{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1517 <br>KARAR NO: 2023/1557 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br>28/03/2018 ( Gerekçeli Karar ) <br>TARİHİ: 24/10/2019 Tarihli Ek Karar <br>NUMARASI: 2015/66 Esas - 2018/139 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 19/10/2023 <br>Dairemizden verilen 02/07/2020 tarih ve 2020/335 Esas- 2020/715 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2023 tarih ve 2023/2259 Esas - 2023/2457 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla; dosya incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin donatanı olduğu ... gemisinin 08/02/2013 tarihinde saat 19:00'da Bostancı - Kabataş seferini yapmak üzere Bostancı iskelesinden sefere çıktığını, geminin saat 19:26 sıralarında Kabataş iskelesine yaklaştığı sırada gemi kaptanı tarafından çevrede seyreden gemilerin kontrol edildiğini, önce Eminönü istikametine seyreden vapurun kıç tarafından geçecek şekilde manevra yapıldığını, müvekkiline ait şehir hatları vapurundan neta olduktan sonra vapurun arkasından çıkan ve radardan tespit edilemeyen silik fenerli boğaz seyri yapan ... gemisinin üzerine doğru dönüş yaptığının tespit edildiğini, gemi kaptanı çatışma tehlikesini fark eder etmez dümene iskele alabanda talimatı verdiğini, ses ve ışık işaretleri ile  ... gemisi kaptanının dikkatini çekmeye çalıştığını, ancak ... gemisinin kusurlu şekilde ... gemisinin sancak kıç omuzluğuna çattığını, kazanın Genel Trafik Hizmetlerine derhal bildirildiğini, diğer gemi ile telsiz bağlantısı kurulmaya çalışıldığını ancak yanıt alınamadığını, çatma olayı nedeniyle müvekkiline ait gemide büyük hasar meydana geldiğini, ayrıca birçok sayıda yolcunun da yaralandığını, ... gemisinin olayda Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğüne aykırı seyretmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, kazadan sonra İstanbul 52 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/27 D İş sayılı dosyasında alınan tespit raporu ile gemilerde meydana gelen hasarın belirlendiğini, çatmadan dolayı müvekkilinin toplam 2.487.623,02 TL zarara maruz kaldığını, ayrıca yaralı yolcuların tüm hastane masraflarının da müvekkili tarafından karşılandığını, yolculardan ... ve ...'e 250.000,00 TL maddi ve manevi zarar ödendiğini, ... gemisinin 181 gün süren tamiratı nedeniyle sefer yapamadığını, bundan dolayı da müvekkilinin 1.052.496,90 TL kar kaybına uğradığını, ayrıca yaralanan yolculardan ... tarafından müvekkili aleyhine 400.000,00 TL tutarında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu nedenle tazminat ödeme riski ile karşı karşıya olduğunu, çatma hadisesi sonucu ortaya çıkan tüm zararlardan ... gemisi donatanı ve işleteninin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.243.811,51 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, ... gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, ayrıca bu geminin talep edilen alacak üzerinden ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile, ... gemisinin çatma hadisesinin meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, geminin 05/02/2013 tarihinde Gürcistan Batum Limanından İtalya seferini yapmak üzere hareket ettiğini, 08/02/2013 tarihinde saat 19:30 sularında İstanbul Boğazından transit geçişini tamamlamak üzere iken iskele tarafından kendisine doğru yüksek hızla yaklaşan ... isimli gemiyi farkettiğini, ... gemisinin önce rotasını değiştirme girişiminde bulunduğunu, daha sonra vazgeçip aynı rotada ... gemisi üzerine doğru gelmeye devam ettiğini, müvekkili kaptanın çatmayı önlemek için sinyal ve gemi düdüğü ile uyarı yaptığını, ancak karşı taraftan yanıt alamadığını, bunun üzerine derhal ana makinalarını stop ettirdiğini, ancak ... gemisinin çatmasına maruz kalmaktan kurtulamadığını, çatmanın ... gemisinin sancak kıç omuzluğunun, ... gemisinin iskele baş omuzluğundan başlayarak sancak baş omuzluğuna vurması suretiyle meydana geldiğini, davacı yanca hernekadar ... gemisinin silik fenerli olduğu çatmayı önlemek için gerekli manevrayı yapmadığı ileri sürülmekte ise de bu beyanların 2013/27 D İş sayılı tespit dosyasına sunulan VTS ve kamera kayıtları ile örtüşmediğini, 2013/27 D İş sayılı tespit raporunda Amur gemisinin seyir fenerlerinde herhangi bir problem saptanmadığının tespit edildiğini, ... isimli geminin kendi kusuru ile sebebiyet verdiği çatmadan doğan zararlarını müvekkilinden isteyemeyeceğini, yaralanan yolcular için yapılan hastane masrafları ve maddi manevi tazminat taleplerinin TTK 'nun 1297. maddesine göre zamanaşımına uğradığını, geminin tamirat bedelinin de ispat edilemediğini, kanuni rehin hakkı talebinin bir yıllık süreye tabi olup, bu sürenin çatmanın vuku bulduğu tarihten itibaren 08/02/2014 tarihinde doğduğunu savunarak haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ... gemisi üzerine konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve ... gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talebin reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ 28/03/2018 TARİH VE 2015/66 Esas - 2018/139 Karar SAYILI GEREKÇELİ KARARI İLE; \" Dava; kusurlu çatma hadisesi nedeniyle davacıya ait olan ... isimli deniz otobüsünde meydana gelen hasar bedeli, geminin tamirde kaldığı süre içerisinde maruz kalınan kar kaybı ile  olay anında gemide bulunup yaralanan yolcular için ödenen hastane giderleri ile maddi ve manevi tazminatların çatmaya karışan ... isimli gemi donatanından tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından Türk bayraklı ... isimli deniz otobüsünün 08/02/2013 tarihinde saat 19:00 'da Bostancı'dan aldığı 33 yolcu ile düzenli sefer hattı Kabataş iskelesine doğru hareket ettikten sonra 19:26 'da trafik ayırım düzeni sınırları içerisinde Gürcistan'ın Batum Limanından İtalya 'nın Ravenna Limanına gitmek üzere İstanbul Boğazında kuzeyden güneye kendi trafik hattında transit boğaz geçişi yapmakta olan Beliza bayraklı .... isimli kuru yük gemisi ile çatıştığı, olay nedeniyle geminin hasarlandığı, ... deniz otobüsünde bulunan bazı yolcuların yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça çatmanın karşı gemi kaptanının kusuru ile meydana geldiği iddia edildiğinden çatmanın ne şekilde meydana geldiği, hangi geminin ne oranda çatmaya sebebiyet verdiği, çatma sonucu davacının gemisinde meydana gelen hasar miktarı ile ortaya çıkan kar kaybı ve yaralanan yolcular bakımından yapılan masraf ve giderlerin tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. 