{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1697 Esas<br>KARAR NO: 2023/1338 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>( DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA ) <br>TARİHİ: 19/07/2022 <br>DOSYA NUMARASI: 2022/226 Esas - 2022/475 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 21/09/2023<br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı \"sigortalı\" ... (DE) ... numaralı Nakliyat Emtia Alt Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkil ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olduğunu, dava dışı \"sigorta ettiren\" ... SAN. A.Ş.’nin ... no.’lu Nakliyat Emtia Abonman Poliçesi dahilinde, sigortalı sıfatıyla ... adlı firma, Meksika’daki Amerikan Konsolusluğu inşaatında kullanılmak üzere, 28.01.2020 tarih ve ... numaralı faturalar muhteviyatı doğal taş cinsi yapı malzemesi emtiasını, ... Tic. A.Ş. adlı firmadan  satın aldığını, alıcı ile satıcı arasında FOB satış usulüne göre satış yapıldığı anlaşıldığını, satımı konusunda anlaşılmış olan:  4 adet konteyner,   55 tahta kasa doğal taş cinsi yapı malzemesi olan (Brüt; 106.110 kg.) Hindistan menşeli emtianın taşınması hususunda, Hindistan'ın Mundra Limanı'ndan  Meksika Veracruz Limanı'na kadar olan transit nakliyesi için ... ile anlaşıldığını, emtianın konteynerlere yükleme ve sabitleme işlemi de yine \"...\" firması tarafından yapılmış olup, uyuşmazlığa konu olayımızdaki taşıma türü, emtiaların tek bir akdi taşıyanın sorumluluğu altında yapılan \"multimodal taşıma\" olduğunu,  davalı şirketler taşıyan konumunda olduğunu ve yükün hasarlanması multimodal taşıma sırasında gerçekleştiğini, söz konusu hasarın oluşmasında kusuru bulunduğundan dolayı müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca dava harcın eksik yatırıldığını, dava konusu  taşımanın müvekkili ile alakasının bulunmadığını, davanın ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, hasarın Meksika içindeki iç kara nakliyesi esnasında meydana geldiğini, hasar hesabının hatalı yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 19/07/2022 tarihli celsesinde davalı ... yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş olup, yine ilk derece mahkemesinin 2022/306 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/07/2022 tarih ve 2022/226 Esas - 2022/475 Karar sayılı kararı ile; \" Dava;  taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı  tarafından  satın alınan  doğal taş cinsi  emtianın ...  sayılı konişmento tahtında  Mundra Limanından Veracuz  Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın hasarlandığının  tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda  tespit edilen  hasar bedelinin davacı tarafça  dava dışı sigortalısına  ödendiği ve  bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davaya konu  konişmentonun acente kaydı ile taşıyan adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının da  fiili taşıyan ... Adına ve acente kaydı ile yabancı acente tarafından  düzenlendiği görülmüştür. TTK'nun 105.maddesinde \"acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği\" hükmü düzenlenmiş olup  anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalının  taşımayı üstlendiğine dair başkaca bir delilin de sunulmadığı görülmekle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından  davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1 no.lu davalı taraf ... A.Ş.'ye karşı yöneltilen davanın, pasif dava ehliyeti bulunmadığından ötürü reddine dair itirazlarına ilişkin olarak; İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada husumetin ... A.