{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/911 <br>KARAR NO: 2024/1029<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2024 tarihli ek karar. <br>NUMARASI: 2024/67 D.İş  -  2024/119 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen  ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 12.03.2024 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin de içinde yer aldığı ... Bankası AŞ, ... Bankası A.O ile ... Bankası AŞ ile ... AŞ arasında kredi sözleşmeleri imzalanarak söz konusu kredi sözleşmelerine bağlı olarak, dört Banka tarafından ... AŞ lehine proje finansmanı ile işletme sermayesi isimli krediler tesis edilerek kullandırıldığını, 10.06.2011 tarihli kredi sözleşmesinin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/108 Esas sayılı dosyasında yer aldığını, 18.07.2014 tarihli işletme sermayesi (WCF) sözleşmesinin ise İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/324 Esas  sayılı dosyasında yer aldığını, kredilerin güvencesini teşkil etmek üzere, takibe konu ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde kain, tapunun ... ada, .. pafta, 1 parsel sayısında kayıtlı, 160497,04 m2 yüzölçümlü ''Doğalgaz Çevrim Santrali ve Arsası\" nitelikli taşınmazın kaydına müvekkili ile  ... Bankası AŞ,  ... Bankası T.A. ve ... Bankası AŞ'nin her biri lehine %25 paylı olmak üzere 1. dereceden 1.170.000.000,00-USD, 2. dereceden de 260.000.000,00-TL bedelli garame ipotekleri tesis edildiğini, müvekkili banka lehine 1.derecede 292.000.000,00.-USD bedelli ve 2.derecede 65.000.000,00.-TL bedelli ipotekler bulunduğunu, ipotekler ile teminat altına alınan söz konusu doğalgaz çevrim santrali içinde yer alan makina ve teçhizatlar üzerine de ayrıca, Beşiktaş ...Noterliğinin 11.06.2014 tarih, ... yevmiye numarası ile düzenlenen 3.500.000.000,00 TL bedelli ticari işletme rehni sözleşmesi tesis edildiğini, alacaklı dört Bankanın her birinin yine %25 paylı olmak üzere teminatlandırıldığını,  buna göre, müvekkili Banka lehine 875.000.000,00.-TL bedelli ticari işletme rehni bulunduğunu, kredi borçlusu ... AŞ'de hissedar olan ...  sahibi olduğu hisseler üzerinde alacaklı dört Banka lehine  hisse senedi rehni ana sözleşmesi ve  tadil sözleşmeleri düzenlendiğini, ayrıca, kredi borçlusu ... AŞ'nin ...’tan olan alacaklarının temlik edildiğine ilişkin  Beyoğlu ...Noterliğinin 11.07.2014 tarih, ... yevmiye nolu alacak temliki  sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkil Banka'nın da aralarında bulunduğu alacaklı 4 bankanın alacaklarını ayrı ayrı gösterecek şekilde borçlu şirket ve diğer ilgililere 16.01.2023 tarihinde  Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, anılan ihtarnamenin borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, söz konusu hesap kat ihtarnamesi ile muaccel hale gelen borcun ödenmemesi/ödenmesine ilişkin yol kat edilememesi üzerine, ipotek resmi senetlerinin 4.3. maddesinde yer alan ''İpotek Alanlar’ın her birinin lehlerine tesis edilen ipoteklerin kendi ipotek limitlerine kadar beraber ya da ayrı ayrı paraya çevrilmesini talep edebilecekleri” imkanından faydalanılarak, müvekkili Bankaca, ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesini teminen  İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından 24.07.2023 tarihinde 5.368.187.059,27 TL alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığını, borçlu şirkete İcra ve İflas Kanununun 150/I hükümleri çerçevesinde icra emri gönderildiğini,  iş bu icra takibi kapsamında ipotekli taşınmaza ilişkin Gebze İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasından 05.09.2023 tarihli kıymet takdir raporu düzenlendiğini, kıymet takdir raporuna göre ipotekli taşınmazın tamamına (arsa bedeli, inşaat bedeli, demirbaş rayiç bedeli, makine tesis ve teçhizatın değeri, taşıtlar ile ilave ekipman değeri toplamı) 10.641.592.862,94 TL değer takdir edildiğini, alacaklı dört Bankanın %25 garame payları doğrultusunda ipotekli taşınmazın değerinden her bir alacaklı bankaya 2.660.398.215,72 TL pay düştüğünü, ipotekli taşınmazın 10.641.592.862,94 TL tutar üzerinden satışının yapılması durumunda her alacaklı Bankaya ödenecek ihale bedelinden mahsup edilecek icra harç ve masraflarda dikkate alındığında, her bir alacaklı Banka’ya ödenecek olan ihale bedellerinin daha da azalacağını, ipotekli taşınmazın kaydındaki 1.derecedeki 1.170.000.000,00.