{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/287 <br>KARAR NO: 2023/618<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/09/2020<br>NUMARASI: 2016/411 E. - 2020/183 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketçe nakliyat emtia sigorta poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigorta örtüsü alınan dava dışı sigortalı ... AŞ'ye ait 6 konteyner 520 varil brüt 149,760 kg konsantre beyaz üzüm suyu emtiasının Mersin'den Yokohama Japonya'ya deniz yoluyla taşındığını, 21.10.2015 tarihinde emtianın tahliyesi sırasında, bir adet konteyner içindeki 84 varilde hasar oluştuğunun belirlendiğini,  ekspertiz incelemesi  sonucu belirlenen 13.927,00 TL hasar bedelinin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dışı ... Ltd.'nin ... nolu 03.09.2015 tarihli konişmentosu uyarınca taşınan emtiada oluşan hasarlar nedeniyle çıkacak uyuşmazlıklara İsviçre hukukunun uygulanacağı ve yetkili mahkemenin İsviçre, Basel-Stadt mahkemeleri olduğunu, konşimentodaki açık yetki şartı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının sigortalısı ile dava dışı alıcı arasındaki satışın hangi teslim şekline göre yapıldığının belirlenerek davacının gerçek bir ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerektiğini, taşımada zarar görenin sigortalı olduğunun kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin taşıyan sıfatının bulunmadığını, emtianın dava dışı ... Ltd.'nin ... nolu 03.09.2015 tarihli konişmentosu uyarınca uyuşmazlık konu emtianın Mersin'den Yokohama'ya taşındığınını iddia edildiğini, konşimentoda konşimentonun acente tarafından düzenlendiği ve fiili taşıyıcının ... A.Ş. olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin taşımada taşıyanı temsilen konşimentoyu düzenlediğini, konşimentonun üst kısmında açıkça büyük harflerle “...” şeklinde belirtildiği üzere konişmentonun İsviçre merkezli ... Ltd. şirketi tarafından düzenlendiğini ve müvekkilinin bu şirketin acentesi olarak konşimentoyu imzaladığının dava dilekçesinde de kabul edildiğini, acenteye doğrudan dava açılamayacağından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden ise yükteki hasarın istiften kaynaklanması nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını, taşımanın “FCL/FCL Full Container Load” olarak gerçekleştirildiği ve konteynerin yükleten tarafından tamamen doldurulduktan sonra taşıyana mühürlü olarak teslim edildiğini, iddia edilen zararın fahiş olduğunu ve faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Öncelikli olarak tarafların husumet ehliyeti açısından yapılan incelemede, Davacının dayandığı sigorta poliçesine göre, davaya konu emtianın taşıma rizikolarına karşı satıcı adına üretici şirket tarafından sigorta ettirildiği ve satışın CİF satış şeklinde olduğu, CIF kaydı satışta hasarın emtianın yükleme limanında gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçtiğinden satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması halinde sigortacının halefiyet hakkı doğar. Ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere, satıcının alıcıdan emtianın bedelini tahsil edemediği durumlarda sigortalı satıcının hukuki menfaatinin devam ettiğinin kabulü gerektiği, sigortalı şirket defterlerinde yaptırılan mali müşavir incelemesinde sigortalının satış bedelini alamadığı görülmekle dava dışı sigortalının hukuki menfaatinin devam ettiği anlaşılmakla davacı sigorta şirketinin geçerli sigorta sözleşmesi uyarınca yaptığı ödeme nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının pasif husumet ehliyeti açısından yapılan değerlendirmede; dosyada iki adet konişmento bulunduğu, ... numaralı konişmentoda Yükletenin: ... A.Ş., Gönderilen : ..., Taşıyanın: ... olduğu; ... numaralı konişmento incelendiğinde Yükletenin: ... A.Ş. Gönderilenin: ... taşıyanın : ... Ltd. olduğu, konşimentolardan anlaşıldığı üzere aynı yükün taşınması için birden fazla navlun sözleşmesi yapıldığı, ... A.Ş. ile ... Ltd. arasındaki  alt navlun sözleşmesi ile taşıma taahhüdü altına girmiş olan alt taşıyanın, bu borcun ifası için yeni bir (asıl) navlun sözleşmesi yaptığı, yani ... A.