{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1143 <br>KARAR NO: 2023/965<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZ TİCARETİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 12/02/2020<br>NUMARASI: 2017/240 E. -  2020/47 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin sahibi olduğu ... isimli teknenin davalı ... şirketi tarafından 10.02.2015 başlangıç, 10.02.2016 bitiş tarihli olarak '' ... Yat Poliçesi'' ile sigortalandığını, tekneyi sigorta ettirenin müvekkili şirketin acentesi ... Yat İşl. AŞ olduğunu, teknenin isminin sonradan ... olarak değiştirildiğini, 26.06.2015 tarihinde seyir halinde olan teknenin saat 22:15 sularında ... Köyü, ...  mevkiindeki ... Projesi Balık Çiftliğinin kafesine çarptığını, çarpmanın etkisiyle balık çiftliğinin kafes ve kafes ağının yırtılıp parçalandığını, bu durumun balıkların kaçmasına sebebiyet verdiğini, olay nedeniyle balık çiftliğinde hasar ve zararın meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak davalı ... şirketine bildirimde bulunulduğunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından olay tutanağı düzenlendiğini, su ürünleri mühendisleri tarafından balık çiftliğinde incelemeler yapılarak 458.000,00 TL zarar tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait  teknenin de hasar gördüğünü, teknenin kaza mahallinden çekilmesi için 4.720,00 TL, marinaya çıkış ve inişi için 689,00 Euro, pervanesinin bakım ve tamiri için 2.360,00 TL masraf yapıldığını, kaza sonrası balık çiftliğinde oluşan zararın karşılanması için davalı ile görüşmeler yapıldığını, sigorta eksperi tarafından ... Sigorta Aracılık Hizmetleri şirketine gönderilen  11.09.2015 tarihli e posta yazısında \"gelen bilirkişi raporu da dikkate alınarak ...'ın da onayı ile balık çiftliği ile 400.000,00 TL'de mutabakata varıldığı\"nın ifade edildiğini, buna rağmen ... Sigorta Aracılık Hizmetlerinin 02.12.2015 tarihli e posta yazısında kazanın teminat dışı olarak değerlendirildiğini, dayanak olarak da TTK'nun 1467.maddesinin gösterildiğini, oysa ki sigorta poliçesinin özellikleri dikkate alındığında TTK'nın 1467.maddesinin uygulama yerinin bulunmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu  ''...'' isimli yatın ve buna bağlı küçük tekne/yat botu ile  ile içerisindeki teçhizat ve sair eklentilerin , genel anlamda koruma altına alınması için uluslararası standartta ve sularda geçerli olmak üzere ... Ltd isimli şirkete ''...'' olarak tabir edilen  bir poliçe kapsamında sigortalatıldığını, dolayısıyla tekne ve makinalar poliçesinin ... isimli yat için düzenlendiğini, öte yandan 10.02.2015 tarihli ... Poliçesinin ise ... isimli tekne için tanzim edildiğini, bu poliçede seyrüsefer sahasının Türk karasuları olarak belirlendiğini, teminat altına alınan konular dikkate alındığında poliçenin söz konusu tekneye özel ve bağımsız olarak, üçüncü şahıslara verilecek zararları da içerecek şekilde koruma sağlamak amacıyla düzenlendiğini, davalı ile düzenlenen bu poliçenin özellikleri nazara alındığında himaye sigortası veya klüp sigortası olarak da anılan ... niteliğindeki bir sigortanın mükerrer sigorta olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle mükerrer poliçe iddiasının asılsız olduğunu, poliçenin 2.sayfasının ''Üçücü Şahıs Sorumluluk Teminatı'' başlıklı maddesinde üçüncü  şahıslara karşı sorumluluk rizikolarının ...'un 11.kloz hüküm ve şartları dahilinde 10.000.000,00 Euro  limit ile teminat altına alındığına dair hüküm bulunduğunu, dolayısıyla poliçede atıf yapılan  Enstitü Yat (Kotra) Klozlarının 11.maddesi gereğince teknenin karıştığı kaza sonucu ortaya çıkan üçüncü kişi zararının da teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, kaza dolayısıyla oluşan 450.000,00 TL tutarındaki üçüncü şahıs zarar bedelinin hasar bildiriminin yapıldığı 03.