27/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda, her iki gemiye ait VDR kaydı olmadığından olayla ilgili inceleme ve değerlendirmenin dosyada mevcut olan belgeler, kaptan ifadeleri, raporlar ve Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetlerinin kaza gününe ait VTS radar görüntü kayıtları esas alınarak yapıldığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından düzenlenen 08/02/2013 tarihli seyir fenerleri tespit tutanağından ... isimli geminin seyir fenerlerinde herhangi bir problem olmadığının anlaşıldığı, kazadan yaklaşık üç dakika öncesinde saat 19:26:43 'te ... yük gemisinin trafik ayrım düzeni yönünde ve kendi trafik hattında 8,0 knts hızla transit geçiş yapmakta olduğu, ... isimli deniz otobüsünün de Haydarpaşa önlerinde kuzeye doğru 24,7 knts hızla ilerledikleri, bu esnada gemiler arasındaki mesafenin 1,4 mil olup, herhangi bir çatışma tehlikesinin görülmediği, saat 19:28:20  sularında ... isimli arabalı vapurun ... deniz otobüsünün pruvasından Harem'e doğru 10 deniz mili hızla geçmekte olduğundan çatışma tehlikesinin söz konusu olduğu, bunun üzerine ... deniz otobüsünün çatışmadan kaçınmak için rotasını iskeleye doğru değiştirdiği, ancak hızını azaltmadığı 24,3 deniz mili hızla seyretmeye devam ettiği, kazadan yaklaşık yarım dakika önce yani 19:28:57 'de ... gemisi kendi trafik hattında 7,8 deniz mili hızla kurallara uygun olarak ilerlemekte iken ... deniz otobüsünün rotasını değiştirmediği, 24,3 deniz mili hızla seyrederek kuzey güney trafik hattına girdiği, bu esnada her iki gemi arasındaki mesafenin 3 gomina yani 555 metre civarında olduğu, ... deniz otobüsünün ... gemisini sancak baş omuzluğunda görmekte olduğu, bu durumda Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü Kural 15 gereğince ...  gemisini sancak tarafında gören ... vapurunun diğer geminin yolundan çıkması ve pruvasından geçmekten kaçınması gerektiği halde rotasını değiştirmediği, hızını azaltmadığı, 338,2 derece rotasında 24,3 deniz mili hızla ilerlemeye devam ettiği ve nihayetinde 19:29:33 'te çatışmanın meydana geldiği, bu şekilde ... gemisinin UDÇÖT kural 15, kural 6 'yı ihlal ettiği, öte yandan yerel deniz trafiğini kullanan gemilerin uyması gereken kurallar bulunduğunu, olayda yerel deniz trafiği kapsamındaki gemi konumunda olan ... deniz otobüsünün transit boğaz geçişi yapan gemi konumundaki ... gemisine bu kapsamdaki dördüncü fıkra uyarınca çapariz vermeden ilerlemesi, bu geminin pruvasından en az beş gomina açık geçmesi gerektiği halde bu kurallara uymayarak çatışmaya neden olduğu, sonuç olarak ... deniz otobüsünün tehlikenin oluşmaya başlamasından çatma anına kadar olan zaman zarfından Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğünün kural 5 (gözcülük), kural 6 (emniyetli hız), kural 15 (aykırı geçiş), kural 16 (yol veren teknenin davranışı), kural 7 (çatışma tehlikesi), kural 10/b\"iii\" (trafik ayrım düzenleri) kuralları ile İstanbul Liman Başkanlığı Yerel Deniz Trafiği Rehberinin 24.maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden çatmanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu görüldüğü, öte yandan çatma öncesinde ve çatma anındaki VTS görüntülerinden ... gemisinin de süratini azaltmadığı, hernekadar uğraksız bir gemi olması nedeniyle klavuz kaptan alma mecburiyeti bulunmasa da dünyanın en önemli su yollarından biri olan İstanbul Boğazından geçerken gemide klavuz kaptan olmaksızın seyir yapması hususları gözönüne alındığında ... gemisinin Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü kural 17 ve kural 2 'yi ihlal etmekle gemi kaptanının olayda % 25 kusurlu olduğu, kaza sırasında hasarlanan ... gemisinde hasarın onarımının faturalı harcamalar esas alındığında toplam maliyetinin 1.068.113,57 TL olarak tespit edildiği, geminin hasar onarım süresinin 120 gün olarak değerlendirildiği, geminin olay tarihinde Bostancı Kabataş hattında çalışmış olması nedeniyle kazanın olduğu Şubat 2013 ayı öncesi normal çalışma dönemi olan Ocak 2013 tarihindeki gelir ve gider tutarlarına göre tespit edilen aylık kar miktarı üzerinden 120 günlük süre için kar mahkumiyetinin 733.838,40 TL olarak tespit edildiği, davacının yaralanan yolcular için yapmış olduğu hastane (tedavi) masraflarının 113.982,94 TL, kazada yaralanıp İstanbul 51 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/303 esas sayılı dosyasında davacı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açan yolcular...'e 19/07/2013 tarihinde 250.000,00 TL ödendiği dosyaya sunulan ibraname ve makbuzdan anlaşıldığından, bu tutarında tazminat miktarına dahil edilmesi gerektiği, davalı gemisi ...'in % 25 oranında kusurlu olduğu kanaatine ulaşıldığından davacının zararlarından % 25 'nin davalı tarafça karşılanması yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Taraflar vekillerinin kök rapora karşı ileri sürmüş oldukları itirazların değerlendirildiği, 31/05/2017 tarihli ek raporda, kural ihlallerine ilişkin kusur oranlarıyla ilgili önceki kanaatlerinin aynen devam ettiği, 08/02/2013 tarihinde deniz kazası geçirerek hasarlanan ... deniz otobüsünün onarımlarının yapılması için İstanbul Tersanesine götürülerek havuza alındığı, 11/06/2013 tarihinde suya indirilip, Bostancı İskelesine götürüldüğü, dolayısıyla deniz otobüsünün 124 gün süreyle tersanede onarımda kaldığı, 124 günün sonunda deneme ve seyir tecrübesi için gerekecek olan bir günün ilavesiyle toplam onarım süresinin 125 gün olarak tespit edildiği, 125 gün için ortaya çıkan kar kaybının ise 764.415,00 TL olduğu, buna göre davacının geminin onarım masrafları, yolculara ödenen tazminat ve hastane giderleri ile birlikte 2.196.511,51 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir.Çatma olayı nedeniyle İstanbul 39 Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/368 esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında kusur oranı ile ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporunda, ... deniz otobüsünün kaptanının asli kusurlu, ... gemisi kaptanın da tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda söz konusu rapor esas alınarak hüküm tesis edilmiştir. Çatma, hukuki niteliği bakımından haksız fiil olup, haksız fiil müessesinin Deniz Ticareti Hukuku bakımında düzenlenmiş özel bir türüdür. Çatmada sorumluluk kusura dayandırılmıştır. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 1286 ve devamı maddeleri ile 1910 Brüksel Konvansiyonunda çatma kusursuz çatma, kusurlu çatma ve vasıtalı çatma olarak üç alt türe ayrılarak düzenlenmiştir. TTK 'nun 1287/1.maddesinde kusurlu çatma gemilerden birinin donatanının veya gemi adamlarının kusuru sonucunda meydana gelen çatma olarak tarif edilmiştir. Çatmanın kusurlu sayılıp sayılamayacağı ile kusur oranlarının tespitinin Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü ile yerel Deniz Trafiği Kurallarına göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta; Bostancı Kabataş arasında düzenli yolcu taşıması yapan ... isimli deniz otobüsünün 08/02/2013 tarihinde saat 19:00 'da Bostancı İskelesinden yolcu aldıktan sonra Kabataş İskelesine doğru hareket ettiği, çatmaya karışan Beliza bayraklı ... isimli kuru yük gemisininde Gürcistan'ın Batum Limanından İtalya'nın Ravenna Limanına gitmek üzere kuzeyden güneye İstanbul Boğazından transit geçiş yapmakta olduğu sırada saat 19:29 sularında gemilerin çatıştıkları, çatmanın TTK 'nun 1287.maddesi 1.fıkrasında düzenlenen kusurlu çatma niteliğinde olduğu, bilirkişi raporlarında teknik detayları ile birlikte açıklandığı üzere kazadan yaklaşık yarım dakika önce yani 19:28:57 'de ... gemisi kendi trafik hattında 7,8 deniz mili hızla kurallara uygun olarak ilerlemekte iken ... deniz otobüsünün rotasını değiştirmediği, 24,3 deniz mili hızla seyrederek kuzey güney trafik hattına girdiği, bu esnada her iki gemi arasındaki mesafenin 3 gomina yani 555 metre civarında olduğu, ... deniz otobüsünün ... gemisini sancak baş omuzluğunda görmekte olduğu, bu durumda Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü Kural 15 gereğince Amur 2521 gemisini sancak tarafında gören ... vapurunun diğer geminin yolundan çıkması ve pruvasından geçmekten kaçınması gerektiği halde rotasını değiştirmediği, hızını azaltmadığı, 338,2 derece rotasında 24,3 deniz mili hızla ilerlemeye devam ettiği ve nihayetinde 19:29:33 'te çatışmanın meydana geldiği, ...deniz otobüsünün tehlikenin oluşmaya başlamasından çatma anına kadar olan zaman zarfından Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğünün kural 5 (gözcülük), kural 6 (emniyetli hız), kural 15 (aykırı geçiş), kural 16 (yol veren teknenin davranışı), kural 7 (çatışma tehlikesi), kural 10/b\"iii\" (trafik ayrım düzenleri) kuralları ile İstanbul Liman Başkanlığı Yerel Deniz Trafiği Rehberinin 24.maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden çatmanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğu, öte yandan çatma öncesinde ve çatma anındaki VTS görüntülerinden ... gemisinin de süratini azaltmadığı, hernekadar uğraksız bir gemi olması nedeniyle klavuz kaptan alma mecburiyeti bulunmasa da dünyanın en önemli su yollarından biri olan İstanbul Boğazından geçerken gemide klavuz kaptan olmaksızın seyir yapması hususları gözönüne alındığında ... gemisinin Uluslararası Çatışmayı Önleme Tüzüğü kural 17 ve kural 2 'yi ihlal ettiği, buna göre çatma hadisesinin meydana gelmesinde her iki geminin de kusurlu olup, ... gemisinin % 75, ... gemisinin de % 25 kusuruyla çatmanın meydana geldiği, İstanbul 39 Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/368 esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporun da, ... gemisinin olayda asli kusurlu görüldüğü, çatma nedeniyle ... gemisinin hasarlandığı, hasar onarım çalışmalarının 125 günde tamamlandığı, bu süre zarfında geminin çalıştırılamadığı, gemideki hasar onarım masraflarının dosyaya sunulan harcama belgelerine göre 1.068.113,57 TL olduğu, geminin çalıştırılamadığı 125 günlük süredeki kar kaybının ise 764.415,00 TL olduğu, ... gemisi donatanı davacının olayda yaralanan yolcular için 113.982,94 TL tedavi (hastane gideri) ödemesi yaptığı, ayrıca kazada yaralanıp İstanbul 51 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/303 esas sayılı dosyasında davacı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açan yolcular ... ve ...'e 19/07/2013 tarihinde 250.000,00 TL ödendiği, böylelikle davacının toplam zararının 2.196.511,51 TL 'ye baliğ olduğu, çatma davalı gemisinin % 25 kusuruyla meydana geldiğinden bu zararların % 25 'ine tekabül eden 542.442,72 TL'nin TTK 'nun 1287 ve devamı maddeleri gereğince davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında davanın 542.442,72 TL üzerinden kısmen kabulüne, bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacak 6102 sayılı TTK 'nun 1320/e maddesi gereğince kanuni rehin hakkı başettiğinden kabul edilen alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davacı lehine davalı ... gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tesis edilmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın kısmen kabulü ile 542.442,72 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı TTK nun 1320/e maddesi gereğince ... IMO nolu ... gemisi üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı tesis edilmesine, ... \" karar verilmiştir. <br>TAVZİH TALEBİ: DAVACI VEKİLİ 02/05/2018 tarihli TAVZİH TALEPLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davanın 28.03.2018 tarihli celsesinde davanın kısmen kabulüne yönelik karar tesis edildiğini, 1.243.811,51.-TL olan dava bedelinin 542.442,72.-TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek kendilerine ödenmesine hükmedildiğini, ancak gerekçeli kararda 549.127,87.-TL olarak hesaplanması gereken alacak miktarının, maddi hata ile sehven 542.442,72.-TL olarak hesaplanmış olduğunu, şöyle ki; gerekçeli kararın 5 numaralı sayfasında; “…, böylelikle davacının toplam zararının 2.196.511,51.-TL’ye baliğ olduğu, çatma davalı gemisinin %25 kusuruyla meydana geldiğinden bu zararların %25’ine tekabül eden 542.442,72.-TL’nin TTK ’nun 1287 ve devamı maddeleri gereğince davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmakla,” şeklinde oluşturulan hükümde hatalı hesaplama yapılmış olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, zira 2.196.511,51.