{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/195 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1014<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/07/2018 (Dava) - 29/09/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/187 Esas - 2021/158 Karar <br>DAVA\t\t: Tasarıma, Faydalı Modele, Markaya Tecavüzün Önlenmesi, Maddi- Manevi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   \t: 26/06/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/187 Esas-2021/158 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dalış malzemeleri satmakta olup bu bağlamda \"...\" ana unsurlu markanın da sahibi olduğunu, müvekkilinin dalış sporunun ihtiyaçlarını göz önüne almak suretiyle karbon esaslı bir dalış kıyafeti yaptığını, ürününü 2016 yılında piyasaya sunduğunu ve olumlu tepkiler üzerine de faydalı modelini aldığını, ekte sunulu 2017/04207 numaralı faydalı modelden de görüleceği üzere müvekkilinin su altı dalışlarında kullanılmak üzere zamanla oluşacak darbe ve deformasyonlara karşı dayanıklı, akışkan karbon esaslı dalış kıyafeti üretmeye başladığını, davalı tarafın da müvekkilinin faydalı modelini üreterek satışa sunduğunu ve bu durumu  sosyal medyada duyurduğunu, davalının sosyal medyada yaptığı bu satış ve paylaşımların müvekkilinin faydalı modelinin ihlali olduğunu, bir tüketici tarafından davalı taraf sosyal medya üzerinden uyarılmasına rağmen kendisine yapılan bu uyarıları da gözardı ettiğini, davalının üretim ve satış faaliyetlerinin müvekkilinin tasarım hakkının da ihlalini oluşturduğunu, davalının ürününün desenine bakılacak olursa, müvekkilinin deseninden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun görüleceğini, ayrıca davalının fiillerinin müvekkilinin marka hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu, davalı tarafın internet sitesinde müvekkilinin \"...\" markalı zıpkın lastiğini sattığına dair görseller bulunduğunu, oysaki davalının satışa sunduğu bu ürünlerin müvekkilinin ürünleri olmayıp, davalı tarafın müvekkilinin markasını kullanmak suretiyle başka bir ürün satıp tüketiciyi dolandırdığını, bu fiillerin müvekkilinin ürünün itibarını düşürdüğünü, davalının ürününü alan kişilerden müvekkiline şikayetler geldiğini, bu bağlamda davalının fiillerinin müvekkilinin marka, tasarım ve faydalı model hakkına ihlal oluşturup oluşturmadığının ve ihlal oluşturuyorsa ihlal oluşturan fiillerin durdurulması, önlenmesi ve müvekkilinin zararının giderilmesi için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, davalının yazılı adreslerinde ve belirlenecek diğer adreslerinde tespit yapılarak davalının müvekkiline ait ekte sunulu tasarım, marka ve/veya faydalı model ile iltibas yaratacak şekilde üretim ve satışının bulunup bulunmadığının tespitine, davalının kullanımının Sınai Mülkiyet Kanunu anlamında tasarım hakkına, faydalı model hakkına ve marka hakkına haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespitine, müvekkilinin haklarının ihlal edildiğinin tespiti halinde haksız rekabet oluşturan faaliyetlere son verilmesine, iş yerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, haberler, kartvizitler, broşürler, reklam araçları, facebook, sarı sayfalar vb. web sayfası ve iş yerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinden varsa müvekkilinin tasarımı/faydalı modeli/markası ile iltibasa sebep olan unsurların kaldırılmasına, ürünlerin toplatılmasına ve el konulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında 1.000,00 TL faydalı model nedeniyle, 500,00 TL tasarım nedeniyle, 500,00 TL marka nedeniyle toplam 2.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 22.