Ş.' nin ... ile  sözleşme akdettiğinin görüldüğü, sigortalı firmanın taşıma organizasyonu için ... LTD. ile anlaştığı;  alt navlun sözleşmesi niteliğindeki bu sözleşmede ... LTD.'nin alt taşıyan, davalının bu taşıma taahhüdünü ve dolayısıyla konişmentoyu taşıyanı temsilen onun adına düzenleyen firma olduğu, kaldı ki konişmentonun taşıyan ... adına imzalandığı, ... ibaresinin de bu anlama geldiği, buna karşılık söz konusu alt navlun sözleşmesinden kaynaklanan taşıma taahhüdünün yeni bir navlun sözleşmesi ve buna bağlı olarak konişmento (... numaralı konişmento) düzenlenmesi suretiyle icra edildiğinin anlaşıldığı, ... asıl ve aynı zamanda fiili taşıyan iken; asıl taşıtan sıfatının kime ait olduğu hususunda konişmentoda açık bir bilgi yer almadığı,  Bununla birlikte dosyada mevcut alt navlun sözleşmesi münasebetiyle düzenlenmiş olan alt konşimentodan hareketle bu kişinin ... Ltd. olduğu; ... A.S.'nin ise taşıtanı temsilen yükü gemiye yükleten sıfatına sahip olduğu, nihayet bu taşımanın gönderileninin ise ... olduğu, dolayısıyla davalı tarafın söz konusu konişmento ve navlun sözleşmelerinde taşıyan sıfatının bulunmadığı, taşıma taahhüdünün alt ve ara konişmentoda ... LTD, asıl konişmentoda ise ... tarafından tarafından üstlenildiği, davalı tarafın konişmentoyu da açıkça ... Ltd adına imzaladığı görülmekle davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı...\" gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının, taşıma işleri komisyoncu olarak hareket eden akdi taşıyan olduğunu, dosyada bulunan faturalarla navlun ücretini tahsil eden davalının akdi taşıyıcı olduğunu, davacının açıkça komisyon ücreti için fatura düzenlemediğini, taşıma işi için tek navlun faturası düzenlediğini, navlun faturasında komisyon ücreti adı altında bir kaleme yer verilmediğini, TTK'nın 921 ve 926.maddeleri uyarınca davalının taşıma ücreti almakla artık taşıyan sıfatına haiz olması nedeniyle husumet ehliyetinin de bulunduğunu, bilirkişi raporlarında navlun faturasının değerlendirilmeyerek davalının taşıyan sıfatının bulunmadığının tespitine yer verildiğini, davalının salt taşıyıcı bulma edimi ile sınırlı hizmet ifa etmediğini, aynı zamanda eşyaların sigortalıdan alınarak alıcıya teslim edilmesi/taşınması işini işini de organize ettiğini, taşıma işinin yardımcı aracılığıyla ifa edilmesinin taşıyıcı sıfatını ortadan kaldırmayacağını, bu halde akdi taşıyıcının, fiili taşıyıcı ile yardımcı şahısların kusurundan TTK'nın 928 ve 929. maddeleri gereğince sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacı sigortacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi  kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin rucuan tahsili amacıyla taşıyan ve acentesi aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 105.maddesinde; \"Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının taşıma işini akdi veya fiili taşıyıcı olarak yerine getirmediği, konşimentonun taşıyıcı ... Ltd. adına ve acentesi sıfatıyla imzaladığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. TTK'nın 105.maddesine göre acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili işlemleri de müvekkili adına yapmaya yetkili olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemeye ilişkin dekont, eksper raporu,  navlun faturası, konşimento   ve diğer deliller ile  belgeler  sunulmuştur. Davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı bu ödeme nedeniyle TTK'nın 1472. maddesi uyarınca hasardan sorumlu olanlara karşı rücu hakkı bulunmaktadır. Ancak dava konusu taşıma davalı şirketin acenteliğini yaptığı ... tarafından düzenlenen ... numaralı konişmento tahtında taşındığı, bu  konşimentoda yükletenin ... AŞ,  gönderilenin ..., taşıyanın ise ... olduğu, konşimentodaki kayıtta göre belgenin ... A/S nin taşıyıcı olduğu, davalı şirketin acente sıfatıyla taşıma ilişkisinde yer aldığı, dava dilekçesinde doğrudan davalı gösterilen davalı şirketin taşıyıcının acentesi olup, acente sıfatıyla hareket ettiği anlaşılmaktadır. Taşımaya ilişkin navlun faturası da taşıyıcının acentesi sıfatıyla düzenlenmiştir. Bu nedenle navlun faturasının düzenlenmesi  acente ilişkisinden bağımsız şekilde davalıyı taşıyıcı yapmaz. TTK'nın 105/2. maddesi gereğince acente aleyhine ancak müvekkile izafeten dava açılabilir. Doğrudan hasım gösterilerek acente aleyhine dava açılamaz. Bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiği ve acente aleyhine doğrudan hasım gösterilerek dava açılamayacağı  gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 120,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.04.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b551fefc230fea3c","SID":"4490e02323f908ad"}}