{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/764 <br>KARAR NO: 2024/2601<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2022<br>NUMARASI: 2021/534 Esas - 2022/658 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine, davacı şirkete ait kabloları koparmış olması sebebiyle, kabloların tamiri için gerekli olan malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak T.C. İstanbul Anadolu Yakası ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirketin bu takibe itiraz etmesi sebebiyle takibe devam edebilmek amacıyla bu davanın ikame edildiğini, davalı şirketin, davacı şirkete ait varlıklarına 11 ayrı zamanda zarar verdiğini, davacı şirketin bu hasarları tamiri sebebiyle malzeme ve işçilik bedellerinden dolayı maddi zarara uğradığını, davalı şirkete sebep olduğu hasarlarla ilgili 03.11.2020 tarih ve ... numaralı yazı ile 11 adet tutanağa ilişkin bildirimde bulunulduğunu, dava konusu icra dosyasına ilişkin arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali gerektiğini, bu sebeplerle, davalının fiili neticesinde meydana gelen zararların rücuuna yönelik icra takibine itirazın iptaline, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Açılmış olan itirazın iptali davasının hukuka aykırı olup davalının reddinin gerektiğini, dava konusu icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğunu, davalı şirketin yaptığı tüm işlemleri davacı şirket ve ... Üniversitesinin izin ve talimatları ile yapmış olduğunu, yapılmış olan kazıların davacı kurumdan ve gerekli yerlerden izin alınarak yapılmış olduğunu, davacı kurum  çalışanları tarafından gösterilmiş olan yerlerde çalışmaların başlamasının ardından yeraltı kablolarının zarar gördüğünü, zararın meydana gelmesinde tek ve tam kusurlunun davacı şirket olduğunu, davacı kurumun kabloların yerini doğru tespit etmiş olması durumunda bu hasarların meydana gelmeyecek olduğunu, davalı şirket çalışanlarının davacı şirket çalışanlarının gösterdiği yerde daha dikkatli olarak çalışma yapmalarına rağmen önlenemez nitelikte zararların meydana geldiğini, bu sebeplerle müvekkili aleyhine açılan hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, asıl alacak 47.268,33 TL üzerinden takibin devamına, 47.268,33 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz ile yasal faize %18 KDV uygulanmasına,  İİK 67/2. maddesi gereğince 47.268,33 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 9.453,67 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı  taraf vekillerince  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Haksız fiillerde hasar tarihinde borçlunun temerrütünün gerçekleştiğini ve faizin bu tarihte başladığını, icra takibinde hasar bedellerinin fatura ödeme tarihine göre faiz talep edildiğini, buna karşın mahkemenin faizi takip tarihinden başlatmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İcra dairesinin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin kendisine verilen projeye ve kurum yetkililerinin gösterdiği yerlerde çalışma yaptığını ancak proje ve zeminde geçen alt yapıların yerlerinin farklı olduğunu, kurum yetkililerinin sürekli yanlış yerler gösterdiğini müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, yemin delilinin hatırlatılmadığını, keşif yapılmadığını, tanık dinlenilmediğini eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Davacının istinaf talebi yönünden yapılan incelemeye göre;  Davacı vekilinin 48.118,93 TL yönünden alacak talebinde bulunmuş ilk derece mahkemesince 47.268,33 TL yönünden davanın kabulüne karar vermiş bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/4 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan ve redde  ilişkin bulunan, 850,60 TL  miktar itibariyle kesin olup, yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, maddi tazminat talebinin kısmen reddine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalının istinaf talebi yönünden yapılan incelemeye göre;Dosyanın incelenmesinde alacağın haksız eylem sebebine dayandığı, haksız eylemin İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde gerçekleştiği 6100 sayılı yasanın 16. maddesine göre icra dairesinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Yargılamanın basit usule tabi olduğu, davalının cevap dilekçesinde delil olarak davacı kurum kayıtlarına dayandığı, mahkemece celp edilen davacı kurum kayıtlarından davacının davalıya yer gösterimi yaptığına dair bir kayıt bulunmadığı, davalının yaptığı işe ilişkin uyduğu projeyi delil olarak sunmadığı, keşif deliline dayanmadığı, kazının projeye uygun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun yemin ile ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.   Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih,   2021/534 Esas 2022/658 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3- Davacı tarafın istinaf talebi incelenmediğinden yatırmış olduğu istinaf harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.228,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 805,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.423,9‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine,5- Davacı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6- Davalı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,8- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,9- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d41d14b3813124c","SID":"4398ec21cf82db02"}}