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, kaza nedeniyle ... isimli tekne için yapılan masraflar toplamı olan 9.134,74 TL'nin  10.02.2015 başlangıç tarihli ... Yat Poliçesi kapsamında 03.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğunu, dava konusu teknenin aynı zamanda yurtdışında da sigortalandığını, yurtdışı poliçesinin başlangıç tarihinin müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçeden daha önce olduğunu, bu nedenle ortada mükerrer çifte sigortanın mevcut olduğundan  müvekkilinin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, ekspertiz raporunda kazanın kaptan kusurundan kaynaklandığının değerlendirildiğini, kaza anında kaptan ... kaptan yetkilendirme belgesinin de fiilen mevcut olmadığını, bu nedenle de hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacı tarafın ... isimli tekne için yapıldığını iddia ettiği tamir masrafların da itiraz ettiklerini, bu masrafların yapıldığının ayrıca ispatlanması gerektiğini, ayrıca balık çiftliğinde oluşan zarara mahsuben balık çiftliği sahiplerinden ...'a 100.000,00 TL ödeme yapanın ... Yat İşl. AŞ  olduğunu, bu şirketin ödeme öncesinde balık çiftliği sahibiyle yaptığı protokol metninde protokolün davacı adına yapıldığı belirtilmediğinden 100.000,00 TL için dava açması gerekenin ... AŞ olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını,  tüm bunların yanısıra sigorta poliçesinde yer alan muafiyet şartının yapılacak hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, talep edilen faiz ve faiz başlangıç tarihini de kabul etmediklerini, kaza ihbarının 03.07.2015 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında temerrüdün TTK'nun 1427/2 'ye göre 18.08.2015 tarihinde oluştuğunu savunarak, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; tekne sigorta poliçesine dayanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalı ... şirketi nezdinde sigortalı bulunan, eski ismi ... yeni ismi ... olan teknenin 26/06/2015 tarihinde Milas ... Mevkiinde bulunan balık üretim kafesine çarpması sonucu balık çiftliğinde meydana gelen hasar ile teknede meydana gelen hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsili talep edilmektedir. Teknenin davalı ... şirketi tarafından sigortalı olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmayıp taraflararasındaki hukuki uyuşmazlık mükerrer sigorta poliçesi düzenlenip düzenlenmediği, bundan dolayı davalı ... şirketinin kendi düzenlemiş olduğu sigorta poliçesinden dolayı tazmin sorumluluğunun ortadan kalkmış sayılıp sayılamayacağı, sorumluluğunun mevcut olduğunun kabulü halinde meydana gelen riziko nedeniyle balık çiftliği ve teknedeki gerçek hasar miktarının nekadar olduğu ve rizikonun sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı hususlarında toplanmaktadır.Uyuşmazlığın çözümü açısından alınan bilirkişi raporlarından 05/08/2019 tarihli 1.bilirkişi raporunda; ... teknesi için düzenlenen her iki poliçenin karşılaştırılması sonucunda üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının çifte sigorta niteliğinde olmadığı, üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının davalı ... şirketinin düzenlemiş olduğu 10/02/2015 tarihli ... Yat Poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, balık çiftliğinde meydana gelen hasar tutarının 458.000,00 TL, teknenin kaza mahallinden marinaya çekilmesi masrafının 4.720,00 TL, marinaya çıkış ve iniş masrafının 2.054,74 TL, pervanenin onarım masrafının 2.360,00 TL olarak tespit edildiği, balık çiftliğindeki hasardan sigorta muafiyeti uygulandıktan sonra geriye kalan 428.843,00 TL'nin davalı tarafça tazmin edilmesi gerektiği, teknedeki hasardan kaynaklı 4.720,00 TL tekne çekme ve 2.054,74 TL marinaya iniş-çıkma masraflarının