-USD bedelli garame ipoteğin, 11.01.2024 ihtiyati haciz talep tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının 35.061.975.000,00 TL olduğunu, işbu ipotek değerinin müvekkil Bankanın payına isabet eden tutarının 8.765.493.750 TL'ye, 2.derecedeki 260.000.000,00 TL bedelli garame ipoteğinden müvekkili Banka payına isabet eden tutarı olan 65.000.000,00 TL'nin eklenmesi ile ipotekli taşınmaz içinde bulunan makine ve teçhizatlar üzerinde tesis edilmiş olan  Beşiktaş ...Noterliğinin 11.06.2014 tarih ... yevmiye numarası ile düzenlenen 3.500.000.000,00.-TL bedelli ticari işletme rehni sözleşmesi kapsamında  müvekkili Banka payına isabet eden 875.000.000,00 TL bedelli rehin bedelinin de eklenmesi sonucunda ipotek ve rehin toplamı olan 38.821.975.000,00.-TL (müvekkili Banka payı 9.705.493.750,00.-TL) ile 10.641.592.862,94.-TL (müvekkil Banka payı 2.660.398.215,72.-TL) ipotekli taşınmazın değeri arasındaki farkın çok fazla olduğunun görüldüğünü, ilamlı icra takibinin  5.368.187.059,27 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılmakla birlikte icra takibinin açılış tarihi olan 24.07.2023 takip tarihinden bugüne döviz kurlarında yaşanan artış dikkate alındığında, müvekkili Banka  alacağının daha fazla olduğunun  kabul edileceğini, icra takibine konu  195.047.657,66.-USD müvekkili Banka alacağının 167.305.751,27 USD asıl alacak kısmını oluşturduğunu, 24.07.2024 takip tarihinden itibaren işbu toplamın 167.305.751,27.-USD asıl alacak tutarının 165.038.946,61 USD kısmına %12,65 (Libor=5,15+7,5) oranında temerrüt faizi, 2.036.128,86.-USD kısmına %5,93 oranında temerrüt faizi ve 230.675,80.-USD kısmına ise %11,17 oranında temerrüt faizi ile yine icra takibine konu 98.575.953,56.-TL toplam alacağın 33.635.340,00 TL asıl alacak kısmını oluşturmakta olup, 24.07.2024 takip tarihinden itibaren 33.635.340,00.-TL asıl alacak kısmına %48 temerrüt faizi işletilmek suretiyle asıl alacak, işlemiş akdi ve temerrüt faizi, gider vergisi, avukatlık ücreti ve diğer icra masrafları toplamı ipotek limitlerine ve rehin tutarına kadar temerrüt faizi işleyebileceğini, buna göre, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından UYAP üzerinden otomatik olarak düzenlenen 11.01.2024 tarihli kapak hesabına göre müvekkil Bankanın 6.586.320.227,59.-TL alacağı olduğunun  görüldüğünü,  görüldüğü üzere ipotekli taşınmazın değerinin müvekkili Bankanın %25 oranındaki garame payına isabet eden kısmı ile müvekkili Banka’nın borçludan olan muaccel alacağı arasında oldukça ciddi fark bulunduğunu, müvekkili Banka alacağının ipotekli taşınmazın satışı ile karşılanamayacağını, icra dosyasından düzenlenen 05.09.2023 tarihli kıymet takdir raporuna göre 10.641.592.862,94.-TL olarak tespit edilen değer üzerinden ipotekli taşınmazın satılması durumunda, ipotekler ve ticari işletme rehininde kabul edilen %25 garame payı dikkate alındığında müvekkili Banka’ya  2.660.398.215,72.-TL isabet edeceğini, müvekkili Banka alacağının ise, libor faiz oranı dikkate alınmaksızın yapılan hesaplamalarda dahi, taşınmazın satış değerinden kendisine düşecek paydan en az 3.900.000.000,00-TL'den daha fazla olacağının görüldüğünü, buna göre, ipotekli taşınmazın müvekkili  Banka alacağını karşılamaktan oldukça uzak olduğunu,  müvekkili Bankanın alacağının rehin ve ipotekle teminat altına alınmayan, teminatsız durumda bulunan tutarının oldukça yüksek olduğunu, kredi borçlusu ... AŞ firmasının tek mal varlığının  doğal gaz çevrim santrali ve arsası\" olduğunu, firmanın iştigal konusunun da elektrik üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, kiralanması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin müşterilere satışı şeklinde olduğunu, bu nedenle, kredi borçlusu firmanın ortaklarının maliki olduğu hisseleri üzerinde alacaklı dört Banka lehine rehin tesis etmesinin pratikte bir faydası bulunmamakla birlikte bir işlevi de bulunmadığını, 23.03.2023’ten sonra kredi borçlusu firmanın elektrik satışlarını üçüncü firma aracılığı ile yapmak sureti ile alacaklı