Ş. Ve ...'nin kendisine yöneltildiğini, TTK 105. maddesine göre, \"acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği\" hükmü düzenlenmiş olup acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılmasının mümkün olmaması gerekçesi ile davanın ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmiş olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, Davalı tarafın kendilerine 07.07.2022 tebliğ tarihli cevap dilekçesinde; ...'nin ... no.lu konişmentosu tahtında emtiaların nakliyesinin \"türk unsuru olmaksızın\"  gerçekleşmiş olduğuna dair iddiaları mevcut olup bu iddianın tamamıyla yanlış olduğunu, Öncelikle davaya konu taşımada satıcı konumunda olan dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. firmasının bir Türk fiması olup, dava dışı ... firmasına düzenlemiş olduğu dosyada delilleri arasında mübrez FOB Satış faturasının mevcut olduğunu, ayrıca emtiaları sigorta ettiren dava dışı ... firmasının da Türk olup, ... firması arasında joint venture ilişkisi mevcut olduğunu, delilleri arasında mübrez ve işbu dilekçelerine ekli Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/02/2021 tarihli yazılarından da anlaşıldığı üzere ... firmasının Türkiye'de vergi mükellefi olduğunu, Davalı taraf(lar)ın sunmuş oldukları cevap dilekçeleri ile (1) no.lu davalı ... A.Ş.'nin, yine davası tefrik edilen (2) no.lu davalı yabancı taşıyan ...'nin Türkiye'deki temsilcisi yani acentesi olduğunu beyan ettiklerini, Öncelikle (1) no.lu davalı ... A.Ş.'nin faaliyet alanının acentelik iş ve işlemleri üzerine olup Türkiye'de Anonim Şirket olarak kurulduğunu ve kendi tüzel kişiliği bulunmakta olduğunu, 20.05.2022 tarihli dava dilekçelerinde belirtilmemiş olsa ve acenteye karşı \"izafeten\" dava yöneltilmemiş olsa dahi, hasarlı yüklere ilişkin konu taşımanın tümünün (2) n.lu davalı ...'yi ülkemiz içerisinde temsil eden ve Anonim Şirket statüsünde olan davalı tarafın sorumluluğu altında yapılmış olduğu gerçeğini değiştirmediğini, \"6762 sayılı T.T.K.nun 117/3. maddesi uyarınca yabancı firma veya şirketin Türkiye'de merkezi veya şubesi bulunmadığı halde onun nam ve hesabına arızide olsa işlem yapan acente sayılır.  Türk Ticaret Kanunu'nun 116. maddesi anlamında navlun sözleşmesine aracılık eden acentası olması, asile izafeten acentesine TTK'nın 117/3 ve 119/2 maddesi hükümlerine göre dava açılabilmesi ve tebligat yapılabilmesi için TTK'nın 119/1 maddesi uyarınca; acentenin \"aracılıkta bulunduğu veya akdettiği bir sözleşmenin\" bulunması gerektiği, TTK'nın 119/2 maddesi uyarınca acentenin fiilen aracılıkta bulunduğu veya müvekkili adına ve hesabına bizzat gerçekleştirdiği sözleşmeler kapsamında müvekkili namına davaya muhatap olabilmektedir.\" İlk Derece Mahkemesinin pasif husumet yokluğundan ötürü davayı usulden reddetmiş olmasının hukuka, usul ve dava ekonomisine aykırı bir durum olduğunu, Yargıtay'ın taşımanın dava dışı şirket tarafından yapılıp davalının onun acentesi sıfatıyla hareket etmiş olduğu gözetilerek yapılmış olduğuna ilişkin kararları mevcut olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu; Davalı taraf(lar)ın cevap dilekçesinde bahsetmiş olduğu, davaya konu taşımanın tümünde yabancı unsurların mevcut olup, dava konusu taşımanın Türkiye ile bir ilgisi ve alakasının bulunmadığının doğru olmadığını, çünkü ... SAN. A.Ş.'nin ... no.’lu Abonman Poliçesi dahilinde \"sigorta ettiren\" sıfatına haiz olduğunu, ... San. Tic. A.Ş. ile dava dışı sigortalı firma ... arasında dünyanın çeşitli yerlerindeki Amerikan Elçiliklerinin inşaatının yapılması amacıyla \"...\" ilişkisi kurulduğunu, bu sebeple söz konusu inşaat işlerinin yapımı için ortak bir menfaat üzerinden ortak şekilde hareket etmekte olduklarını, dolayısıyla ... Tic. A.