{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/963 Esas<br>KARAR NO: 2023/1268 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2018/510 Esas - 2020/321 Karar<br>TARİHİ: 24/11/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:  14/09/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait emtiayı ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile  teminat altına aldığını, ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait 1 adet toz dolum makinesi ve 1 adet granül paketleme makinesi emtiasının ABD'de düzenlenecek fuarda geçici olarak sergilenmek üzere 23.07.2017 tarihli ve ... numaralı konişmento ile ... gemisi ile İstanbul'dan  ABD'ye taşınmış olduğunu, söz konusu makinelerin fuara teslimi sırasında hasarlı olduklarının tespit edildiğini, hasarla ilgili ekspertiz incelemesi de yapılmış olduğunu, ekspertiz incelemesi sonucu hasarın forklift çatalı darbesi ve kırılma, devrilme sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasarın 1 nolu davalıya sigortalı tarafından ihbar edildiğini, konişmentonun 2 no.lu davalı ... A.Ş. adına düzenlenmiş olduğunu,  davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu, oluşan hasardan TTK'nın 1178. maddesi kapsamında sorumlu  olduğunu, 1 no.lu davalı ... Taşımacılık Ltd. Şti.'nin ise navlun faturası düzenlemiş olduğunu, bu nedenle TTK'nın 1138. maddesi kapsamında akdi taşıyan olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zararın tarafından tazmin edilmiş olduğunu, TTK'nın 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca ibraname de düzenlenmiş olup \"kanuni halef' sıfatının yanında TBK'nın 183. maddesi kapsamında \"akdi halef\" sıfatını da haiz olduğunu, taşıyan, hem kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş, hem de hasar eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olduğundan TTK madde 1178 uyarınca sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davacı şirketin rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla borçlulara rücu başvurusunda bulunulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine borçlular aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, borçlular/davalıların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu/davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile; 24.000 USD kıymetli 1 adet makinanın nakliyesi esnasında hasarlandığını, hasarın ne olduğu, nasıl olduğu, ne zaman tespit edildiği gibi hususların belirtilmediğini, hasar tutanağı veya hasar beyanı gösterilemediğini, hasarın gerekli açıklıkla belirtilmesi gerektiğini, kanun gereği ispat yükü üzerinde olan davacının, iddialarını ispat edecek yeterli delili dosyaya sunmadığını, hasar tutarının neye göre tespit edildiğinin anlaşılamadığını, dosyadaki beyanlar ve tarihler dikkate alındığında söz konusu ekspertiz raporunun delil niteliğinde olamayacağını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine haksız olarak başlatılan icra takibi nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacı sigorta şirketi sigortalısı olan ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile herhangi bir hukuki bağlantısı, sözleşmesi veya  taahhüdünün bulunmadığını, bir kısım malların İstanbul Limanından Long Beach (ABD) Limanına nakliyesi amacı ile diğer davalı ... Ltd. Şti. ile bir anlaşma yapmış olduğunu, ... Ltd.'nin taşıma hizmetlerinden kaynaklanan zararlarda muhatabının diğer davalı ... Ltd. Şti. olduğunun dosyaya sunulu konişmento ve belgelerden  anlaşıldığını, dava konusu malların İstanbul içinde Ambarlı Limanına kadar taşınmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, aynı şekilde Long Beach Limanında malların gemiden indirilmesi ile birlikte sorumluluğunun sona ermekte olduğunu, dava konusu malların, İstanbul Limanından 23.07.2017 tarihinde tarafından düzenlenen ... numaralı konişmento ile ... isimli gemiye yüklendiğini, 29.08.2017 tarihinde ABD'nin Long Beach Limanına boşaltılmış