{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/277 Esas<br>KARAR NO: 2024/1059 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2021<br>NUMARASI: 2018/962 2021/1164<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/06/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin inşaat yapım işleri yapmakta olduğunu, davalı ... Tic. A.Ş ile inşaatlarda kullanılmak üzere hazır beton siparişine ilişkin sözleşme imzaladıklarını, 03/03/2018 tarihli satış sözleşmesi ile toplam 80.025,00 TL karşılığı anlaşma yaptıklarını, sözleşmede belirtilen ödemenin müvekkili tarafından 30/10/2018 vadeli, 80.000,00 TL  tutarlı ... ait çek ile yapıldığını ve teslimine dair makbuz alındığını, sözleşme konusu hazır betonun davalı tarafça hazır edilemeyeceğinin öğrenilmesi üzerine çeki geri isteyen müvekkiline davalı konkordato talebinde bulunduğunu ve çeki kredi teminatı olarak ... teslim ettiğini, geri verilmesinin mümkün olmadığının davalı tarafça bildirildiğini, davalı ... ile yapılan satış sözleşmesine ilişkin hazır betonun teslim edilmemiş olması karşısında davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davaya konu çekin lehtarı tarafından yapılan ciroda \"çeki davalı banka emrine ödeyiniz\" ibaresinin yer almakta olup, ibare de çekin rehin cirosu ile devredilmediğini gösterdiğini, çekin müvekkiline devrinin rehin cirosu olmadığına göre yetkili hamili tespit etmek için ciro silsilesine bakmak gerekeceğini, keşidecisinin davacı olduğu çekte lehtar ... emrine düzenlenmiş ve ... cirosu ile de müvekkili ... A.Ş.'ne devredildiğini, kambiyo senetlerinde lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz ciroların hak sahipliğine karine sayıldığını, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle keşideci ile lehtar arasındaki alım satım ilişkisinin müvekkili tarafından bilinmediğini, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinde defilerin iyi niyetli 3.kişilere karşı ileri sürülmesinin olanaksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  22/12/2021 tarih 2018/962 Esas 2021/1164 Karar sayılı kararında; \"Dava devam ederken ... vekili tarafından davaya konu çekin 13/11/2018 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 22/11/2019 tarihli dilekçede İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında cebir icra baskısı altında 11/11/2019 tarihinde 112.000,00 TL ve 13/11/2019 tarihinde 14.640,00 TL olmak üzere toplam 126.640,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen miktar yönünden istirdat davası olarak davaya devam edildiği bildirilmiştir. Dava açıldıktan sonra Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/557 esas sayılı dosyasında 09/11/2018 tarihinde davalı ... Anonim Şirketi'nin iflasına karar verilmiş, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında, iflasın basit tasfiye usulü ile yapıldığı ve iflas kararının kesinleştiğinin bildirildiği görülmüş, davalı iflas dairesine taraf teşkilinden bahisle tebligat yapılmıştır. Dava, bedelsiz olduğu iddia olunan çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebiyle başlatılmış olup, davalı ... A.Ş tarafından yapılan takibe istinaden davacı tarafça ödeme yapıldığından istirdat davası olarak devam edilmiş, dava devam ederken davalı  ... iflasına karar verildiğinden ... yönünden dava kayıt kabul davası olarak görülmüştür. İncelenen tüm dosya kapsamına göre davaya konu ... ait 30/10/2018 tarihli, 80.000,00 TL bedelli çekin davacı keşideci tarafından davalı lehtar ... Tic. A.Ş.'ne, taraflar arasındaki 03/03/2018 tarihli satış sözleşmesine istinaden verildiği hususunda uyuşmazlık olmayıp, buna ilişkin satış sözleşmesi ve tahsilat makbuzu dosya içerisinde yer almaktadır. Yine dosya içerisinde bulunan 15/06/2018 tarihli ... Tic. A.Ş tarafından davacı şirkete gönderilen yazı da, siparişe konu olan ürünlerin teslim edilemediği, mal temin olanağı kalmadığı, bahse konu çekin ... verildiğinden iade alınarak teslim edilmesinin mümkün olmadığı hususunda bilgi verildiği, bu haliyle davaya konu çekin satış sözleşmesine konu ürünlerin teslim edilmeyeceği bizzat davalı beyanı ile sabit olup, bedelsiz olduğu ve davacının davaya konu çekten dolayı davalı ... A.