{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 10/06/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkili şirket ile karşı tarafta yer alanlardan ... arasında varılan alım-satım sözleşmesindeki anlaşma gereğince düzenlenen 23.10.2023 tarihli proforma faturada belirtilen ürünlerin(traverten cinsi menkullerin) ... Tarafından hazırlanarak tedbir isteyen müvekkili şirkete tesliminin kararlaştırıldığını ve satış bedeli olarak kabul edilen miktar kadar müvekkili şirket tarafından keşide olunan çeklerin sözleşmenin karşı tarafı olan ... avans mahiyetinde teslim edilerek çek teslim bordrosu düzenlendiğini, ancak ... 'nin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, yani traverten ürünlerini tedbir isteyen alıcı sıfatındaki müvekkili şirketine sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde teslim etmeyerek edim yükümünü yerine getirmemesi nedeniyle anılan şirkete avans mahiyetinde verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, ancak ... .'nin bu çekleri aleyhine tedbir istenenlerden ... ciro ederek devrettiğini, ancak Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında talep konusu edilen çeklerin konkordato talebinde bulunan şirkete iadesine dair kesin karar verildiği halde adı geçen bankaların kesin kararın gereğini yerine getirmeyip halen çekleri yetkisiz hamil olarak ellerinde tuttuklarından bahisle, talep konusu edilen çeklerin sözleşmenin tarafı olan ... ve adı geçen bankalar tarafından kendi adlarına muhatap banka şubelerine ibraz etme, çek bedelini tahsil etme ve çeklere dayalı icra takibi yapma haklarının bulunmadığını belirterek, yetkili hamil konumunda olmayan ... ve bankalar tarafından, talep konusu çeklerin muhatap banka şubelerine ibraz edilmeleri halinde ödenmemesi, ihtiyati haciz kararı da dahil olmak üzere icra takibi yapılmaması bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece verilen 17/04/2024 tarihli değişik iş sayılı kararı ile; \"...Eldeki dava, aleyhine tedbir istenilen ... varılan sözleşme gereğince avans mahiyetinde verilen, ancak adı geçen şirketin edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddia olunan çeklerin, bu çekleri ellerinde bulunduran ... ile bankaların yetkili hamil sıfatını haiz olmadıklarından bahisle, muhatap bankaya ibraz edilmeleri halinde ödenmemesine ve ihtiyati haciz dahil olmak üzere, icra takibine konulmamasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemiyle açılmıştır. Aleyhine tedbir talep olunan ... yönünden yapılan değerlendirmede; Tedbir talebinde bulunan şirket ile ... arasında varılan anlaşma gereğince sözleşmeye konu ürünlerin(travertenlerin) tedbir isteyen şirkete tesliminin kararlaştırıldığı ve sözleşme uyarınca ... tarafından proforma fatura düzenlendiği ve faturada belirtilen miktarlara göre tedbir talep eden şirket tarafından sözleşme bedeli kadar miktarda ve birden çok sayıda çekin keşide olunarak lehtarı ... oacak şekilde düzenlenen çeklerin çek teslim bordrosu ile ... teslim olunduğu, tedbir talep eden tarafça sunulan delillerden anlaşılmış olup, her ne kadar ... tarafından sözleşmeden doğan ürün teslim yükümünün(ediminin) yerine getirilip getirilmediği hususu, uyuşmazlığın esasına ilişkin açılacak eda davasında değerlendirilecek bir husus olmakla birlikte, eldeki davanın konusu geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, tedbir talebinde bulunan tarafça sunulan delillerin HMK'nın 389 vd. Maddelerinde hüküm altına alınan yaklaşık ispat koşulunu sağladığı, mevcut durum itibariyle ihtiyati tedbir talebine konu çeklerin ... tarafından icra takibine konu edilmesi halinde tedbir isteyen taraf bakımından telafisi imkansız zararların doğmasına veya hak kaybına neden olabileceği nazara alınarak tedbir talebinin sadece sözleşmenin tarafı olan ... yönünden 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. Maddeleri ile 6102 sayılı TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca, tedbir talep olunan çek bedellerinin toplam tutarının %15'i oranında teminat yatırılmak koşuluyla tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Aleyhine tedbir talep olunan ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; Tedbir konulması talep olunan çeklerin keşidecisinin tedbir talebinde bulunan şirket olduğu, lehtarlarının ise ... Olduğu ve söz konusu çeklerin taraflar arasında varılan ticari nitelikli alım-satım sözleşmesinin sonucu düzenlendiği, çekleri ciro yoluyla devralan bankaların