{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1276 <br>KARAR NO: 2023/1496<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2020/456 E. - 2022/213 K. <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, dava dışı ... firmasına ait kendi yürür kamyon ile kendi vurur ... ağır yük vincinin taşınması için ... adlı  şirketin  acentesi davalı ... AŞ ile anlaştığını, ... ağır yük vinci ile kamyonun 21.11.2017 tarihinde, Gana/Tema limanından rampalı ... gemisine şoförler tarafından sürülerek yüklendiğini ve önce Belçika/Antwerp limanına getirildiğini, vinç ve kamyonun Belçika/Antwerp limanında bir süre bekledikten sonra başka gemi ile Bursa/Borusan limanına getirilmesinin planlandığını, vinç ve kamyonun şoförler tarafından sürülerek gemiden Belçika/Antwerp limanına indirildiğini, vinç ve kamyon Belçika/Antwerp limanında tekrar yükleneceği gemiyi beklerken davalı şirketten gelen 05.01.2018 tarihli e-posta mesajında, ... marka ağır yük vincinin Antwerp limanında beklerken hasarlandığının bildirildiğini, Belçika/Antwerp limanından alınan survey raporundan, vincin Türkiye'de onarılmasının daha ekonomik olacağının anlaşılması üzerine, hasarlı vincin Türkiye'ye getirilmesine karar verildiğini ancak hasarlı vincin artık yürüme özelliğini kaybettiği için mafi araç ile gemiye yüklendiğini, 5.044 Euro mafi araç hizmet bedeli ödendiğini, davalı şirkete de 05.11.2018 tarihli, 5.044 Euro tutarında fatura düzenlendiğini, ancak davalı şirket tarafından Mersin ... Noterliğinin 07.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın iade edildiğini, ... ağır yük vincinin hasarlı olduğundan varış limanından alıcıya götürülebilmesi için tekrar araç kiralandığını, 5.900 TL nakliye bedeli ödendiğini, davalı şirkete de 05.11.2018 tarihli, 5.900 TL tutarında fatura düzenlendiğini ancak davalı şirket tarafından Mersin 1 Noterliğinin 07.12.2018 tarih ve 13909 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu faturanın da iade edildiğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 17.10.2018 tarihli, ... sayılı ihtarnamesi ile iade edilen 2 faturanın ödenmesinin davalıya bildirildiğini, ancak davalının Mersin ... Noterliğinin 13.11.2018 tarihli, ... sayılı ihtarnamesi ile sorumluluk kabul etmediklerini ve ödeme yapmayacakların bildirildiğini ileri sürerek,  fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 5.044 Euro mafî araç bedelinin ödenme tarihi itibariyle 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının en yüksek Euro faizi ile tahsiline ve 5.900 TL nakliye bedelinin ödenme tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerin Mersin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını,  müvekkilinin ... şirketinin acentesi olduğunu,  davanın önce ... şirketine yönlendirilmesi gerektiğini, Belçika Antwerp limanında meydana gelen hasardan acente sıfatı ile sorumlu tutulamayacaklarını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,  Belçika Antwerp limanında aracın kendi kusuru nedeniyle hasar gördüğünü, yükün hiçbir hasar kaydı düşülmeden teslim alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava,  Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, dava dışı 3. Kişiye ait BMC kamyon ve krutp ağır yük vincin taşınması esnasında meydana gelen hasardan dolayı davalının sorumlu olup olmadığı, hasar sebebiyle oluşan masraflardan davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 20/10/2021 tarihli raporda, Davacının taşıma işleri komisyoncusu olduğu, taşımayı organize etmekle yükümlü olduğu, esas itibariyle yükün arızalanması sebebiyle yükün gemiye yüklenememesi sebebiyle, yükün gemiye alınması masraflarını üstlenmekle yükümlü olmadığı, yaptığım iddia ettiği harcamaların vekaletsiz iş görme esasına dayandığı, masrafları yaptığım belgelemesi ihtimalinde aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, Pasif husumetin yönlendirildiği Atako'nun dosya içeriğinde yer alan konişmento örneklerine iz göre davalının