Ş.'ne borçlu olmadığı ve ... tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan 11/11/2019 ve 13/11/2019 tarihli ödemeler nedeniyle davacının istirdat talebinde haklı olduğu, ancak davanın devamı sürecinde davalı ... A.Ş.'nin iflasına karar verildiğinden ...  yönünden davaya kayıt kabul davası olarak devam edildiğinden davacının ödemiş olduğu toplam 126.640,00 TL'nin davalı ... hakkında iflas işlemlerini yürüten Bakırköy ... İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında müflise ait iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... A.Ş yönünden yapılan yargılamada ise, daha önce dosyada 02/02/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmış ise de, rapor teknik olarak yeterli görülmediğinden rapora yapılan itirazların kabulü ile, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle davalılar arasında düzenlenen diğer kredi sözleşmeleri de ve kredi hesabı ile dava konusu çekten başka verilmiş çekler varsa bunlar ve dava konusu çekin tevdi bordroları irdelenerek davaya konu çekin davalı bankaya rehin cirosu ile verilip verilmediği, çekin ciro şeklinin teminat amaçlı mı, tahsilat amaçlı mı olduğu, çekin borçlu cari hesabına girişinin teminat amaçlı olarak mı yapıldığı hususlarında rapor düzenlenilmesi istenilmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan 27/10/2021 havale tarihli raporda; davalı banka ile davalı kredi ve çek lehtarı ... Firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmelere istinaden davalı çek lehtarına nakit kredi kullandırılmış olduğu, davaya konu edilen çekin yeni TTK 780 m. (TTK 692.m) göre kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, çekin sunulan fotokopisine göre muhatap bankaya ibraz süresi içinde ibraz edilip ödeme yasağı kararı nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığı/ödenemediği şerhi düşüldüğü, çekin yetkili meşru hamili davalı banka ile davacı keşideci ve diğer davalı lehtar ciranta arasındaki ilişki irdelendiğinde, mezkur çekin temlik cirosu ile davalı bankaya devir ve teslim edilmiş olduklarının anlaşıldığını, dava konusu edilen çekten dolayı bir an için kambiyo senetlerinin mücerret ilkesi bir yana bırakıldığında bile, davalı bankanın diğer davalı kredi lehtarı cirantaya ( ... A.Ş) kredi kullandırmış olduklarının anlaşıldığı, davalı bankanın temel ilişki haricinde/dışında bahse konu çekin yetkili meşru hamili olmaları nedeniyle, başta yeni TTK'nun 687. 790 ve 792 m. hükmü ile yukarıda belirtilen yerleşik Yargıtay Kararları uyarınca çeki geri verme yükümlülüklerinin bulunmadığı kanaati edinildiği, davacı/keşideci ile diğer davalı lehtar ciranta ( ... A.Ş.) arasında temel ilişki bulunduğu, öyleyse davacı/keşideci ile davalı lehtar ciranta arasındaki temel ilişki çerçevesinde, davacının sadece lehtar cirantaya ( ... A.Ş) rücu edilebileceği, davacının dava konusu (1) adet 80.000,00 tl'lık çekten dolayı davalı bankaya karşı borçlu olduğu bildirilmiştir. Benzer mahiyetteki dosyalarda verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/900 esas, 2017/763 karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/1470 esas, 2019/1531 karar,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/894 esas, 2018/221 karar ve  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/4581 esas, 2020/1030 karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı üzere gerekli araştırmalar yapılarak dosya sonuçlandırılmıştır. Dosyada toplanan delillere, incelenen çek fotokopisine göre davaya konu edilen çekin davacı tarafından aralarındaki sözleşme gereğince ilerde teslim edilecek mallar karşılığında davalı ... A.Ş.'ne teslim edildiği, davalı tarafından bu çeklerin karşılığında herhangi bir mal veya hizmet ifasında bulunulmadığı, davaya konu çekin davacıya malın teslim edilmemesine rağmen diğer davalıya ciro edildiğinden iade edilemeyeceğinin bildirildiği, bu nedenle çekin sözleşmenin tarafları bakımından bedelsiz kaldığı, bedelsizlik def'inin şahsi def'ilerden olduğu, ancak taraflar arasında ileri sürülebileceği, davaya konu çekin davalı şirkete  temlik cirosu ile  ciro edildiği, bilahare bu şirket tarafından da  kredi sözleşmesi kapsamında alınan kredinin tahsili amacı ile davalı bankaya temlik cirosu ile ciro edildiği, çek üzerinde rehin cirosu olduğuna dair kayıt bulunmadığı, mevcut delillere göre cironun temlik cirosu olarak kabul edilmesi gerektiği, bankanın çeklerin bedelsizliğini bilerek davacının zararına ve kötüniyetli olarak hareket ettiği konusunda herhangi bir delilin getirilmediği, davacının açıklanan şahsi def'ini davalı bankaya karşı ileri süremeyeceği anlaşılmakla davalı ... A.