{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/741 Esas<br>KARAR NO: 2023/1140 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2018/163 Esas - 2021/69 Karar<br>TARİH: 15/02/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/07/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili şirkete %25 hisse ile sigortalı bulunan\"...\" (ısıtıcı kazan) un İtalya'nın Marghera Limanından Türkmenistan Akhal Velayet vilayetine sevki sırasında hasarlandığını, sigortalının talebi üzerine hasarın nasıl gerçekleştiği ve hasar miktarının belirlenmesi için eksper raporu hazırlatıldığını, eksper raporunda sigortalı emtianın gemiden tahliyesi sırasında hasarlandığı, taşıma işinin davalı ... Hiz. Ltd.Şti tarafından organize edildiği, hasarın emtiayı taşıyan vinç kancasının emtiaya çarpması neticesinde oluştuğu, hasarlı emtianın tamir tutarının  46.094,40 USD olduğu, poliçe özel şartı gereği 5.000,00 USD muafiyet uygulanacağı, muafiyet düşüldükten sonra ödenmesi gereken sigorta tazminatının 41.094,40 USD olduğunun mütalaa edildiğini, taşımanın deniz ayağı öncesi sigortalı emtianın gemiye yüklenilmesi sırasında bağımsız ekspertiz tarafından sigortalı emtiaların gemiye yüklenmesi aşamasının gözetildiğini, gözetime ilişkin bir Survey raporu tanzim edildiğini, tanzim edilen raporda hasarlı olarak yüklenen emtiaların tespit edildiğini, genel olarak emtiaların durumlarına ilişkin tespitler yapıldığını, söz konusu raporda ... numaralı konteynırda taşınan emtianın gemiye yüklendiği sıradaki durumuna ilişkin herhangi bir olumsuz görüş bildirilmediğini, bu nedenle sigortalı emtianın gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiğinin anlaşıldığını,  bu iki rapor birlikte değerlendirildiğinde sigortalı emtianın gemiye sağlam bir şekilde yüklendiği ve indirme limanına kadar sağlam bir şekilde taşındığını, hasarlı ürün incelendiğinde ise hasarın emtiayı taşıyan vinç kancasının emtiaya çarpması neticesinde oluştuğunun anlaşıldığını; eksper raporu doğrultusunda, müvekkili şirketin 41.094,40 USD olarak belirlenen sigorta tazminatından %25 hissesi oranında dava dışı sigortalısına toplam 10.273,60 USD sigorta tazminatı ödendiğini, bu ödeme ile de müvekkili şirketin TTK 1472. madde uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu ve zarara/hasara yol açanlara rücu hakkı doğduğunu; müvekkili şirketin rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla sigortalı emtiaların taşıma işini organize eden davalıya rücu başvurusunda bulunulduğunu fakat bir sonuç alınamadığını, müvekkili sigorta şirketinin rücuen tazminat alacağına ilişkin başkaca bir imkân kalmadığından, rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla iş bu davayı açmak zaruretinin hâsıl olduğunu beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  somut olayda davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirkete hiçbir hasar ihbarı yapılmadığını, şu halde gönderilenin eşyayı sağlam durumda teslim aldığı karinesi geçerli olduğunu, davacının bu karinenin aksini somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, ancak davacı tarafından sunulan deliller incelendiğinde teslimden yaklaşık 1 yıl sonra yapılan ve yukarıda belirtildiği gibi somut tespitler yerine tahmin ve yorumlar içeren ekspertiz raporunun bu karinenin aksini ispat edecek kuvvette bir delil olarak dikkate alınamayacağını, bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve eşyanın tesliminden yaklaşık 1 yıl sonra yapılan ekspertiz raporunda, iddia edilen hasarın vinç kancası çarpması sonucunda meydana geldiğinin belirtildiğini, ancak davacı tarafça yaptırılan ekspertiz raporundaki bu herhangi bir delile dayanmayan, sadece tahmine dayalı tespit dışında dosyada emtiaya taşıyıcının sorumluluğu esnasında vinç kancası çarptığına dair hiçbir somut delil bulunmadığını, ayrıca teslimden 1 yıl sonra yapılan ekspertiz raporunun kesinlikle dikkate alınamayacağını, 1 yıl boyunca ekspertiz yapılmayan eşyanın bu süre içerisinde beklediği depoda hasara uğramış olması ihtimalinin  deniz taşıması sırasında hasara uğramış olması ihtimalinden çok  daha yüksek olduğunu,  