aktarma limanı Antwerp' te taşıtan/yükleten olan ...'nin acentesi olduğu, Davacının yükün gemiye alınmasına ilişkin olarak yaptığı masraflardan kimin sorumlu olacağının tespitinde, aksi kararlaştınlmadıkça, yükün geminin yanına kadar getirilmesi yükleten/taşıtanın, yükün gemi içerisine alınması kapsamında yapılan olağan nitelikteki masraflar ise taşıyana ait olduğunun dikkate alınması gerektiği, taşıtan/yükletenin yükü geminin yanına kadar getirmesinin kapsamına yükün geminin içerisine alınmaya hazır halde getirmesinin de dahil olduğu, yükün arızalı olması sebebiyle yükün gemi içerisine alınmadığı bu sebeple, söz konuş masraftan ara limandaki taşıtan/yükletenin sorumlu olması gerektiği, ...'nun bu sıfata sahip olmaması sebebiyle pasif husumet ehliyetine sahip olmadığı, Dava konusu ... KMK 3045 marka tipi mobil vincin Belçika Antwerp limanında nasıl hasar gördüğü ile ilgili dosyada bilgi belge olmadığı; hasarların dökümü incelendiğinde Türkiye'de onarılmasının daha kolay ve ekonomik olduğu; Hasarlı mobil vincin Belçika Antwerp limanında mafi aracı ve 5.044 Euro bedel İle taşınmasının uygun olduğu ancak davacı ... ödeme belgesinin dosyada olmadığı, Mobil vinç için yeni satın alınan 1 adet akünün 1.770 TL bedelinin taşıma ve kaza ile ilgisinin olmadığı için talep edilemeyeceği, Hasarlı mobil vincin KDV dahil 4.130 TL bedel ile Bursa'dan İstanbul - Tuzla'ya araç üzerinde nakledilmesinin uygun olduğu ancak davacı ... tarafından 4.130 TL nakliye bedelinin ödendiğini ispatlayan belgenin dosyada olmadığına ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ile dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün olarak düşünüldüğünde ; Dosya içerisinde iki konişmento yer almakta olup, ana konişmentoya göre ; taşıyan : ... ( ...), Yükleten/Taşıtan ..., Gönderilen ise ... Ltd Şirket olup, ...  (Kombine taşımaya ilişkin konişmento) ya göre; Taşıyan ..., Yükleten/ Taşıtan ..., Gönderilen ise ...'yi temsilen davalı ...'dur. Taraflar arasındaki e posta yazışmalarından davacının taşıma işleri komisyoncusu olduğu, taşımanın organize edilmesi yükümlülüğünü üstlendiği, vincin hasarlanması sebebiyle ara liman (aktarma limanı) Belçika/Antwerp' te yükün gemiye yüklenebilmesi için normal şartlarda kullanılmayan mafi vincin kullanılması zarureti doğması ve ayrıca vincin kendi kendine hareket edememesi üzerine bazı masraflar yapıldığı, davacının (taşıma işleri komisyoncusunun) yükün gemiye alınmasını sağlamak için masraf yapmak yükümlülüğünün bulunmamasına karşın yükün gemiye alınması için masraf yaptığı, davacının bu talebinin temeli vekaletsiz iş görme olup davacı aktif husumet ehliyetine sahiptir. Kombine taşıma konişmentosunda aktarma limanı Antverp'te, yükleten/taşıtan ... olup aksi kararlaştırılmadıkça, yükün geminin yanına kadar getirilmesi yükleten/taşıtanın, yükün gemi içerisine alınması kapsamında yapılan olağan nitelikteki masraflar ise taşıyana aittir. Konişmentodan bu esasın aksinin kararlaştırıldığı tespit edilememektedir. Ancak burada olağan sayılamayacak masraf söz konusudur. Esasen taşıtan/ yükletenin yükü geminin yanına kadar getirmesinin kapsamına yükün geminin içerisine alınmaya hazır halde getirmesi de dahildir. Dava konusu uyuşmazlıkta yük, geminin yanına kadar getirilmekle birlikte yükün kendi kendine hareket ederek geminin içerisine girmesi gerekirken, yükteki arıza sebebiyle bu mümkün olmamış ve yükleme için öngörülemeyen masraf yapılmış, yük geminin içerisine alınamayacak durumdadır. Bu sebeple, masrafın esasen taşıtan/yükleten tarafından yapılması gerek olup ...'nin söz konusu masrafları karşılaması gereklidir. Davalı somut taşıma bakımından yükleten/ taşıtan sıfatına sahip olmayıp , davalı ..., dava dışı ...'nin acentesi sıfatına sahiptir. TTK'nun 105.maddesinde \"acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği\" hükmü düzenlenmiş olup  anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalının taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delilin