dört Banka’ya temlik etmiş olduğu elektrik satışından kaynaklanan alacaklarını kaçırdığını, bu nedenle de müvekkili Bankaya 23.03.2023 tarihinden sonra ...’dan bir ödeme yapılmadığını, alacak temliki teminatının da bu nedenle bir işlevi kalmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları  saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000.000,00 TL'lik müvekkili Banka alacağı için, kredi borçlusu ... AŞ hakkında, İİK'nın 257.maddesi ve devam eden maddeleri uyarınca, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 19.01.2024 tarihli değişik iş kararında; \"... Talep, ihtiyati hacze ilişkindir. Talebin yasal dayanağı İİK'nın 257 vd. maddeleridir. Talep sahibinin dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun süresinde ödenmediğine kanaat getirecek delillerin İİK'nın 258/1. fıkrası uyarınca sunulduğu ve yaklaşık ispatın da bu aşamada var olduğu kanaatine varılmakla İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca ihtiyati haciz kararı vermek gerekmiştir. \" gerekçesiyle,  ihtiyati haciz talebinin %15 oranındaki  37.500.000 TL  teminat karşılığında kabulü ile 250.000.000,00 TL için alacağa yetecek miktarda borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin  alacaklı ... Bankası  AŞ, ... Bankası AŞ, ...  Bankası AŞ ve ...  Bankası T.A.O. olmak üzere 4 bankadan ortak proje kredisi kullandığını, söz konusu kredinin teminatını teşkil etmek üzere  ipotek,  ticari işletme rehni ve hisse senedi rehni tesis edildiğini, toplamda 145.000.000 TL+315.000.000 TL = 460.000.00 TL tutarında müvekkilinin hissesi  üzerine alacaklılar lehine  rehin bulunduğunu, müvekkilinin ...'tan olan alacaklarından 28.000.000.000,00 TL kısmının   temlik sözleşmesi  ile alacaklılar lehine temlik edildiğini,  alacaklıların bu  temlikten ciddi tahsilat yaptığını, bu temlikten toplam 56.000.000,00 TL  tahsilat sağladığını, yapılan bu tahsilat  mahkemeden saklandığını, ihtiyati haciz talep eden alacaklının tüm alacağının rehinle temin edildiğini, alacaklı ... Bankası  AŞ  tarafından müvekkiline gönderilen  bir hesap kat  ihtarnamesi  bulunmadığını,  alacaklı tarafından İstanbul Gayrimenkul İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipde ipotekli taşınmaz için yaptırılan kıymet takdiri  raporuna  Gebze 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ 560 E. Nolu dosyası ile tarafımızca itiraz edildiğini, davada  düzenlenen bir kıymet takdiri raporu olmadığını, yani alacaklı bankanın ihtiyati haciz kararına dayanak olarak mahkemeye  sunduğu ipotekli taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporunun kesinleşmediğini, ipotekli taşınmaz için henüz kesinleşen bir kıymet takdir raporu bulunmadığını, İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz koşulları ayrıntılı düzenlendiğini, buna göre ihtiyati haciz talebi için muaccel bir alacak yanında muaccel alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerektiğini,  alacaklı bankanın hiçbir şekilde takip başlatmadığı hisse senedi rehini ve ticari işletme rehni ile dahi  fazlasıyla teminat altında olduğunu,  teminatların paraya çevrilmesi amacıyla rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipler başlatılmadığını,  rehinlere ilişkin kıymet takdirleri yapılmadığını, dolayısıyla rehinlerden ne kadarlık bir tahsilat yapılacağının dahi belirlenmediğini, İstanbul 7.İcra Hukuk  Mahkemesinin 2023/428 Esas, 2024/25 Karar nolu ilamında da açıkca tespit edildiği üzere  müvekkili şirkete gönderilmiş bir hesap kat ihtarı dahi bulunmadığını savunarak,  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  EK KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 12.03.2024 tarihli ek kararında; \"... İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerledirmede; mahkememizin ihtiyati haciz vermeye yetkili olduğu , ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri,    hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler,  alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, borca karşılık taşınmaz ipoteği ve hisse rehni verildiği belirtilmişse de,İİK'nın 45.maddesi \"Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.