zaten 1 yıl sonra yapılan ekspertiz incelemesinde  kesin bulgulardan değil, sigorta şirketi lehine sübjektif yorumlardan bahsedildiğini,  rapordaki bu sübjektif yorumların taşıyıcı aleyhine delil olarak dikkate alınmasının mümkün olamayacağını,  TTK'nın 1186. maddesinde taşıyıcının sorumluluğunun koli veya ünite başına  666,67 SDR veya zıyaa ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safi ağırlığının her bir kilogramı için 2 (iki) SDR ile sınırlı olduğunun düzenlendiğini,  taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasını kabul etmedikleri ihtirazı kaydıyla, somut olayda davacı tarafından sunulan belgelerden emtianın brüt ağırlığının anlaşılamadığını,  bu durumda TTK 1186 gereği ünite başına  667,67 SDR tutarındaki sınırlı sorumluluk tutarının dikkate alınması gerektiğini, haklı çıkması halinde ise davacının 667.67 SDR'yi aşan taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/02/2021 tarih 2018/163 Esas 2021/69 Karar sayılı kararında; \"....Tüm dosya kapsamı itibariyle, dava dışı ... Ltd. tarafından dava dışı Türkmengazı Devlet teşebbüsü adına düzenlenmiş olan 05.04.2016 tarihli fatura, aynı tarihli çeki listesi ve \"...\" gemisi kaptanı tarafından düzenlenmiş olan 07.04.2016 tarihli konişmentonun incelenmesinden; İtalya'dan Türkmenistan'a taşınan dava konusu emtianın, dava dışı ... şirketi ile dava dışı sigortalı ... şirketinin oluşturduğu konsorsiyum ile ... Devlet Teşebbüsü arasında akdedilen sözleşme uyarınca ... inşaat sahasında kullanılmak üzere Türkmenistan'a gönderildiği,  davalı tarafından dava konusu taşıma işini üstlenilmediği savunmasında bulunulmadığı, bu çerçevede davalının dava konusu taşıma bakımından taşıyıcı sıfatına haiz olduğu, bu nedenle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle, dava dışı sigortalı ... şirketinin dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını 04/05/2017 tarihinde ödediği, dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu görülmekle, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. TTK m. 1185/1’e göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Dosyada mevcut dava dışı ... Ltd. tarafından davalı ...'a hitaben düzenlenmiş olan ve davalının \"hasarlı malla ilgili ihtarı aldığı\" beyanını içeren belgede bir tarih yer almadığından, Kanunda belirtildiği şekilde hasar ihbarının 3 gün içinde yapılıp yapılmadığı denetlenemediğinden, bu belge TTK m. 1185/1. Madde gereği geçerli bir hasar ihbarı olarak değerlendirilmemiş, dosya içeriğinde hasarın TTK. 1185/1. maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine veya TTK. 1185/2. maddeye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından, bu durumda TTK m. 1185/4 hükmü gereğince, taşıyanın eşyayı deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği,  eşyada bir zıya veya hasar meydana gelmiş ise, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklanmış olacağının kabul edileceği, ancak bu karinelerin aksinin ispat edilebileceği, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu hasarının nasıl meydana geldiğinin ve taşıyıcıya atfı mümkün bir kusur sonucunda oluşup oluşmadığının ispatlanamadığı kanaatiyle davanın  reddine karar verilmiş, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmada kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı görülmekle davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile, 1-Davacının davasının REDDİNE, Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davalı taşıyanın dava dışı sigortalı şirket ile akdettiği taşıma sözleşmesi icabı hasarsız olarak teslim aldığı sigortalı emtiada oluşan hasarın kendi kusuru ve sorumluluğu ile gerçekleşmediğini, hasarın kendisinden kaynaklanmayan başka bir sebeple ileri geldiğini, kendisinin kusuru bulunmadığını ispat edememiş olduğunu, istinaf incelemesi ile red kararının kaldırılmasını gerektiğini, Davalı taşıyanın tazmin sorumluluğu ÖÇH hesabı değil, malın değeri kadar olması gerektiğini, malın değerinin ekspertiz raporu ile belli olduğunu, ekspertiz raporunda tespit edilen tutar kadar davalı taşıyanın tazminat ödemesi yapması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı ... şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı iddiası ile hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyen davacı sigortacının halefiyet ilkesi gereğince  ödenen tutarın davalı taşıyıcıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı taraf, sigortalısı ... İNŞAAT SAN. VE TİC. AŞ.’ye ait \"...