-TL x (%25) = 549.127,87.-TL‘ ye tekabül etmekte olup, bu bakımdan hükmün tavzihini talep etme zarureti hasıl olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304(1). maddesinin “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.” hükmü bahsinde, gerekçeli kararda hesaplama hatası ile 542.442,72.-TL olarak belirlenen alacak miktarının tavzihi ile alacak bedelinin 549.127,87.-TL olarak düzeltilmesini ve bu çerçevede hesaplanan vekalet ücretlerinin düzeltilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  04/05/2018 TARİH VE 2015/66 Esas- 2018/139 KARAR SAYILI TASHİH ŞERHİ İLE; \"Dava dilekçesinde 113.856,04 TL tedavi masrafı, 250.000,00 TL yolcuya ödenen tazminat tutarı, 1.041.499,83 TL gemi onarım gideri ile 764.415,00 TL kar kaybından oluşan toplam 2.457.852,77 TL 'nin faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, mahkememizce hükme esas alınan 22/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise tedavi masraflarının 113.982,94 TL, çatmada yaralanan yolcuya ödenen tazminat miktarının 250.000,00 TL, gemi onarım masrafının 1.068.113,57 TL, davacının kar kaybının ise 764.415,00 TL olarak tespit edildiği, bu durumda bilirkişi raporunda tespit edilen tedavi masrafı ile gemi onarım masrafının  dava dilekçesinde talep edilen tutardan daha fazla olduğu anlaşıldığından, mahkememizce taleple bağlılık ilkesi gereğince bu iki kalem yönünden dava dilekçesinde talep edilen tutarların hükme esas alınması gerektiği kabul edilerek, Kabul şekline göre 113.856,04 TL tedavi masrafı, 1.041.499,83 TL gemi onarım bedeli, 764.415,00 TL kar kaybı, 250.000,00 TL yolcuya ödenen tazminat miktarından oluşan TOPLAM 2.169.770,87 TL tazminat alacağının, davalının çatmadaki % 25 kusur oranına tekabül eden 542.442,72 TL 'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olduğundan, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında tavzih edilebilecek bir husus olmadığından davacı vekilinin, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının tavzihine ilişkin talebinin reddi ile, gerekçeli kararın tazminat tutarının hesaplanmasına ilişkin gerekçe kısmının HMK 'nun 304/1.maddesi gereğince yukarıda açıklanan şekilde tashihine \" karar verilmiş olup; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararına karşı davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>DAVALI DONATANI TEMSİLEN GEMİ KAPTANI VEKİLİ 12/07/2018 TARİHLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Zamanaşımına uğramış taleplerin kabulüne karar verilmiş olduğunu, TTK'nın 1297. maddesine dayanak 1910 tarihli Çatma Sözleşmesi'nin 4. ve 7. maddelerinin incelenmesi ile burada iki ayrı zamanaşımı süresi öngörülmüş olduğu hususunun görülebileceğini, Çatmadan kaynaklı genel zamanaşımı süresi iki yıl olarak belirlenmişken, donatanların çatma nedeni ile üçüncü kişilere yaptıkları ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren birer yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulduklarını, Bilirkişi raporu incelendiğinde görüleceği üzere hastane masraflarına ilişkin ödemelerin 08.02.2013 - 27.07.2013 tarihleri arasında, 250.000 TL bedelli tazminat ödemesinin ise 19.07.2013 tarihinde yapılmış olduğunu, bu alacak kalemlerinin bir yıllık zamanaşımına tabi olmasına karşın 05.02.2015 tarihinde ikame edilmiş olan huzurdaki davada değerlendirmeye alındığını ve kabul edilen alacaklar arasında sayılmış olduğunu, yerel mahkemece gerekçeli kararda zamanaşımı itirazları yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığını, dolayısıyla zamanaşımına uğramış alacakların da kabulünü içeren yerel mahkeme ilamının öncelikle bu sebepten kaldırılmasını talep ettiklerini, Davanın ıslah edilmediğini, Dosyada mübrez bilirkişi raporları ile müvekkiline % 25 oranında kusur atfedilmesi sonucunda Yerel Mahkemece Davacının asıl zararı olarak belirlenen 2.196.511,51 TL'nin %25'i üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, Ancak dava değerinin 1.243.811,51 TL olduğunu, Hiçbir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkilinin dava konusu zararda sorumluluğu bulunduğu düşünülse dahi, yerel mahkemece yapılması gereken davacıya ıslah için süre verilmesi iken, bu yapılmadan ve davacı tarafça da dava ıslah edilmemişken zarar miktarı üzerinden yapılan oranlama ile hüküm tesisinin hatalı olduğunu, davacı davasını ıslah etmediğinden yerel mahkemece yapılması gerekenin dava değeri üzeriden oranlama yapmak olduğunu, bu halde hükme esas değer 310.952,87 TL olacak iken, yanlış değerlendirme sonucu müvekkilinin 542.442,72 TL ödemesine hükmedilmiş olduğunu, yerel mahkeme ilamının açıklanan bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, ...'in kılavuz kaptan alma zorunluluğu bulunmadığını, Bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve cevap dilekçesinde detaylı olarak açıklandığı üzere ..., İstanbul Liman Başkanlığı Yerel Deniz Trafiği Rehberi ve Türk Boğazları Deniz Trafik Düzen Tüzüğü'ne aykırı hareket ederek, ...'in pruvasından geçmeye çalıştığı sırada davaya konu çatma hadisesine sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkiline atfedilen tek kusurun, kılavuz kaptan alınmamış olması olduğunu, müvekkilinin kılavuz kaptan alma zorunluluğu bulunmadığını, 24 Temmuz 1936 tarihindc iınzalanan ve Türk Boğazlarının tabi olacağı usulü belirleyen Montrö Sözleşmesi' nin 2. maddesi ile; barış zamanında bayrak ve yük ayrımı yapılmaksızın “uğraksız geçiş” yapacak ticaret gemilerinin Türk Boğazlarından sağlık denetimleri dışında hiçbir merasime tabi olmadan geçebileceklerinin ifade edilmekte olup, söz konusu sözleşmenin 4. maddesinde kılavuzluk ve römorkaj himetlerinin ihtiyari olduğunun ifade edilmekte olduğunu, 01 Temmuz 1994 tarihinde uygulanmaya başlanan “Boğazlar ve Marmara Bölgesi Deniz Trafik Düzeni Hakkinda Tüzük\" yeniden gözden geçirilerck “Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzügü\" olarak değiştirildiğini ve 06 Kasım 1998 tarihinde yürürlüğe girdiğini, gerek Montrö Sözlcşmesi gerekse uluslararası hukuka uygun olarak hazırlanan tüzük ile Türk Boğazlarında seyir, can, mal ve çevre güvenliğinin