{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2512 <br>KARAR NO: 2023/1222<br>KARAR TARİHİ: 18/04/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/05/2022<br>NUMARASI: 2022/182 2022/256<br>DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ile   İstanbul Anadolu  5. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, tazminat istemine   ilişkindir. İstanbul Anadolu  5. Asliye Ticaret Mahkemesince, \"...HSK'nın 24.03.2005 gün 188 sayılı kararında Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, ticaret mahkemesi bulunması halinde bu mahkemenin, ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk  mahkemesinin görevli olacağı hususu karar altına alınmıştır. Deniz alacağı hususunda, 6102 sayılı TTK'nın 1352/1. maddesinde \"Deniz alacağı; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: \" ve aynı maddenin 1-m bendinde  \"Geminin yapımı, yeniden yapımı, onarımı, donatılması ya da geminin niteliğinde değişiklik yapılması.\" hükümleri mevcuttur. (Yargıtay 20 HD 2016/5316 E 2016/7481 K) Somut olayda;  taraflar arasındaki ihtilaf, TTK'nun 1352/1-m bendi uyarınca davacının donatanı olduğu gemide, davalı tarafından yapılan bakım ve onarım hatası nedeniyle zararın tespiti ve tahsili olduğu ve deniz alacağı olarak nitelendirildiği anlaşılmakla; Deniz İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine  ...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...  Mahkememiz deniz hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adı ile kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı  kararı ile Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle 6102 sayılı TTK 5.maddesi gereğince mahkememizin görevine tayin için davanın TTK 5.kitabında yer alan deniz ticaretine ilişin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için de davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada taraflar arasındaki ticari ilişki TBK'da düzenlenen iş görme sözleşmelerinden istisna akdi niteliğindedir. Bu nedenle uyuşmazlık TBK'daki istisna akdi   hükümlere göre çözümlenmelidir. Davanın tarafları tacir olduğundan TTK 4.maddesine göre görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmakla, açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik kararı istinaf edilmeden kesinleştiği takdirde, merci tayini için dosyanın ilgili istinaf dairesine gönderilmesine  ...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde hüküm kurmuştur. TTK'nın 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmıştır. Buna göre, geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya, hasar, can kaybı ve bedeni zararlar, kurtarma faaliyetlerinden doğan tazminat hakları, gemi yapım ve onarımından kaynaklanan alacaklar, gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar, gemi için alınmış krediler dâhil olmak üzere, geminin veya malikinin adına yapılmış harcamalar gibi doğrudan deniz ticareti alanıyla ilgili tazminat ve alacaklar deniz alacağı olarak tanımlanmıştır. Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup, somut olayda uyuşmazlık davalıca ait gemiye davalı tarafından yapılan bakım, onarım ve  danışmanlık hizmetinin ayıplı verilmesine nedeni ile oluşan zararın tahsiline ilişkindir. Bu haliyle taraflar arasındaki ihtilâf Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ile  hizmet sözleşmesine  niteliğindeki işlemden kaynaklandığından davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2017 tarih 2016/2840 esas, 2017/2126 karar; 05/10/2015 tarih,  2015/3948 esas, 2015/4790 karar; 09/11/2015 tarih, 2014/6962 esas, 2015/5607 karar sayılı kararları) Somut olayda, tarafların her ikisi de tacir olup, uyuşmazlık da ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğmuştur. Deniz ticaret mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp, davaya bakma görevi genel mahkeme niteliğindeki İstanbul Anadolu  5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne aittir. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İstanbul Anadolu  5. Asliye Ticaret  Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/04/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a02960d1a7b49079","SID":"dd35819ba610eafc"}}