olduğunu, dava konusu olayda akdi taşıyanın diğer davalı ... Ltd. Şti. olduğunu, kendisinin fiili taşıyan olduğunu, dava konusu mallarda hasarların 23.07.2017 - 29.08.2017 tarihleri arasında, yani ... isimli gemi ile taşınırken gerçekleşmiş olacağını, malların hasarlı olduğunun Las Vegas'taki fuar alanına teslim anında tespit edildiğini, dava konusu malların Long Beach Limanı terminalinden ... isimli bir nakliye şirketine ait bir kamyon tarafından 08.09.2017 tarihinde teslim alınmış olduğunu, malların 29.08.20147 - 08.09.2017 tarihleri arasında Long Beach Liman terminalinde beklemiş olduğunu, ...'nin konteyneri teslim aldıktan sonra 20 km uzaklıktaki ... deposuna götürmüş olduğunu, konteyner takip kayıtlarına göre dava konusu malların içine konulduğu konteynerin boş olarak 11.07.2017 tarihinde konteyner deposuna geri dönmüş olduğunu, dava konusu malların, 21.09.2019 tarihine kadar13 gün ... deposunda kaldıktan sonra ... isimli şirketin nakliye aracı ile fuar alanına taşındığını, fuarda bulunan ... isimli kişiye teslim edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde hasarın forklift çatalı darbesi ve kırılma, devrilme sonucunda meydana geldiğinin ifade edildiğini, dosyaya sunulu konişmento vb. belgelerden malların tarafından 40'ltk konteyner ile taşındığını, 40'lık konteynerin ebatlarının 11.98 mt x 2.35 mt x 2.35 mt., boş ağırlığının 3.700 kg olduğunu, konteynerin içindeki kargonun ağırlığının 5.600 kg olduğunu, toplam 10 tona yakın ağırlıkta ve 12 metre uzunluğundaki çelik bir konteynerin foıklift ile taşınamayacağını, forklift çatalının çelik konteyneri delerek içindeki mallara hasar verdiğini düşünmenin mümkün olmadığını, bu durumun da davacının iddiasının doğru olmadığını, malların Long Beach Limanından kamyon ile alınarak götürüldüğünü, konteyner dışına çıkartıldığı andan sonra zarar görmüş olduğunu, dava konusu zararın sorumluluğundaki dönem ve alanlarda gerçekleşmiş olmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/11/2020 tarih ve 2018/510 Esas - 2020/321 Karar sayılı kararında; \"Dava; nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalılardan TTK 1472 maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla yapılan takibe yönelik itirazın iptali  davası olup, uyuşmazlığın;  tarafların husumet ehliyetleri, geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı, usule uygun süresinde bir hasar ihbarının bulunup bulunmadığı, hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasar nedeniyle davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunup bulnmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dosyada; 29/08/2017 tarihinde Long Beach limanına tahliye edilen ... numaralı konteynerin gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra 08/09/2017 tarihinde Long Beach limanı ... terminalinden çıkışı esnasında ve/veya ... adlı nakliyeci tarafından kamyonla yaklaşık 20 km uzaklıktaki ... isimli depoya teslimi ve içerisindeki malların buraya tahliyesi esnasında düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmamıştır. Dosyada, 21/09/2017 tarihinde, yani mallar konteynerden depoya boşaltıldıktan 13 gün sonra depodaki sigortalı emtianın ... adlı nakliyeci tarafından kamyonla, 446 km uzaklıktaki ... adlı fuar alanına taşındığı ve burada 22/09/2017 tarihinde ... isimli şahsa  herhangi bir hasar bildirimi olmaksızın teslim edildiği ve kasaların dışının sağlam olduğu, hasarın ise ... fuarında kurulum aşamasında kasalar açıldıktan sonra tespit edildiği ve bunun üzerine ... yetkilisi tarafından 22/09/2017 tarihli bir tutanak düzenlendiği görülmüştür. Dosyada alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman/gümrük görevlileri gerekse gemi acentesi tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip \"...