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, belirlenecek tazminata tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasına, verilecek olan hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere yurt içinde yayın yapılan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalının davaya cevap vermediği, ancak bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde davalı vekilinin özetle; müvekkilinin yaklaşık 10 yıl boyunca ... firmasının distribütörlüğünü yaptığını, ancak son yıllarda söz konusu firma ile anlaşması bittiğinden dolayı firma ürünlerinin satışını yapmadığını, bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi müvekkilinin ... firmasının ürünlerini satışını yapmadığı gibi, iş yerinde de bulundurmadığını, dava dilekçesinde müvekkilinin internet sitesinden alındığı iddia edilen lastik satışına dair görüntülerin eski tarihlere ait olduğunu, söz konusu lastiklerin satış fiyatlarına bakıldığında bunu anlamanın mümkün olduğunu, bugün itibari ile ... firmasına ait lastiklerin metre fiyatının 200 - 250 TL arasında satıldığını (davacıya ait ürünlerin satıldığı ... .com.tr sitesine bakılabileceğini), davacının dava dilekçesine delil olarak sunmuş olduğu lastik satışını gösteren belgede ise lastiklerin metre fiyatının son derece düşük olduğunun görüleceğini, davacının karbon esaslı dalış kıyafetinin marka haklarının müvekkili tarafından ihlâl edildiğine dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının marka tescil talebinin değişik yerlerinde karbon esaslı dalış elbisesi ile darbe ve aşınmaya karşı dayanıklı, başka bir deyişle \"ömürlük\" dalış elbisesi üretmeyi amaçladığının belirtildiğini, davacı tarafın marka tescil talebi ve eklerinde başka bir hususiyet iddia etmediğinin açıkça görüldüğünü, kaldı ki davacının internet sitesinde karbon elbise diye tanıtıp sattığı elbisenin marka tescil belgesinde iddia edilenden son derece farklı olduğunun da görüldüğünü, müvekkilinin, taklit ürünler satarak piyasayı dolandırdığını iddia eden davacının marka tescil belgesinde tarif ettiği ürün ile kendi sitesinde satışını yaptığı ürün arasındaki farkı bilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkiline ait ürünün tamamen neopren ve polyesterden üretildiğini, darbe ve aşınmalara karşı dayanıklı olduğunun hiçbir yerde iddia edilmediğini, davacının marka hakkına sahip olduğu ve karbon fiber liflerden ürettiğini iddia ettiği ürün ile müvekkilinin satışını yaptığı ürün arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, ürünler arasında yalnızca desen benzerliği bulunduğunu, söz konusu desenin ise ... firmasına özgü olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zıpkın ile balık avında ün yapmış birçok firmanın, zıpkından palete kadar birçok üründe benzer desenler kullandıklarını, kaldı ki her iki ürün desenleri arasında da gözle görülür farklar bulunduğunu, zaten davacının marka tescil talep ederken karbon ürünlerde bulunan birtakım desenleri de tescil ettirdiğinin ve üçüncü şahısların talebi üzerine bu tescillerin sonradan iptal ettirildiğinin görüleceğini, davacının tescil ettirip de daha sonra iptal edilen desenleri arasında müvekkilinin ürününde kullanmış olduğu desenin de bulunduğunu, davacı tarafın müvekkiline ait olduğunu iddia ettiği sosyal medya yazışmalarında, müvekkilinin bu tasarımın evrensel olduğuna işaret etmek istediğini, söz konusu ürünün müvekkiline kumaş olarak geldiğini, müvekkilinin de bu kumaşlardan dalış elbiseleri diktiğini, müvekkilinin, dünyada bu kumaşları üreten sayılı firma olduğu bildiğini ve bu nedenle söz konusu firmaların marka ihlaline girecek üretim yapmayacağını beyan ettiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporları dikkate alındığında; davacının dosyaya sunduğu delillerden faydalı modele tecavüz hususunun tespit edilemediği ve yine davalının markasal kullanımı bulunmadığından davacının bunlara yönelik taleplerinin yerinde görülmediği, davacı tarafa ait 2017/01715 (2) numaralı tasarım ile davalının işyerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde ise belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatiyle bu tasarıma yönelik tecavüzün oluştuğunun anlaşıldığı, davalının dalış kıyafetlerini kendi atolyesinde diktirdiği, kumaşları ithal ettiği, kumaş alış faturalarında, defter kayıtları ve stok hareketlerinde ürün ismi yazılmadığından davalının SMK m.151/2-b uyarınca net kazancı tespit edilememiş ise de davalının tasarıma tecavüzü sonucu zararının oluştuğu anlaşılmakla