de sunulmadığı, bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla  davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur\"  gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; acentenin, müşteri ile ilişki kurarken üçüncü kişi adına ve hesabına hareket ettiğini,  bunun sonucu olarak da sözleşmenin tüm sonuçlarının acentenin müvekkili üzerinde doğduğunu, dolayısıyla yapılan sözleşme ile aslında acentanın müvekkilinin hak sahibi olduğunu ve  borç altına girdiğini,  Yargıtay uygulamasında da asli husumet müvekkile olmakla birlikte, acentenin temsilci sıfatına sahip olduğunun kabul edildiğini, dava dilekçesinden acentenin temsilci olarak muhatap alındığının anlaşılmasının yeterli görüldüğünü, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.04.2014 tarih 2013/17336 Esas,  2014/6591 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.02.2018 tarih 2017/103 Esas,  2018/250 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, TTK'nın 105. maddesi metninde \"izafeten\" ifadesi geçmediği gibi izafeten sorumluluğun husumet şartı olduğuna dair bir ifade de yer almadığını, dava dilekçesinde Yargıtay kararlarında da işaret olunduğu üzere  \" ... ağır yük vincinin taşınması işi için ... adlı şirketin acentası olan davalı ... ile anlaşıldığı ...\"   ifadesinin net bir biçimde yazılı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde de \" ... Müvekkil ... A.ş Mersin’de mukim forwarder/acentedir. Acente olduğu konşimentoda açıkça görülmektedir. Taşımaya aracılık etmiştir. fiili taşıyıcı ... şirketine acenteliğini yaptığımız ... firması müşteri konşimentosu düzenlemistir.  ... A.Ş. ... firmasının Türkiye acentesidir. Her iki konşimento ektedir. Davacı davasını ... şirketine yöneltmelidir. Bu şirkete izafeten müvekkilimize acente sıfatı ile dava açılabilir. Doğrudan hasım gösterilmesi hatalıdır. dava dilekçesinde ilk sayfa üçüncü satırda davacı müvekkilimizin ... acentası olduğunu bildiğini belirtmektedir. Davacının bilgisi dahilindedir. ...\" ifadelerinin yer aldığını, bundan dolayı mahkeme kararının yasaya, usule ve Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma işleri komisyoncusu davacının taşıma sırasında hasarlanan emtia nedeniyle yaptığı masrafların davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 105.maddesinde; \"Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya içeriğinde bulunan ... numaralı konişmentoya göre taşıyan ... (...), yükleten/taşıtan ...,  alıcı/gönderilen  ... Ltd.Şti.'dir. ... numaralı ... (Kombine taşımaya ilişkin konişmento)'ya göre taşıyan ..., yükleten/taşıtan ..., gönderilen ise ...'yi temsilen ve onun adına  davalı şirkettir. Somut olayda, davacı, taşıma işleri komisyoncusu olup emtianın hasarlanması sebebiyle ara liman (aktarma limanı) Belçika/Antwerp'te yükün gemiye yüklenebilmesi için normal şartlarda kullanılmayan mafi vincin kullanılması zarureti doğması ve ayrıca vincin kendi kendine hareket edememesi üzerine bazı masraflar yapıldığını, davacının da yükün gemiye alınması için masraf yaptığını ileri sürmüş olup eldeki davada da davacının bu masrafların tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Ana konişmentoya göre  taşıyan ... (...)'dir. Aktarma limanına gelen emtianın buradan Gemlik limanına taşınması aşamasında düzenlenen konişmentoda ise ... (...) şirketi taşıtan, davalı da emtiayı Gemlik limanında bu şirket adına teslim alacak olan acentesi yani davalı şirkettir. Bu durumda davalının  acente sıfatıyla taşıma ilişkisinde yer aldığı, dava dilekçesinde doğrudan davalı gösterilen davalı şirketin taşıyıcının acentesi olup, acente sıfatıyla hareket ettiği, davacı tarafından doğrudan davalı acenteye husumet yöneltildiği, dava dilekçesinden davanın ...'ye izafeten  davalıya yöneltildiği  sonucunun çıkmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.09.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9ec42d7fde34fc6","SID":"2245ade1ce4edfb4"}}