sağlanması amacıyla deniz trafik düzenlemeleri gerçekleştirilmiş olduğunu, Tüzük gereğince seyri Türk Boğazlarından bir liman iskele ya da bir yere uğramamak üzere planlanmış olan “uğraksız gemiler”in kılavuz kaptan almak zorunda olmadıklarnı, bunun yanısıra, seyri Türk Boğazlannda bir liman iskele ya da bir yere uğramak üzere planlanmış veya “uğraksız geçiş”i bozularak “uğraklı gemiler” statüsü kazanan gemilerin ulusal mevzuata tabi olduklarını, Uğraklı geçiş yapan gemilerin “Çanakkale Liman Tüzüğü”nde belirtildiği üzere Çanakkale Boğazından kılavuz kaptan alarak geçmekte olup, lstanbul Boğazı için böyle bir zorunluluğun Tüzük bazında mevcut olmadığını, (Bkz Ek : T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürlüğü B.02.DNM/0.06.02.02.DT-5/ sayılı yazısı) Raporda da belirtildiği üzere ... gemisinin Gürcistan'ın Batum Limanından İtalya'nın Ravenna Limanına gitmekte olan uğraksız bir gemi olduğunu, dolayısıyla kurallar gereği kılavuz kaptan alma mecburiyeti olmadığını, Bir an için gemide kılavuz kaptan bulunduğu düşünülse dahi, ... gemisinin kusurlu çatmasına maruz kalan AMUR 2521'in alabileceği daha fazla bir tedbir olmadığını, müvekkili gemi kaptanının ... gemisini fark ederek derhal makineleri stop etmek sureti ile tornistan yaptığını, DÇÖT uyarınca gerekli ses sinyallerini verdiğini, buna karşın ... kaptanının verdiği ifadede ...'i son dakikada fark ettiği ve DÇÖT uyarınca gerekli gözcülük yükümlülüğünü yerine getirmediği hususlarının anlaşılmakta olduğunu, ...'in boyutları ve teknik donanımının sağladığı avantaj ile manevra kabiliyeti daha yüksek bir gemi olduğunu, ancak çatmayı önleyici hiçbir tedbir almadığını, Öte yandan İstanbul 52. (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/27 D. İş sayılı dosyası tahtında mübrez bilirkişi raporu ile de (28. madde) yol üstünlüğünün ...'de olduğunun belirtilmiş olduğunu, bu halde ... gemisinin gerekli tedbirleri almayarak çatmaya sebebiyet verdiği hususunun aşikar olduğunu, Yanı sıra Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü'nün 15. maddesini de ihlal eden ...'in, anılan çatma hadisesine tek taraflı olarak sebebiyet vermiş olduğunu, ...'e göre çok daha küçük ve hızlı olan, dolayısıyla daha seri hareket kabiliyeti bulunan ...'in, çatmayı önlemek için gerekli manevraları yapmaktan kaçınmış olduğunu, Dosyada mübrez VTS kayıtları incelendiğinde ...'in trafik ayrım şeridinde kendine tahsis edilen hattın içinde seyrini sürdürdüğü ve çatma sırasında yol üstünlüğünün ...'de olduğu hususlarının görüleceğini, bu hususun İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/27 D. İş sayılı bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş halde olduğunu, ...'in, ...'in kusurlu çatmasına maruz kaldığını ve ...'in sebep olduğu zararın neticelerinden de kendisinin mesul olduğunu, ... İçin takdir edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, Bilirkişiler tarafından ... gemisi için takdir edilen toplam 2.165.934,91.-Türk Lirası bedelin piyasa koşulları için oldukça yüksek bir değer olduğunu, tespit edilen bu meblağın hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, ... için takdir edilen tamir süresinin gereğinden fazla olduğunu, Tıpkı tamir bedeli olarak tespit edilen meblağ gibi tamir süresi olarak öngörülen 120 günlük sürenin de gereğinden fazla olduğunu, zira belirtilen sürenin geminin onarımı için oldukça uzun bir süreç olduğunu, geminin onarımının ne kadar sürede tamamlandığının, tersane raporlarına bakılarak tespit edilmesi gerektiğini beyanla; Açıklanan nedenlerle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.03.2018 tarih ve 2015/66 E- 2018/139 K sayılı ilamının kaldırılmasına, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZ 10/07/2019 TARİH ve 2019/1162 ESAS 2019/1018 KARAR SAYILI KARARI İLE; \" İstinafa konu dosya içerisinde ve UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede;  ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının 2 nolu davalı \"... IMO NUMARALI \"...\" İŞLETENİ ...\" 'na tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı görülmekle; İstinafa konu ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının dosyanın tüm taraflarına tebliği zorunlu olmakla; 2 nolu davalıya gerekçeli karar tebliği yapılmış ise tebligat parçasının dosya içerisine konması, tebligat yapılmamış ise istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının 2 nolu davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilerek ve HMK'nın 345. ve 347. maddesindeki süreler de dolduktan sonra yeniden gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine  \"karar verilmiştir. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN 23/10/2019 TARİHLİ DİLEKÇE İLE; gerekçeli kararda yargılama sürecinde iki tane davalı varmış gibi, tek davalısı bulunan davada davalının ayrı ayrı yazılmış olmasının maddi hata teşkil ettiğini, bu nedenle 28/03/2018 tarih 2015/66 Esas 2018/139 Karar sayılı kararın tavzihine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARININ ÖZETİ: <br>İLK DERECE MAHKEMESİ 24/10/2019 TARİH ve 2015/66 ESAS 2018/139 KARAR SAYILI EK KARARI İLE; \"Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 2015/66 Esas, 2018/139 karar 28/03/2018 tarihli karar ile: \"Davanın kısmen kabulü ile 542.442,72 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı TTK nun 1320/e maddesi gereğince ... IMO nolu ... gemisi üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı tesis edilmesine,\" mütedair karar verilmiş iş bu karar 1 nolu  davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından 2 nolu davalı ile ilgili olarak müteahdit kereler gerekçeli kararın yurt dışı adresine tebliğ edilmesi yönünde muhtıra çıkarılmasına rağmen tebliğ işlemi gerçekleştirilmemiştir. 1 nolu davalı vekilinin talebi üzerine dosya 2 nolu davalıya yurt dışı adresine  karar tebliğ edilmeden istinaf mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine gönderilmiş İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin  10/07/2019 tarih 2019/1162 Esas, 2019/1018 karar sayılı ilamı ile 2 nolu davalı ... IMO numaralı \"...