TBK'nın 51. ve 52. Maddesinin mahkemeye verdiği yetki çerçevesinde hakkaniyete uygun tazminata hükmetmek gerektiği, işletmelerin performansı, tasarımın ekonomik değeri, tasarımın kazanca etkisi ve tecavüzün yoğunluğu dikkate alınarak takdiren davacı lehine 5.000 TL maddi tazminatın uygun görüldüğü, ancak davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve talebiyle bağlı kalınarak davacı lehine 500 TL maddi tazminata hükmedildiği, SMK'nın 149/1-ç maddesi ve TBK'nın 58. maddesi uyarınca; somut olayın koşulları ve sonuçları dikkate alınarak 5.000 TL manevi tazminatın kabulünün de uygun görüldüğü, ürün satış tarihinin net olarak tespit edilemediği, faturalarda ürün isminin yer almadığı, bu sebeple tecavüzün başlangıç tarihinin tam olarak tespit edilememesinden dolayı faizin dava tarihinden başlatılması gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davalı ürünün davacının 2017/01715(2) nolu tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davacının 2017/01715(2) nolu tasarıma tecavüze son verilmesine, tecavüz oluşturan tabela, levha, dış camlar, kartvizit, vb. tanıtım araçlarından ve sosyal medya hesapları ile internet sitelerinden kaldırılmasına, ürünlere el konulmasına ve imhasına, 500 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın dava  tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve sair taleplerin reddine, hükmün kesinleşmesiyle masrafları davalıya ait olmak üzere, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede ilanına, davacıya kesinleşmeden itibaren 3 ay içerisinde başvurmasına, başvurmaz ise ilan hakkının düşeceğine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Kararın müvekkilinin zararını karşılamadığını, marka ihlali yönünden müvekkilinin zararının giderilmediğini, davalı ürününün müvekkilinin tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun ortaya çıktığını, davalının kullanımının müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiği de ortaya çıkmasına rağmen  zararının giderilmediğini, davalı tarafın yargılama devam ederken dahi müvekkilinin markasını kullandığını, davalının internet sitesinde yer alan görsellerin dosyaya sunulduğunu, söz konusu görsellerde yer alan zıpkın lastiklerinin altında müvekkilinin ... markasının açık bir şekilde görüldüğünü, davalının ... internet sitesi içerisinde müvekkili markasına ilişkin görsellerinin sunulduğunu, söz konusu zıpkın lastiklerini müvekkilinin markası ile satmasının müvekkilinin markasının itibarını olumsuz yönde etkilemekte olup müşterilerden olumsuz geri bildirimler alındığını, davalı görselleri inkar etmiş ise de söz konusu görsellerin vekil olarak kendilerince internet sitesi üzerinden indirildiğini, kaldı ki davalı, internet sitesinden kaldırsa da eski paylaşımlarını ...'da halen saklı kalması sebebiyle ... ibaresinin göründüğünü, dava devam ederken dahi müvekkiline ait markayı kullandığını, buna ilişkin video kaydının da dosyada mübrez olduğunu, marka ihlali yönünden bilirkişilerce gerekli incelemelerin yapılmadığını, davalının haksız çıkar elde ederek yapmış olduğu satışlar nedeniyle müvekkilinin zararının karşılanması gerektiğini,, inceleme sonucunda satış miktarı ve tutarı konusunda ayırım elde edilemediğinden müvekkilinin zarar hesaplamasının yapılamamış olmasının müvekkilinin zararının devam etmesine neden olduğunu, kodlu fatura kesilmemesinin davalı lehine bir durum oluşturmasının kabul edilemez olduğunu, bu durumda ortalama model sayısı çıkartılmak suretiyle zarar hesabının yapılması gerektiğini, daha önce belirttikleri üzere müvekkili markasını davalının kodlu satması mümkün olmayıp ürün üzerinde marka bulunmaması sebebiyle sadece müvekkilinin markası kullanılarak farklı ürünlerin tüketicilere müvekkilinin markası gibi satıldığını, müvekkilinin markasının kalitesinin davalı ürünlerinin kalitesinin çok üzerinde olduğunu, ayrıca tanınmışlığı ve tercih edilme oranının da oldukça yüksek olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, davalının defter kayıtlarında ve stok hareketlerinde dava konusu malın tespitinin