\" olarak tanımlanan \"Konteyner El Değiştirme ve Hasar Makbuzuna\" işlenmektedir. Ancak davayı konu olayda ... numaralı konteynerle ilgili, gerek yükleme limanı olan Ambarlı'da gerek aktarma limanı Portekiz'in Sines limanında gerekse varış limanı olan ABD'nin Long Beach limanında konteynerin dış yapısının hasarlı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tutanak dosyaya sunulmamıştır. Sigortalı ... Makina'ya ait makinadaki hasarın, ilk defa 22/09/2017 tarihinde Las Vegas'taki fuarda kurulum aşamasında ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Dava konusu 2 adet makinanm 2 ayrı ahşap kasa içerisine yerleştirilmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi ve daha sonra da bu ahşap kasaların konteyner içerisine yüklenmesi ve sabitlenmesi işlemlerinin bizzat sigortalı yükleten ... tarafından yapılmış olduğu da göz önüne alındığında makinalardaki hasara yol açan olayın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği bilirkişilerce de tespit edilememiştir.TTK  1185/1 maddesi uyarınca \"zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gi'ın içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir.\" hükmü yer alamktadır. TTK  1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğinde hasarın TTK 1185/1 maddesine  uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK  1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. TTK  1185/4 maddesi uyarınca \"eşyanın zıya veya hasan ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir\" düzenlemesi mevcuttur.Ancak yukarıda bahsedildiği üzere, hasarın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından  ve taşımaya konu konişmentolardaki \"...\" kaydı gereği yüklerin yükletenın sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından ve dosyada alınan bilirkişilerce  dosya kapsamındaki belgeler çerçevesinde yapılan teknik inceleme neticesinde, hasarın tam olarak ne şekilde, hangi aşamada oluştuğunu ve taşıyanların sorumlu tutulabileceği bir sebeple meydana gelip gelmediğini tespit edilemediğinden; hasarın, davalıların sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; gerekçeli karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporundaki tespitler somut delillere dayanmamakta olup tamamen afaki yorumlar olduğunu, davalıların zarardan sorumlu olduğunun ekspertiz raporu ve dosyada mübrez diğer deliller ile ispat edildiğini, gerekçeli kararda dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitlerin mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitlerin Mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bahisle bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğinin belirtildiğini, Yerel Mahkemenin bu görüşüne katılmadıklarını;Hasarın davalıların sorumluluğundaki taşıma sırasında meydana geldiğinin Danıştay kararı uyarınca hukuken geçerli belge niteliğini haiz ekspertiz raporu ile ispat edildiğini, ekspertiz raporunda açık bir biçimde makinenin nakliye ve aktarma sırasında darbe aldığı ve devrildiği kanaatine varıldığını, kısacası, taşıyan olan davalıların nakliye sırasında oluşan hasardan TTK'nun 1178. maddesi kapsamında sorumlu olduğunu, taşıyanın bu madde uyarınca navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, dava konusu emtianın, davalı taşıyana tam ve sağlam olarak teslim edilmesine rağmen davalılar tarafından alıcısına sağlam olarak teslim edilmediğinden bahisle davalının oluşan hasardan TTK m. 1178 uyarınca sorumlu olduğunun açık olduğunu, TTK madde1184'ün gerekçesinde ekspertiz raporunu hazırlayan sigorta uzmanlarının, resmen atanmış yetkili kişi anlamına geldiği belirtilmiş olduğuna göre, tek taraflı olarak hazırlanmış raporların değil eksper raporunun hukuken geçerli belge niteliğine haiz olduğunun açık olduğunu; Hasarın meydana gelişi, hasarlı emtianın durumu ve davalıların sorumluluğu, ... levha kayıt ve gerçek kişi sigorta eksperi ... ve ... levha kayıt numaralı tüzel kişi sigorta eksperi ... Hiz. Ltd. Şti. tarafından tespit edildiğinden bilirkişilerin tamamen afaki yorumlardan oluşan aksi yönde tanzim ettikleri raporun  hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, TTK madde 1178 uyarınca taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu ve somut olayda bu yükümlülüğe riayet etmediklerinin açıkça anlaşıldığını, dosyadan alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu rapor doğrultusunda tesis edilen Yerel Mahkeme'nin gerekçeli kararının kaldırılması gerektiğini; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda, hasarın davalıların sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair Mahkemede kanaat uyanmadığının belirtildiğini, Yerel Mahkemece her ne kadar davalıların sadece deniz taşımasından sorumluymuş gibi gösterilse de, bu durumun kabul edilemeyeceğini, 1 nolu davalı tarafından dosyaya sunulan taşıma teklifinden de görüldüğü üzere davalıların Los Angeles Liman Hizmetleri ve Fuar Alanı transferini de taahhüt ettiklerini, gerekçeli kararda, hasarın davalıların sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair Mahkemede kanaat uyanmadığı belirtilse de; 1 no'lu davalı akdi taşıyanın bizzat kendisinin sunmuş olduğu sigortalı ile yapıldığını iddia ettiği taşıma sözleşmesinde lojistik fiyatına dahil olan hizmetler içerisinde; Los Angeles liman hizmetleri ve fuar alanı transfer, araçtan tahliye ve resmi organizatör teslim kalemlerinin de yer aldığının görüldüğünü, davalının dilekçesinde fuar alanındaki teslime ilişkin belge sunduğunu, limandan sonra son teslim yeri olan fuar alanındaki teslime ilişkin belgenin dahi davalıda bulunmasının taşımanın tamamını taahhüt ettiğini ispatladığını; Davalı limandan fuar alanına kadar olan taşımayı da gerçekleştirdiği için teslim tutanağının elinde olduğunu, davalıların taşımanın tamamını sigortalıya taahhüt ettiğini, Yerel Mahkemenin verdiği kararın aksine tüm nakliye süresince meydana gelen hasardan TTK'nın 1191/4. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olduklarını, gerekçeli kararda, taşımaya konu konşimentolarda yer alan \"...\" kaydı gereği davalıların sorumlu tutulamayacağı belirtilse de, Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereğince yüklemenin yükleten tarafından yapılması durumunda bile taşıyanın sorumluluğunun devam ettiğini, bu kapsamda 1 ve 2 numaralı davalılar söz konusu hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, aksi yöndeki gerekçeli kararın hukuka aykırı olduğunu; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararda, dosyada mübrez konşimentolarda \"...\" kaydı bulunduğunun, bu kapsamda davalıların konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, taşıyanın, taşıma işini üstlendiği emtiayı teslim aldığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olup bunun için tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu; TTK madde 1091 gereğince yükleme, boşaltma ve istif işlerinin üçüncü kişilere bırakıldığı durumlarda dahi kaptanın yükleme, boşaltma ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmekle sorumlu olduğunu, anılan madde uyarınca kaptanın yükleme, boşaltma ve istif işlemlerinin icab ettiği gibi ve usulü dairesinde yapılmasını sağlamak ve istifin “… özel istifçiler tarafından yapılsa bile,…” gerektiği surette icra edilmesini denetlemekle yükümlü olduğunu, yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük zararına yol açması halinde dahi, taşıyanın bu madde nedeniyle sorumluluk altına gireceğinin ortada olduğunu, (Dr. Jur. Bülent Sözer, Deniz Ticaret Hukuku, syf. 413 – 414.) Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/5832 E. 20147/13842 K. 16.09.2017 tarihli kararında, yükleme ve istifin başkası tarafından yapılması durumunda bile kaptanın TTK madde 1091 uyarınca yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu olduğunun bu sebeple hatalı istiften dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiğinin belirtildiğini, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/04/20144 tarihli 2012/16641 E. ve 2014/7075 K. sayılı kararında da kaptanın yükleme ve istife nezaretle yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı TTK madde 1178 gereğince sorumlu olduğunun vurgulandığını; Davalıların zarardan sorumluluğu bulunduğu hususunun ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararının kaldırılması gerektiğini, hasar tespitinin yetkili uzmanlarca yapıldığından bahisle TTK madde 1185/2 gereğince bildirime gerek olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının bulunmaması halinde dahi diğer delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini; Gerekçeli kararda, dosya içeriğinde hasarın TTK madde 1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK madde 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla Mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığının belirtildiğini, davalı tarafın söz konusu hasardan haberdar olduğunu, delil listesinin 6 nolu ekinde sunulan ihtarname ile ispatlandığı üzere hasarın davalıya noter kanalı ile ihbar edildiğini, hasarın usulüne uygun olarak davalıya bildirilmediğinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte,  hasar tespitinin TTK madde1185/2 gereğince yetkili uzmanlar tarafından yapıldığından bildirime gerek olmadığını; TTK madde 1184 incelendiğinde, incelemenin \"bu husus için yetkili uzmanlar\" tarafından yapılabilmesinin mümkün olduğunun görüldüğünü, incelemenin, bu konuda eğitim almış yetkili uzman niteliğindeki eksperlerce yapıldığını, bunun yanında maddenin devamında \"mümkün oldukça diğer taraf da incelemede hazır bulundurulur\" denilmekle, her iki tarafın da katılma zorunluluğu bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, incelemenin yetkili uzmanlar tarafından yapıldığından bahisle TTK madde 1185/2 uyarınca bildirime gerek bulunmadığı açıkken Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalıların hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde bile dosyanın diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davalıların hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi, Yargıtay kararından da görüleceği üzere, hasar ihbarının yapılmaması halinde dahi dosyanın, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda hasarın ekspertiz raporu ile ve dosyaya sunulan diğer deliller ile de belgelendiğini, hasarın, Noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile bildirildiğini, hasar tespitinin resmen atanmış eksperlerce yapıldığından bahisle TTK madde 1185/2 uyarınca bildirime gerek bulunmadığını, bununla birlikte kabul etmemek kaydıyla, hasar bildirimi olmasa dahi, hasardan davalıların sorumlu olduğunun her türlü delil ile ispat edildiğinden davanın haklılığının ispatlandığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının, hasardan sorumlu oldukları iddiası ile akdi ve fiili taşıyandan rücuan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamında; dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında dava dışı şirketin, 25.09.2017 ila 27.09.2017 tarihleri arasında ABD'nin Las Vegas şehrinde gerçekleşecek \"...\" fuarında sergilenecek olan makinelerinin taşınması (lojistik hizmetleri) konusunda anlaşma yapıldığı, taşımanın ... numaralı konşimento tahtında diğer davalı ... Ticaret A.Ş. tarafından yapıldığı, konşimentoda \"...\" kaydının bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin akdi, diğer davalının fiili taşıyan olduğu, makinelerin davacı tarafından düzenlenen ... numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesi ile söz konusu taşımada gerçekleşecek rizikolar yönünden teminat altına alındığı, emtianın 23.07.2017 tarihinde Türkiye'den ... gemisine yüklendiği, 29.08.2017 tarihinde Long Beach limanında tahliye edildiği, 08.09.2017 tarihinde bu limandan depoya aktarıldığı, 21.09.2017 tarihinde depoya boşaltıldığı, 22.09.2017 tarihinde fuar alanında ... isimli kişiye teslim edildiği, 24.09.2017 tarihinde fuar alanında kaza tespit tutanağının düzenlendiği, tespit tutanağında kasaların makine