{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t     \t\t\t\t\t   <br>ESAS NO\t: 2023/274 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/437<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissedarı olduğunu, müvekkili dışındaki diğer 3 ortağın şirket menfaatlerine aykırı şekilde genel kurul çağrısı yaptığını ve bu çağrının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 31/01/2023 tarihinde yayınlandığını, 24/02/2023 tarihinde genel kurul toplandığını, genel kurulda şirket hisselerinin bir kısmının devri yönünde karar alındığını, ilgili devirlerin müvekkili dışındaki diğer ortakların kabulü ile oy çokluğu ile kabul edildiğini, bunun sonucunda davalı şirketin 4 ortaklı bir şirket iken 9 ortaklı bir şirket haline geldiğini, taraflarınca şirket hisselerinin bir kısmının devrine ilişkin alınan karara muhalefet şerhi konulduğunu, davalı şirket yönünden alınan hisse devir kararının, objektif iyi niyet kurallarına, dürüstlük kurallarına ve kanuna aykırı olması sebebiyle iptalinin gerektiğini, yapılan hisse devrinin kötü niyetli olup müvekkilini ortaklıktan çıkarmaya zorlama amacını taşıdığını, bu nedenlerle dava sonuna kadar 24/03/2023 tarihli genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına tedbiren karar verilmesini, iptal davasına konu hisse devirleri sermaye paylarının gerçek değeri üzerinden yapılmamış olup, bu devirler bu yönüyle muvazaalı olduğunu, Toplantı Tutanağının 3 Numaralı Bendinde Alınan Şirket Hisse Devirlerine İlişkin Kararın iptaline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı taraf konu kısmında, açıklama kısmında, yürütmeyi durdurma talebi kısmında ve netice ve talep kısmında 24.03.2023 tarihli şirket ortaklar kurulu kararının iptalini talep etmekle, davacı tarafın talebi ile bağlılık ilkesi gereği dava konusu ortaklar kurulu kararının iptali davasındaki talebini değiştirmesine muvafakati bulunmadığını, dava konusu alınan karar kötü niyetle alınmış bir karar olmadığını, 3 pay ve paydaş hisse bakımından %75, paydaş bakımından %75 orana sahip olup ortakların çoğalması davacı aleyhine karar alma mekanizmalarında hiçbir dezavantajlı duruma neden olmadığını, Limited şirketlerin yapacağı yatırımların ne şekilde olacağı, sermaye arttırımının ne şekilde olacağı, bu konularda ne şekilde karar alınacağı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiştir. Davalı şirket ortaklarının almadığı bir karar için şimdiden yorumda bulunulması ve bu yorumlar yolu ile davacı taraf lehine bir kısım çıkarsamalar yapılması suretiyle ortaklar kurulu kararının iptalinin istemesi dayanaksız ve haksız bir talep olduğunu, davacı kendi görüşlerinin şirkette egemen olmasını, şirketi kendisinin yönetmesini istediğini, bu imkan uzun yıllar boyunca diğer kardeş olan ortaklarca davacıya tanınmış olup bu husus dahi davacı ortak ... ... ile diğer ortakların bir çekişme içerisinde olmadığını gösterdiğini, <br>davacı şirket müdürü olduğu dönemde davalı şirket otelinin hemen bitişiğineki arsayı satın alarak 14 bağımsız bölümlü bir bina yapmak suretiyle bu binanın bir kısım dairelerini günlük kiralama şeklinde ruhsatsız işletmeye başladığını, davalı şirketin anlaşmalı olarak kurumsal çalışmakta olduğu  ...  Hastanesi müşterilerinin, başkaca müşterilerin ve şirketin sahibi olduğu otel müşterilerinin de bu alana yönlendirilmesi, şirket imkan ve kabiliyetlerinin şahsi çıkarlar için kullanılması, kişisel menfaatler uğruna şirketin ticaret ünvanının ve imkanlarının kullanılması dolayısıyla davacı ... ... şirket işletme müdürü ...  ile tartışmış ve ...  Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/...  Soruşturma nolu dosyası ile Şirket işletme müdürü ... davacı ... ... hakkında şikayetçi olduğunu, gerek ... olayında gerekse ... olayında şirket çalışanları şirket menfaatlerini koruduğu için bir şiddete maruz kaldıklarını, davanın reddini talep etmiştir. <br>İhtiyati Tedbir; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin mahkememizin 20.07.2023 tarihli ara kararı ile yürütmenin geri bırakılması açısından yaklaşık ispat yerine getirilmediğinden tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça iş bu ara karara karşı istinaf yasa yoluna gidilmekle ...  BAM ... HD 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>...  