makul olup poliçedeki ek çekme-kurtarma ek teminatı  kapsamında tazmini gerektiği, diğer yandan teknenin pervanesinin bakım ve tamir masrafının poliçe muafiyet klozu uyarınca muafiyet limiti altında kaldığından sigortalı davacının kendi üzerinde bırakılması gerektiği yönünde görüş ve değerlendirmelerde bulunulmuş olup, tarafların itirazlarının değerlendirildiği ek raporda da, davacı ile davadışı zarar gören arasında yapılan mutabakat nedeniyle davacının dosyaya ibraz ettiği ödeme dekontları nazara alındığında davacının balık çiftliğindeki hasar nedeniyle 400.000,00 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, bu bedelden davalının sorumlu olduğu, balık çiftliğindeki hasar bedeli 458.843,00 TL olmakla birlikte taraflararasındaki mutabakat ve ödemeyle sınırlı olarak 400.000,00 TL'nin davalı ... şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davacının sahibi olduğu eski ismi ... olan ... teknesinin 10/02/2015 başlangıç, 10/02/2016 bitiş tarihli ... Yat Poliçesi ile davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olduğu, teknenin davadışı ... Yat İşl. AŞ'ye 01/03/2015 - 31/08/2015 tarihleri arasında kiraya verildiği, kira sözleşmesinde ...'in kira sözleşmesi süresince tekneyi malik lehine sigortalatmayı taahhüt ettiği, bu kapsamda teknenin malik adına sigortalandığı, sigorta poliçesinde de ...'in sigorta ettiren olarak gösterildiği, başkası lehine sigorta niteliğinde olan ... Yat Sigorta Poliçesinin TTK 1454.maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olduğu, sigorta poliçesinde sigortalının sigorta tazminatının sigortacıdan talep hakkını önleyen aksine bir düzenleme bulunmadığından tarafların işbu davada aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu değerlendirilmiştir. Sigorta poliçesinde üçüncü şahıs mali mesuliyetinin 10.000.000,00 Euro limit ile teminat altına alındığı, davadışı yabancı sigorta şirketi olan ... Ltd ile davacı şirket arasında tazmin edilen 03/02/2015 / 2016 vadeli Sturge tekne ve makineler poliçesinde ise ... teknesinin ... yatının \"yardımcı\" nitelikte  teknesi olduğu ve 918.000,00 Euro ile teminat kapsamına alındığının anlaşıldığı, sözkonusu poliçede \"teminat altına alınan menfaatler\" başlığı altında üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası olan ... sigortası olarak adlandırılan sigorta teminatı dördüncü maddede de belirlendikten sonra \"sigorta edilen toplam tutar\" başlığı altında ... clubın teminat kapsamında olmadığının belirtildiği, ayrıca poliçeden koruma ve tazmin sigortasının çıkartıldığı şeklinde düzenlemenin de mevcut olduğu dikkate alındığında Sturge tekne ve makine poliçesinde ... için üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet/... klup sigorta teminatının net bir şekilde teminat kapsamından çıkarıldığı anlaşıldığından  davalı şirketin çifte sigortaya ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmış olup, buna karşın davalı şirketin düzenlemiş olduğu ... Yat Poliçesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı yer aldığından balık çiftliğinde meydana gelen hasar ile teknede meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Dosya içerisindeki e posta yazışmalarından kaza sonrası üçüncü şahıs durumundaki balık çiftliğinde oluşan zararın karşılanması konusunda davalı ... şirketinin onayı alınarak 400.000,00 TL tutar üzerinden mutabakata varılarak üçüncü şahıs balık çiftliği ile davacı arasında doğan zararın karşılanması için protokol imzalandığı, dosyaya ibraz edilen dört adet ödeme dekontundan anlaşıldığı üzere davacının protokol kapsamında balık çiftliği sahibine toplam 400.000,00 TL ödeme yaptığı belirlidir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi kurulu tarafından balık çiftliğindeki zarar miktarı sigorta muafiyeti