Ş yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davalı ... Anonim Şirketi yönünden davanın reddine,  Davalı ... Anonim Şirketi yönünden davanın kabulü ile davacının 126.640,00 TL alacağınının Bakırköy .... İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında müflis ...Anonim Şirketi'ne ait iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın ... Anonim Şirketi yönünden reddine, diğer davalı ... Anonim Şirketi yönünden kabulüne karar verildiğini, Davaya konu çekin, davalı bankaya kredi teminatı için verilmiş olup ilk derece mahkemesi tarafından hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, Dosyada mevcut 24.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu çekin temlik cirosu ile davalı bankaya teslim edildiği şeklinde hatalı değerlendirme yapılarak \"davacının dava konusu 1 adet 80.000,00 TL'lik çekten dolayı davalı bankaya karşı borçlu olduğu\" sonuç ve kanaatine vardığını, işbu rapora karşı beyan ve itirazlarının dosyaya sunulmuş olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir değerlendirme dahi yapılmadan ve itirazların neden reddedildiği gerekçelendirilmeden davanın Davalı ... yönünden reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup istinaf etme gerekliliği hasıl olduğunu, Müvekkil şirket davalı ... alacağı hazır beton karşılığında dava konusu 80.000-TL lik çeki verdiğini, ancak ...  nın maddi sıkıntıları nedeniyle 485 m3 hazır betonun müvekkile teslim edilmediğini, davalı banka tarafından davaya konu çekin ise temlik cirosu ile değil tahsil cirosu ile elde edildiğini, dolayısıyla Yerel Mahkeme kararında yapılan değerlendirmenin aksine bir temlikten söz edilemeyeceğini, keza diğer davalı  ... tarafından müvekkile gönderilen 15.06.2018 tarihli yazıda da \"bahse konu çekin kredi teminatı için ... İkitelli şubesine verildiğinden şu an itibariyle iade alınıp tarafınıza teslim edilmesi mümkün değildir.\" denilerek açıkça çekin bankaya kredi teminatı için verildiğini beyan ettiğini, ayrıca davalı tarafından çek bordrosu düzenlendiği ve karşı tarafın da banka olduğu göz önüne alındığında yapılan cironun tahsil cirosu olduğu hususunun ortada olduğunu, dolayısıyla yerel mahkeme kararının aksine temlik cirosu olmadığı hususunun çek bordrosu ile ispatlanmakta olduğunu, dava konusu çekin diğer davalı ...' nın kredisini ödeyememesi sebebiyle kredi teminatı olarak verildiğini, Dava konusu çekin, davalı bankaya kredi teminatı için verilmiş olup ayrıca çek tevdi bordrolarından da çeklerin tahsil için verildiğinin görülmekte olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki sözleşmede belirtilmiş edimlerin yerine getirilmesi mümkün olmadığından ve davalı bankaya kredi teminatı için verildiği diğer davalı ... tarafından açıkça ikrar edildiğinden çekin tahsil cirosu ile verildiğinin kabulü gerektiğini, Çekin kredi teminatı olarak alındığı hususunun davalı tarafından 17.03.2020 tarihinde dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmelerinin maddelerinde açıkça görülmekte olduğunu, 04.06.2014 tarihli 1.500.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin TEMİNATLAR, SİGORTA VE BANKACININ HAPİS HAKKI İLE İLGİLİ HÜKÜMLER BAŞLIĞI altındaki 7. maddede; 7.1. BANKA, bu sözleşme ile açtığı krediyi kısmen veya tamamen uygun göreceği her türlü ayni ve şahsi teminatı, özellikle her türlü kıymetli evrak,emtia ve emtiayı temsil eden konişmento ve diğer taşıma senetleri ve benzeri belgeler,ticari işletme rehni,hisse senetleri,özel sektör ve devlet tahvilleri,mevduat sertifikalar,hazine bonoları,her nevi gelir ortaklığı,finansman bonosu,yatırım fonu katılım belgeleri,varlığa dayalı menkul kıymetler,nakit ve mevduat rehni,alacak ve diğer haklar rehni veya devri kefalet,garanti taşınır mallar ve taşınmaz mal ipoteği karşılığında kullandırılabilir. 21.02.2017 tarihli 2.