{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/986 <br>KARAR NO: 2023/1039<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2020<br>NUMARASI: 2017/11 E. -  2020/8 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ın, göndereni ihbar olunan ... Ltd.Şti, alıcısı ... olan emtiayı Monrovia/Liberya ile Luanda arasında taşınmasını üstlendiğini, emtianın davanın talebi ile yüklendiğini, davacının acentası olan ... firmasına ... tarafından ardiye masrafları ve taşıma bedelleri konusunda fatura düzenlendiğini, acentenin de yükün ilk taşıma destinasyonu olan ...-... kısmında oluşan masraflar ile taşıma bedellerini, davalı ...'ın kusurlu ve talimata aykırı teslimi nedeniyle ödenmek zorunda bırakıldığını, yükün ilk önce ...’daki alıcı şirkete tesliminden vazgeçildiğinden ...'daki başka bir firmaya tesliminin sağlanması için yeni bir güzergah tayin edildiğini, alıcının değişmesinden kaynaklanan navlun ve ardiye bedellerinin de ihbar olunan şirkete aracı olan davalı ... şirketince ödenmediğini, davalı ...'ın  taşımayı davacının talebi ile üstlendiğini ve taşıma bedellerini müvekkili ile acentesinden tahsil ettiğini, buna rağmen usulsüz talimat ile davacıdan bu talimatı saklayarak yükü konşimentosuz teslimden kaçınmadığını, müvekkil şirketçe yükün yeni alıcısı durumunda olan ... şirketine, davacının onayı ve talimatı olmaksızın ve konşimento aslı ibraz edilmeksizin teslim edilmemesi konusunda yazılı ve sözlü talimat verilmesine rağmen yükün konşimentosuz olarak, davacı şirket ve acentenin onayı olmaksızın teslim edilmesi nedeniyle oluşan ardiye ve ek taşıma ödenmeksizin davacı şirketi zarara uğrattığını, ardiye ve navlun bedellerini alamaması nedeniyle yükün konşimentosuz teslimine onay verilmediğinin bildirilmesine rağmen, kötü niyetli şekilde kusurlu teslim nedeniyle oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalının edimini eksik ifa etmesine rağmen taşama nedeniyle oluşan tüm alacaklarını müvekkili ile acenteden tahsil ettiğini, gönderici ... Şirketi'nin yükün bedelinin alıcı tarafından ödenmemesi nedeniyle tüm bedeli müvekkilinden rücu edeceğine ilişkin talepte bulunduğunu, taşıma nedeniyle oluşan ardiye giderlerinin de gönderenini aracısı olan davalı ... şirketi tarafından, müvekkilinin kusurlu ve konşimentosuz teslimin tek alıcısıymış gibi ödenmediğini, müvekkilinin davalı ...'ten talepte bulunma hakkı bulunduğunu ve keşide edilen 20.11.2015 tarihli ihtarla 80.073,05 TL zararın talep edildiğini, taşıma hukukuna göre taşımanın devamı sırasında gönderilenin değişmesi, varış yerinin değişmesi, malın kendisine iadesi veya bir depoda kendi adına bekletilmesi veya taşıma senedi üzerinde değişiklik yapılmasına ilişkin talimatların gönderen tarafından taşımayıcıya verilebileceğini, taşımacının da bu talimatlara uyması gerektiğini ve talimat almaksızın malı konşimentosuz olarak teslim edemeyeceğini, oysa dava konusu emtianın konşimentosuz şekilde alıcıya teslim edildiğini, gönderen ... şirketinin yükün bedelini teslim alan alıcıdan alamaması nedeniyle, gönderen adına davacı ile taşıma işini organize eden diğer davalı ... gönderen tarafından müvekkilinin taşıma ve ardiye giderlerinin ödenmediğini, gönderenin emtiayı göndermek üzere ... Şirketine teslim ettiğini, ...'nın da taşımayı davacının yapmasını talep ettiğini, davacı yükün varma limanında ...'ye tesliminde anlaşılmasına rağmen, malın alıcı tarafından alınmaması üzerine, sonradan müvekkiline verilen talimatla alıcı taraf değiştirilerek yeni alacı olan ...'a Luanda/Angola'da tesliminin istendiğini, varma ülkesindeki bürokratik işlemler nedeniyle  davalı taşıyıcının göndericiden talimat alarak yükü konşimentosuz şekilde ...'a teslim ettiğini, buna rağmen gönderenin ...'e karşı ek taşıma ve ardiye ücretlerini ödememesi nedeniyle müvekilinin zararın doğduğunu, müvekkilinin davalı ...'e göre taşıtan olması nedeniyle müvekkilinin talimatının yerine getirilmesi gerektiğini, gönderen ile taşıyıcı arasındaki bu gizli ilişki nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını savunarak, 51.498,05 USD alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...'e izafeten ... A.