uygulandıktan sonra 428.843,00 TL olarak tespit edildiğinden protokol ile kabul edilen 400.000,00 TL 'nin bu tutarın içerisinde kaldığı anlaşıldığından sigorta teminatı kapsamında 400.000,00 TL'nin davalıdan tahsil edilebileceği kanaatine varılmıştır. Yine bilirkişi raporunda kaza sonrası ... teknesindeki hasara ilişkin 2.360,00 TL bakım ve tamir masrafının poliçe muafiyet klozu kapsamında kaldığı ancak teknenin çekilmesi için 4.720,00 TL, marinaya iniş çıkış masrafları için de 4.054,74 TL ödeme yapıldığı tespit edildiğinden poliçede yer alan çekme-kurtarma ek teminatı kapsamında 4.720,00 TL + 2.054,74 TL = 6.774,74 TL 'den taleple bağlı kalınarak 6.774,00 TL 'nin davalıdan tahsil edilebileceği, tamir masrafları poliçe muafiyeti kapsamında kaldığından bu talebin reddi gerektiği kabul edilmiştir.Yapılan tüm bu değerlendirmeler neticesinde davanın 406.774,00 TL (400.000,00 TL + 6.774,00 TL) üzerinden kısmen kabulü ile bu tutardan davalı Beşiktaş ...Noterliğinden çekilen 10/05/2016 tarihli ihtarname ile 15/05/2016 tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğundan 6.774,00 TL tekne masrafı ile ihtarnameden önce ödenen 100.000,00 TL'den oluşan 106.774,00 TL'sine 15/05/2016 olan temerrüd tarihinden, geriye kalan tutardan 100.000,00 TL'sine ödeme tarihi 26/08/2016 'dan, 100.000,00 TL'sine ödeme tarihi 21/06/2017 'den ve 100.000,00 TL'sine de ödeme tarihi 30/10/2017 'den itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davanın  406.774,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile 406.774,00 TL'nin 106.774,00 TL'sine 15.05.2016 tarihinden, 100.000,00 TL'sine 26.08.2016 tarihinden, 100.000,00 TL'sine 21.06.2017 tarihinden itibaren, 100.000,00 TL'sine 30.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zarar görene çiftlik için ödemenin  ''...'' isimli kiracı, tekne zilyedi ve zarar veren tarafından yapıldığını, dava konusu sigorta poliçesinde ise sadece tekne maliki davacı sigortalının sorumluluğunun teminat altına alındığını,  davacı malik ile  davadışı ... Yat İşletmeciliği A.Ş arasında, dava konusu tekne için akdedilen kira sözleşmesi bulunduğunu, bu şirketin zarar görene yaptığı tazminat ödemesinin davacı sigortalı adına yaptığını, bu şirketin sigortalı adına hareket ettiğini ileri sürmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin sadece tekne maliki davacı sigortalının sorumluluğunu teminat altına aldığını,  bu nedenle davalının bir tazmin sorumluluğu bulunmadığını, nitekim dosyaya sunulu 19.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda da bu yönde tespit yapıldığını, mahkeme ise “...” ünvanlı bu şirketin dava konusu poliçede “sigorta ettiren” sıfatında olması ve bu sebeple dava konusu sigorta poliçenin başkası lehine sigorta mahiyetinde olmasına münhasıran inceleme  yaptığını, ...” ünvanlı bu şirketin “kiracı”  “tekne zilyedi” ve “zarar veren” sıfatlarını tetkik etmeden  eksik inceleme ile karar verildiğini,  davanın açıldığı tarihte zarar görene 200.000 TL ödemenin  yapılmış olmadığını, bu ödemelerin  dava açıldıktan sonra yapıldığını, kısmen kabul kararı verilen 406.774,00 TL asıl alacak içinde davacının zarar görene ödediği 400.000 TL'nin yer aldığını, ancak zarar gören balık çiftliğine, dava dışı ... Yat İşletmeciliği A.Ş. tarafından 27.06.2016 tarihinde 100.000 TL, 26.08.2016 tarihinde 100.000 TL, 21.06.2017 tarihinde 100.000 TL, 30.09.2017 tarihinde 100.000 TL ödenmiş göründüğünü, oysa  davanın  06.10.2016 tarihinde açıldığını, dolayısıyla 21.06.2017 ve 30.09.2017 tarihli ödemelerin dava açıldıktan sonra yapıldığını, dava tarihi itibarıyla henüz yapılmamış ödemelerin davacı tarafından talep edildiğini, ancak her davanın açıldığı tarih itibarıyla olan gerçekleşmiş vakıalara ve dava şartlarına dayanmak zorunda olduğunu, bu nedenle dava tarihinde henüz yapılmamış ödemelerin  talep edilip kabulüne karar verilmesinin usul  ve yasaya  aykırı olduğunu, çifte sigorta söz konusu olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,  cevap dilekçesi ve sair dilekçelerinde  belirtikleri çifte sigorta savunmalarını aynen tekrar ettiklerini,  poliçedeki 4.590,00 Euro muafiyet şartının  uygulanmadığını, bu tutarın, asıl alacaktan tenzil edilmediğini,  zira  dava konusu poliçede, 3.