\"İşleteni ...'ya \"gerekçeli karar tebliğ edilmediğinden bahisle dosyamız geri çevrilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin geri çevirme ilamı davacı yana gönderilmiş davacı vekili tarafından verilen 23/10/2019 tarihli dilekçe ile; Dosyada iki ayrı davalının bulunmadığını dava safhasında hiçbir aşamada ...'e tebligat yapılmadığını, iki ayrı davalısı bulunmayan ve aslen donatana husumet yöneltilmiş olan davaya donatan adına davalı tarafça cevap verildiğinden, çatmadan kaynaklı zarar talebi olduğu gözönüne alındığında işletene ayrıca tebligat yapılmaması gerektiğini, gerekçeli kararda yargılama sürecinde iki tane davalı varmış gibi tek davalısı bulunan davada davalının ayrı ayrı yazılmış olması maddi hata teşkil ettiğinden iş bu maddi hatanın düzeltilmesi amacıyla gerekçeli kararın tavzihini talep etmiş olmakla, dosya ele alındı incelendi. Mahkememiz gerekçeli kararında belirtildiği üzere davalı gemi işleteni ... Nun Ukrayna da bulunan adresine istinabe yoluyla tebligat yapıldığı, donatan ... Ltd ile işleten ...'nun iki farklı adreste mukim tüzel kişilik olduğu açıktır. Kaldı ki hüküm kısmında iki davalı hakkında da hüküm kurularak kabul edilen miktarın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş olmakla ... \"gerekçesi ile, HMK nun 305 Tavzih hükmüne uymayan davacı vekilinin Tavzih talebinin REDDİNE Davacı tarafından 2 nolu davalı ... IMO numaralı \"...\"İşleteni ...'ya \"nın yurt dışı adresine  gerekçeli kararın tebliğ işleminin yaptırılmasına, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından ve katılma yolu ile de davalılardan ... Ltd vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel mahkemenin yukarıda esas numarası yazılı dosyası tahtında, 05.02.2015 tarihinde 1.243.811,51-TL’nin tahsili zımnında taraflarınca tazminat davası ikame edilmiş olup, işbu dava “... IMO numaralı “...” gemisi donatanı ... Ltd. / işleteni ...” aleyhine husumet yöneltilerek ikame edildiğini, Bu bağlamda, yargılamanın hiçbir aşamasında ...’ya herhangi bir tebligat yapılmaksızın ve tebligat yapılmasına ilişkin herhangi bir ara karar olmaksızın 28.03.2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, akabinde, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 2019/1162 E. – 2019/1018 K. sayılı ilamı ile yerel mahkemenin gerekçeli kararının ...’ye tebliğ edilmediğinden bahisle dosyanın yerel mahkemesine geri gönderilmesine karar verildiğini, bunun üzerine gerekçeli kararda yargılama sürecinde iki tane davalı varmış gibi, tek davalısı bulunan davada davalının ayrı ayrı yazılmış olmasının maddi hata oluşturduğundan taraflarınca işbu maddi hatanın düzeltilmesi amacıyla gerekçeli kararın tavzihinin talep edildiğini, söz konusu tavzih talebinin reddine karar verildiğini, Davalı tarafın 03.05.2019 tarihli dilekçesinde de belirttiği üzere, dava safahatında hiçbir aşamada ...’ya tebligat yapılmadığını, iki ayrı davalısı bulunmayan ve aslen donatana husumet yöneltilmiş olan davaya donatan adına davalı tarafça cevap verildiğini, ayrıca yerel mahkemenin anılı dosyası tahtında düzenlenen 12.02.2015 tarihli tensip tutanağında da davalı olarak “... IMO numaralı “...” gemisi donatanı ... Ltd. / işleteni ...” gösterilmek suretiyle 4 no.lu ara karar ile davalının adresinin yurtdışında olması sebebiyle tensip tutanağının taraflarına tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde gerekli tercümeleri ibraz etmeleri hususunda taraflarına  mehil verilmesine ve tercümeler ibraz edildiğinde Adalet Bakanlığı Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü vasıtası ile yurt dışı tebligatı yapılmasına karar verildiğini, Bu bağlamda 17.03.2015 tarihinde Yerel Mahkemece tercüme evraklarının ... IMO numaralı “...” gemisi donatanı ... Ltd. / işleteni ...’ya tebliği amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazıldığını, (Ek 1: 12.02.2015 tarihli tensip tutanağı) Yine davalı tarafın 03.05.2019 tarihli dilekçesinde de belirttiği üzere, çatmadan kaynaklı zarar talebi olduğu göz önüne alındığında işletene ayrıca tebligat yapılmaması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi 24/10/2019 tarihli ek kararının istinaf incelemesi sonucunda  kaldırılmasına, tavzih talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALILARDAN EMERSON SHİPPİNG LTD VEKİLİ KATILMA YOLU İLE İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2019 tarih ve 2015/66 E- 2018/139 K sayılı kararının kaldırılmasına ve taraf teşkilinin sağlandığına karar verilmesi ile yapılacak istinaf incelemesi sonucunda 12.07.2018 tarihli dilekçelerinde yazan gerekçeler ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.03.2018 tarih ve 2015/66 E- 2018/139 K sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZİN İLK KARARI: DAİREMİZİN 02/07/2020 TARİH VE 2020/335 ESAS- 2020/715 KARAR SAYILI İLK KARARI İLE; \" HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, mahkemece verilen tavzih talebinin reddi kararının istinafına dairdir.Davacı, ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile çatmadan dolayı oluşan zararlarının tazminini talep etmiş, dava dilekçesinde davalı olarak \"... IMO numaralı ... gemisi donatanı ... LTD/ işleteni ...\" olarak gösterilmiştir. Dava dilekçesinde davalı olarak ... gemisi donatanı ve işleteni olarak ayrı ayrı iki şirket gösterilmiş olup, bunlar hakkında dava açılmıştır. Mahkeme kararının hüküm kısmında da \"Davanın kısmen kabulü ile 542.442,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" denilmiş, yargılama harç ve giderlerinden de davalılar sorumlu tutulmuştur. Hükmün tavzihi HMK'nın 305. Maddesinde \"(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. \" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, HMK 305/2 fıkrasında yer alan hüküm fıkrasının taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez hükmü gereğince mahkemece karar verildikten sonra hüküm fıkrasının taraflara yüklenen borçlar ve tanınan haklar tavzih yoluyla değiştirilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince davacı vekilinin tavzih talebini reddetmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Buna göre, ilk derece mahkemesinin 24/10/2019 tarih 2015/66 E., 2018/139 K. Sayılı tavzih talebinin reddine dair ek kararı usul ve yasaya uygun olduğundan bu ek karara karşı davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \"  