Ş. vekili savunmasında özetle; müvekkilinin acentelik hizmet vermemesi nedeniyle husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın doğrudan taşıyan ...'ne yönetilmesi gerektiğini, Türk mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığını, konşimentoda yükleten olarak ... Ltd. Şti.'nin, gönderilen olarak da ... şirketinin yer aldığını, TTK'nın 1200.maddesi uyannca ... Ltd firmasının taşıtan olduğunu, müvekkilinin taşımanın hiç bir kısmında yer almadığını, davacının da konşimentoya göre taraf olmadığını, davacının elinde orijinal konşimento bulunmadığını, dava konusu taşımanın tarafı olmayan ve bu taşımaya konu konşimentonun da yasal hamili olmayan davacının yabancı taşıyan ...'e talimat verme hakkının bulunmadığını, taşımaya ilişkin konşimentoda \"yükleten\" olarak yer alan \"...\" firmasının (ihbar olunan) talimatı ile yüklerin ... tarafından alıcısına konşimentosuz teslim edildiğini, nama yazılı konşimentolarda TTK'nın 1232/4.maddesi uyarınca taşıyanın yükletenin talimat ile konşimento aslını sormaksızın yükü teslim etme hak bulunduğunu, yükün 07.09.2015 tarihinde alıcısına konşimentosuz teslim edildiğini, davanın ise 04.01.2017 tarihinde açıldığını, TTK'nın 1188.maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini ve alacağın zaman aşısına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen  cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Zamanaşımı itirazı bakımından ise;   TTK 1246 maddesi '1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.' hükmünü içermekle; dava konusu uyuşmazlıkta ise davacı vekili dava dilekçesi ekinde Beykoz ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile 25/11/2015 tarihinde davalılardan ...'e ihtarname göndererek dava konusu bedelin talep edildiğini bildirmiş olmakla mahkemece bu tarih muacceliyet tarihi olarak esas alınmış ve eldeki davanın ise 04/01/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre TTK 1246 maddesi gereği davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmekle davalı ... bakımından davanın zamanaşımı süresinde açılmamış olması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı ihbar olunan ... Şirketi'nin mallarını taşıtmak üzere davalı ... Şirketine teslim ettiği, Davalı ... Şirketinin ise davacı ... ile taşıma sözleşmesi akdettiği anlaşılmıştır. Davacı ... taşıma sözleşmesi gereği Türkiye Mersin-Monrovia (Liberya) taşımasını dosyaya sunulan ... numaralı, yükletenin ihbar olunun ... olduğu ve dava dışı ... tarafından düzenlenen ...  konişmentosu  tahtında '...' isimli gemi ile Liberyadaki alıcı olan dava dışı ...'ye teslim edilmek üzere ifa etmiştir. Bu taşımada davacı akdi taşıyan, dava dışı ... fiili taşıyandır. Ancak bu konişmentoda alıcı görünen dava dışı ... tarafından emtiaların teslim alınmaması üzerine emtiaların Liberya-Angola  taşıması için yeni bir taşıma sözleşmesi yapılması gerekmiştir. Dava dışı ihbar olunanın 15/07/2015 tarihli Relaese Talimatı başlıklı belge ile 'Biz bu aşağıda detayları verilen yüklememize ilişkin orijinal konişmentoların firmanızda muhafaza edilmesi, bahse konu olan malların konişmento olmaksızın ... firmasına teslimini rica ederiz. Gerek çıkış gümrüğünde gerekse yurtdışında girişte İş bu malların konişmentosuz tesliminden doğabilecek bütün zarar ve neticelerden dolayı aşağıda adı yazılı gemi, donatanı, maliki, kiracısı, kaptanı ve acentasına karşı her türlü sorumluluğun tarafımıza ait olduğunu beyan ve taahhüt ederiz.' talimatı gereği, Davalı ... Şirketi ile davacı arasında yeni bir sözleşme akdedilmiştir. Davacı ise bu taşıma için dava dışı ... ile anlaşmış olup her ne kadar davacı ...'nin kendi acentesi olduğunu beyan etmişse de dosyada alınan bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; gerek fiili taşıyan tarafından düzenlenen navlun faturasının dava-dışı ... adına düzenlenmiş olması, gerekse de dava dışı ...'ye düzenlenen navlun  faturası ile (5.900,00 USD) OBT tarafından davacıya düzenlenen navlun faturası (7.200,00 USD) miktarları arasındaki fark, gerekse ikinci taşımaya ilişkin davacı tarafından ödenen meblağın Davalı ... Turizme yansıtılmış olması göz önünde tutulduğunda, ikinci navlun sözleşmesinin Davalı ... ile Davacı arasında kurulduğu, davacının bu navlun sözleşmesinin ifası için dava-dışı ... ile anlaştığı ve dava-dışı ...'nin de Davalı ... ile anlaştığı sonucuna varılmaktadır. Bu taşıma ise ... numaralı konişmento tahtında yükletenin ihbar olunun ..., gönderilenin dava dışı ... olduğu ve '...' isimli gemi ile Monrovia-Luanda taşımasının ... tarafından gerçekleştirildiği ve ihbar olunanın talimatı ile konişmentosuz teslim yapıldığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre uyuşmazlık konusu olan ilk taşıma sonrası Liberyada boşaltma Limanında oluşan depo masraflarının ve ikinci taşıma nedeniyle navlun ve sair masrafların davacı tarafından dava dışı ...ye ödendiği dosyada alınan bilirkişi