şahıs hasarlarında sigorta bedeli üzerinden %0,50 oranında (4.590,00 Euro) muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  mavi dalga yat poliçesi ile sigortalanan davacıya ait teknenin karıştığı kaza sonucunda teknede meydana gelen hasar bedeli ile üçüncü kişiye verilen zarar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, kendisine ait ... isimli teknenin davalı şirket tarafından mavi dalga yat poliçesi ile sigortalandığını, teknenin 26.06.2015 tarihinde seyir halindeyken  bir balık çiftliği  kafesine çarpması sonucunda teknede oluşan hasar bedeli ile  balık çiftliğinde meydana gelen hasar bedelinin  davalıdan tazminini istemiş; davalı, çifte sigorta bulunması, teknenin kiralanmış olup ödenmenin kiracı tarafından  yapılması sebebiyle  tazminat talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince, davacının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında eksik inceleme  ile karar verildiği  ileri sürülmüştür. Taraflar arasında imzalanan  ''... Yat Poliçesi''nin incelenmesinde; davacıya ait ... isimli teknenin davalı ... şirketi tarafından 10.02.2015 başlangıç, 10.02.2016 bitiş tarihli olarakgortalandığı, poliçede sigorta ettirenin ... Yat İşl. AŞ olduğu, davacı şirketin ise  sigortalı olarak poliçede yer aldığı, teknenin dava dışı ... Yat İşl. AŞ'ye 01.03.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasında kiraya verildiği, kira sözleşmesinde ...'in kira sözleşmesi süresince tekneyi malik lehine sigortalatmayı taahhüt ettiği, bu kapsamda teknenin malik adına sigortalandığı görülmektedir.TTK'nın 1454. maddesinde başkasının lehine sigorta düzenlenmiş olup, sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine bir sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda tereddüt halinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir.Somut olayda, davacı ile dava dışı sigorta ettiren arasındaki kira sözleşmesinin  17.maddesi uyarınca dava dışı şirketin  sigorta yaptırma yükümlülüğünün düzenlediği, buna binaen yapılan dava konusu sigorta poliçesinde davacının sigortalı olarak yer aldığı ve  poliçede de aksine bir düzenleme bulunmadığı nazara alındığında sigortalının davacı olduğu, poliçenin davacı yararına yapıldığı, davacının sigortalı olarak davalıdan talep hakkına sahip olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde  görülmemiştir.  Taraflar arasındaki sigorta poliçesin 2.sayfasında ''Üçüncü Şahıs Sorumluluk Teminatı'' başlıklı maddesinde üçüncü  şahıslara karşı sorumluluk rizikolarının İnstute Yacht Clause'un 11.kloz hüküm ve şartları dahilinde 10.000.000,00 Euro  limit ile teminat altına alındığı, dolayısıyla poliçede atıf yapılan  Enstitü Yat (Kotra) Klozlarının 11.maddesi gereğince teknenin karıştığı kaza sonucu ortaya çıkan üçüncü kişi zararının da teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, eldeki dava ile teknedeki hasar bedeli ile üçüncü kişi konumundaki balık çiftliğinde meydana gelen hasar bedelinin poliçe kapsamında ödenmesini talep etmiş olup dava bir rücu davası değildir. Doğrudan sigorta poliçesi kapsamında talepte bulunulmuştur.  Bu kapsamda, davadan önce zararın bir kısmı ödenmiş, dava devam ederken de kalan miktar sigorta ettiren tarafından ödenmiştir.  