yapılamaması sebebiyle zarar hesabı tam olarak yapılamamış olsa da bu durumun davalı lehine bir durum ortaya koymaması gerektiğini, hesap yöntemi olarak Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/b.maddesi uyarınca tecavüz edenin elde ettiği kazanç hesaplamasına göre karar verilmesini talep ettiklerini, yasa koyucunun bilinçli bir şekilde 'markayı kullanmak suretiyle' kavramını yasa metninden çıkardığını, Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın hesaplanması gerektiğini, karşı tarafın defter ve kayıtlarını yasaya ve usule uygun tutmamasından dolayı zararın hesaplanamadığını, ancak bu durumun müvekkilinin aleyhine bir sonuca yol açtığını, halbuki böyle bir durumda da davalının elde ettiği net kazancın hesaplanarak zararın ortaya çıkarılması gerektiğini, mahkemenin öngörmüş olduğu tazminat tutarının müvekkilinin zararını karşılamadığının açık olduğunu, davalı bir tacir kabul edildiği zaman defterleri usulüne uygun tutma ve belli bir süre saklama yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, hukuk düzeninin bu kötüniyetli davranışı adeta ödüllendirir tarzda davranmasının kabul edilemeyeceğini, manevi tazminatın da çok düşük kaldığını ve müvekkilinin manevi zararının da giderilmediğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Davacının üç ayrı maddi tazminat talebinden (marka, faydalı model ve tasarım ihlali) sadece tasarım ihlali talebinin kabul edilerek 500,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, mahkemenin kararının çelişkili olduğunu, davacının dünya çapında bir icat gerçekleştirmiş gibi faydalı model haklarını üzerine aldığını, yargılamada davacının faydalı model üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesine numune sunmadığını, dolayısıyla iddia ettiği buluşun varlığını kanıtlayamadığını, zaten bu nedenle mahkemenin faydalı modele sıkı sıkıya bağlı bulunan tasarım hakları yönünden davacının talebini kabul ettiğini, mahkemenin kararının bu yönüyle çelişkili olduğunu, davacının anonim olan bir desen üzerinde tekel hakkı kurmak istediğini, söz konusu desenler üzerinde tekel hakkı kurabilmek için yeni bir buluş gerçekleştirdiğini uydurduğunu ve bu şekilde TPE'ye başvurup tescil haklarını alabildiğini, davacının korumadan faydalanmak istediği desenlerin söz konusu tekniğin doğal sonucu olarak ortaya çıktığını, karbon materyali kullanılarak üretilen zıpkın, palet, maske, bıçak sapı vs. tüm desenlerin benzer şekillerde olmasının tamamen karbon liflerinin doğası ile ilgili olduğunu, bu desenlerin tasarım hakkı bir kişiye verildiğinde aslında o kişiye karbon lif ipliği üzerinde tekel hakkı verilmiş olacağını, izah etmeye çalıştıkları nedenlerden dolayı davacının faydalı tasarım nedeniyle talebinin reddi gerektiğini, davacının zararını da kanıtlayamadığını, müvekkiline ait ticari defter ve evrakların iki kez incelendiğini ve kök ve ek raporlar tanzim edilip dosyaya sunulduğunu, raporlardan da anlaşılacağı üzere bir zarar tespit etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaklaşık 30 çeşit elbise üretip sattığını, davacının dava konusu yapmış olduğu elbisenin müvekkili tarafından son derece kısıtlı bir şekilde üretildiğini, tüm dalış elbiselerinde kullanılan kumaşların uzak doğudan ithal edildiğini ve müvekkili tarafından dikilerek piyasaya arz edildiğini, kumaş ithalatı yapılırken tüm dalış piyasasında mutat olduğu üzere ithalat fatura ve evraklarında ithalat kumaşı olduğu belirtildiğini, ancak deseni hakkında herhangi bir açıklama bulunmadığını, bunun müvekkiline özgü bir durum olmayıp tüm piyasada ithalatların bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle dava konusu desenleri ihtiva eden kumaşı tespit etmenin mümkün olmadığını, davacı kendi defter ve kayıtlarına güveniyorsa iddia ettiği zarar hesabı için kendi kayıtlarına dayanabileceğini, sonuç olarak davacı herhangi bir zararı oluştuğunu kanıtlayamadığından dolayı taleplerinin reddi gerektiğini, mahkeme kararının bu açıdan kaldırılması gerektiğini, mahkemenin vekalet ücretlerini yanlış hesapladığını, davacı tarafa maddi