hesap incelemeleri ile sabit olmakla, bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak  davacının sözleme ilişkisi içerisinde olduğu davalı ... Şirketine bu bedeller nedeniyle rücu edebileceği mahkemece kabul edilmiş \" gerekçesiyle davalılardan ...'e yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulü ile 51.498,05 USD 'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalılardan Mearsk Line'e yönelik davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı Mearsk'e yönelik olarak TTK'nın 1188.madde atfı ile TTK'nın 1189.maddesinde belirtilen sürede davanın açıldığı, TTK'nın 1246. maddesinde bir yıllık zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyeceğinin düzenlendiğini, ... ile davalı ... arasında alacağın muaccel olmadığı, hatta davalının alacağın varlığına itiraz ettiğini, ihtarın zamanaşımının başlangıcı olarak alınmasına rağmen, bu tarihten sonra da taraflar arasında yazışmalar yapıldığını, yazışmalardan taşımanın halen sonlanmadığını ve müşteriye konşimentonun ibraz edilmediğinin anlaşılması nedeniyle TTK'nın 1189.maddesi uyarınca oyalama halinde zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağını, TTK'nın 1188. ve 1189.maddeleri ile gerekçelerinin birlikte değerlendirilmesi halinde, zamanaşımı süresinin dolmadığını, ihtara rağmen release talimin kendilerine iletilmediğini, hatta ... çalışanı ile dava dışı ... ve ... yetkililerinin durumun ciddiyet ve aciliyeti bildirilmesine rağmen taşımaya ilişkin işlemlerin hala tamamlanmadığının belirtildiğini, bu yazışmalardan anlaşılacağı üzere TTK'nın 1246. ve 1188. maddelerine göre zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, yazışma ve hala eksik evrak talebinin 07.03.2016 tarihinde belirtilmesine rağmen, dava tarihinin 04.01.2017 olduğunu, müvekkilinin 2016 yılı içinde de davalı ...'ten taleplerinin devam ettiğini, bu davalının ise TMK'nın 2. maddesine aykırı olarak oyaladığını, davalı ...'ın ihtara cevap vermediğini ve verilen ödeme öneline uymadığını, ödeme süresi ve sonrasında yapılan halen konşimentoların tarafımızca istenmesine yönelik yazışmalara da bakıldığında zamanaşımı süresi içinde davanın açıldığının anlaşılacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, TTK'nın 1246. maddesi gereğince yasal süre içerisinde tazminat talep edilip edilmediği, tazminat ihtarından sonra taraflar arasında yapılan yazışmaların TTK'nın 1189. maddesi gereğince dava açma süresini kaçırma sonucunu doğuracak nitelikte oyalayıcı hareket olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkindir. TTK'nın 1246. maddesi gereğince zamanaşımı definde bulunulmuş olup anılan maddede, ''1188. madde hükmü  saklı kalmak kaydıyla gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanışına uğrar. Bu süre alacağın muaccel olması  ile işlemeye başlar'' düzenlemesine  yer verilmiştir. Somut olayda, davacı şirketin akdi taşıyıcı davalı ...'nin ise ikinci taşımadaki fiili taşıyıcı olduğu, fiili taşıyıcının gönderen tarafından verilen release  talimatı gereğince yükün konşimentosuz şekilde ... şirketine teslimi nedeniyle akdi taşıyıcının uğradığı zararların tazmini istenmiştir. Bu kapsamda davacı tarafından keşide edilen 20.11.2015 tarihli ihtarla toplam 80.073,05 USD alacağın ödenmesi istenmiş, ihtar ekine de konşimento ve yapılan ödemelere ilişkin faturalar eklenmiştir. Bu masraflar ardiye ve taşıma masrafları olup, ihtarda tazminatın 15 gün içerisinde ödenmesi istenmiş ve ihtarın tebliğine rağmen alacağın ödenmediği belirtilerek 04.01.2017 tarihinde eldeki dava açılmıştır. TTK'nın 1246.maddesine göre, bu tür bir tazminat hakkı bir yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. TTK'nın 117.maddesine göre, ihtarla alacak muaccel olmuş ve davalı temerrüte düşmüştür. Bu nedenle ihtarda verilen süre sonunda muacceliyet ve temerrütün gerçekleşmiş olduğu bu nedenle davalının borcu ödememesi veya borca itiraz etmemesinin zamanaşımına bir etkisinin bulunmadığı, esasen davalının borcu ödememesi nedeniyle dava açıldığı, faturaya bağlı alacağın ödeneceğine ilişkin davalının bir oyalaması bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle TTK'nın 1189.maddesinde yazılı olan koşulların gerçekleşmediği, taraflar arasındaki yazışmaların anılan madde kapsamında davacıyı oyalayarak dava süresinin kaçırmaya yönelik olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 125,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.06.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34f0cdbd2664889a","SID":"6e11c979a9bc0143"}}