Ş.'nin, katıldığı ortaklık kapsamında ... Şirketine ilişkin gerekli işlemleri yapma yükümlülüğüne haiz olduğunu, ayrıca davaya konu taşıma esnasında hasarlanan emtiaların yine bir Türk firması olan dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. adlı firmadan (yine Amerikan konsolosluğu inşaatında kullanılmak üzere) satın alındığını, 1 nolu davalı ... A.Ş.'NİN konu taşımada \"fiili taşıyan\" sıfatı bulunmasa dahi dosyada mübrez evraklardan açıkça anlaşıldığı üzere ve Maersk antetli \"ihracat faturası\"ndan görüleceği üzere, multimodal taşımanın tamamının ... (Yeni ünvanla ...), orijinal konşimentonun da ... FİRMASI tarafından düzenlenmiş olduğunu, (Danimarka'lı ... firmasının 14.11.2019 tarihinde şirket ünvanını ... olarak değiştirmiş olduğunu ) Somut olayda 4 adet konteyner - 55 tahta kasa doğal taş cinsi yapı malzemesi (Brüt; 106.110 kg.) Hindistan menşeli emtianın ... numaralı konşimento muhteviyatında deniz yolu taşıması ile tüm transit taşımaların ( multimodal taşımacılık) (2) no.lu davalı ... (yeni adıyla ...) tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, (1) no.lu davalı taraf ... A.Ş.'nin de karşı tarafın kendi cevap dilekçelerinde belirttiği gibi dava konusu taşımayı üstlenmiş bulunan Danimarkalı yabancı taşıyan (2) no.lu davalı firma ...'nin Türkiye'deki temsilcisi olduğunu, Ayrıca eksper raporunda konu multimodal taşımanın tamamının ... (...) tarafından organize edildiğinin navlun faturasından anlaşılmakta olduğundan bahisle, hasarın hangi aşamada meydana gelmiş olduğundan bağımsız olarak firmanın tam ve sağlam olarak almış olduğu emtiayı alıcısına hasarlı olarak teslim etmesi nedeniyle hasardan sorumlu tutulabileceği yönünde görüş ve kanaatine varıldığını, Konu multimodal taşımada akdi taşıyan olarak (1) no.lu davalı ... A.Ş.'nin, (2) no.lu davalı ... adına tüm taşımayı ayarladığı ve söz konusu taşımanın tüm hatlarına hakim olan davalı tarafların, taşıma süresi boyunca sorumluluğunun tartışılmaz olduğunu, akdi taşıyan olarak, emtialar Meksika'ya vardıktan sonra Meksika içinde yapılacak iç kara nakliye işinin  dava dışı ... tarafından üstlenmiş olması, davalı tarafların iddiasının aksine, şirket genel merkezi Danimarka'da bulunan eski adıyla ..., yeni adıyla ... firması adına acente vasfıyla hareket etmesinden ötürü, her halükarda \"...\" adına hareket eden ... A.Ş. firmasının da konu taşımadan sorumluluğunun doğacağını, Zira davalı taraf(lar)ın cevap dilekçelerinin 4. sayfası son paragrafında; \"Ayrıca davacı delilleri arasında yer alan navlun faturası da incelendiğinde bu navlun faturasının \"..., Kopenhag -Denmark'da mukim yabancı taşıyan ...'nin ABD'deki acentesi ... Firması tarafından düzenlendiği görülecektir.\" şeklinde beyanda bulunarak ... firmasının zaten ... firması adına hareket eden Amerika'daki acentesi olduğunu ikrar etmiş olduğunu, Sonuç olarak davalı taşıyan tarafların sorumluluğu altında iken, emtianın tahliyesi esnasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılmış olmasından ötürü hasarın meydana geldiğinin açık ve net olduğunu, Ayrıca, araçların şantiye sahasına ulaşması sonrası, malın teslimi esnasında tespit edilen hasarların, şantiye çalışanlarınca çeki listeleri üzerine işaretlenerek ve fotoğraflarla kayıt altına alındığını, Uyuşmazlık konusu olayda, emtianın gemiye tam ve sağlam olarak yüklenmiş olup aksi yönde herhangi bir tutanak, şerh mevcut olmadığını, gerek Yargıtay Kararları gerekse ilgili kanun hükümlerinde izah edildiği üzere taşıyan tarafın sorumluluğunda iken meydana gelen zararlardan taşıyan tarafın kusursuz sorumluluğu bulunmakta olduğunu, taşıyan tarafından kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak, yüke ihtimam borcunun yerine