\" hükmünü haiz olup, bu hükümde  amaç bir borcun ipotekle temin edilmesi halinde alacaklının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının zorunlu olduğudur. Ancak ipotek tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabilir. İİK'nın 45. maddesi hükmü, rehin ile teminat altına alınan alacağın, borçlusuna ilişkin düzenlemeyi içermektedir. Bir başka anlatımla; rehin, kefilin kefalet borcunun da teminatını oluşturmuyor ise İİK'nın 45. madde hükmü kefil hakkında uygulanamayacaktır. söz konusu ipotek ve hisse rehinlerinin birden çok banka için tesis edildiği, borç miktarları ile ipotekli taşınmazın ve hisse rehinlerinin dosyaya yansıyan bedelleri dikkate alındığında, ipotek ve hisse rehinlerinin borcu karşılamaya yetmediği, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz talebi bakımından alacak ve borç miktarının tespiti ve ipotekli taşınmazın değerinin tespitinin yaptırılmasının mümkün bulunmadığı, borçlu vekilinin ileri sürdüğü temlik alacağının varlığının bu aşamada değerlendirilemediği  anlaşıldığından, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin yerinde olmadığı... \" gerekçesiyle itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin kombine çevrim doğal gaz elektrik  santrali olduğunu, müvekkilinin alacaklı ... Bankası  AŞ ile birlikte ... Bankası AŞ,... Bankası AŞ ve ... Bankası T.A.O. olmak üzere 4 bankadan ortak proje kredisi kullandığını, söz konusu kredinin teminatını teşkil etmek üzere ipotek, ticari işletme rehni ve hisse senedi rehni tesis edildiğini,  buna göre,  ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde 1.derecede 1.170.000.000,00-USD (BirmilyaryüzyetmişbinUSD) ve 2.derecede 260.000.000,00-TL (ikiyüzaltmışbinTL) bedelli 4 banka lehine garame ipoteği, Beşiktaş ... Noterliğinin 11.06.2014 tarih, ... yevmiye nolu ticari işletme rehni  tesis edildiğini,  (mülkiyeti ... ait nominal değeri 58.000.000 TL ve sermaye artışı sonrası ilave  126.000.000 TL tutarında, mülkiyeti ...'ya ait nominal değeri 86.586.600 TL sermaye artışı sonrası  ilave 188.101.848 TL tutarında, mülkiyeti ...'ya  ait nominal değeri 137.800 TL Tutarında,sermaye artışı sonrası ilave   299.384 TL tutarında, mülkiyeti  ... ait nominal değeri nominal değeri 137.800 TL sermaye artışı sonrası ilave 299.384 TL tutarında, mülkiyeti  ... ait nominal değeri 137.800 TL sermaye artışı sonrası  ilave 299.384 TL tutarında), ayrıca toplamda 145.000.000 TL+315.000.000.TL=460.000.00.TL tutarında müvekkilinin  hisseleri  üzerine alacaklılar lehine  rehin tesis edildiğini, ihtiyati haciz talep eden bankanın ihtiyati haciz dilekçesinde alınan garame ipoteğinden söz ettiğini, ancak ticari işletme rehni ve  hisse senedi rehninden hiç söz etmeyerek  mahkemeyi yanılttığını ve  ihtiyati haciz karar  aldığını,  yine müvekkilinin ...'tan olan alacaklarından 28.000.000.000,00-TL  kısmının temlik sözleşmesi ile alacaklılar lehine temlik edildiğini,  alacaklıların bu temlikten ciddi tahsilat yaptığını,  2023 yılında bile bu temlikten toplam 56.000.000,00 TL tahsilat sağladıklarını, yapılan bu tahsilattan  da  ihitiyati haciz talep dilekçesinde hiç söz edilmeyerek   mahkemeden saklanmak suretiyle ihtiyati haciz kararı alındığını, mahkemeden teminatlar  saklanmak suretiyle alınan ihtiyati haciz kararının İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası ile infaz edildiğini, müvekkili şirketin menkul gayrimenkul tüm mallarına ihtiyaten haciz konulduğunu,  hacizler nedeniyle  tüm banka hesaplarıın bloke edildiğini, ihtiyati haciz talep eden alacaklının alacağına ilişkin bir hesap kat ihtarı bulunmamakla birlikte tüm alacağının  da rehinle temin edildiğini,  alacaklı bankalardan ... Bankası AŞ ve ...  AŞ  tarafından \"Teminat temsilcisi \" sıfatıyla 16.01.2023  tarihinde Beyoğlu ....Noterliği'in ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek tamamen haksız ve hukuksuz olarak tüm borcun ödenmesinin talep edildiğini, alacaklı ... Bankası AŞ tarafından müvekkili şirkete gönderilen  bir hesap kat  ihtarnamesi  bulunmadığını, diğer alacaklılar tarafından gönderilen ihtarnameye süresi içinde  Gebze ....Noterliğinin 20.01.2023   tarih ve ...  