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin KREDİNİN TİCARET SENET DEVRİ VE REHNİ KARŞILIĞI KULLANDIRILMASI başlıklı 11. Maddesinde; 11.1 MÜŞTERİ, bu sözleşmeden veya diğer alacakları veya alacaklarının gelecek dönemlerde tahakkkuk edecek faizleri nedeniyele, BANKA'nın isteyeceği miktarda ve nitelikte, BANKA ca kabule şayan, vadeleri uygun ticari senetleri vermeyi kabul ve taahhüt eder.BANKA, bizzat MÜŞTERİ'nin borçlusu olduğu ticari senetleri de teminat olarak alabilir. 07.04.2017 tarihli 4.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin KREDİNİN EMTİAYI TEMSİL EDEN BELGELER KARŞILIĞI KULLANDIRILMASI başlıklı 12. maddesinde; 12.1 MÜŞTERİ,BANKA nın  dilediği zaman istediği miktar ve nitelikte, BANKA tarafından kabule şayan bulunan emtiayı temsil eden belgeleri BANKA ya devir, ciro, rehin ve teslim etmeyi taahhüt eder. Davalı tarafça dosyaya sunulan her 3 kredi sözleşmesinde de yukarıda yer alan sözleşme maddeleri söz konusu çekin sözleşme gereği kullandırılan krediler için teminat amaçlı alınabilecek nitelikte kıymetli evrak olduğunun görülmekte olduğunu, yerel mahkeme kararında yukarıda açıklanan hususların hiçbiri dikkate alınmadan ve değerlendirilmeden Davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, ancak dava konusu çek temlik cirosu ile verilmemiş olduğundan, davalı bankanın da çeke konu alacaktan sorumlu olduğunu, Dolayısı ile rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişinin yetkili hamil olmayıp, çeke dayalı hakları kullanamayacağını, bu nedenle teminat için verilen işbu çekin yetkili hamilinin ... olmayıp bu nedenle çeke dayalı haklarını kullanamayacağını, Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  14.12.2017 tarihli ve E. 2016/5207 K. 2017/7266 sayılı  kararının; \"...Dava, lehtar tarafından ciro sureti ile çeke hamil olan davalı banka aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 818. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. REHİN VEYA BUNUN SONUCUNU ELDE ETMEYE YÖNELİK OLARAK TEMİNAT AMACIYLA ÇEKİN CİRO İLE ELDE EDİLMESİ HALİNDE ÇEKİ DEVİR ALAN KİŞİ YETKİLİ HAMİL OLMAYIP, ÇEKE DAYALI HAKLARI KULLANAMAZ. Somut uyuşmazlıkta ispat yükü kendisine düşen davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında davaya konu çekin, lehtar dava dışı tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğini ileri sürmüş, iddiasını ispat etmek için de davalı banka kayıtlarına dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davalı banka kayıtları incelenerek, davaya konu çekin davalı bankaya teminat olarak verilmiş olduğunun banka kayıtlarından anlaşılması durumunda, çekin gizli rehin cirosu ile davalı bankanın elinde bulunduğu ve davalı bankanın davaya konu çekin yetkili hamili olamayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, ....\" Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2012/11833 K. 2014/2980 T. 20.02.2014 sayılı ilamının; \"Davacı vekili, dava konusu çeklerin kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere müvekkiline ciro edildiğini belirterek, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla çek bedelleri kadar tutarı çeklerin hamili davalı şirket ve kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil borçlusu olan kefillerinden tahsilini talep etmiştir. Davaya konu çeklerin davalı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak amacıyla ciro yolu ile davacı bankaya geçtiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nın 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Bu durumda çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz. Somut olayda davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka yetkili hamil olarak kabul edilemez.\" şeklinde olduğunu, Kaldı ki dosyada mevcut iki rapor arasında çelişki bulunup işbu çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, Dosya kapsamında alınan 02.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 24.10.2021 tarihli bilirkişi raporlarının birbirinden tamamen farklı değerlendirmeler içermekte olup itirazlarına rağmen yerel mahkeme tarafından söz konusu çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden ayrıca hangi raporun neden hükme esas alındığı dahi açıklanmadan karar verilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/11997 E. , 2017/16121 K. Sayılı kararının; \"Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.