangi şart ve durumlarda kullanımı ile ilgili sözleşme ve Marina Ek Kuralları içerisinde bir hükmün bulunmadığı, bu hakkın sözleşme üzerinde yazılmasına rağmen davalı tekne sahipliğine kullandırılmadığı, bu sebeple söz konusu ödenmemiş bir borcun geçerli olabilmesi adına sözleşme hükümlerinin tam ve eksiksiz olarak uygulanmış olmasının gerektiği, davacı marina tarafından kalan 6 aylık kullanım yeri tahsisi ile dosyasına intikal eden geçerli bir zararının olmadığı hususları değerlendirildiğinde davacı tekne sahipliğinin kalan borç olarak 8.750 TL alacak talebinin uygun ve hak olmadığı beyan edilmiştir.\" denildiğini; Bilindiği üzere uzmanlık gerektiren konularda yargının iş yükünü hafifletmek amacıyla bilirkişilik müessesinden destek alındığını, uzman tarafından tanzim edilen rapor, davanın reddedilmesi gerekliliğini gözler önüne sermekteyken Yerel mahkemenin; bilirkişi raporunda aksi belirtilmişse de hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olması nedeniyle davanın kabulüne karar vermesinin isabetsiz olduğunu, gerekçeli kararda sözleşmenin karşılıklı mutabakat ile sona erdirildiğinin ispatlanamadığı hususunun vurgulandığını, Yerel mahkemeye ibraz edilen 28.09.2020 tarihli delil dilekçesinde ... ile ...nın tanık olarak dinlenmesi hususunda bildirimde bulunulduğunu; Her ne kadar yazılı doküman ile feshin mutabakatla sonlandırıldığı ispatlanmış olsa da; mailin yorumlanması adına dilekçede bildirilen tanıkların beyanlarının alınmasının zaruriyet arz ettiğini, dosya kapsamında; tanık dinletme talebinin reddine dair bir ara karar olmadığından bahisle dosya kapsamında eksik ve yetersiz inceleme yapıldığının ortada olduğunu; Akdedilen sözleşmede; hizmet alımının sona ereceği tarihten önce feshedilmesi halinde kalan ücrete hak kazanılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, sözleşme serbestisi gereği; davacı tarafın anılan sözleşme gereklerini ifa etmekten imtina etmişse de; Yerel mahkemece kurulan hüküm neticesinde haksız kazanca sahip olduğunu, biran için sözleşmenin feshinin haksız olduğu kabul edilse dahi davacının kalan ücrete hak kazabilmesi için sözleşmede hüküm bulunmaması hasebiyle genel hükümlerin gözetilerek yorum yapılması gerektiğini, bu kapsamda; davacı nezdinde zarar doğup / doğmadığına yönelik gerekli hiçbir araştırma yapılmadığını, davacı şirketin müvekkili ile gerçekleşen mutabakata istinaden kira konusu alanı 3. kişilere kiralamasına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, araştırma sonucunda davacı kurum nezdinde hiçbir zarar meydana gelmediğinin görüleceğini; Dava konusu alacak likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bilindiği üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; takibe konu alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olduğundan bahisle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/50 E.  2021/65 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, yapılacak inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 26/03/2021 tarih ve 2020/50 Esas - 2021/65 Karar sayılı ek kararında; \"6200 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. Bendinde \" bu madde uyarınca Arabuluculuk Bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılmaması halinde ise, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükmüne, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddesinde \" Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşmamaları halinde iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Bakanlık bütçesinden ödenir... Bakanlık bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan Arabuluculuk ücreti, yargılama giderinden sayılır. Dava açılması halinde mahkeme tarafından dava incesi ödenen Arabuluculuk ücreti makbuz dosyaya eklenir...\" hükmüne yer verilmiştir. HMK 6100 sayılı 326. Maddesinde yargılama giderlerinden sorumluluk halleri düzenlemiştir. Bu halde yasa ile ilgili yönetmelikte dava şartı olan rabuluculukda tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan iki saate kadar ki arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre  tahsil edileceği düzenlenmiş olmakla bu kapsamdaki arabuluculuk ücretinin  resen dikkate alınması gerekmektedir. Mahkememizce yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı dava şartı olan arabuluculuk ücretinden sorumluluğa ilişkin Gerekçeli kararın hüküm kısmında hüküm kurulmadığından bu konuda resen ek karar alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/3105 Esas ve 2019/1827 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) gerekçesi ile; Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin dava kabul edildiğinden bahisle davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, karar verilmiş ve verilen ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesi ile; müvekkili tüketici olduğundan bahisle aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilemeyeceğini, nitekim; TKHK'da yer alan 73/A madde 2.fıkrasının; \"7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.