yevmiye sayılı  ihtarnamesi ile  zikredilen alacaklara ve ferilere itiraz edildiğini, ihtarnameye süresi içinde itiraz edildiğinden İİK'nın 68/b maddesi gereği kesinleşen bir borç bulunmadığını, daha sonra alacaklı ihtiyati haciz talep eden ... Bankası AŞ tarafından İstanbul Gayrimenkul İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı dosyası ile  müvekkiline ait   taşınmaz için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını,  icra takibinin iptali amacıyla  açtıkları  davada İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/428 Esas,  2024/25 Karar sayılı ilamı ile icra emrinin iptaline karar verildiğini,  gerek alacaklı tarafından çekilen ihtara, gerekse rehnin paraya çevrilmesi yolu ile açılan takibe süresi içinde itiraz/şikayet edildiğinden  ve açılan dava ile icra emrinin iptaline karar verildiğinden,ortada bir icra takibi ve kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını, ihtiyati haciz talep eden dilekçesinde her ne kadar 250.000.000-TL tutarlı alacağından  bahsetmişse de  bu alacağa ilişkin itirazları nedeniyle açılan takibin iptali davasında icra emri iptal edildiğini, alacak tutarının kesinleşmediğini,   alacaklının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığını,  ayrıca alacaklı banka tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipde ipotekli taşınmaza  yaptırılan kıymet takdiri  raporuna  itiraz ettiklerini,  ipotekli taşınmaz için henüz kesinleşen bir kıymet takdir raporu bulunmadığını, yerleşik yargı kararları ve Yargıtay İBK'da da belirtildiği üzere rehinle temin edilmiş alacak için öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının mutlak emredici bir hukuk kuralı olduğunu, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını,  kredi borcunun teminatında bulunan hisse senedi rehinlerinin ve ticari işletme rehninin  paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadığını, alacaklının Kanunun emredici düzenlemesini dolanmak istediğini, gerek ipotekler, gerek işletme rehni ve  gerekse hisse rehinlerinin  alacaklının alacağını fazlası ile karşılar nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacaklı banka tarafından ihtiyati haciz talep edilen ve mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilen miktar olan 250.000.000 TL alacaklı bankanın Mahkemeye bildirmediği işletme rehni ve  hisse senedi rehinleri ile dahi  fazlasıyla teminat altında olduğunu, sırf bu yönüyle dahi ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini,  gerekçeli kararda  teminatların borcu karşılamaya yetmediğini belirtilmiş ise de bu hususun doğru olmadığını,  ipotekli taşınmazlar için henüz kesinleşen bir kıymet takdiri bulunmadığı gibi hisse senedi rehinleri ve işletme rehni  için de bir takip yapılmadığını,  hisse senetlerinin ve işletme rehnine konu malların   değerinin tespit edilmediğini,  mahkemenin red  gerekçesinin kendisinin de dolaylı olarak ifade ettiği üzere   tamamen soyut ve kanaate dayalı  olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, kredi sözleşmesi ve işletme sermayesi sözleşmesinden doğan alacak sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati haciz  kararına karşı yapılan itirazın reddi ek kararına  ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı  ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf/borçlu vekilince yapılan itirazın reddine  karar verilmiş; bu ek karara karşı,  karşı taraf/borçlu  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı, itiraz sebeplerinin yerinde olup olmadığı  noktasında toplanmaktadır.   İhtiyati haciz talep eden tarafından, karşı taraf/borçlu hakkında, kredi sözleşmesi 10.06.2011 tarihli kredi sözleşmesi  kapsamında kullandırılan kredi borcu nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece teminatlı olarak  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı taraf/borçlu vekilince   bu ek karara  itiraz edilmiş,  mahkemece itirazın,  12.03.2024 tarihli ek kararla reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından alacaklı banka ile  birlikte  ...  Bankası AŞ,  ... Bankası AŞ'nin ve ... Bankası T.A.O ile  karşı taraf/asıl borçlu arasında  10.06.2011 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığı, karşı tarafın asıl borçlu olarak, ...  