{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2021  <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 24/05/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Uşak Vergi Dairesi Müdürlüğünden  ... Şti'den alacağı hakkında müvekkili şirkete 3.haciz bildirisinin geldiğini,  amme borçlusu ... şirketinin müvekkili şirketten alacağının olduğu ve bu alacağa haciz konulacağının bildirildiğini, davalının müvekkili şirketten böyle bir alacağının olmadığını, bildiriye itiraz ettiklerini, itiraza rağmen davalı tarafça ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alışveriş olduğunu, ancak bu ilişkinin 2017 yılı Eylül ayından sonra devam etmediğini, 2018 yılına işin 2017 yılı cari hesabı 'devir' olarak geçtiğini, müvekkili şirketin 2018 yılına 310.512,60 TL alacaklı olarak devredildiğini, haciz bildirisinin müvekkili şirkete tebliğ tarihi olan 05/04/2018 tarihinde de öncesinde de ve bugün itibariyle müvekkilinin davalıya hiçbir zaman borcunun olmadığını, aksine müvekkili şirketin halen alacaklı konumunda olduğunu ve alacağını tahsil edemediğini, söz konusu ödeme emrinin iptali talebiyle Manisa Vergi Mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli dava açıldığını beyanla, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalı karşı borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkilinin mükellefi ... şirketine ait kamu borçlarından dolayı alacaklı tahsil dairesince yapılan inceleme ve araştırmada asıl amme borçlusu şirketin davacı şirketin 2017 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde yedi adet belge karşılığında 85.197,00 TL tutarında mal satışının olduğunun BS formlarından tespit edildiğini, ödemelerin mükellefin vergi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkilince haciz bildirisi düzenlendiğini, davacı tarafça 7 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden borç tutarına ödeme emri düzenleyerek icra takibi başlattıklarını, davacı tarafın ... şirketinin BS formlarında yer alan mal satışlarına dair ödemeleri ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"... Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, toplanan deliller, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyanın incelenmesinden;  davacı şirketin davalı idare mükellefi ... Şti.'den emtia alışı yaptığı, bu hususun mükellefin BS formundan tespit edilmesi üzerine 03.04.2018 tarihli haciz bildirisi düzenlendiği, haciz bildirisinin 05.04.2018 tarihinde davacı şirket adresinde daimi çalışana tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içinde haciz bildirisine itiraz edilmediğinden borcun davacının zimmetinde kabul edilerek 24.09.2018 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği ve elektronik tebligat yolu ile davacı şirkete tebliğ edildiği, buna karşı yasal süresi içerisinde davacı şirket tarafından ödeme emrinin iptali amacıyla idari yargıda dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve dava konusu ödeme emrinin iptaline istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği,  İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek  istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği ve ödeme emrinin bu suretle iptal edilmiş olduğu anlaşılmış ise de menfi tespit istemi yönünden davaya devam etmekte davacı tarafın hukuki yararı bulunduğundan menfi tespit istemi yönünden davaya devam edilmiş ve bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı şirketin ticari defter ve belgeleri ile birbirini doğrulayan dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları göz önüne alınarak davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden ise; her ne kadar haciz bildirisinin tebliğinden itibaren süresinde itiraz edilmediğinden davalı idarenin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediği, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği düşünülebilir ise de İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamının gerekçesi incelendiğinde haciz bildirisinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden ödeme emrinin iptaline ilişkin kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onandığı anlaşıldığından davalı idarenin yargılama giderlerinden sorumlu olduğu\" yönünde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; davanın hukuki niteliği itibarı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu kanaatine varmak sureti ile görevli mahkeme olarak yargılamayı yürüttüğünü ve nihai kararı verdiğini, oysa açılan davanın, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca üçüncü kişiler tarafından açılan menfi tespit davası olduğunu,Üçüncü kişilerdeki menkul malların, alacak ve hakların haczinin, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesinde düzenlendiğini, buna göre Kanun'un 79. maddesinin birinci fıkrasında; hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü kişilerdeki menkul malların haczinin, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı, düzenlemesine yer verildiğini, tebliğ edilecek haciz bildirisinde, borcun nereye ve ne biçimde ödeneceği, bunun aksine davranışlarda ne ile karşılaşılacağı hakkında ihtara yer verileceğinin belirtildiğini, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesinin üçüncü fıkrasında; haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişinin; borcu olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği, malın kusuru olmaksızın telef olduğu, alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiasının bulunması hâlinde, bu durumu haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu; üçüncü kişinin süresinde itiraz etmemesi hâlinde, mal elinde ve borcun zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, düzenlemesi ve dördüncü fıkrasında; herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi hâlinde üçüncü kişinin, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda olduğu, düzenlemesinin yer aldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinde; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağının, düzenlendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları arasında \"mahkemenin görevli olması\" şartının da sayıldığını, aynı Kanun'un 115. maddesinde; mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği; mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davanın usulden reddine karar vereceği,  dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmez ise davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceğinin, düzenlendiğini, somut olaydaki ihtilafın temelinde, davacının kendisine gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle dava dışı ... Şirketi'ne borçlu olup olmadığının tespitinin yattığını, söz konusu davanın, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca üçüncü kişiler tarafından açılan menfi tespit davası olup Kanuni düzenlemeler uyarınca davanın genel mahkemelerde açılması gerektiğini, burada \"genel mahkeme\" ibaresinden anlaşılması gereken asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, 6100 sayılı Kanun gereği görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup Kanun'un 114. ve 115. maddeleri gereğince dava şartlarından olduğunu, bu nedenle, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, davayı nitelendirirken hataya düşmüş olup görevli olmadığı hâlde, yargılamaya devam ederek davanın esası hakkında nihai karar verdiğini,  6100 sayılı Kanun'un 353. maddesinin birinci fıkrasının (a,3) bendi uyarınca \"mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış olması\" nedeni ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini,Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu kararını, eksik incelemeye dayanarak verdiğini, dosya kapsamında aldırılan ilk bilirkişi raporuna karşı yöneltilen \"... sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde; bir kişi veya kurumdan yapılan katma değer vergisi hariç 5.000,00-TL ve üzerindeki mal veya hizmet alışlarının Ba bildirim formu ile, bir kişi veya kuruma yapılan katma değer vergisi hariç 5.000,00-TL ve üzerindeki mal veya hizmet satışlarının Bs bildirim formu ile bildirileceği, hususunun düzenlendiğine, bu bakımdan hesap ekstresine göre dava dışı amme borçlusu şirketin davacı şirketten, 2017 yılından önceki yıllarda mal alışı bulunmadığı hâlde 186.138,41-TL tutarın, 01.01.2017 tarihli kayıtta borç devir olarak gösterildiğine; hesap ekstresinin 12.09.2017 tarih ve 7 no.lu yevmiye kaydına göre borçlar ödendiği ve başkaca mal alışı yapılmadığı hâlde, fazla ödemeler yapılarak 310.512,60-TL alacaklı duruma geçildiğine; 2017 yılında yalnızca 85.197,00-TL (2018 yılının Mayıs ayında 26.734,00-TL) mal alışı olduğu hâlde, devreden borcun ödenmesiyle beraber yüksek miktarda alacaklı duruma geçilmesinin ticarî hayatın işleyişine de uygun düşmediğine, bu hususların bilirkişi incelemesinde tabii olarak gösterildiğine\" ilişkin itirazlarının, ikinci kez inceleme yaptırılarak düzenlettirilen 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da değerlendirilmediğini, söz konusu itirazlara yönelik eksik hususların tamamlanmadığını, tereddütlerin giderilmediğini, Dosya kapsamında aldırılan ilk bilirkişi raporuna karşı yöneltilen itirazlara binaen yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, düzenlenen ikinci raporda yeniden incelemeyi gerektiren itirazların giderilmediğini, bu suretle düzenlenen bilirkişi raporunun karara esas alınamayacağı hususları dikkate alındığında, Mahkemenin söz konusu raporu kararına esas alarak davanın kabulüne hükmetmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararının kaldırılarak, incelemedeki eksik hususlar tamamlatılmak sureti ile davanın reddine hükmedilmesi gerektiğini, davaya konu olayda, müvekkili idarenin dava dışı ... Şirketi'nden olan amme alacağının tahsili amacı ile davacı şirkete 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacı şirketin, Kanun'da belirtilen süre içerisinde söz konusu haciz ihbarnamesine karşı itirazda bulunmamış, bu nedenle borç şirketin yedinde sayılmış ve cebri takip işlemlerine devam olunduğunu, davacı şirketin, haciz ihbarnamesine itiraz etme hakkı varken bu hakkı kullanmadığını ve borçlu olmadığını ispat için bir yıllık süre içerisinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak zorunda kaldığını, bu durumda, davanın açılmasında müvekkili idareye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, 6100 sayılı Kanun'a göre; kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren tarafın, yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulacağını, ancak, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin, dava dışı amme borçlusu şirkete borcunun bulunmadığının tespiti için genel mahkemelerde menfi tespit davası açmasının kendi kusuruna dayanmakta olup, davanın açılması hususunda müvekkil idareye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve davanın açılmasında herhangi bir kusurunun olmadığı dikkate alındığında, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden müvekkili idare aleyhine hüküm kurulmasının usul ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin, bizzat açtığı ve tarafı olduğu davalarda yargı harçlarından muaf tutulduğunu, bu nedenle, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı kararında, harçtan muaf olan müvekkil idare aleyhine yargı harçlarına hükmedilmesi usul ve hukuka açıkça aykırı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunun kabulüne, öncelikle usul yönünden \"mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış olması\" nedeni ile 6100 sayılı kanun'un 353/1,a,3 maddesi uyarınca Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava 6183 sayılı AATUHK'nın 79. maddesi gereğince açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6183 sayılı Yasa'nın 79. maddesinde \"Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır\" şeklinde ifade edildiği üzere, haciz ihbarnamesine 7 günlük sürede itiraz etmeyen üçüncü kişilerin  1 yıl içinde açacağı menfi tespit davalarının genel  mahkemelerde bakılacağı öngörülmüştür.<br>6100 sayılı HMK’nın ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü değil görev ilişkisi olup,  somut olayda  da; dava  bu  tarihten  sonra 01.11.2018 tarihinde 6183 sayılı Yasa'nın 79/4. maddesine dayanılarak açılmış bulunduğundan mahkemece dava şartı olan bu hususun re'sen dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince davanın \"Asliye Hukuk Mahkemesinde\" görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi yerine davanın esası hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan  HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, <br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 21/05/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, <br>3-İlk derece mahkemesinin görevsiz olmasına rağmen davanın esası hakkında karar vermiş olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-3. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-3. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.24/05/2024\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"827475d3810ec4de","SID":"ca49a6a93bd37e6a"}}