{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1749 <br>KARAR NO: 2023/882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/07/2022<br>NUMARASI: 2022/219 Esas 2022/476 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2023<br>Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, dava dışı ... (...)'nin nakliyat emtia alt abonman sigorta poliçesi ile müvekkilinin sigortalısına Hindistan'dan Meksika'ya gönderilen emtiasının taşıyıcı dava dışı ... sorumluluğunda iken hasara uğradığını, sigortalının hasarının müvekkili tarafından karşılandığını, ödenen bedelin rücuen tahsili için hasarda kusuru olan davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, dava konusu taşıma kapsamında dava dışı ... şirketinin Türkiye'deki acentesi olan müvekkilinin herhangi bir rolünün bulunmadığını, taşımaya konu konişmentonun Rotterdam'da hazırlandığını ve ... için acente olarak ... tarafından imza edildiğini, kaldı ki yargılamaya konu uyuşmazlık için doğrudan ve aseleten Türkiye'deki acentesi olan müvekkiline dava açılamayacağını, sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığını, hasarın Meksika'daki iç kara nakliyesi sırasında meydana geldiğini ve hasar hesabının hatalı yapıldığını belirterek, davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan , davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davaya konu  konişmentonun  \"...\" kaydı ile taşıyan adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının da  fiili taşıyan ... A.S. adına ve acente kaydı ile yabancı acente tarafından düzenlendiği, TTK m.105'te \"acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği\"nin düzenlendiği, buna göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığı, davalının taşımayı üstlendiğine dair başkaca bir delilin de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı şirketin yabancı taşıyan ... A.S.'nin Türkiye'deki temsilcisi yani acentesi olduğunu, davalının taşımada fiili taşıyan sıfatı bulunmasa dahi dosyadaki belgelerden açıkça görüleceği üzere, multimodal taşımanın tamamının ... tarafından yapıldığı ve orijinal konişmentonun da ... tarafından düzenlendiğini, emtianın tahliyesi sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle hasarın oluştuğun belirterek kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacıya nakliyat emtia taşıma poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın, deniz taşıması sırasında hasarlanması nedeni ile davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesine dayalı olarak rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK m.331/1'e göre, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedecektir.Öte yandan HMK m.327/1'de \"Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.\" denilmiştir. Somut olayda, davacı alacağının tahsili için 28/03/2021de davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmış, davalı tebliğ edilen ödeme emrine itiraz ederek takibin  durdurulmasını istemiştir. Ayrıca takip borçlusu-davalının ... A.Ş.'nin alacaklı-davacıya karşı İstanbul Anadolu 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/742 Esas ve 2022/829 Karar sayılı dosyası ile icra takibinin 26.184-USD yabancı para birimi üzerinden alacak talebinde bulunulduğu, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediğini ileri sürerek takibin tedbiren durdurulmasını ve takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda 12/12/2022 tarihinde talebin kabulü ile icra takibinin iptaline karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 11/01/2023 tarihinde kesinleştiği; söz konusu karara dayanılarak İcra Dairesince 12/01/2023'de \"dosyanın, takibin iptali ile kapatılmasına\" karar verildiği tespit edilmiştir. Bilindiği gibi takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davasında, yargılamanın sonuna kadar usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin varlığı gerekli olup bu husus dava şartıdır. Buna göre, yukarıda belirtildiği şekilde kesinleşmiş icra hukuk mahkemesi kararına istinaden davaya konu icra takibi iptal edildiğinin belirlenmesi nedeniyle  dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından taşıyıcıya karşı izafeten icra takibinin acenteye yöneltilmesi gerekirken doğrudan acenteye karşı icra takibi yapılması sebebiyle, davalı icra takibine itirazında haklı olup,davalı  işbu davanın açılmasına sebep olmamıştır. Bu nedenle, davalı lehine vekalet ücretine hükmdilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2022 Tarih, 2022/219 Esas 2022/476 Karar sayılı kararın HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava şartı yokluğundan davanın reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 2.294,85-TL  peşin  harçtan mahsubu ile fazla olan  2.114,95‬-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A-14 maddesi ve Yönetmeliği uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk  ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin  üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.05/06/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"920a2e2e2b6178e1","SID":"d2d5d5bf2826af90"}}