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından ve katılma yolu ile de davalılardan ... Ltd vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. <br>YARGITAY GERİ ÇEVİRME İLAMI: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2022 tarih ve 2020/7067  Esas - 2022/1353 Karar sayılı ilamı ile; \" Davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekili, kendisine tebliğ edilen davacı temyiz dilekçesi üzerine verdiği temyize cevap dilekçesinin sonuç kısmında, hükmün bozulması talebinde bulunduğu, davalının temyiz dilekçesi mahiyetinde olan dilekçesindeki itirazlarının incelenmesi için temyiz harç ve giderlerini yatırması gerektiğinden HMK'nın 344 ve 366. madde hükümleri uyarınca temyiz harç ve giderlerini yatırması bakımından muhtıra çıkarılarak sonucuna göre işlem yapılması ve dosyanın her halükarda davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesi bakımından Dairemize gönderilmesini teminen mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" ... eksikliğin giderilmesi bakımından dosyanın mahalline geri çevrilmesine, \" karar verilmiş ve dosya dairemize geri çevrilmiştir. <br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN GERİ ÇEVİRME KARARI ÜZERİNE; Dairemizce Yargıtay ilamında belirtilen eksik harçların tamamlanması için 26/04/2022 tarihli muhtıranın düzenlenerek ... Ltd'yi temsilen gemi kaptanı Donatanı ... vekili Av. ...'ya tebliğe gönderildiği, ilgili vekile tebliğ yapıldığı ancak verilen kesin süre içinde gerekli harçları yatırmamış olduğu anlaşılmıştır. <br>DAİREMİZİN 09/09/2022 TARİH VE 2020/335 ESAS- 2020/715 KARAR SAYILI EK KARARI İLE; \" Dairemizin 02/07/2020 tarihli kararına karşı davalı ... IMO NUMARALI \"...\" GEMİSİ DONATANI ... LTD. 'Yİ TEMSİLEN GEMİ KAPTTANI ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olup, temyiz karar harcı, temyiz yoluna başvurma harcı ve gider avansı yatırılmaması nedeniyle HMK 344/1 maddesi gereğince ihtarda yapılmak suretiyle davalı vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 03/05/2022 tarihinde tebliğ alındığı, ancak verilen 1 haftalık kesin süreye rağmen davalı vekilinin temyiz harçları ve gider avansını yatırmadığı anlaşıldığından, davalı  ... IMO NUMARALI \"...\" GEMİSİ DONATANI ... LTD. 'Yİ TEMSİLEN GEMİ KAPTTANI ... vekilinin temyiz başvurusunun HMK'nın 366. maddesinin yollaması ile HMK 344/1 maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına  karar verilmesi gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davalı ... IMO NUMARALI \"...\" GEMİSİ DONATANI ... LTD. 'Yİ TEMSİLEN GEMİ KAPTTANI ... vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına, \" karar verilmiştir. <br>YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/11/2022 tarih ve 2022/6108 Esas - 2022/8217 Karar sayılı ilamı ile; \" Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \"  davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, \" karar verilmiş ve dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ AV. ... 24/02/2023 GÜNÜ UYAP SİSTEMİ ÜZERİNDEN DAİREMİZE SUNMUŞ OLDUĞU TALEP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Dairemizin 2020/335 esas sayılı dosyasında 2020/715 karar numarası ile 02.07.2020 tarihinde karar verilmiş olup Karar İlamının kendilerine tebliğ edilmediğini beyanla, verilen kararın kendilerine tebliğ edilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİNİN TALEBİ ÜZERİNE; Dairemizce ilk derece mahkemesine müzekkere yazılarak dosyanın yeniden dairemize gönderilmesi istenmiş, dosyanın dairemize ulaşmasını takiben davalı vekili Av. ...'ya dairemizin 02/07/2020 tarih ve 2020/335 Esas - 2020/715 Karar sayılı ilamı tebliğe gönderilmiş, ilgili vekile karar ilamının tebliğini takiben temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası tekrar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiştir. <br>YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2023 tarih ve  2023/2259 Esas - 2023/2457 Karar sayılı ilamı ile; \" Dairemizin 2020/7067 E., 2022/1353 K. sayılı, 01.03.2022 tarihli kararı ile davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekili tarafından davacı taraf temyizine cevaben temyiz istemi bulunduğu, bunun için harç ikmali yapılması gerektiğinden bahisle dosya mahalline geri çevrilmiş, ancak gerekli harç ikmali yapılmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2022 tarihli ek kararı ile adı geçen davalının temyizinin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dairemizin 2022/6108 E., 2022/8217 K. sayılı 23.11.2022 tarihli kararı ile davacının temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararı onanmıştır. Davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekiline Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararının tebliğ edilmesi üzerine temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Her ne kadar Dairemizce verilen geri çevirme kararı sonucu gerekli temyiz harcı yatırılmamış ve istinaf makamınca temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ise de bu süreç davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekilin temyize cevap dilekçesindeki temyiz talebi üzerine uygulanmış olup Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararı o aşamada henüz tebliğ edilmediğinden davalının kararı temyiz hakkı doğmamıştır. Kararın usulüne uygun tebliği üzerine süresinde yapılan davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekilinin temyizinin incelenmesi gerekmektedir. İstinaf mahkemesinin anılan kararında davacı yönünden istinaf istemleri incelenmiş ancak adı geçen davalının temyiz istemi değerlendirilmemiştir. Bu durumda tavzih isteminin reddine ilişkin kararın her iki tarafın istinaf itirazları bakımından değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararının bozulması gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1.Dairemizin 2022/6108 E., 2022/8217 K. sayılı 23.11.2022 tarihli ONAMA KARARI KALDIRILARAK, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.07.2020 tarihli kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, 2. Bozma sebep ve şekline göre davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, \" karar verilmiş olup; Dairemizce duruşma yapılarak, usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: A) Davalılardan ... Ltd vekili tarafından ilk derece mahkemesinin 24/10/2019 tarihli ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı Ek Kararına karşı davacı tarafından sunulan istinaf dilekçesine yönelik olarak sunmuş olduğu 31/01/2020 tarihli istinafa cevap dilekçesi ile \" ... İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2019 tarih ve 2015/66 E- 2018/139 K sayılı kararının kaldırılmasına ve taraf teşkilinin sağlandığına karar verilmesi ... \" şeklindeki talebi katılma yolu ile istinaf talebi olduğundan; HMK'nın 348/1 maddesinin yollamasıyla HMK'nın 344. maddesi uyarınca harç ve giderlerin yatırılması gerekmektedir. Dairemizce yapılan incelemede ilgili davalı tarafından maktu istinaf karar harcı ile maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesi \"İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.