{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1449 Esas<br>KARAR NO: 2023/1523 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2018/549 Esas -2021/192 Karar<br>TARİH: 30/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/10/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili nezdinde %25hisse ile sigorta teminatı altında bulunan ... A.Ş.'ye ait yoğuşturucu ve ekipmanlarının davalı taşıyanın nakliyesi sırasında hasar gördüğünü, eksper incelemesi ile muafiyet sonrası hasar tutarının 38.012,20 USD olduğunun tespit edildiğini ve 13.12.2017 tarihinde davacının %25 hissesine denk gelen 9,503,05 USD'nin ödendiğini, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ve rücu taleplerinin sonuçsuz kaldığını, hasar tutarının davalıdan tahsili için başlatılan Beykoz İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin davalının haksız itiraz ile durdurulduğunu beyanla Beykoz İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla 9.503,05 USD hasar tutarı ile ödenme tarihi 13.12.2017 itibariyle 217,950 USD işlenmiş faizinin toplamı 9.721,00 USD'nin tahsili için 12.04.2018 tarihinde başlatılan icra takibine yönelik davalı itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu taşımanın 2 ayrı araç ile yapılan multimodal taşıma olduğunu, uluslararası FİATA kurallarına göre hak düşürücü sürenin 9 ay olduğunu, emtianın varış tarihinin 25.05.2017 ve icra takip tarihinin 12.04.2018 olduğu dikkate alındığında 9 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra başvuru yapılmış olduğunu, davalı taşıyıcıya süresinde bildirim yapılmadığını, davalı taşıyıcının kusurlu ve sorumlu olduğu yönünde belge olmadığını, sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, ekspertiz raporunun kabul edilmediğini beyanla davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/03/2021 tarih 2018/549 Esas 2021/192 Karar sayılı kararında;\".... Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....\"gerekçesi ile, -Davanın REDDİNE, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı taşıyanın dava dışı sigortalı şirket ile akdettiği taşıma sözleşmesi icabı hasarsız olarak teslim aldığı sigortalı emtiada olıuşan hasarın kendi kusuru ve sorumluluğu ile gerçekleşmediğini, hasar kendisinden kaynaklanmayan başka sebeplerden ileri geldiğini, kendisinin kusuru buluınmadığını ispat edememiş durumda olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı taşıyan ile davadışı sigortalı şirket arasında akdedilen bahse konu taşıma sözleşmesinde bir hasar halinde tazminat tutarının aynen ödeneceğine dair hükümlerin bulunduğunu, (madde 9 ) davalı taşıyanın tazmin sorumluluğunun ÖÇH hesabı ile değil malın değeri kadar olması gerektiğini, malın değeri ise ekspertiz raporu ile belli olduğunu, ekspertiz raporunda tespit edilen tutar kadar davalı taşıyanın tazminat ödemesi yapması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı ... şirketine nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı iddiası ile hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyen davacı sigortacının halefiyet ilkesi gereğince  ödenen tutarın davalı taşıyıcıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı tarafça, sigortalısı ... San.ve Tic.A.Ş. tarafından Japonya’daki ... ünvanlı firmadan satın alınan  “kondensar pompası ve ekipmanları” cinsi emtianın  nakliyesinin davalı taşıyan tarafından üstlenildiğini, bahse konu sigortalı emtianın davalı taşıyan sorumluluğu altında iken hasarlandığını, işbu hasar sebebiyle sigortalısına 09.10.2017 tarihli ve ... nolu ekspertiz raporu doğrultusunda 13.12.2017 tarihinde 9.503,05 USD hasar tazminatı ödediğini, ödenen meblağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı taşıyan tarafından itiraz edilmesinin haksız olduğu ileri sürülerek  TTK’nun halefiyet hükümleri gereği itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.HMK 282 maddesindeki \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davacı vekili tarafından davanın esasına yönelik ileri sürülen  istinaf sebepleri yargılama aşamasındaki dilekçeleri ve bilirkişi raporlarına yönelik verdiği beyan dilekçeleri ile de ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında bu iddiaların değerlendirildiği ve İlk Derece Mahkemesince  hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporunda ; Dava konusu zararın konteyner içinde uygulanan sabitleme işleminin bu tür bir taşıma için uygun olmamasından kaynaklandığı, davacının sigortalısı ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesinin 3.5. Maddesi uyarınca sabitlemenin tedarikçinin sorumluluğunda bulunduğu, konteyner içindeki emtia hasarına ilişkin davalı taşıyıcıya herhangi bir hata ve kusur atfedilemeyeceği ve meydana gelen zarardan davalı taşıyanın sorumlu olmadığı belirtilmiş olup bu durumda hasarın, davalı taşıyıcının  kusuru ile meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, mevcut delil durumuna göre davacı tarafça, hasarın taşıyıcının kusuru ile meydana geldiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla;  Bu tesbitler ışığında İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki   istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬ TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/10/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78fb42ae6a79c1e0","SID":"dc5bf2db04ab6739"}}