getirilmediğini, ezcümle taşıyan tarafın kendi sorumluluğunda meydana gelen hasırlardan asli ve kusursuz olarak sorumlu olduğunu, Sonuç olarak; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2022 tarih ve 2022/226 E - 2022/475 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen tespit edilecek nedenlerle; İstinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde 2020/226 Esas - 2022/475 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Yeniden yargılama yapılarak  talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibin devamına, Vekâlet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava konusu taşımaya konu emtianın hasara uğraması sebebiyle davacının nakliyat emtia alt abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalı acente ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet eksikliği sebebiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili, dava dışı sigortalısı tarafından dava dışı şirketten alınan emtianın Mundra/Hindistan limanından Veracruz/Meksika limanına kadar taşınması için iş bu dosyadan tefrik edilen davalı ... (Eski Ünvan ...) ile deniz taşıması sözleşmesinin akdedildiği, bu davalının fiili taşıyıcı, diğer davalı ... Anonim Şirketinin fiili taşıyıcının acentesi olduğunu, emtianın hasarlanması sebebiyle sigortalısına nakliyat emtia alt abonman sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapıldığını, emtianın taşıma sırasında hasarlanması sebebiyle zarardan ve ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunu ve ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davalı ... Anonim Şirketinin, ...nin Türkiye'deki genel yetkili acentesi olduğunu, dava konusu taşımanın Türkiye ile ilgisinin olmadığı gibi dava konusu taşımaya aracılık etmediğini, bu sebeple davalıya doğrudan ve izafeten davanın yönlendirilemeyeceğini, davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet eksikliği sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 105. Maddesinde; \"(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. (3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye'de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.\" hükmü düzenlenmiştir. Somut davada; taraflar arasında ...nin dava konusu emtianın fiili taşıyıcısı olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine iş bu dosyada tefrik edilen davalı fiili taşıyıcı ...nin Türkiye'deki yetkili acentesi olduğu gerekçesi ile iş bu dava yönlendirilmiştir. Ancak yukarıda belirtilen TTK'nın 105. maddesi uyarınca acenteye izafeten dava yönlendirilebilmesi için acentenin dava konusu sözleşmeye aracılık etmesi veya sözleşmeyi akdetmesi gerekmektedir. Oysa davalının davaya konu taşıma sözleşmesine aracılık ettiğine veya sözleşmeyi akdettiğine dair davacı vekili tarafından dosyaya herhangi geçerli bir delil ve belge sunulmamıştır. Navlun faturasının ...'nin Amerika'daki acentesi ... tarafından düzenlendiği, konşimentonun ise ...'nin Danimarka'daki acentesi ... tarafından düzenlendiği görülmüştür. Kaldı ki davalı genel yetkili acentenin dava konusu taşımayı üstlendiği ilişkin bir delilin de dosyada bulunmadığı, davalı acentenin 6102 sayılı Kanun'un 1238 inci maddesi gereğince taşıyan sayılamayacağı, 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca acenteye dava yöneltilebileceği hallerde dahi doğrudan yöneltilemeyeceği, ancak taşıyana izafeten dava yöneltilebileceği açıktır. Bu sebeple davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir ve davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ver gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/09/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fea8a23a0cf70383","SID":"2a7ebc86cf1b8d42"}}