\" şeklinde olduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 22.12.2021 tarih ve 2018/962E.- 2021/1164K. sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma gerekliliği hasıl olmuş olup, yapılacak inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan nedenlerle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 22.12.2021 tarih ve 2018/962E.- 2021/1164K. sayılı kararın kaldırılarak itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava konusu ... Beykop Beylikdüzü Şubesine ait ... numaralı  30/10/2018 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli çekin davalı şirkete mal teslimi karşılığı avans çeki olarak verilmesine rağmen çek bedeli karşılığındaki malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiası ile davalı şirkete, davalı şirket tarafından davalı şirket ve davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin teminatı olarak rehin cirosu ile bankaya verildiği ve bankanın yetkili hamil olmadığı iddiası ile davalı bankaya karşı davacının borçlu olmadığının tespiti talepli davada çek bedelinin ödenmesi sebebiyle bedelin istirdadına karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, banka yönünden verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasında; dava konusu çekin davalı şirket tarafından davalı bankaya aralarında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında \"...A.Ş. emrine ödeyiniz\" şeklinde ciro edilidği, senet üzerinde  “bedeli teminattır” \"bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kaydı taşımadığı ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf; dava konusu çekin davalı bankaya rehin cirosu ile mi temlik cirosu ile mi verildiği ve bankanın yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır. Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.  6102  sayılı TTK'nın 689. maddesine göre cironun rehin cirosu olabilmesi için senet üzerinde “bedeli teminattır” \"bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kaydı taşıması gerekmektedir. Ancak, çek metninde açıkça rehin cirosu yazılmasa da birtakım belge ya da evraklardan çekin teminat amacıyla verildiği anlaşılıyorsa çekte gizli veya açık rehin cirosu olamayacağından son hamilin meşru hamil olarak kabulü mümkün değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2018 tarihli, 2016/15070 E., 2018/2588 K. Sayılı, 26.09.2017 tarihli, 2016/7396 E., 2017/4744 K. Sayılı, 03/10/2023 tarihli, 2022/1804 E., 2023/5522 K. Sayılı ilamları)Yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve içtihatlar ışığında somut olaya dönüldüğünde;  dava konusu çekin davalı şirket tarafından davalı bankaya aralarında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında \"... A.Ş. emrine ödeyiniz\" şeklinde ciro edildiği, senet üzerinde  “bedeli teminattır” \"bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kaydı taşımadığı, banka kayıtlarına göre çek teslim tutanağında; davalı şirket tarafından bankaya hitaben \"yukarıda yazılı çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihlerine kadar Bankanızca saklanmasını bu tarihlerde tahsil edildikten sonra hesabıma alacak kaydedilmesini veya dilediğiniz borçlu hesabıma mahsup edilmesini rica ederim.\" şeklinde ibarenin bulunduğu, bu ibareden de dava konusu çekin teminat olarak değil, kredi borcundan mahsup edilmek maksadı ile temlik cirosu ile verildiğinin kabulünün gerektiği, davalı tarafından davacıya gönderilen tek taraflı yazıda çekin teminat amacıyla bankaya verildiğinin belirtilmesinin çekin teminat amacıyla verildiğinin ispatı için yeterli nitelikte olmadığı, davacı tarafından çekin teminat amacıyla verildiğinin yazılı ve kesin deliller ile ispat edilmediği anlaşılmıştır.  Dava konusu çekteki cironun temlik cirosu olduğu kabul edilerek 6102 sayılı TTK'nın 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu ve davacı tarafından buna ilişkin de yazılı ve kesin delil sunulamadığı anlaşılmakla Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi, söz konusu ihtilafın çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektirmediğinden çelişki giderilmesi gerektiği gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınmaması isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6842b844d454e165","SID":"7bfdb7fac20af78c"}}