{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2024/151 Esas - 2024/468<br>\tT.C.<br>\tANKARA <br>\t5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br><br>ESAS NO\t: 2024/151<br>KARAR NO\t: 2024/468<br><br>GEREKÇELİ KARAR<br>                                                 T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br><br>HAKİM\t:....<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ....<br>DAVACI VEKİLİ\t: AV. ....<br>DAVALI\t: ...<br>DAVALI VEKİLLERİ\t: AV. ....<br>DAVA\t: Menfi tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 01/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01/07/2024<br><br>\tDavacı tarafından davalı hakkında açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP ;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının ... A.Ş. ... Şubesinin ... İban numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ... seri numaralı, 600.000,00 TL tutarındaki, 21/07/2023 vade tarihli çekin zilyedi olduğunu,  çekin kaybedildiğini, çekin iptali talebi ile .... Esas nolu dosyası ile dava açıldığını, yargılamada 24/01/2024 tarihli celsede istirdat davası açması için süre verildiğini, dava konusu çekin kaybolması esnasında cirosu bulunmayan arka yüzünde sahte imza ile cirolandığını, davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek dava konusu çekin istirdatına, davacının haklı hamil olduğunun tespitine ve çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP ;<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı tarafından iddia edilen tüm hususları soyut nitelikte ve ispata muhtaç olduğunu, ciro silsilesinde yer alan ...'ya ait olduğu iddia edilen karşılıksız çek kapsamında verilen kararın adeta çek ile ilgili dolandırıcılık faaliyetine bağlayan davacının bu beyanlarının abes ile iştigal olduğunu, çekin vadesinde ödenmemesinden sonra verilen işbu cezanın çek bedelinin alacaklısına ödenmesi ile birlikte ortadan kalkabileceğinin sabit olduğunu, ticari faaliyet ile uğraşan herkesin başına gelebilecek basit nitelikte bir işlem olduğunu, davalı tarafından davacıya karşı başlatılan herhangi bir icra takibinin bulunmadığını, dava konusu çekin keşide yerinin ..., keşide şubesinin ise ... olduğunu, davalının yerleşim yerinin ... olduğunu, yetkili mahkemenin ....  Mahkemesi olduğunu savunarak öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın....  Mahkemesine gönderilmesine, aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER ;<br>....  Mahkemesinin getirilen .... Esas nolu dosyasında davacı tarafından 24/05/2023 tarihinde hasımsız olarak dava konusu çekin kaybedildiği ileri sürülerek çekin iptali talebi ile dava açılmış, 24/01/2024 tarihli celsede davacı vekiline istirdat davası açması için 1 ay kesin süre verilmiştir.<br>Dava konusu çekte keşideci ... Sanayi ve Ticaret, lehtar ... A.Ş., keşide tarihi 21/07/2023, keşide yeri ... ve bedel 600.000,00 TL'dir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; <br>Dava, karşılıksız olması sebebine dayalı olarak açılan çekin istirdatı davasıdır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. <br>İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 8. fıkrasına göre menfi tesbit ve istirdat davaları takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. <br>Davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin ... Mahkemesi olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunması, dava konusu çekin icra takibine konu edildiğine ilişkin delil bulunmaması, davalının dava konusu çekteki adresinin ... ilçesi olması, davalının dava dilekçesi tebliğ edilen adresinin aynı yer olması, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 8. fıkrasına göre menfi tesbit davalarında yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olması, Türk Ticaret Kanununun 758. maddesinde yetkili mahkemeye ilişkin düzenleme bulunmaması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının ç bendi kesin yetkili mahkeme bulunması durumunda kesin yetkinin dava şartı olmasına özgü olduğundan aynı Kanunun 115. maddesine dava dilekçesinin usulden reddine değil yetkisizlik kararı verilmesinin gerekmesi nedenleri ile İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 8. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrası ve 116. maddesinin 1. fıkrasının a bendi gereğince ... Mahkemesinin yetkili olması nedeni ile mahkememizin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili  ... Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;  <br>1-İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 8. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrası ve 116. maddesinin 1. fıkrasının a bendi gereğince ... Mahkemesinin yetkili olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,<br>2-Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrası gereğince dava dosyasının görevli ve yetkili ... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,<br>3-Yargılama giderleri hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 2. fıkrası gereğince davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde o mahkeme tarafından, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve talep olması halinde mahkememiz tarafından  KARAR VERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,<br>Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/06/2024<br><br>Katip ...<br>           e-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br>         e-imza<br> <br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35dbab2440af7fec","SID":"21368c2bef78489b"}}