Sigorta şirketi sigortalının uğradığı gerçek zarardan sorumlu olup  yargılama sırasında da alınan bilirkişi raporlarıyla bu  durum tespit edilmiş, bu sınırlar içinde kalan ödeme miktarına  hükmedilmiştir. Bu nedenle, dava tarihi itibariyle ile talep edilen miktarla bağlı kalınarak gerçek zarara hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacıya ait olan dava konusu teknenin  daha önceden sigortalandığı,  bu sebeple aynı teknenin  çifte sigorta ile teminat altına alındığı ve talebin teminat kapsamı dışında kaldığı  davalı vekilince ileri sürülmektedir. Emredici nitelikte olan TTK'nın 1467.maddesine göre değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya faklı kişiler tarafından aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez. Somut olayda, davacıya ait olan ve dava konusu olmayan  ''...'' isimli yatın ... olarak belirtilen poliçe ile sigortalandığı,  poliçenin dava konusu olmayan davacıya ait  ... isimli yat için 21.01.2015 tarihinde düzenlendiği, 03.02.2015-03.02.2016 tarihleri arasında geçerli olduğu,  yatın ve buna bağlı küçük tekne/yat botu ile içerisindeki teçhizat ve sair eklentilerin  genel anlamda koruma altına alınması için uluslararası standartta ve sularda geçerli olmak üzere  ...&... Ltd isimli şirkete ''...''olarak tabir edilen  bir poliçe kapsamında sigortalatıldığı,  seyrüsefer sahasının bir Atlantik ötesi gidiş ile Karayipler ve Akdeniz suları olarak belirlendiği, ...(...) teknesinin ''...'' yatının \"yardımcı\" nitelikte  teknesi olduğu ve 918.000,00 Euro ile teminat kapsamına alındığı, sözkonusu poliçede \"teminat altına alınan menfaatler\" başlığı altında üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası olan ... sigortası olarak adlandırılan sigorta teminatı dördüncü maddede  belirlendikten sonra \"sigorta edilen toplam tutar\" başlığı altında aynı sıralama ile  ...ın teminat kapsamında olmadığının belirtildiği, ayrıca koruma ve tazmin sigortasının çıkartıldığı şeklinde düzenlemenin bulunduğu, bu durumda  tekne ve makine poliçesinde ... (...) için üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet ile ... sigorta teminatının net bir şekilde teminat kapsamından çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu olan  10.02.2015 tarihli mavi dalga yat poliçesinin  ise ; ... isimli tekne için tanzim edildiği,  dava konusu poliçenin   seyrüsefer sahasının Marmara, Ege, Karadeniz ile Akdeniz (Adriyatik denizi dahil ve port said ve Cebelitarık girişlerine kadar) tüm Akdeniz olarak belirtildiği, teminat altına alınan konular dikkate alındığında poliçenin söz konusu tekneye özel ve bağımsız olarak, üçüncü şahıslara verilecek zararları da içerecek şekilde koruma sağlamak amacıyla düzenlendiği, davalı ile düzenlenen bu poliçenin özellikleri nazara alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... adlı  sigortanın  Yasada belirtilen kapsamda bir çifte sigorta olduğundan  bahsedilemeyecektir. Bu sebeple davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere  dava konusu teknenin 26.06.20215 tarihinde balık çiftliğine çarpması şeklinde meydana gelen olay sebebiyle teknenin uğradığı zarar ile  balık çiftliğinin uğradığı zarar dava konusu ... Yat Poliçesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı yer aldığından  sigorta teminatı kapsamında kaldığı anlaşıldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Ayrıca poliçede üçüncü şahıs hasarlarında hasarlanan sigorta bedeli üzerinden %0,50 (4590 Euro) oranında muafiyet uygulanacağı belirtilmiş olup bilirkişilerce hesaplama yapılırken bu muafiyet oranı uygulanarak zarar bedeli tespit edildiğinden aksi yöndeki davalı istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 20.839,33 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 01.06.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c557882f3d7af01","SID":"c34b68c3575c1e00"}}