\" hükmünü içermektedir. HMK'nın 344. maddesindeki düzenlemeler dikkate alındığında istinaf incelemesinin yapılabilmesi için istinaf talebine ilişkin harç ve gider avansının İlk Derece Mahkemesi tarafından tamamlatılması zorunludur. Bu nedenlerle; HMK' nın 344. maddesi gereğince davalılardan ... Ltd vekili tarafından yatırılmayan maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile maktu istinaf karar harcının tamamlanması için, -katılma yolu ile istinaf talebinde bulunan- ... Ltd vekiline kesin süreli tebligat yapılması ve HMK'nın 344. maddesi gereğince verilecek kesin süreye rağmen harçların yatırılmaması halinde HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönünde ek karar verilerek ilgilisine tebliğ edilmesi ve bu karara karşı da vekilin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olduğu dikkate alınarak istinaf sürelerinin beklenmesi, verilecek ek kararın istinaf edilmesi halinde, istinaf harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra yeniden gönderilmek üzere, Kesin süreye rağmen davalılardan ... Ltd vekili tarafından maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve maktu istinaf karar harcı yatırılmaz ve verilecek ek karara karşı da kanun yoluna başvurulmaz ise her halükârda yeniden dairemize gönderilmek üzere dosyanın bu aşamada ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği, B) 6100 Sayılı HMK' nın 301/1. maddesi; \"Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine imza karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir.\" hükmünü içermektedir. HMK'nın 301/1. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında istinaf incelemesinin yapılabilmesi için ilk derece mahkemesinin  istinafa konu 28/03/2018  tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli kararının ve 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Kararının taraflara tebliği zorunludur. Dosya ve UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin  istinafa konu 28/03/2018  tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli kararının ve 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Kararının 2 nolu davalıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. İstinafa konu ilk derece mahkemesinin; istinafa konu 28/03/2018  tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli kararının ve 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Kararının 2 nolu davalıya tebliği yapılmış ise tebligat parçalarının dosya içerisine konulması, tebligat yapılmamış ise ilk derece mahkemesinin  istinafa konu 28/03/2018  tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli kararının ve 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Kararının usulüne uygun olarak 2 nolu davalıya tebliğ edilerek ve HMK'nın 345. ve 347. maddesindeki süreler de dolduktan sonra yeniden dairemize gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği, C)  6100 Sayılı HMK'nın 347/1. maddesi; \"İstinaf dilekçesi kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur\" hükmünü içermektedir. HMK'nın 347/1. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunludur. UYAP sistemi ve istinafa konu dosya içerisinde istinafa konu 28/03/2018  tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli karara ve 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Karara yönelik olarak sunulan istinaf dilekçelerinin/ katılma yolu ile istinaf dilekçelerinin 2 nolu davalıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı anlaşıldığından,  istinafa konu 28/03/2018  tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli karara ve 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Karara yönelik olarak sunulan istinaf dilekçelerinin/ katılma yolu ile istinaf dilekçelerinin 2 nolu davalıya tebliği yapılmış ise tebliğe ilişkin belgelerin dosya içerisine konması, tebliğler yapılmamış ise yapılarak ve HMK' nın 347/2. maddesindeki süreler dolduktan sonra yeniden dairemize gönderilmek üzere dosyanın bu aşamada ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılardan ... Ltd vekili tarafından ilk derece mahkemesinin 24/10/2019 tarihli ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Kararına karşı istinafa cevap dilekçesi ile verilen kararı istinaf talebi içerdiğinden davalının istinaf harçlarının tamamlanması için ilk derece mahkemesi tarafından muhtıra düzenlenerek ilgili tarafa tebliğ edilmek üzere, 2-Mahkemenin istinafa konu 28/03/2018 tarih ve 2015/66 Esas- 2018/139 Karar sayılı gerekçeli kararının, 24/10/2019 tarih  ve 2015/66 Esas -2018/139 Karar sayılı  Ek Kararının ve gerekçeli karar ile ek karara ilişkin istinaf dilekçelerinin gerekçeli kararda gösterilen 2 nolu davalıya tebliğ edilmesi için dosyanın HMK 352 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine, 3-Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra 1 nolu davalının gerekçeli karara ilişkin istinaf başvurusu bulunduğundan dosyanın dairemize gönderilmesine, 4-İstinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-Verilen kararın niteliğine göre harç ve yargılama giderleri yönünden bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair olarak hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 352 maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/10/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b2f74ef17f9351f","SID":"b361ea52f7b270c7"}}