\" hükmünü ihtiva ettiğini, bu kapsamda müvekkili aleyhine arabuluculuk ücretini tahakkuk ettiren işbu ek kararın hatalı olduğunun açık olduğunu, müvekkili aleyhine yürütülen süreçte miktar itibariyle öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiğini, davacının imzalanan sözleşmeden doğan alacağı olduğundan bahisle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, dava konusu edilen alacak hizmet ilişkisinden kaynaklanmakta olup öncelikle Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılması gerektiğini, nitekim Yargıtay’’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, heyete başvurmadan dava açılması, ilamsız icra takibine girişilmesi durumunda, dava şartı noksanlığının gündeme geldiğini,  bu hususun dahi davanın reddi gerekliliğini ortaya çıkarttığını beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/50 E. 2021/65 K. sayılı kararın ve ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, tekne bağlama hizmet sözleşmesi ve faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşme uyarınca ... isimli tekneye bağlama hizmeti verildiğini, bu hizmetten doğan alacağın tarafınca temlik alındığını, hizmet bedelinin bir kısmının ödenmediği, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf sözleşmenin karşılıklı mutabakat ile sonlandırıldığını, sözleşmenin sonlandırılığı tarihe kadar olan bedeli ödediğini, herhangi bir borcunun olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne, ek karar ile de Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine karar verilmiş, verilen gerekçeli karar ile ek karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı şirketler arasında imzalanan tekne bağlama hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 1352. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde TTK’nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması zorunludur. İlk Derece Mahkemesi bu davada görevli olduğundan davalı tarafın aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı tekne sahibi ... Ltd. arasında 25.07.2017 tarihli bağlama hizmet sözleşmesinin imzalandığı, davalının sözleşmeyi ... Ltd. adına imzaladığı, sözleşme ile dava dışı ... A.Ş.'nin ... isimli tekneye 17.500 TL bedel karşılığında bağlama hizmeti vermeyi üstlendiği, dava dışı ... A.Ş. tarafından, dava dışı ... Ltd. adına 25.07.2017 tarihli-17.500 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalının ... A.Ş. ile imzalamış olduğu 25.07.2017 tarihli garanti sözleşmesi ile; tekne sahibi ... Ltd. ile ... A.Ş. arasında imzalanan 01.10.2017 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesi ile ilgili tekne/yat bağlama hizmet bedeli, ... ve iş bu hizmet sözleşmesi ve ekleri nedeniyle doğabilecek tüm borçların ödenmemesi, meydana gelebilecek hasarlara ve sözleşmeden kaynaklanan tekne sahibinin tüm parasal yükümlülüklerine karşı TBK'nın 128. maddesi uyarınca garantör olduğunu kabul ederek hizmet sözleşmesi devam ettiği müddetçe hizmetten faydalanan tarafın borçlarını 8.750 TL'sine kadar müşterek borçlu-müteselsil garantör olarak ödemeyi taahhüt ettiği, davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı ile dava dışı ... Ltd. aleyhine bağlama hizmet bedeline dayalı 8.750 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının 29.07.2019 tarihli dilekçesi ile borcunun bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiği, davacı tarafından 13.05.2019 tarihli temlik sözleşmesi ile icra dosyasındaki alacağı temlik aldığı, dava dosyasına davalı tarafından sunulan 28.09.2020 tarihli dilekçe ekinde kredi kartı hesap özetinin bulunduğu ve bu özette ... 20.06.2017 tarihli 8.750 TL'lik işlemin son taksiti açıklaması ile 1.093.75 TL'lik ödemenin yer aldığı, davacı vekilinin 17.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı tarafından alınan hizmet bedelinin %50'lik kısmının (8.750,00 TL) ödendiğinin kabul edildiği, davalının, dava dışı ... A.Ş.'nin dava dışı tekne sahibi ... Ltd.'den sözleşme nedeniyle, bağlama hizmet bedeli dahil olmak üzere doğmuş ve doğacak alacakları için 8.750,00 TL'ye kadar garanti verdiği, sözleşme ve bu sözleşme uyarınca düzenlenen fatura bedeli olan 17.500,00 TL hizmet bedelinin asıl borçlusu olmadığı ve bu bedelin tamamının ödenmemesinden sorumluluğunun bulunmadığı, garanti ettiği 8.750,00 TL'lik kısmı ise ödediği, bu şekilde davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, davacının sözleşme hizmet bedelinden kalan 8.750,00 TL'yi davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla Mahkemece açıklanan sebeplerle davanın reddine, davanın reddine karar verilmesi sebebiyle de arabuculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusu haklıdır.Sonuç olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin 15.02.2021 tarihli gerekçeli kararının ve 26.03.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)15/02/2021 tarih ve 2020/50 Esas - 2021/65 Karar sayılı kararının ve 26.03.2021 tarihli ek kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; 2-Davanın REDDİNE, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 149,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,42‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL nin dava reddedildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT uyarınca takdir edilen 8.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından asıl karara ve ek karara karşı yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, asıl ve ek karara karşı yatırılan 208,72‬ istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 324,2‬0 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı (162,10 TL x2) ile 42,13 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gidiş-dönüş gideri olmak üzere toplam 366,33‬ TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/10/2023 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42e807b06b3a93b3","SID":"7c733918e1d4cbaf"}}