{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVALI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 13/06/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılan Alacak davasında 05/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya ilinde asansör imalat montajı işi yaptığını,....... Stadının asansör işlerini yüklendiğini, bahsi geçen iş için gereken bir kısım imalatların temini için davalı taraf ile 20/06/2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalı tarafın 23.000 kg yeşil-beyaz demir kütük (ağırlık) teslim edeceğinin, karşılığında müvekkili tarafından 49.000 TL ödeneceğinin  kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki daha önceki ticaretten kaynaklanan 22.500 TL borç ile..... Asansör-...'in davalıya olan 25.000 TL borcun müvekkili tarafından kabul edildiğini, davalı ...'un müvekkiline kayden maliki olduğu BMW X3 Marka-........ plakalı (80.000 TL bedelde anlaşılmış) ve CHRYSLER Marka ... plakalı bir  (92.000 TL bedelde anlaşılmış) aracı sattığını, sözleşme ile müvekkilinin davalıya toplamda 278.000,00 TL ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının da 23000 kg ağırlık ile biri BMW X3 diğeri CHRYSLER Marka iki aracı fiilen ve kayden teslim yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkilinin davalı tarafa sözleşmeye göre ödemesi gereken yükümlülüğüne karşılık; 8 adet olmak üzere toplam 269.180,00 TL ödemede bulunduğunu, buna karşılık davalı taraf sözleşmeye konu ağırlıkları teslim ettiğini, araçları ise fiilen teslim ettiğini, ancak  kayden devirlerini ise gerçekleştirmeyip müvekkili şirketi oyaladığını, müvekkili şirketin bu şekilde araçların kaydını almadan kullanmaya devam ettiğini ancak, 13/05/2015 tarihinde söz konusu araçların Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında muhafaza altına alındığını, bu şekilde müvekkilinin araçlar ile fiili bağının da kalmadığını, Konya.. İcra Müdürlüğü'nün.... E. sayılı dosyasının borçlusunun davalı ..., alacaklısının ise kardeşi ve birlikte çalıştığı ortağı ... olduğunu, davalıya dava konusu sözleşmeye istinaden ödeme yükümlülüğüne karşılık verilen çeklerin bir kısmının ....., bir kısmının ise ... tarafından imza karşılığı teslim alındığını,  çeklerin tamamının ... tarafından bankalardan tahsil edildiğini, söz konusu dosyanın alacak miktarının 5.000,00 TL olduğunu, dosya borçlusu ... adına 12 araç kayıtlı olduğu halde sadece müvekkiline satışı konusunda anlaşılan ve fiilen teslim edilen araçlara haciz ve yakalama konulduğunu, davalı tarafın muvazaalı şekilde kardeşi ve ortağı olan ...'a borçlanarak müvekkiline fiilen teslim ettiği araçları geri aldığını, bu şekilde müvekkili 80.000 TL ödediği BMW X3 Marka araç ile 92.000 TL ödediği CHRYSLER Marka araçları teslim alamadığını, davalı tarafın toplamda 172.000 TL sebepsiz zenginleştiğini belirterek, 172.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunduğu sözleşme altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının sunduğu sözleşme üzerinde imza incelemesi yapıldığı takdirde imzanın müvekkiline ait olmadığının çıkacağını, kaldı ki iş bu sözleşmenin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacının ticari defterlerinde de böyle bir sözleşmenin kayıtlı olmayacağını, söz konusu sözleşmenin üst kısmında imalatçı olarak ... isminin yazdığını, sözleşmenin alt kısmında ise müvekkilinin isminin yazdığı fakat müvekkile ait olmayan kaşe üzeri müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkili tarafından imzalanmayan sözleşmenin müvekkilini bağlayıcı herhangi bir tarafı olmadığını, sözleşme metnindeki isim ve sözleşme sonundaki isim farklı isimler olup imzanın da müvekkiline ait olmaması ve sözleşmenin de tarafı olmaması nedeniyle sözleşmenin müvekkilini bağlayıcı bir tarafının olmadığını, söz konusu sözleşmede belirtilen ... ile müvekkilinin herhangi bir ortaklığı da olmadığını, zaten davacı tarafın sözleşmeye konu çekleri ...'a teslim ettiğini beyan etmekte olduğunu, dava konusu sebepsiz zenginleşmenin nedeni olarak gösterilen çeklerin de müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nin 18/06/2020 T. .... E. ... K. Sayılı  Kararı;<br>İlk derece mahkemesinin 18/06/2020 tarihli kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizin 12/01/2023 Tarih, 2... E. ... K. Sayılı  Kararı;  <br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf incelemesi sonucu verilen Dairemizin  20/01/2023 tarih, ...  