Bankası AŞ'nin kredi temsilcisi, ... Bankası AŞ'nin teminat temsilcisi olarak sözleşmede yer aldığı,  adı geçen bu bankalar  ile eldeki dosyada alacaklı olan ... Bankası AŞ'nin bu sözleşme kapsamında borçluya kredi tahsis ettiği, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine 16.01.2023 tarihinde kredi veren bu dört bankanın alacak miktarları hesaplanarak kat ihtarnamesi düzenlendiği, kat ihtarnamesinin kredi temsilcisi ve teminat temsilcisi bankalar tarafından  düzenlenerek gönderildiği, kat ihtarında alacaklı ... Bankası AŞ'nin alacak miktarının gösterildiği, kat ihtarının borçluya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Borçlu vekilince, borcun ipotek, hisse ve ticari işletme rehini ile teminat altına alındığı, borçlunun Teiaş'tan olan alacağının alacaklıya temlik edildiği ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı itiraz ve istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İİK'nın 45.maddesi \"Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.\" hükmünü haiz olup, bu hükümde  amaç bir borcun rehinle temin edilmesi halinde alacaklının öncelikle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının zorunlu olduğudur. Ancak rehin tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabilir. İİK'nın 45. maddesi hükmü, rehin ile teminat altına alınan alacağın, borçlusuna ilişkin düzenlemeyi içermektedir.  Bir diğer deyişle, rehinli malın değerini borcu karşılayamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, aşan kısım için alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir. Rehin bedellerini aşan alacak yönünden ihtiyati haciz istenebilir. Mahkemece, muaccel alacağın varlığı ve miktarı bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmiş ve itiraz üzerine  İİK'nın 45. maddesindeki durumun mevcut olduğu gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ise de; alacaklı bankalar lehine borçlu tarafından tesis edilen garame ipoteğinin değerini aşan bir borç iddiasının bulunmadığı, icra müdürlüğü dosyasında yaptırılan kıymet takdirinde taşınmaz ve tesisin değerinin ipotek ile temin edilen borcu karşılamaması nedeniyle ipotekli taşınmazın gerçek değeri ile ipotek limiti arasındaki fark için ihtiyati haciz talep edildiği görülmektedir. Böyle bir fark, ipotekli taşınmazın satışı neticesinde elde edilen değerden sonra  ipotek ile karşılanmadığında ya da kesinleşmiş bir kıymet takdirinin mevcudiyeti hâlinde tespit edilebilecektir. Somut olayda ise icra dosyasında yaptırılan kıymet takdirine ilişkin bilirkişi raporuna borçlu tarafça itiraz edildiği, bu konudaki dava dosyasının hâlen derdest olduğu, bu nedenle alacağın rehinle teminat altına alınmayan bir kısmının mevcut olup olmadığının bu aşamada bilinemeyeceği görülmektedir. Bu nedenle, gelinen bu aşamada gerek borç miktarı, gerek ipotekli taşınmazın ve tesisin değeri gerekse hisse ve ticari işletme rehinlerinin akıbetine ve İİK'nın 45. maddesi şartlarının gerçekleştiğine dair ve alacağın teminatsız kaldığına dair yaklaşık ispatın sağlanamadığı  anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulü ile itiraz eden hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair verdiği 12.03.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin itiraza konu 19.01.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, 2-AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 5.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan tahsili ile  itiraz eden borçluya  verilmesine,3-İtiraz eden borçlunun yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ihtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Kanun yoluna başvuran itiraz eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının talep hâlinde itiraz eden borçluya iadesine,b-İtiraz eden borçlu tarafından harcanan 1.169,40 TL başvuru harcı gideri ile 180,00   TL posta gideri olmak üzere, toplam 1.349,40 TL kanun yolu giderinin, ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınıp itiraz eden borçluya verilmesine,5-Artan gider avanslarının ilgililerine iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,7-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 28.06.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99ea297cfa015a8f","SID":"f2eab00032ed792e"}}