Cumhuriyet Başsavcılığı  Bürosu'nun 2022/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheli ... ..., suç tarihinin 13.05.2022, suçun basit yaralamaya ilişkin olduğu, soruşturma konusu suça ilişkin iddianame düzenlendiği görüldü. <br>Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 06/03/2024 tarihli 8 sayfadan ibaret  raporunda özetle; davacı ortağın 24/02/2023 tarihinde gerçekleşen davalı şirket ortaklar kurulu toplantısına katıldığı gündemin 3. maddesindeki pay devirlerinin onaylanmasına ilişkin karara karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalefetini tutanağa geçirttiğinden işbu iptal davasını açma hakkına sahip olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, pay devirlerinin onaylanmasına ilişkin oy çokluğu ile alnan kararının kanuna ve/veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun tespit edilemediği; Davacı ortağın paylarını devreden ve devralan ortaklarla hukuki ve/veya kişisel ihtilaflarının olmasının, 24/02/2023 tarihinde ortaklar genel kurulunda alman kararının kanuna, şirket özleşmesine ve dürüstlük kuralma aykırılık oluşturmak bakımından yeterli olduğunu söylemenin zor olduğu, zira pay devri öncesi ve sonrasında davacı ortağın pay oranının değişmediği, pay  sahibi (azlık) haklarını kullanmada bir farklılık oluşturmadığı; şirket sermayesi ve ortakların taahhütlerinde bir değişiklik de oluşmadığından, ortak sayısının artmasının ve davacı ortakla aralarında ihtilaf bulunan kişilerin şirkete ortak olmasını, kural olarak şirket menfaatine aykırı bir durumda oluşturduğunu ifade etmenin de isabetli olmadığı, dosya kapsamımdaki bilgi ve belgelerden pay devrine onay verilmesine ilişkin davalı şirket genel kurul kararının dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle iptali gerekip gerekmediği hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.<br>Dava,  24.02.2023 tarihli genel kurul toplantısında hisse devirlerinin kabulü ile ortaklığa kabule ilişkin 3 no.lu kararın iptali istemine ilişkindir.<br>Genel kurul kararlarının iptal sebepleri Türk Ticaret Kanunu 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir. Yine aynı Kanunun 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir.<br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; 6102 sayılı TTKnın 446/1-a maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara red oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece resen gözetilir. Davalı şirketin 24/02/2023 tarihli ortaklar kurulu toplantı tutanağı incelendiğinde davacının iptali talep edilen 3 no.lu gündem maddelerindeki kararlara karşı olumsuz oy vermiş olup ayrıca muhalefet şerhi sunduğundan dava şartlarında eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Davacı tarafça 24.02.2023 tarihli genel kurul toplantısında hisse devirlerinin kabulü ile ortaklığa kabule ilişkin 3 no.lu kararın iptali talep edilmiştir. <br>İptali talep edilen Genel Kurul gündeminin 3. Maddesi; şirket hissedarlarının kendi üzerilerinde bulunan hisselerin tamamının veya belli bir kısmının ortaklık dışından olan kişilere devredilmesi ve hisse devirlerinin yapılmasına ilişkindir.<br>Davacı tarafça hisse devirlerinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, yeni ortaklarla davacı arasında kişisel husumet bulunduğunu, ortak sayısının artmasıyla davacının şirket faaliyetlerini denetleyemeyeceği, hisse devirlerinin şirket menfaatlerine aykırı olduğu, hisse devirlerinin sermaye paylarının gerçek değeri üzerinde yapılmadığından muvazaalı olduğu gerekçeleri ile iptali talep edilmiştir. 24.02.2023 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantı tutanağında iptali istenilen genel kurulun 3.maddesi oy çokluğu ile kabul edilmiştir. <br>Somut olayda davalı şirket genel kurulunda dava dışı ortakların hisselerini şirket dışındaki kişilere devretmesinde davacı ortağın pay oranında bir değişiklik oluşmamıştır. Devir öncesi ve sonrasında davacının pay oranı aynı kalmıştır. Bu durumda davacı ortağın azlık haklarını kullanmasında herhangi bir olumsuzluğa ve/veya şirketin menfaatine aykırı olacağı ispatlanamamıştır.<br> Pay devir şekli ve genel kurul nisapları bakımından da bir geçersizlik iddiası söz konusu değildir. Davacı tarafça pay devirlerinin muvazaalı olduğu iddia edilmiş ise de buna ilişkin delil sunulmamıştır. Ortak sayısınına rtmasının ve davacının ihtilafı bulunan kişilerin şirkete ortak olması, pay devirlerinin diğer ortakların eş ve çocuklarına yapılması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmemekte, kural olarak şirket menfaatine aykırılık oluşturmamaktadır.  <br>Sözleşme serbestisi ve TTK 595 hükmü uyarınca da pay devirlerinin onaylanmasına ilişkin karar şirketin menfaatlerine ve dürüstlük kuralına aykırı değildir. <br>Tüm bu nedenlerle sonuçta aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gereken maktu 427,60-TL harcın, peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar  tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2024<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f69699c7fe0d339","SID":"b409e86e8c818f30"}}