esas... karar sayılı kararı  ile \"…Çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerekir. Yasal karinenin aksini, yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin  2018/2939 Esas,  2019/4786 Karar sayılı  2017/3521 Esas,  2019/1844 Karar sayılı kararları) Dava konusu somut olayda davacı taraf çeklerin araçların devri karşılığında verildiğini iddia etmektedir. Bu durumda ispat yükü davacı tarafa düşmekte olup davacının çeklerin araç karşılığında verildiğini kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacı taraf bu iddiasını ispatlamak için 20/06/2014 tarihli sözleşmeyi ibraz etmişse de davacı tarafça ibraz edilen  sözleşmenin fotokopiden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme fotokopisinin sözleşme olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davacının iddiasını ispatlayacak yazılı delil ibraz etmediği yönündeki kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır Ancak davacı taraf, dava dilekçesinde belirttiği deliller arasında yemin deliline de yer vermiştir. Bu durumda, mahkemece davacıya yemin delili hatırlatılarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır…\" gerekçesiyle; davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"…Konya Bölge Adliye Mahkemesinin .. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 20/01/2023 tarih ve .... Esas .. Karar sayılı ilamından sonra yapılan yargılamada; davalı ..., Mahkememizin  14/09/2023 tarihli duruşmasındaki yeminli beyanında; \"Davacı tarafla daha önceden aramızda bir ticari ilişki vardı, her biri 50.000 TL tutarlı 4 adet toplam 200.000 TL bedelli çekleri tahsil etmedim, çeklerin arka yüzünde bulunan imzalar büyük ihtimalle bana ait değildir, 9 yıl önce düzenlenmiştir, tahsilatlarını da ben yapmıyordum, 4 adet çeke ilişkin mal ya da hizmet alındığını hatırlamıyorum, eğer bir satım yapılmış ise bu mallar da teslim edilmiştir, ben dava konusu sözleşmeyi de düzenlemedim imzalamadım\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Tüm dosya kapsamı,  Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ......'in 27/10/2016 havale tarihli raporu,  İstanbul Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi'nin 31/12/2018 tarihli raporu, Konya Bölge Adliye Mahkemesinin .. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 20/01/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı tarafın çeklerin araçların devri karşılığında verildiğini iddia ettiği, ispat yükünün davacı tarafa düştüğü, davacının çeklerin araç karşılığında verildiğini kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafın bu iddiasını ispatlamak için ibraz ettiği 20/06/2014 tarihli sözleşmenin fotokopiden ibaret olduğu, davacının iddiasını ispatlayacak yazılı delil ibraz edemediği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, davalı tarafın yemini eda ettiği anlaşılmakla, davacı iddiasını somut delillerle ispatlayamadığı…\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya esas ve davanın temel delil ve objesi olan sözleşme aslının dava dosyasına teslim edilmediğini, yapılan tahkikatta, davalının, sözleşmenin tarafı olmadığı ve imzanın kendisine ait olmadığı savunmasını öne sürdüğünü, davalı tarafından eda edilen yemine dikkat edildiğinde, kesinlik bildirmeyen ifadelerin yer aldığının açıkça görüleceğini, davalı tarafından eda edilen yeminin hükme esas alınabilecek delil olmadığını, davalı tarafından mahkeme huzurunda 14/09/2023 tarihinde eda edilen yemine dikkat edildiğinde kesin ver net ifadeler içermediğini, aksine “…çeklerin arka yüzünde bulunan imzalar büyük ihtimalle bana ait değildir...., 4 adet çeke ilişkin mal ya da hizmet alındığını hatırlamıyorum…” gibi muğlak ifadeler barındırdığını, bu nedenle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, hakimin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramayacağını, bunu tarafların ispat etmesi gerektiğini, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davası