\" (Isıtıcı kazan) emtianın denizyolu ile İtalya'nın Marghera Limanından Türkmenistan'ın Akhal Velayat vilayetine sevki sırasında hasarlandığı, bu nakliyat hasarı nedeniyle sigortalısına 10.273,60 USD ödediklerini, ödenen meblağın tahsili için açılan icra takibine itiraz edilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek  TTK’nun halefiyet hükümleri gereği itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.HMK 282 maddesindeki \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davacı vekili tarafından davanın esasına yönelik ileri sürülen  istinaf sebepleri yargılama aşamasındaki dilekçeleri ve bilirkişi raporlarına yönelik verdiği beyan dilekçeleri ile de ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddiaların değerlendirildiği ve İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller,  bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapordaki tespitler de gözetildiğinde; Dava dışı ... Ltd. tarafından dava dışı Türkmengazı Devlet teşebbüsü adına düzenlenmiş olan 05.04.2016 tarihli fatura, aynı tarihli çeki listesi ve \"...\" gemisi kaptanı tarafından düzenlenmiş olan 07.04.2016 tarihli konişmentonun incelenmesinden; İtalya'dan Türkmenistan'a taşınan dava konusu emtianın, dava dışı ... şirketi ile dava dışı sigortalı ... şirketinin oluşturduğu konsorsiyum ile Türkmengazı Devlet Teşebbüsü arasında akdedilen sözleşme uyarınca ... inşaat sahasında kullanılmak üzere Türkmenistan'a gönderildiği, dosya arasında bulunan davacının sigortalısı dava dışı ... İNŞAAT SAN. VE TİC. AŞ. ile davalı ... HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. Arasında 12/02/2016 tarihli NAKLİYE VE İTHALAT GÜMRÜK OPERASYON HİZMETLERİ SÖZLEŞMESİ başlıklı sözleşme uyarınca davalının akdi taşıyıcı olarak tüm taşıma sürecini üstlendiği, bu nedenle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını 04/05/2017 tarihinde  sigortalısına ödediği, dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu görülmekle, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut dava dışı ... Ltd. tarafından davalı ...'a hitaben düzenlenmiş olan ve davalının \"hasarlı malla ilgili ihtarı aldığı\" beyanını içeren belgede bir tarih yer almadığından, Kanunda belirtildiği şekilde hasar ihbarının 3 gün içinde yapılıp yapılmadığı denetlenemediğinden, bu belge TTK m. 1185/1. Madde gereği geçerli bir hasar ihbarı olarak kabul edilemeyeceği, dosya içeriğinde hasarın TTK. 1185/1. maddesine uygun şekilde davalı taşıyana ihbar edildiğine veya TTK. 1185/2. maddeye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından, bu durumda TTK m. 1185/4 hükmü gereğince, taşıyanın eşyayı deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği,  eşyada bir zıya veya hasar meydana gelmiş ise, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklanmış olacağının kabul edileceği, ancak bu karinelerin aksinin ispat edilebileceği, bu durumda ispat yükünün tazminat talep eden davacıda olduğu, konişmento da  yüke ilişkin bir ihtirazi kayıt bulunmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere malın 24/05/2016 tarihinde teslim edildiği, malın teslim alınırken ihtirazi kayıtla hasarlı olarak teslim alındığına dair delil olmadığı, malın teslim alınmasından yaklaşık 7 ay sonra 14/12/2016 tarihinde yapılan expertiz neticesinde düzenlenen expertiz raporunda malın hasarlı olduğu tesbit edilmiş ise de mahkemece  hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu hasarının nasıl meydana geldiğinin ve taşıyıcıya atfı mümkün bir kusur sonucunda oluştuğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; Bu tesbitler ışığında İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/07/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34e83077458a1734","SID":"e28b02e59e02dc9d"}}