tazminat açısından vekalet ücreti tayin edilirken yanlış hesaplama yapıldığı gibi davacının maddi tazminat isteminin sadece 1/4'ünün kabul edildiği düşünüldüğünde davalı taraf adına da vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken bu hususta bir karar oluşturulmadığını, mahkeme kararının manevi tazminat talebi açısından tarafların vekalet ücretini de yanlış hesapladığını, hükmedilecek vekalet ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10. ile 13.maddeleri gereğince maddi tazminat talebi yönünden hem davacı hem davalı vekiline 500,00'er TL olarak takdir edilmesi gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise AAÜT 13.maddesi gereğince hem davacı hem de davalı vekili yararına 5.000,00'er TL hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin harç ile yargılama giderlerini de yanlış hesapladığını, davacının hem maddi hem manevi tazminat taleplerinin (%25)'i kabul, (%75)'inin ise reddedildiğini, ancak mahkemenin yasaya ve usule aykırı olacak bir hesaplama ile taraflara pay ettiğini, toplam 3.090,00 TL masrafın %25'i olan 772,50 TL'nin davalı tarafın üzerine, geri kalan miktarın ise davacı yanın üzerine bırakılması gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, tasarıma, faydalı modele ve markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece iki farklı heyetten rapor alındığı, ilk heyetin elektrik mühendisi ve ticaret hukuku öğretim üyesi bilirkişilerden oluşmakla dava konusu bakımından uzmanlıklarının bulunmadığının görüldüğü, nitekim bilirkişilerce de her ne kadar davalının işyerine gidilerek, işyeri camında davacı markasına ve ürünlerine dair birtakım tespitler yapılmış olmakla birlikte, raporun sonuç kısmında uzmanlık gerektiren konular bakımından bir sonuç görüş belirtilememiş olduğunun görüldüğü, 2.heyetin İTÜ tekstil bölümü öğretim üyesi, muhasip bilirkişi ve endüstri ürünleri tasarımcısı bilirkişiden oluştuğu görülmekle, sözkonusu heyetten alınan bilirkişi raporunun da taraf itirazlarını karşılamaktan uzak ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli nitelikte bulunmayan, konu ile ilgili yeterli uzmanlık içermeyen bir rapor olduğu anlaşılmakla, eksik inceleme ile hüküm tesis edilemez. Bu nedenle mahkeme kararının eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş; marka/patent/tasarım alanlarında uzman bilirkişiler ile sektör bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşacak farklı bir heyetten, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeleri, davalı tarafın distribütörlük iddialarını, tarafların internet sitelerini (geçmiş tarihli kayıtlarıyla), sosyal medyalarını, önceki raporlardaki fotoğraflar ve tespitler tarihleriyle de incelenmek suretiyle ve her iki tarafın ayrıntılı ve gerekçeli itirazlarının karşılandığı, marka/tasarım ve faydalı modele dair tüm taleplerin ayrı ayrı detaylı olarak değerlendirildiği, var ise zarar hesaplamaların da usulünce yapıldığı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesinden ibarettir.<br>Ayrıca, maddi tazminat bakımından, fazlaya dair haklara dair mahkeme kararının gerekçe kısmında bu hakların \"saklı tutulduğu\" belirtilip akabinde hüküm kısmında ise fazlaya dair taleplerin \"reddine\" dair hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşacak şekilde karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. <br>Yine kabule göre de, vekalet ücretleri ve yargılama giderleri bakımından davalı tarafça yapılan itirazların yerinde olduğu görülmekle, karar kaldırıldığından mahkemece yeniden tesis edilecek hükümde bu hususların mahkemesince gözetilmesi gerektiği anlaşılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/187 Esas - 2021/158 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; <br>a-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf  karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>b-Davalı tarafından yatırılan 410,32‬ TL istinaf karar harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  26/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a838edb21f5cec28","SID":"3995a8b0efad247f"}}