şeklinde oldukları ve hasarın kasalar açılana kadar görülmediğinin belirtildiği, dava dışı sigortalı tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ye 27.09.2017 tarihli Noter ihtarnamesinin gönderildiği ve paketleme makinesi cinsi emtiada hasar olduğunun bildirildiği, davacı tarafından emtianın Türkiye gelişinden sonra 17.01.2018 tarihinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığı, ekspertiz raporunda makinenin nakliye, aktarma esnasında devrilmesi neticesinde hasarın oluştuğu kanaatinin bildirildiği, davacı tarafından dava dışı sigortalıya 22.03.2018 tarihinde 46.642,12 TL hasar tazminatının ödendiği, hasar tazminatı makbuzu ve ibraname başlıklı belge ile dava dışı sigortalının dava talep ve haklarını davacıya temlik ettiği, bundan sonra davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların süresi içerisinde yaptıkları itiraz üzerine takibin durduğu ve somut davanın açıldığı sabittir.TTK'nın 1185/1. maddesi uyarınca; zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Maddenin 4. fıkrası uyarınca ise, eşyanın zıyaı ve hasarı bildirilmez ve tespit ettirilmezse, taşıyanın eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Bu noktada ispat yükü karinenin aksini iddia edene aittir. Somut dosyada; emtianın 22.09.2017 tarihinde fuar görevlisine teslim edildiği, teslim tutanağına herhangi bir hasar kaydının şerh edilmediği, 24.09.2017 tarihinde fuar alanında düzenlenen tutanakta hasarın haricen anlaşılamadığının belirtildiği, buna göre hasarın en geç 25.09.2017 tarihinde davalı tarafa bildirilmesi gerektiği, dava dışı sigortalı tarafından gönderilen Noter ihtarnamesinin 27.09.2017 tarihli olduğu ve ihtarnamede hasarın genel olarak neye ilişkin olduğunun açıklanmadığı, davacı tarafından fuar alanında ve hasarın tespit edildiği anda tarafların katılımı ile yaptırılmış bir ekspertiz incelemesinin bulunmadığı, ekspertiz incelemesinin emtianın Türkiye'ye getirilmesinden sonra ve davalıların katılımı olmaksızın  yapıldığı, dolayısıyla TTK'nın 1185. maddesinde düzenlendiği şekilde yapılmış bir hasar ihbarı ve tespitin bulunmadığı, mezkur maddenin 4. fıkrası uyarınca emtianın taşıma senedinde yazılı şekilde teslim edildiği ve hasarın davalıların sorumlu olmadıkları bir sebepten ileri geldiği kabul edileceğinden davacının bu durumun aksini, yani hasarın davalıların sorumlulukları kapsamında meydana geldiğini ispat etmesi gerektiği, davacının iddiasının ispatını TTK'nın 1178 ve 1091. maddelerindeki hukuki düzenlemelere dayandırdığı, TTK'nın 1178/1. maddesinde, taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunun, 1091/1. maddesinde de, kaptanın, yükleme ve boşaltma araçlarının kullanılma amaçlarına uygun durumda olmasına ve istifin, özel istifçiler tarafından yapılsa bile, denizcilikte geçerli olan kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesine dikkat etmek zorunda olduğunun düzenlendiği, konşimentoda yer alan \"...\" kaydı uyarınca emtianın ambalajlanması, (kasa içerisine alınması) konteynere yüklenmesi, istiflenmesi ve mühürlenmesinin dava dışı sigortalı tarafından yapıldığı, emtianın en son fuar alanına teslimi de dahil olmak üzere taşımanın hiç bir evresinde konteynerde herhangi bir hasar bulunduğuna dair bir tespit yapılmadığı, tutanak düzenlenmediği, fuar alanında düzenlenen 24.09.2017 tarihli tutanağa hasarın ancak kasaların açılması ile görüldüğünün şerh edildiği, bu minvalde Mahkemece de kabul edildiği üzere davacı tarafından, makinelerin konteynere yüklenmeden önce hasarsız olduklarının ve hasarın, makinelerin ambalajlanması, konteynere yüklenmesi ve istiflenmesi işlemlerini yapmayan davalıların sorumluluğunu gerektiren bir nedenden ileri geldiğinin ispat edilemediği, Mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬ TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/09/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6efba5250d0f12b0","SID":"8853404da8f9d449"}}