olduğunu, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme gereğince verilen ve davalı tarafından tahsil edildiğinin ispatı için mahkeme tarafından ilgili bankalara müzekkere yazıldığını ve yazılan müzekkereler sonrasında da bu çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği ve bankalardan davalı tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığını, bilirkişi incelemesinde davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış tastiklerinin olmadığının ve bu çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının, davalının tacir olduğunun, Adli Tıp Kurumundan gelen raporda sözleşme aslı olmadığından, ..... ve ...’un imza örneklerinin alınmadığından dolayı imza incelemesi yapılmadığının anlaşıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı taraf, davalı ile 20/06/2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya 8 adet çek verildiğini, davalının sözleşme gereğince çekler karşılığında devretmesi gereken araçları devretmediğini, bu nedenle çeklerin 172.000,00 TL'lik kısmının bedelsiz kaldığını ileri sürerek 172.000,00 TL'nin istirdadını talep etmekte, davalı taraf ise sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerekir. Yasal karinenin aksini, yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin  2018/2939 Esas,  2019/4786 Karar sayılı  2017/3521 Esas,  2019/1844 Karar sayılı kararları) Dava konusu somut olayda davacı taraf çeklerin araçların devri karşılığında verildiğini iddia etmektedir. Bu durumda ispat yükü davacı tarafa düşmekte olup davacının çeklerin araç karşılığında verildiğini kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacı taraf bu iddiasını ispatlamak için 20/06/2014 tarihli sözleşmeyi ibraz etmişse de davacı tarafça ibraz edilen  sözleşmenin fotokopiden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme fotokopisinin sözleşme olarak kabulü mümkün değildir. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece verilen  ....esas, ... karar sayılı 18/06/2020 tarihli karar davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılması gerektiği gerekçesiyle ortadan kaldırılmış olup, dairemizin kaldırma kararından sonra davacı taraf, davalı tarafa \"araç satış sözleşmesi yapıp yapmadığı, sözleşmede bulunan araçları satış amacıyla verip vermediği, bedelini alıp almadığı, 4 adet çeki tahsil edip etmediği, çeklerdeki imzanın kendisine ait olup olmadığı, çekler karşılığında mal ve hizmet satıp satmadığı, satmış ise malları teslim edip etmediği hususlarında  yemin teklif ettiğini beyan etmiştir. Davacı tarafça yapılan yemin teklifi üzerine  mahkemece davalı şirket yetkilisine yemin davetiyesi tebliğ edilerek davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı alınmış ise de,  davalı şirket yetkilisine asıl uyuşmazlık konusu olan  \"dava konusu çeklerin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla değil, araç satışı karşılığında avans olarak verildiği\" iddiasına ilişkin olarak herhangi bir soru sorulmamış, asıl uyuşmazlık konusu ile doğrudan ilgisi olmayan taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, çekleri kimin tahsil ettiği gibi hususlarda soru sorulması ile yetinilmiştir. Davalı şirket yetkilisine sorulan sorular  davanın çözümü bakımından önem taşıyan ve çekişmeli olan hususlara ilişkin olmadığından davalı şirket yetkilisine eda ettirilen yemin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 inci ve devamı maddelerine uygun olmamıştır. Mahkemece yemin teklif edilen tarafa hangi soruların sorulacağını belirleme yetkisinin hakime ait olduğu, sorulacak soruların çekişmeli vakıalara ilişkin olması gerektiği gözetilerek davalı tarafa Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 inci ve devamı maddelerine uygun olarak yemin eda ettirildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yemini eda edecek olan davalı şirket yetkilisine asıl uyuşmazlık konusu ile doğrudan ilgisi olmayan sorular sorulmasıyla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacının  istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince  ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih,.... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b33532f7cf86c989","SID":"141743c085d3fa45"}}