söz konusu alım-satım sözleşmesinin tarafı olmadıkları ve alım-satım sözleşmesinin hükümlerine ilişkin herhangi bir bilgi sahibi olmalarının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, tedbir talep eden şirket ile ... arasında varılan sözleşmeden kaynaklı bedelsizlik iddiasının sadece sözleşmenin tarafı olan şirketler arasında ileri sürülebileceği, bedelsizlik iddiasının şahsi def'i olup sözleşmenin tarafı olmayan bankalara karşı veya çeki elinde bulunduran 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, tedbir konusu çeklerin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracak şekilde tedbir kararı verilemeyeceği, talep konusu çeklerin kambiyo senedi vasfını taşıdıklarından dolayı temel ilişkiden bağımsız, kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren soyut bir borç ilişkisini ifade ettikleri ve bu durumda 3. kişi durumunda bulunan hamil bankaların haklarını kısıtlayacak şekilde bir tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, bankalara yönelik ihtiyati tedbir talebinin yasal koşulları bulunmadığından reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talebinde bulunan müvekkili ... ,  23.10.2023 proforma  fatura üzerinde yazılı olduğu üzere lehtar görünen ... sipariş verdiği  traverten cinsi menkuller  için önceden avans mahiyetinde çekler verdiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda,  taleplerinin kısmen kabulü ile  talep konusu çeklerin lehtar şirket tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde  ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak, karşı yan bankaların 3. kişi olduğu, bedelsizlik definin ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile bankalar yönünden reddine karar verildiğini, kararın bu kısmının usul ve yasaya uygun olmadığını, taleplerinin reddedilen kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmenin zorunlu olduğunu, menfi tespit davasının ön şartı olan  arabuluculuk süreci içinde başvuru yapıldığını ve devam ettiğini, süreç sonunda anlaşma olmaz ise davanın ikame etmenin zorunlu hale geleceğini, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dosyaya örneği sunulan 15.03.2024  tarihli ihtiyati tedbir kararı ile talep konusu çeklerin bankalar tarafından lehtar .... şirketine  iadesine karar verildiğini, tedbir talepleri esnasında bankaların henüz  çekleri lehtar şirkete iade etmediğinin öğrenildiğini, kesin olarak verilen ihtiyati tedbirin  mahkeme  kararı  ile karşı yan bankanın iyiniyetli olmaktan çıktığı gibi, karar ile 3. kişi olmaktan dahi çıktığını, meşru olmayan hamil olarak çekleri ellerinde tuttuğunu, yukarıda yazılı mahkeme tedbir kararı ile  ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat kuralının  da  sabit olduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iade  kararı ile meşru hamil olmaktan çıkan  bankaların, çekleri kendi adlarına muhatap bankaya ibraz etme hakları, çek bedelini alma hakları ve çeke dayalı icra takibi yapma hakları bulunmadığını, kesin olarak verilen iade  kararının  bunun açık delili olduğunu, bu mahkeme kararı nedeni ile yetkili hamil olmayan bankalar yönünden de tedbir talebinde bulunulduğunu, Mahkeme kararı ile 3.kişi olmaktan çıkan ve yetkili hamil  olmadığı sabit olan ve mahkeme kararına rağmen  henüz çekleri lehtar şirkete teslim etmeyen  bankanın çekleri bankaya ibraz etmesi halinde ödenmemesinin icra takibi yapmaması için  ihtiyati  tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi yerine  reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, bu nedenle tedbir taleplerinin reddedilen kısmının kaldırılmasına, banka yönünden de tedbir kararı verilmesini talep etmenin zorunlu olduğunu, beyan ederek istinaf talebinin esastan kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının taleplerinin reddedilen kısmının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin karşı yan bankalar yönünden de kabulüne,  karşı yan bankalar tarafından muhatap bankaya ibrazı halinde, talep konusu çeklerin  ödenmemesi, icra takibine konulmamasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yanlar üzerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine  ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,  HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından karşı taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 10/06/2024<br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7201fb43078a859","SID":"d03ebed1afa9fa0f"}}